zaman tüneli
hayatın mahvolduktan sonra bir şeyleri fark etmek
tüm uyarılara rağmen; bildiğini okuyarak yaşayan veya yaşayarak öğrenmeyi seçenlerin hikayelerinin final sahnesinin repliğidir. ama artık geçmiş olsundur, tren kaçtı.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının yaşadığı şehirler
addis ababa.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının yaşadığı şehirler
didim
devamını gör...
yaşlanmak mı yaş almak mı sorunsalı
hela mı, 100 numara mı, tuvalet mi, lavabo mu, burnunu pudralamak mı...
yaygın propagandanın aksine, dili değiştirmek gerçekleri değiştirmez.
yaşlanmak kardeşim.
30'unu geçtin mi? geçtin bitti.
yaygın propagandanın aksine, dili değiştirmek gerçekleri değiştirmez.
yaşlanmak kardeşim.
30'unu geçtin mi? geçtin bitti.
devamını gör...
yaşlanmak mı yaş almak mı sorunsalı
yaş mama almak sokakta hayvanlar aç.
devamını gör...
adının hakkını veren hayvanlar
adının patent hakkını alan hayvan gelişene dek, olmayacak gibi gelen şey.
düşünsene ''ornitorenksin''. ne haltsın yani. yürü git.
düşünsene ''ornitorenksin''. ne haltsın yani. yürü git.
devamını gör...
selim ışık
hiç unutmuyorum 2011-2012 yılları arasında yeni gitar almış birçok arkadaşım youtube'tan bu adamı takip ediyor, bu adamın gitar dersleriyle bir şeyler tıngırdatmaya çalışıyordu. tabi bir zamandan sonra neredeyse hepsi sıkıldı ve saldı, down in a hole intro'sunu çalabilmeyi başarınca hevesleri kaçtı belki de bilemiyorum... hatta çok net hatırlıyorum, youtube kanalının adı wwwselimrocknet tarzı bir şeydi, siteye girine sitenin çökmüş olduğunu görüp hayal kırıklığına uğrardık...
bir neslin dijital müzik öğretmeniydi kendisi.
bir neslin dijital müzik öğretmeniydi kendisi.
devamını gör...
kuşdaş
tool başlık actı diye koşa koşa geldim. "benim de köyde tavuklarım var" diye tanım yapıp fevkalâde etkileyecektim; kendimi holiganların içinde buldum ıyyy. benim için büyük hüsran olmuştur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
uzun ilişkisi istemediği şekilde bitmiş/terkedilmiş arkadaş sahibi olmak çok büyük sıkıntı bebekler.
yaş-tecrübe vb fark etmiyor, ne kadar güçlü bir insan olursan ol terkedilmekten daha çok koyan çok az şey varmış insana. bahsettiğim arkadaş 6-7 ay önce terkedildi, 4 aydır hiçbir iletişimleri yok ama hala ikisi de deli gibi birbirini stalklıyor. dişi olan daha uyanık olduğu için bizim elemana kendini (yanlışlıkla çağrı atmalarla, wp durum güncellemesini anında görmelerle, ortak arkadaşla selam göndermelerle vs) ufak bir hatırlatması yetiyor. eleman da böyle durumlardan büyük anlamlar çıkardığı için direkt saldırıya geçiyor ulaşabileceği her yerden ulaşmaya çalışıyor kız sonra yine reddedip itip kakıp egosunu tatmin edip o "ben istenen kadınım" triplerinin tadını çıkarıp gönderiyor bizimkini. sırf arkadaşlarına "beni hala unutamadı köpek gibi peşimden koşuyor diye anlatabilmek için bildiğin kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor bizimkiyle, bizimki de mal oğlu mal olduğu için balıklama atlıyor her seferinde.
ben bu tarz durumlarda biraz gaddarımdır, 10 saniyede silemeyeceğim insan yoktur ve bu güne kadar 2 günde unutamadığım insan olmadığı için bütün tecrübemle mala anlatır gibi anlatıyorum her seferinde, olm bak kız böyle yapıyorsa amaç şudur oltaya gelme diyorum, ya da cevap bile alamıyorsan zorlama şansını diyorum ama duvara konuşuyorum tabi. "kanka haklısın ya hiç böyle düşünmemiştim" falan diyor geçici bir aydınlanma yaşıyor 1 hafta sonra aynı haltı yine yiyor*
2-3 günde bir "kanka baksana bi story atmış mı biriyle, telefonu versene bi instada takip ettiği yeni biri var mı ona bakcam, bu kız bana şöyle böyle yaptı ya uyuz oldum bak şimdi sen de silsene bunu instadan" muhabbetleri yapıyoruz. olm çok zor lan. bu terapistler-psikiyatrlar nasıl sabrediyor bu kadar şeye, bu kadar olumsuzluktan nasıl etkilenmiyorlar cidden merak ediyorum.
neyse seviyorsanız hala yanınızdayken kıymetini bilin ve sevildiğini hissettirin a dostlar, elden kaçırma duygusuyla baş etmek çok zor. sevilmediğiniz ilişkide de özsaygınızı kaybetmeyin tekmeyi koyun, 1 haftada unutur başkasını bulursun korkma. bulmak gibi de bir zorunluluğun yok zaten emenike. arada bir kalp yerine mantıkla düşünseniz bunların hiçbiri başınıza gelmez aslında ama dünyanın en duygusal ülkesinde yaşadığımız için %100 kalple düşünenleri eleştirmeyeceğim tabii.
oh lan böyle iç döküp kafa ütülemek de rahatlatıyormuş aslında bak. arada uğrarım ben bu başlığa*
yaş-tecrübe vb fark etmiyor, ne kadar güçlü bir insan olursan ol terkedilmekten daha çok koyan çok az şey varmış insana. bahsettiğim arkadaş 6-7 ay önce terkedildi, 4 aydır hiçbir iletişimleri yok ama hala ikisi de deli gibi birbirini stalklıyor. dişi olan daha uyanık olduğu için bizim elemana kendini (yanlışlıkla çağrı atmalarla, wp durum güncellemesini anında görmelerle, ortak arkadaşla selam göndermelerle vs) ufak bir hatırlatması yetiyor. eleman da böyle durumlardan büyük anlamlar çıkardığı için direkt saldırıya geçiyor ulaşabileceği her yerden ulaşmaya çalışıyor kız sonra yine reddedip itip kakıp egosunu tatmin edip o "ben istenen kadınım" triplerinin tadını çıkarıp gönderiyor bizimkini. sırf arkadaşlarına "beni hala unutamadı köpek gibi peşimden koşuyor diye anlatabilmek için bildiğin kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor bizimkiyle, bizimki de mal oğlu mal olduğu için balıklama atlıyor her seferinde.
ben bu tarz durumlarda biraz gaddarımdır, 10 saniyede silemeyeceğim insan yoktur ve bu güne kadar 2 günde unutamadığım insan olmadığı için bütün tecrübemle mala anlatır gibi anlatıyorum her seferinde, olm bak kız böyle yapıyorsa amaç şudur oltaya gelme diyorum, ya da cevap bile alamıyorsan zorlama şansını diyorum ama duvara konuşuyorum tabi. "kanka haklısın ya hiç böyle düşünmemiştim" falan diyor geçici bir aydınlanma yaşıyor 1 hafta sonra aynı haltı yine yiyor*
2-3 günde bir "kanka baksana bi story atmış mı biriyle, telefonu versene bi instada takip ettiği yeni biri var mı ona bakcam, bu kız bana şöyle böyle yaptı ya uyuz oldum bak şimdi sen de silsene bunu instadan" muhabbetleri yapıyoruz. olm çok zor lan. bu terapistler-psikiyatrlar nasıl sabrediyor bu kadar şeye, bu kadar olumsuzluktan nasıl etkilenmiyorlar cidden merak ediyorum.
neyse seviyorsanız hala yanınızdayken kıymetini bilin ve sevildiğini hissettirin a dostlar, elden kaçırma duygusuyla baş etmek çok zor. sevilmediğiniz ilişkide de özsaygınızı kaybetmeyin tekmeyi koyun, 1 haftada unutur başkasını bulursun korkma. bulmak gibi de bir zorunluluğun yok zaten emenike. arada bir kalp yerine mantıkla düşünseniz bunların hiçbiri başınıza gelmez aslında ama dünyanın en duygusal ülkesinde yaşadığımız için %100 kalple düşünenleri eleştirmeyeceğim tabii.
oh lan böyle iç döküp kafa ütülemek de rahatlatıyormuş aslında bak. arada uğrarım ben bu başlığa*
devamını gör...
yaşlanmak mı yaş almak mı sorunsalı
yaş aldım dersen herkes seni kompleksli sanır. mesela bana birisi yaşlanmışsın dese şakaya vurabilirim ama yaş almışsın derse kendimi çok yaşlanmış hissederim.
tabi kim ne demek isterse desin ama yaşlanmak diyerek yola devam etmek en iyisi. mesela kapıcı ve apartman görevlisi de böyle bir ikilem. tamamen ilk öğrendiğim hali kapıcı diye kapıcı diyordum ben niye kelimemle adam öldüreyim mesela?
tabi kelimeler de önemli de bazı anlamlara gelmiyor derken oğuz atay asla bu dediğimi kastetmemiştir. beni destekleyecek olsaydı onu öven bir iki şey yazardım şuraya ama varsa yoksa ot dergisi'ni desteklesin.
tabi kim ne demek isterse desin ama yaşlanmak diyerek yola devam etmek en iyisi. mesela kapıcı ve apartman görevlisi de böyle bir ikilem. tamamen ilk öğrendiğim hali kapıcı diye kapıcı diyordum ben niye kelimemle adam öldüreyim mesela?
tabi kelimeler de önemli de bazı anlamlara gelmiyor derken oğuz atay asla bu dediğimi kastetmemiştir. beni destekleyecek olsaydı onu öven bir iki şey yazardım şuraya ama varsa yoksa ot dergisi'ni desteklesin.
devamını gör...
content creator
son on yılda icat olan sosyal medya işi: içerik üreticisi=content creator
eğer işsizseniz vize başvurunuz büyük olasılıkla reddedileceği için bu iki sözcüğe ihtiyacınız olacağını düşündüm de başlık açtım.
vize başvurunuza insta ya da youtube kanalınızın adresiyle bunu yazarak, işsiz değil gibi görünüp, ''iltica etme olasılığı yüksek kimse'' damgası yemeyebilirsiniz. ama tipsizin tekiyseniz, kılıksız zibidi görünümünüzle giderseniz 'ağzınızla kuş tutsanız' ne fayda?
eğer işsizseniz vize başvurunuz büyük olasılıkla reddedileceği için bu iki sözcüğe ihtiyacınız olacağını düşündüm de başlık açtım.
vize başvurunuza insta ya da youtube kanalınızın adresiyle bunu yazarak, işsiz değil gibi görünüp, ''iltica etme olasılığı yüksek kimse'' damgası yemeyebilirsiniz. ama tipsizin tekiyseniz, kılıksız zibidi görünümünüzle giderseniz 'ağzınızla kuş tutsanız' ne fayda?
devamını gör...
mobil uygulama hakkında geri bildirimleriniz
işte aradığım başlık.
android telefon kullanıyorum. ön bilgi olarak bunu vereyim. tespit ettiğim sorunlar şu şekilde:
1. ne yazık ki arayüz responsive davranmıyor. arayüzün üst ve alt kısımları menü çubuklarının altında kalıyor. mesela:



2. uygulamanın rozet rengi güzel ama üzerindeki illüstrasyon algılanmıyor. daha belirgin ve sade bir illüstrasyona gidilmeli.
3. bir diğer konu da mesaj ya da girdi yazarken ekranın yukarı doğru kaymaması ve klavyenin altında kalması. ekranı görmeden yazmak zorunda kalıyoruz.
4. mesaj yazabilmek daha bile zor. çünkü mesaj kutucuğu alt menü çubuğunun altında kaldığı için oraya tıklamak bir mesele. hadi bir şekilde tıklamayı başardınız diyelim, bu sefer yine ne yazdığınızı göremeden yazıyorsunuz her şeyi. çünkü klavyenin altında kalıyor.
4. ana sayfa zemin rengi olarak kırık beyaz kullanmak yerine direkt beyaz kullanmak daha doğru olur. gece modunda kullananlar çok fark etmiyor olabilir. gündüz modunda kullananlar için biraz boğucu bir etki yaratıyor.
bunlar acilen çözülmesi gereken sorunlar. eğer başka sorunlar da bulabilirsem bu girdiyi düzenlerim.
android telefon kullanıyorum. ön bilgi olarak bunu vereyim. tespit ettiğim sorunlar şu şekilde:
1. ne yazık ki arayüz responsive davranmıyor. arayüzün üst ve alt kısımları menü çubuklarının altında kalıyor. mesela:



2. uygulamanın rozet rengi güzel ama üzerindeki illüstrasyon algılanmıyor. daha belirgin ve sade bir illüstrasyona gidilmeli.
3. bir diğer konu da mesaj ya da girdi yazarken ekranın yukarı doğru kaymaması ve klavyenin altında kalması. ekranı görmeden yazmak zorunda kalıyoruz.
4. mesaj yazabilmek daha bile zor. çünkü mesaj kutucuğu alt menü çubuğunun altında kaldığı için oraya tıklamak bir mesele. hadi bir şekilde tıklamayı başardınız diyelim, bu sefer yine ne yazdığınızı göremeden yazıyorsunuz her şeyi. çünkü klavyenin altında kalıyor.
4. ana sayfa zemin rengi olarak kırık beyaz kullanmak yerine direkt beyaz kullanmak daha doğru olur. gece modunda kullananlar çok fark etmiyor olabilir. gündüz modunda kullananlar için biraz boğucu bir etki yaratıyor.
bunlar acilen çözülmesi gereken sorunlar. eğer başka sorunlar da bulabilirsem bu girdiyi düzenlerim.
devamını gör...
sözlük yazarlarının bugünkü kıyafet rengi
her zamanki gibi yeşil *
devamını gör...
sözlük yazarlarının bugünkü kıyafet rengi
siyah. biraz ciddi bir günümdeyim de. şaka şaka zayıf gösteriyor ondan <3
devamını gör...
adının hakkını veren hayvanlar
vergi veriyordur insan hayvanı
devamını gör...
hayatın mahvolduktan sonra bir şeyleri fark etmek
düşünsene o zaman da farketmiyorsun. yerde yuvarlanıp durursun sürekli. bi de zaten ondan mahvediyoruz ki temize çekelim kağıt alalım kalem alalım baştan yazalım ama dünya da dijitale geçti yani kısacası ne olacak böyle inanın hiç bilmiyorum.
devamını gör...
adının hakkını veren hayvanlar
katır da bunların içinde hatırı sayılır bir eleman mesela
devamını gör...
adının hakkını veren hayvanlar
ayılar çok nettir mesela, davarlar da ayı şekilde. neyse odurlar.
devamını gör...
kötü romanların hava durumuyla başlaması
o gün hava sıcaktı ve emine sıcak havalardan nefret ederdi. soğuk havalar bitmiş doğa neşe içinde yeniden doğuyordu. yerlerde papatyalar bir halı gibi çimenleri örtmüştü. asla mutsuz olduğu için değil de gözüne gelen güneş yüzünden çatık kaşlarıyla hava durumuna söverek yoluna devam etti. emine başına geleceklerden habersizdi. haberi olsa da bir şey fark etmezdi. çünkü başına hiçbir şey gelmeyecekti. bir önceki günü yaşamaya devam edecekti. tekrar, tekrar ve tekrar.
devamını gör...
