zaman tüneli
çaya limon sıkmak
demir emilini arttırmak için faydalıdır. kansızlık sorunu yaşayanlara tavsiye edilir. (illa çay içecekse)
erzurum'da kahvehaneden sanayiye kadar her yer çayın yanında bir minik limon getiriyordu. bundan kaynaklı mıdır bilmem. çünkü fazla çay tüketimi kansızlığı, kansızlık üşümeyi beraberinde getiriyor.
erzurum'da kahvehaneden sanayiye kadar her yer çayın yanında bir minik limon getiriyordu. bundan kaynaklı mıdır bilmem. çünkü fazla çay tüketimi kansızlığı, kansızlık üşümeyi beraberinde getiriyor.
devamını gör...
mc vitie's
sütlü kremalı bisküvisi çok iyi oreo falan çöp yanında bizimkiler zaten çok kötü.
devamını gör...
köpek
ne diyor silktiğümin yahudinin köpeği?
siyonist piçlerden daha üstün varlık. başımızın tacı olan hayvanlar.
silktiğimin angutu, siz önce insana değer verin. bu şekilde " biz, köpekleri müslümanlardan bile üstün tutuyoruz" demiş oluyorsunuz ki, bundan sonra köpek olmuş olmayı diliyeceksiniz.
siyonist piçlerden daha üstün varlık. başımızın tacı olan hayvanlar.
silktiğimin angutu, siz önce insana değer verin. bu şekilde " biz, köpekleri müslümanlardan bile üstün tutuyoruz" demiş oluyorsunuz ki, bundan sonra köpek olmuş olmayı diliyeceksiniz.
devamını gör...
sözlükteki mafyatik bağlantılar
adanalı olduğumu tekrar hatırlatayım dedim…*
devamını gör...
elma dilim patates kızartması
fırında, bol baharat ve zeytinyağı ile yapılınca çok güzel olan kızartmadır. ben çörek otu, susam, bazen haşhaş, taze kekik, karabiber, beyaz biber, toz ya da pul biber ve sarımsak kullanırım genellikle.
henüz çok yaygın olmadığı zamannlarda bir arkadaşım pizzacı açmıştı adana'da. pizzaların yanına da elma dilim patates seçeneği eklemişti.
sonra pek çok tepki aldı müşterilerden "yau patatesin gabıklarını soymuyorsunuz" diye.
henüz çok yaygın olmadığı zamannlarda bir arkadaşım pizzacı açmıştı adana'da. pizzaların yanına da elma dilim patates seçeneği eklemişti.
sonra pek çok tepki aldı müşterilerden "yau patatesin gabıklarını soymuyorsunuz" diye.
devamını gör...
sadakat her şeyden daha mühimdir aşktan bile
diziyi hiç izlememiş olmama rağmen sevmeye başladım sen hürrem.
devamını gör...
tek adam rejimi
sübyancı trump'un rejimi..
devamını gör...
sadakat her şeyden daha mühimdir aşktan bile
sayın karahanlı sadakatini takdir ediyor.
devamını gör...
ilk iş hayatı şokunuz neydi sorunsalı
on iki buçuk yaşındayken bir konfeksiyonda çalışıyordum. tuvalette sigara içerken ustabaşına yakalandım. adam bana hiç kızmadı.
devamını gör...
yakup kadri karaosmanoğlu
manisa’nın ünlü mültezim ailesi karaosmanoğulları’na mensuptur.
bir diğer bilinen üyesi de, kemal derviş’in 1970’lerdeki eşleniği olan (bkz: atilla karaosmanoğlu)’dur.
bir diğer bilinen üyesi de, kemal derviş’in 1970’lerdeki eşleniği olan (bkz: atilla karaosmanoğlu)’dur.
devamını gör...
elma dilim patates kızartması
gastronomik bir uzmanlığım yok ancak sebzelerin ve meyvelerin kesiliş tarzının lezzetini ciddi olarak değiştirdiğini düşünüyorum.
klasik cips mi dersiniz parmak mı dersiniz orası size kalmış bilinen normal kesim patates ile elma dilim patatesin lezzeti birbirinden çok daha farklı. klasik kesim patates tabir-i caizse içine girdiği şeye ayırt ediciliği olmayan basit bir takviye iken elma dilim patates kesinlikle müstakil bir lezzet. hele kabuğuyla piştiğinde hem nişastası kaybolmadığından hem de kabuk ve et yüzeyi arasındaki kısmın ısının hapsolmasına bağlı kendine has bir kavrukluğu olduğundan kesinlikle daha lezzetli.
baharat ve sos kısmı işin teferruatı. yaşasın elma dilim patates.
klasik cips mi dersiniz parmak mı dersiniz orası size kalmış bilinen normal kesim patates ile elma dilim patatesin lezzeti birbirinden çok daha farklı. klasik kesim patates tabir-i caizse içine girdiği şeye ayırt ediciliği olmayan basit bir takviye iken elma dilim patates kesinlikle müstakil bir lezzet. hele kabuğuyla piştiğinde hem nişastası kaybolmadığından hem de kabuk ve et yüzeyi arasındaki kısmın ısının hapsolmasına bağlı kendine has bir kavrukluğu olduğundan kesinlikle daha lezzetli.
baharat ve sos kısmı işin teferruatı. yaşasın elma dilim patates.
devamını gör...
sadakat her şeyden daha mühimdir aşktan bile
sultanların en aşığı hürrem sultan'ın, mihrimah, benim ay parçam'ın kulağına nazikçe üflediği ve hepimizin kulağına küpe olmalık ikonik repliktir.
"unutma mihrimah... sadakat her şeyden daha mühimdir, aşktan bile".
hürrem sultan dizi boyunca bunu iki kere söyler mihrimah'a. ilkinde, iliklerine kadar sultan süleyman'ın kızı olan mihrimah; şehzade mustafa'nın, yani mahidevran sultan'dan olan abisinin musahibi taşlıcalı yahya'ya aşık olduğu zaman dile getirir.
burada aslında hürrem bu sözle birlikte, hem taşlıcalı yahya'nın neden onunla olamayacağını hem de neden olmayacağını anlatmaya çalışır. taşlıcalı, şehzade mustafa'ya sadakatini korumaya devam edeceği için herhangi bir şekilde hürrem sultan ile ittifakta olduğu şüphesini vermek istemeyeceğinin ve de bu sorumlulukta birinden böyle bir fedakarlığı mihrimah sultan'ın bile isteyemeyeceğinin altını çizer. aslında oldukça adil bir yaklaşım şartlar dahilinde.
ikincisinde de mihrimah sultan ile rüstem paşa'yı evlendirmek istediğinde dökülür dudağından. rüstem ona ve ailesine sadık bir paşadır. üç sehzadesini korumak için divan gücüne ihtiyaç vardır. bunun yolu rüstem paşa'nın divana girmesidir. bunun da yolu mihrimah sultan ile nikah kıymasıdır. dolayısıyla şehzadeleri korumak için, erkek doğmadı diye ilk sütünü bile süt anneden içirten hürrem, mihrimah'ın lütfuna muhtaçtır. o sırada babasının kızı mihrimah, bali bey'e aşıktır. fekat bali bey pek oralı değildir. zinanın dinine dibine vurduğu için, abazanlikla gaza gelip kellesini riske atmaya hiç niyeti yoktur. bilhassa aybige hatun tecrübesinden sonra. hürrem de bu aşkın karşılıksız olduğunu bilir. mihrimah her sezon birine aşık ola dursun, hayatı söz konusu olan üç yiğit şehzade vardır önce. destuuur!
bu replik, muhteşem yüzyıl platosunda bir anne nasihatinden ziyade, saray dinamiklerinin, duyguların önüne nasıl geçtiğinin ikonik bir iz düşümüdür. hürrem sultan burada mihrimah'a aşk gibi her daim romantize edilen, şiirlere konu olmuş bir duygunun aslında ne kadar kırılgan ve geçici olabileceğini hatırlatırken; sadakati, yani iktidarın sürdürülebilirliğini sağlayan temel ilkeyi öne çıkarır. zira osmanlı sarayında aşk, çoğu zaman bir lükstür. sadakat ise en mühim hayatta kalma şartıdır.
süleyman ile büyük bir aşk yaşamıştır elbette ama onu da bu kadar ileriye taşıyan şey, aşktan ziyade süleyman'a olan sadakatidir. yoksa biz ne "hönkarım, aşıkım", "ben bırdayım, sileymanın yanında", "keder içindeyim validem"ler gördük...
lakin, ne diyor hünkârım: "ben hürrem melek demiyorum. elbette onun da kusurları var. lakin onda hiçbirinizde olmayan başka bir şey daha var; sadakat. mutlak sadakat..."
aşko kuşko başlıklara iliştiririz bunu da (bkz: ...) ile.
"unutma mihrimah... sadakat her şeyden daha mühimdir, aşktan bile".
hürrem sultan dizi boyunca bunu iki kere söyler mihrimah'a. ilkinde, iliklerine kadar sultan süleyman'ın kızı olan mihrimah; şehzade mustafa'nın, yani mahidevran sultan'dan olan abisinin musahibi taşlıcalı yahya'ya aşık olduğu zaman dile getirir.
burada aslında hürrem bu sözle birlikte, hem taşlıcalı yahya'nın neden onunla olamayacağını hem de neden olmayacağını anlatmaya çalışır. taşlıcalı, şehzade mustafa'ya sadakatini korumaya devam edeceği için herhangi bir şekilde hürrem sultan ile ittifakta olduğu şüphesini vermek istemeyeceğinin ve de bu sorumlulukta birinden böyle bir fedakarlığı mihrimah sultan'ın bile isteyemeyeceğinin altını çizer. aslında oldukça adil bir yaklaşım şartlar dahilinde.
ikincisinde de mihrimah sultan ile rüstem paşa'yı evlendirmek istediğinde dökülür dudağından. rüstem ona ve ailesine sadık bir paşadır. üç sehzadesini korumak için divan gücüne ihtiyaç vardır. bunun yolu rüstem paşa'nın divana girmesidir. bunun da yolu mihrimah sultan ile nikah kıymasıdır. dolayısıyla şehzadeleri korumak için, erkek doğmadı diye ilk sütünü bile süt anneden içirten hürrem, mihrimah'ın lütfuna muhtaçtır. o sırada babasının kızı mihrimah, bali bey'e aşıktır. fekat bali bey pek oralı değildir. zinanın dinine dibine vurduğu için, abazanlikla gaza gelip kellesini riske atmaya hiç niyeti yoktur. bilhassa aybige hatun tecrübesinden sonra. hürrem de bu aşkın karşılıksız olduğunu bilir. mihrimah her sezon birine aşık ola dursun, hayatı söz konusu olan üç yiğit şehzade vardır önce. destuuur!
bu replik, muhteşem yüzyıl platosunda bir anne nasihatinden ziyade, saray dinamiklerinin, duyguların önüne nasıl geçtiğinin ikonik bir iz düşümüdür. hürrem sultan burada mihrimah'a aşk gibi her daim romantize edilen, şiirlere konu olmuş bir duygunun aslında ne kadar kırılgan ve geçici olabileceğini hatırlatırken; sadakati, yani iktidarın sürdürülebilirliğini sağlayan temel ilkeyi öne çıkarır. zira osmanlı sarayında aşk, çoğu zaman bir lükstür. sadakat ise en mühim hayatta kalma şartıdır.
süleyman ile büyük bir aşk yaşamıştır elbette ama onu da bu kadar ileriye taşıyan şey, aşktan ziyade süleyman'a olan sadakatidir. yoksa biz ne "hönkarım, aşıkım", "ben bırdayım, sileymanın yanında", "keder içindeyim validem"ler gördük...
lakin, ne diyor hünkârım: "ben hürrem melek demiyorum. elbette onun da kusurları var. lakin onda hiçbirinizde olmayan başka bir şey daha var; sadakat. mutlak sadakat..."
aşko kuşko başlıklara iliştiririz bunu da (bkz: ...) ile.
devamını gör...
yakup kadri karaosmanoğlu
yaban kitabı sürekli başladığım ve sonra araya başka kitapların girdiği kitaplarımdan biri.
elbet bir gün seni okuyacağım.
elbet bir gün seni okuyacağım.
devamını gör...
yakup kadri karaosmanoğlu
1889'da doğmuş. abdülhamid devrini, ittihat terakki dönemini, savaş yıllarını ve cumhuriyetin ilk elli bir yılını görmüş. 85 yıllık ömrüne 850 yıl sığdırmış adeta. ölmeden önce kıbrıs barış harekâtını da görmüş öyle gitmiş rahmetli.
devamını gör...
elma dilim patates kızartması
buna ilk rastlamam komikti. bir rock cafe açılmıştı ankara'da yeni. arkadaşla oraya gidelim dedik. ikimiz de yemek yiyeceğiz işte. ben ne söylemiştim hatırlamıyorum da arkadaşım elma dilimli patates kızartması söylemişti. dilim değil de "dilimli" yazıyordu menüde. ben de patates kızartmalarının aralarında dilimlenmiş elmalar gelecek sandım. oğlum böyle bir şeyi neden yiyeceksin ki, falan demiştim arkadaşıma. meğerse patateslerin dilimlenmesi elma dilimi gibiymiş. yemek gelince görmüştüm. haha.
devamını gör...
birbiriyle karıştırılan yazarlar
kimseyi kimseyle karıştırmıyorum. k9 köpeği gibiyim bu konuda. herkesin gömleğinin altındaki varoş koku birbirinden farklı:d. biri sürekli tavuk sosisi yiyor mesela, öbürü sürekli t-bone steak propagandası yapıyor iki zurna dürüm arasında. bir başkası yaz kış çilek tüketiyor, derken ortama destursuz giren bir kavrulmuş soğan kokusu...
çok derinim çoook!*
çok derinim çoook!*
devamını gör...
çaya limon sıkmak
çocukken dedem bunu çok yapardı. manasız geliyodu o zamanlar. bugün ilk defa çayıma kendi bilgim ve rızam dahilinde limon sıktım sözlük. galiba yaşlanıyorum. tadı da güzel oldu hem.
devamını gör...

