zaman tüneli

çağrı sincinin kaybolanı bulacağız şarkısında geçen bir sözdür; "her koşulda dik durmayı kendimize şiar edinmişiz"
belki de birçoğumuzun yaptığı eylemdir. bazı olayların aslında fazlasıyla yıkıcı ve yorucu olmasına rağmen bir nefes molayı dâhi kendine hak görmeden, kimseye yaslanma lüksünü kendine sunmadan hayata devam etme durumudur. kötü değil ama yıpratıcı bir durumdur.

şiar edinmek: bir düşünceyi, davranışı veya kuralı kendine ilke, düstur veya amaç olarak benimsemek, ayırıcı bir özellik olarak kabul etmek ve bunu alışkanlık haline getirmek
ayrıca şarkıyı da dinlemek isterseniz,


(bkz: elzem (yazar)) ukdesidir.
devamını gör...

vefa hazretlerinin türbesindeyim. dua ediyorum.
devamını gör...

tautinsiz taskın diye okunuyormuş. önsözü bulunan birisi yani.
devamını gör...

şarkısına az önce denk geldiğim kişi.

nalaka
devamını gör...

lotr tutkunu öğretmenimin kızına verdiği ikinci isimle adaş olan; hakkında çok şey bilmediğim zarif yazarımız
devamını gör...

majör akorlar ve minör akorlar başlığında, bir akoru oluşturan seslerin nasıl meydana geldiğine değinmiştim. müzikte akor çevrimi ise, en basit tabirle bir akoru oluşturan seslerin sıralamasının değiştirilmesidir.

üçlü akorların çevrimi ve yedili akorların çevrimi olarak do majör akoru üzerinden, iki ayrı başlık altında anlatacağım.

üçlü sesten oluşan üçlü akorlara bakacak olursak, do majör akorunu oluşturan temel sesler do-mi-sol sesleridir ve bu sıralama akorun kök durumdaki halidir. yani kök - 3'lü - 5'li aralıklarda sıralanmıştır.

sıralamayı 3'lü - 5'li - kök olarak değiştirdiğimizde, mi-sol-do halini alır. 5'li - kök - 3'lü olarak değiştirdiğimizde ise sol-do-mi halini halir.

yedili akorlar ise dört sesten oluştuğu için dört farklı çevrimi yapılabilir. cmaj7 akorunu oluşturan sesler, do-mi-sol-si sesleridir. bu akorun kök durumundaki halidir.

ilk çevrim mi (3'lü)’dür: e-g-b-c şeklinde sıralanır.
ikinci çevrim sol (5'li)’dir: sol-si-do-mi şeklinde sıralanır.
üçüncü çevrim si (7'li)’dir: si-do-mi-sol şeklinde sıralanır.

bunların dışında on birli (11th) ve on üçlü (13th) akorlar da çevrimli halleriyle karşımıza çıkabilir. mantık yine yukarıda anlatılanlarla aynıdır.

peki neden akor çevrimlerine ihtiyaç duyulur diye sorulacak olursa, bunu birkaç sebeple açıklamak mümkündür fakat en önemli sebep bas sesin akıcılığını sağlamaktır. bir akoru hep kök sesle çalarsanız, bas partisi büyük atlamalar yapar. kulağa biraz kopuk kopuk gelebilir.

yani daha basit anlatmak gerekirse, bir parça oluşturulurken farklı akorlar kullanılır. diyelim ki birinci akorumuz do majör, ikincisi ise sol majör. normal şartlarda bu akorların en kalın sesleri do ve sol’dür. piyano da çalsanız gitar da çalsanız do ve sol arasında biraz mesafe vardır. bir sonraki notaya geçmek için elimizin/parmağımızın mesafe katetmesi gerekir. “bas partisi büyük atlamalar yapar” derken kastettiğim şey buydu. bütün parça boyunca kök sesler hep bas ses olarak kullanılırsa, parmaklar hareketten tasarruf etmiş olmaz. örneğin sol majör çalarken en alta (bas sese) sol koymak yerine, onun içindeki si sesini koyarsak, do notasının hemen yanındaki nota si olduğu için büyük bir el hareketi yapmaya gerek kalmaz, parmağımız sadece bir yanındaki notaya kayar. dinleyici için de müzik daha akıcı, daha profesyonel bir halde duyulur. ayrıca bir şarkının ortasında sürekli kök durumunda akorlar basıldığında, müzik sürekli bitmiş gibi hissettirir ve ilerleme enerjisini kaybeder. işte akor çevrimlerinin temel amacı budur.
devamını gör...

dün gece 21.30’dan itibaren hastanedeydik. eve geldik, şükür… ve şimdi işteyim. kızım sınav arifesinde dikkat eksikliği için concerta 54 alıyor. dün aldığını unutmuş ve bir daha içmiş… hoppp, doz aşımı. hastaneye gidene kadar ömrümden ömür gitti. arabayı nasıl sürdüğümü hatırlamıyorum. çarpıntı, mide bulantısı, kol uyuşması, puslu görme, baş ağrısı… hemen müdahale ve takip; bir gün takip edeceğiz, dediler. şimdi daha iyi…

doktorlar hep bir ağızdan “bunu kullanmasa da olur, yapabilir,” diye geri bildirimde bulundular. ben de aynı şeyi düşünüyorum. ama kızıma anlatamadım.

çok şükür, bu da geçti. ama bana sorun… kimse çocuğu ile sınanmasın.
devamını gör...

fenikelilerin (batı sami ırkı kültürünün) bereket/doğa/üreme tanrıçası. sembolizminde; aslan, sfenx olduğu gibi tavşan, yumurta da vardır. sinonimleri:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazık oldu güzelim gemiye...
devamını gör...

çok zor bir askerlik yaptım. ilk üç ayda 26,5 kilo verdim.
devamını gör...

ruhsuz, duygusuz, düşüncesiz, kaba, bencil bir insandır. değil filmi izlemek, aklıma gelse bile gözlerim dolar, hüzünlenirim.
ah titanic ah.
devamını gör...

nazım hikmet’ten…

devamını gör...

pascal beyin keyfi yerinde…
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fakat bu 3.7 öyle bir 3.7 ki, tiyatro ve sanat camiasında straight olan birinin yükselmesi neredeyse imkansız. suyun başını öyle bir tutmuşlar ki, zannedersin birleşik krallık’ın yarısı mitoz bölünmeyle çoğalıyor.
devamını gör...

fifa atarken rakip sizden topu almak için kaydığı anda çalımla rakibi geçip gol attığınızda arka fonda şu şarkı çalar;

erzurum çarşı paaaaazaaaaaaar

sadece gerçek fifacılar bu sesi duyar
devamını gör...

bu yunuslar sevimli mevimli görünüyor ama bayağı müptezeller. sadece uyuşturucu müptelalığı falan da değil, başka sakat hareketleri de var.

7 adet boyun omurları var, neokorteks’leri var diye istemeye istemeye memeli sınıfına sayıyorum ama bir bilim adamı da çıkıp “vücutları kıllarla kaplı değil, balık bunlar” dese içim ferahlar. düşünün ki, aynı sınıfa dahil olmak bile istemiyorum.
devamını gör...

öylesine durmak istiyorum. bu esnada çay içebilirim, kahve de olur, belki sadece su içer geçerim. hava güzel hiç dışarı çıkasım yok. akşam yemeğe davetliyim ama yol gözümde büyüyor ve canım mangal rakı istemiyor. ben gitmeyince yapılmaz ama bu da fikrimi değiştirmiyor. kendi kendime duruyorum işte. ellemeyin beni.
son iki hafta her anlamda çok yoğundu ve keyfimi kaçıran çok şey oldu. belki o yüzden bir şey yapmak istemiyorum. bir şey yapmayınca bir şey de olmaz sonuçta. böyle sakince stabil kalayım.
devamını gör...

vallahi diğer yöntemler pek işe yaramıyor belki bu insanlarda da yarıyordur. denemek lazım bilemedim…
devamını gör...

bir kez gittim, zannediyorum 2014 yılıydı ve kayak merkezi dahil her tarafını şöyle bir gezdim. izlenimlerim, müthiş kasvetli bir şehir olduğu yönünde..

mimar olduğum için mekan algım biraz daha farklı, diye düşünüyorum. gittiğim her yerde selçuklu ve beylikler dönemi yapılara rastlıyorum ama saltuklu döneminden kalma olduğunu hatırladığım erzurum ulu camii’nin sağır duvarı kadar dışarıya kapalı bir yapıyı, sanırım hiç görmedim.

yakutiye medresesi’nin o kara taşları resmen üzerime üzerime geliyordu. çifte minareli medrese’nin kompozisyonu ise insanı sıfırlayan, ezici boyutlara sahip gibiydi. sevemedim.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim