zaman tüneli

maydanoz, dere otu, tere tohumları aldım. aradan cıgaralık çıkmış. ben ne yapayım?
e heder mi edeyim güzelim malı?
bir yolunu bulacağım artık.*
devamını gör...

beyin tecrübelerle hareket eder çoğu zaman. henüz deneyimlemediği şeyler hususunda oldukça bakirdir. örneğin küçük bir çocuğa bir şeyi fırlatır gibi yaptığınızda gözünü dahi kırpmaz. fakat motor becerilerini geliştirip deneyimlemeye başladığında, aynı hareketi yaptığınızda gözünü kırpar, refleks gösterir. ne mi anlatmaya çalışıyorum? çok da takılmayın ya hu! öyle duymuştur. etrafında resim kelimesi, hep fotoğraf anlamında kullanılmıştır. onun için o kelime, onu ifade ediyordur. bu ülkede sanatçılar şarkılarında bile bu haliyle kullanmışken bu kelimeyi, bu coğrafyada iki kelimenin karışık olarak kullanılması çok da yadırganmamalı.

örnek de verelim ayıp olmasın:

resimdeki gözyaşları – cem karaca: çok klasik bir örnek. “resim” aslında fotoğraf veya zihindeki görüntü gibi kullanılmış.
resim – model: şarkıda geçen “resim” aslında anı/fotoğraf gibi kullanılır. fiziksel bir çizimden çok hatıra vurgusu var.
resimler – teoman: “resimler” kelimesi doğrudan geçmişe ait fotoğraflar anlamında. eski ilişkilerin izlerini anlatır.
resmini çektim – manga: burada “resim çekmek” aslında fotoğraf çekmek. ama kelime seçimi daha şiirsel.

şarkı sözlerinde “resim”, daha genel ve soyut; “fotoğraf” ise daha teknik ve modern kalıyor. ayrıca: hece yapısı (re-sim) daha kısa ve
uyak kurmak daha kolay. bu kadar şarkıda bile kullanım buysa, kullanan insanlara çok da acımasız yaklaşmamalı.
devamını gör...

(bkz: küfür etmek)
mutsuzken küfür ederim.
devamını gör...

babalar gibi içiyorum. höpürdete höpürdete.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fleetwood mac - dreams
buradan

"it's only right that you should
play the way you feel it
but listen carefully to the sound
of your loneliness
"
devamını gör...

hoca hoş geldin. ben de bi sahne arkası mı yapsam diyordum, goruyorum ki sahnenin kendisi gelmis. simdiden iyi yayınlar hocam.
devamını gör...

sözlükte takılmanın zararlarının biri de budur. bazı günler evde buradaki komik girdiler denk geliyorum. ev halkının sorularına maruz kaldığım oluyor. az önce yine oldu. dur anlatayım dedim. herifin biri evde esrar yetiştiriyormuş beni torbacılısı yapmanın yolunu bulmuş onu gördüm de ona gülüyorum dedim. tabi ev halkı güldü mü? trajikomik hikayelere gülmüyorlar. öyle yetiştirdim onları.
devamını gör...

bir konuyu değerlendirmek ve karar vermek için seçilmiş tarafsız kişilerden oluşan kurul anlamına gelir. özellikle abd gibi ülkelerde hukuk teriminin içerisindedir. mahkemede davayı dinleyen vatandaşlardan oluşur. suçlu mu değil mi? sorusuna cevap arar, sonuca kararına katkı sağlar. manipüle edilebilme ihtimali bulunduğunu unutmayalım lütfen. ingilizcede “jury” olarak kullanılır.

bizim ülkede ise jüri dedin mi akla bir takım yarışmalar gelir. katılımcıları değerlendirip puan veren sözüm ona mesleklerinin en iyileri. aslında en reyting kasabilecek olanların tercih edildiğini biliyoruz elbette.

sanat ve festivallerde de bahsedebiliriz kendilerinden. film festivallerinde ödül verecek kurullar için de kullanılır. bunların detayına dair bir bilgim yok açıkçası. örnek verecek olursak: cannes film festivali jürisi.
devamını gör...

sevgili @alaniaris,

nasılsın bilmiyorum… ama iyi olmanı diliyorum.
zeytin ağacın çiçek açtı; dalları şıkır şıkır çiçekle bezendi.

eğer bir şekilde okuyorsan, bil istedim… sana bir umut olsun.
yaşamak, direnmektir.

sağlıcakla.*


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

youtube -> disko kralı -> medya arkası izle.

acılarımdan sürrealizm ile kaçarım.
devamını gör...

ruh hastasıdır. başka bir açıklaması yok maalesef. yumuşatmaya da gerek yok. acilen tedavi tavsiye edilmelidir. durum daha da vahimleşmeden, ocaklar yıkılmadan harekete geçmek gerek. sonuçları ağır olabilir.
devamını gör...

vicdanın köpekleri beslemek istiyor ama alışırlar diye bundan uzak duruyor kuru ekmek koyarak hem köpekleri beslemiş oluyor hem de yemeyecekler şey olduğu için alışmamalarını sağlıyor …..vicdanı rahat köpekler aç.
devamını gör...

hiç koymasa daha iyi dedirtir. bir de simit koymuş puahaaa. sen yiyor musun bunu ulan bozuk gıda bu ekmeği geçtim. aptal herif iki kuruşluk mama koy bari.
devamını gör...

19-24 yaş aralığında* yapılan anket sonuçlarında mutluluk düzeyi yüksek çıkan grubun ''ev genci'' olması. şaşırtıcı oldu.
o yaşta bile hazır-lop olanın sonraki hayatı merak konusu. bu gen-z adam olmaz derlerdi muşlettin'in kaavede. inanmalıymışız.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
en mutsuz ve umutsuz grubun ''iş arayan'' olarak tanımlanan grup olması da yürek sızlattı.
devamını gör...

allahsızsınız...
yarın seke seke gidip bi akşamüstü birası alayım...
allahsız
sınız.
devamını gör...

politik/eleştirel anlamda oldukça kaliteli duran bir metafor.

amerika malum federal bir devlet. seçilmiş hükümet, anayasa ve kuvvetler ayrılığına sahip, yersen tabi. iş, güçlülerin hukukuna geldiğinde demokrasi, özgürlük falan doğrudan koca bir balona dönüşüyor. kendi ülke ve değerlerini zavallı olarak gören aşağılık psikolojili insanlara göre dünyanın en harika ülkesi de olabilir. ancak her halükarda medeniyetten nasibi olmadığını tüm dünyaya göstermiş barbarlardan oluştuğuna da ispat çok. şekil a-1'de görüldüğü üzere bir sarı deli, istediği gibi tüm dünyayı birbirine katabiliyor.

neyse metafora geri dönecek olursak, şirketler güçlü, evet ama 'devlet eşit değildir şirketler' bağıntısını unutmamak gerek. ancak büyük şirketlerin (amazon, google, exxon mobil v.s.) etkisini de es geçmeyelim. abd, lobicilerin en üst düzeyde iş gördükleri bir ülke. lobi faaliyetleri de siyaseti önemli ölçüde etkileyebiliyor. tabii ekonomi üzerinde de ciddi bir payları mevcut.

aynı zamanda seçim kampanyaları çok pahalı. hal böyle olunca şirketler ve zengin bağışçılar siyasette etkili olabiliyor. bu durum çoğu zaman “şirketler ülkeyi yönetiyor” algısını doğuruyor. bir başka cihetten bakarsak; abd, dünyanın en büyük şirketlerine ev sahipliği yapıyor.
küresel finans ve teknoloji üzerinde ciddi etkisi var. bu da dışarıdan bakınca: “devlet mi güçlü, şirketler mi?” sorusunu doğuruyor.

sonuca gelirsek: “amerika birleşik şirketleri” demek: şirket gücünü eleştiren bir bakış açısı ifadesi açısından doğru. ama birebir gerçeği tanımlayan bir ifade değil.

daha doğru ifade edecek olursak; “şirket etkisinin yüksek olduğu bir kapitalist demokrasi” daha doğru olur. burada 'kapitalist' kelimesinin altını çizdiğimi de ifade etmek istiyorum. hem kapitalist hem de medeni kelimesi aynı karede nasıl da sırıtıyor, ironi oluşturuyor değil mi?
devamını gör...

menemen konusunda karşısındayım.
devamını gör...

ekşi sözlük'e girip kemal kılıçdaroğlu başlığındaki entryleri okumak.
devamını gör...

o değil de benim bahçede cıgaralık çıktı ihtiyar. sen gelesiye adam boyu olurlar.
götür evde saksıya ekersin, kumar illetinden kurtulursun.
sayende sevaba girerim.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim