zaman tüneli
gheorghe hagi
1988 - 1989 futbol sezonunda şampiyon kulüpler kupasında tanımaya başladığımız oyuncu.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın, selamlar...
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydınnnnn
devamını gör...
günaydın sözlük
uyanana uyanmayanlara
baylara bayanlara, merdivenden kayanlara
günaydın sözlük!
yine güzeliz, yine açmış çiçekler!
yaşasın yeni günün getireceği yenilikler yahut kelebekler...
baylara bayanlara, merdivenden kayanlara
günaydın sözlük!
yine güzeliz, yine açmış çiçekler!
yaşasın yeni günün getireceği yenilikler yahut kelebekler...
devamını gör...
türk milletinin kendi kendini bitirmesi
bak oy vermeyin bu kişilere sadece bizi değil herkesi yakacaksınız dedik verdiniz. ülkede hem yüksek enflasyon var hem işsizlik var hem de öültecilerin ucuz işçi olarak çalıştığı bir sistem var. buna rağmen oy verdiniz millet patatesle besleniyor bolluk içinde olmak varken makarna ekmeğe okey dediniz bundan sonra kimseye üzülmem.
devamını gör...
protein ağırlıklı beslenmenin yorucu ve maliyetli olması
halk bunu istedi uyarız o leş ton balığında ne gezer protein dedirtir. güya sporcular bile beslenemiyor puahaaa. reis iyi kırıyor bu milleti. bence ucız bile daha nereye gidecek allah bilir. ton balığı pahalı diyen kırmızı eti nasıl alacak da kas geliştirecek.
devamını gör...
kör saatçi
evrimci biyolog richard dawkins'in yayınladığı okunması elzem olan kitabıdır.
dawkins'e göre canlıların evrimi birikimli seçilim olarak adlandırılan bir süreçten geçerek bugüne kadar gelmiştir.
dawkins evrimi açıklarken william paley'in saat analojisinden esinleniyor. saat karmaşıklığı anlatmak için kullanılan bir metafor sadece. paley çölde yürürken bir yerde bir saat görseydiniz bunu bir ustası olması gerektiğini ve dolayısıyla tasarımcının tasarladığını düşünürdünüz diyerek evrime karşı çıkıyor ve evrende bir tanrı olması gerektiğini savunuyor.
kitapta biyomorf olarak adlandırılan ve rastgele şekiller oluşturan bir bilgisayar programı tasarlandığımızı farz edelim diyor. bu şekiller her defasında değişecektir der. ama ben bilgisayarı tasarladığım, programcı olduğum halde bir sonraki şeklin ne olacağını kestiremiyorum. dolayısıyla eğer evrende bir tasarımcı varsa bunun ileriyi yada geleceği göremeyeceğini ve kör olduğunu belirterek adına kör saatçi ismini koyar.
dawkins'e göre canlıların evrimi birikimli seçilim olarak adlandırılan bir süreçten geçerek bugüne kadar gelmiştir.
dawkins evrimi açıklarken william paley'in saat analojisinden esinleniyor. saat karmaşıklığı anlatmak için kullanılan bir metafor sadece. paley çölde yürürken bir yerde bir saat görseydiniz bunu bir ustası olması gerektiğini ve dolayısıyla tasarımcının tasarladığını düşünürdünüz diyerek evrime karşı çıkıyor ve evrende bir tanrı olması gerektiğini savunuyor.
kitapta biyomorf olarak adlandırılan ve rastgele şekiller oluşturan bir bilgisayar programı tasarlandığımızı farz edelim diyor. bu şekiller her defasında değişecektir der. ama ben bilgisayarı tasarladığım, programcı olduğum halde bir sonraki şeklin ne olacağını kestiremiyorum. dolayısıyla eğer evrende bir tasarımcı varsa bunun ileriyi yada geleceği göremeyeceğini ve kör olduğunu belirterek adına kör saatçi ismini koyar.
devamını gör...
ne söylemek istersin
daha güneş doğmadı ve yine birden bire kendimi yine b.k gibi hissederek uyandım. babsmı kaybettiğimden beri bu böyle.
doğru düzgün banyo yapmıyorum. saçımı taramıyorum. osho nun çakma pijamaları ile işe, toplantıya gididip evde takılıyorum.
alinin vefatının acısını doğru düzgün yaşamsdan babam vefat etti. çaresizliğimi öylesine dolu dolu hissetim ki.
anne baba yaşlandı deyip evimi kiraya verip ablama taşınmıştım.anne baba evi ile ablanın ebi yakın. ben uzaktaydım.
babayı bu kadar kısa sürede kaybedince anneyi yalnız bırakmamak için annemin evindeyim çoğu zaman. mutsuz da değilim. minnoşa da bir şey olur diye çok korkuyorum. bir de yapayalnız hissetmesin istiyorum.
hayatın tek gerçeği ölüm hsyatı anlamlı kılan da ölüm tamam da bu kadar hazırlıksız yakalanamaz kimse.
hayatım son durak filmine döndü. sanki sevdiklerimi ölümden kaçırır gibiyim.
tek dileyim uzun bir süre bu acıyı tekrar yaşamam.
allah babama ve alime rahmet eylesin. ışıklar içinde uyusunlar.allah kalanlara sabır ve ömür versin.
büyük acı.
doğru düzgün banyo yapmıyorum. saçımı taramıyorum. osho nun çakma pijamaları ile işe, toplantıya gididip evde takılıyorum.
alinin vefatının acısını doğru düzgün yaşamsdan babam vefat etti. çaresizliğimi öylesine dolu dolu hissetim ki.
anne baba yaşlandı deyip evimi kiraya verip ablama taşınmıştım.anne baba evi ile ablanın ebi yakın. ben uzaktaydım.
babayı bu kadar kısa sürede kaybedince anneyi yalnız bırakmamak için annemin evindeyim çoğu zaman. mutsuz da değilim. minnoşa da bir şey olur diye çok korkuyorum. bir de yapayalnız hissetmesin istiyorum.
hayatın tek gerçeği ölüm hsyatı anlamlı kılan da ölüm tamam da bu kadar hazırlıksız yakalanamaz kimse.
hayatım son durak filmine döndü. sanki sevdiklerimi ölümden kaçırır gibiyim.
tek dileyim uzun bir süre bu acıyı tekrar yaşamam.
allah babama ve alime rahmet eylesin. ışıklar içinde uyusunlar.allah kalanlara sabır ve ömür versin.
büyük acı.
devamını gör...
ne söylemek istersin
hepiniz salaksınız. burda sizle muhattap olup ciddiye aldığım için ben salağın önde gideniyim. ama siz çok salaksınız. ama nedense sizden daha salak olmam benim için mutluluk sebebi oluyor. sizden daha salak birini kendi salaklığınızla mutlu edebiliyosunuz lan aferin size.
devamını gör...
engellediği yazar sayısı ile övünen vasat yazar
sözlük nedense başkalarının yaptığı şeylerle ilgili tanım açan salaklarla dolu ya.
devamını gör...
absürt icatlar
şarjlı, mini el fanı.. toplumumuza buna "vantilatör" diye satıyorlar özellikle yaz aylarında seyyar satıcıların tezgahlarında renk renk bunlarla karşılaşırsınız.. dünyanın en absurd şeyidir. onun sağladığı rüzgardan ne olur? dışarıdan o kadar anlamsız ve garip duruyor ki... üstelik garip vızıltılı bir sesi var... kullanan insan ister istemez dikkatimi çekiyor.
kim icat ettiyse biraz daha estetik ve anlamlı hale getirseymiş keşke.

ve iflah olmaz popüler kültür şişirmesi.. bavul büyüklüğünde suluklar.. bunların kullanımı kadınlarda inanılmaz yaygın. kollarına takarak, kocaman bidonları yanlarında gezdiriyorlar. amaç su ihtiyacını karşılamak değil, göze batmak. bence insan göze de böyle batmamalı çünkü ben gerçekten aşırı mantıksız ve anlamsız buluyorum bu hareketi. su temel bir ihtiyaçtır, adım başı her yerde zaten satılıyor. hadi buna bütçe ayırmak istemiyorsunuz, daha düzgün ve çantaya sığan versiyonları var. bunlar nedir? ve gerçekten neden? toplu taşımalara dahi bunlarla binip iniyorsunuz. gerçekten mantıklı bir iş mi bu?
kim icat ettiyse biraz daha estetik ve anlamlı hale getirseymiş keşke.

ve iflah olmaz popüler kültür şişirmesi.. bavul büyüklüğünde suluklar.. bunların kullanımı kadınlarda inanılmaz yaygın. kollarına takarak, kocaman bidonları yanlarında gezdiriyorlar. amaç su ihtiyacını karşılamak değil, göze batmak. bence insan göze de böyle batmamalı çünkü ben gerçekten aşırı mantıksız ve anlamsız buluyorum bu hareketi. su temel bir ihtiyaçtır, adım başı her yerde zaten satılıyor. hadi buna bütçe ayırmak istemiyorsunuz, daha düzgün ve çantaya sığan versiyonları var. bunlar nedir? ve gerçekten neden? toplu taşımalara dahi bunlarla binip iniyorsunuz. gerçekten mantıklı bir iş mi bu?
devamını gör...
burhan altıntop
umarım gülse birsel buraları okuyordur. bence kesinlikle solo biçimde burhan altıntop'u ekranlara geri döndürmeli. son birkaç yıldır, psikolojik problemli insanların pohpohlandığı, şiddet ve aşiret içerikli dizilere boğulduk. insanların komedi dizilerine inanılmaz ihtiyacı var ve burhan altıntop'un ana karakter olduğu bir dizi patlar gider.
eskiden izleyiciler olarak ne güzel seçeneklerimiz vardı. her türden dizi yayınlanır, biz kendi bakış açımıza uygun, beğendiğimiz diziyi seçerdik. şimdi medya çeşitliliğini kaybettik. pazartesiden -cumaya sadece şiddet içerikli diziler izliyoruz. her dizide karakterler değişiyor ama olay örgüsü aynı kalıyor. ben açıkcası dizi izlemiyorum, televizyona bakmaya tenezzül dahi etmiyorum fakat günün sonunda aileniz veya yakın çevreniz sebebiyle ister istemez bunlara maruz kalıyorsunuz. her akşam "bam-güm" odaklı diziler.. her dizide mutlaka şarjörler boşalıyor.. tabanca sesi duymadığım akşam yok.
topluma şiddet uygulamayı - ateş etmeyi normalleştirirsen, toplum bunu sosyal hayatında kullanmaya başlar. nitekim şu an olan da bu. müthiş bir manipülasyon var. toplumun şiddet eğilimini aşırı yükselttiler.
eskiden izleyiciler olarak ne güzel seçeneklerimiz vardı. her türden dizi yayınlanır, biz kendi bakış açımıza uygun, beğendiğimiz diziyi seçerdik. şimdi medya çeşitliliğini kaybettik. pazartesiden -cumaya sadece şiddet içerikli diziler izliyoruz. her dizide karakterler değişiyor ama olay örgüsü aynı kalıyor. ben açıkcası dizi izlemiyorum, televizyona bakmaya tenezzül dahi etmiyorum fakat günün sonunda aileniz veya yakın çevreniz sebebiyle ister istemez bunlara maruz kalıyorsunuz. her akşam "bam-güm" odaklı diziler.. her dizide mutlaka şarjörler boşalıyor.. tabanca sesi duymadığım akşam yok.
topluma şiddet uygulamayı - ateş etmeyi normalleştirirsen, toplum bunu sosyal hayatında kullanmaya başlar. nitekim şu an olan da bu. müthiş bir manipülasyon var. toplumun şiddet eğilimini aşırı yükselttiler.
devamını gör...
yazarların bağımlısı olduğu şeyler
sayısız söyleyebileceğim şey var ama hayatımın her gününde istisnasız olan şeyler : spor yapmak, sütlü filtre kahve( şekersiz) içmek ve müzik dinleme akvitesi. müziksiz duramam. kulaklığımın şarjı bitmiş olsun, kendi kendime mutsuz olurum. öyle bir ruhsal doygunluk sağlıyor bana.
besin gruplarında sayısız şey var ama favorim kars gravyeridir.
besin gruplarında sayısız şey var ama favorim kars gravyeridir.
devamını gör...
engellediği yazar sayısı ile övünen vasat yazar
bu sözlük içi faaliyetleriyle çok ilgilenmek iyi değil derler. kim dedi ki size engellediğin ölçüde güçlüsün diye? kararlı, keskin, gözü kara...
bir de sözlük bürokrasisini çok ciddiye almak vardır. uludağ sözlükte gammazlık vardı mesela eskiden. bedava 'ispiyoncu çalışan' ediniyordu böylece sözlük. patrona yağ çeken o eleman gibi bir şey oluyorlardı bedavadan. burada da editörlük var onun yerine. böyle şeyleri cumhurbaşkanı danışmanı olmuş gibi ciddiye almayın çocuklar. aman diyeyim deli edersiniz kendinizi. gururlanacak daha iyi şeyleriniz vardır muhakkak.
bir de sözlük bürokrasisini çok ciddiye almak vardır. uludağ sözlükte gammazlık vardı mesela eskiden. bedava 'ispiyoncu çalışan' ediniyordu böylece sözlük. patrona yağ çeken o eleman gibi bir şey oluyorlardı bedavadan. burada da editörlük var onun yerine. böyle şeyleri cumhurbaşkanı danışmanı olmuş gibi ciddiye almayın çocuklar. aman diyeyim deli edersiniz kendinizi. gururlanacak daha iyi şeyleriniz vardır muhakkak.
devamını gör...
durduk yere insanı mutlu eden şeyler
bir insanın başka bir insan hakkında güzel şeyler söylemesi.
devamını gör...
yazarların engellediği yazarlar
oytunkaran
gri tarantula
demetevgarısı
daha fazlasına hiç gerek yok *
gri tarantula
demetevgarısı
daha fazlasına hiç gerek yok *
devamını gör...
durduk yere insanı mutlu eden şeyler
küçük çocuklar içinden geldiği icin hediye hazırlıyor ya-böyle yaprakla kağıdı yapıştırmış, bantta sümük var, kağıda kaydırak çizmiş, bak seni çizdim diyor sıfır şakayla ve bir yerleri kırpmış tamamen estetik bir bakışla
durduk yere gelen öyle hediyeler aşırı mutlu ediyor
durduk yere gelen öyle hediyeler aşırı mutlu ediyor
devamını gör...
namaz kılmak
ahlaki hiç bir karşılığı olmayan bir harekettir. namaz kılmak insanı iyi yapmaz.
devamını gör...
illa bilgi başlıkları olsuncular
olsun olmaya yani herkes bilgi konuşsa ben ve diğer anketseverler sıkılır ve kendi sözlüğümüzü kurardır hürriyet ve itilaf şeklinde
nitekim sözlüğün kütüphanesi bile örümcek ağlarına dolanmış
neye, kime ve ne şekilde müdahalede bulunacağını bilemeyen binlerce mod bu uğurda helak olmuş
ben de isterim ilim bilim irfan yuvaları olsun her yerlerde karınca olalım hep
ama biraz da istemem sıkıcı gelir vikipedi gibi gelir
nitekim sözlüğün kütüphanesi bile örümcek ağlarına dolanmış
neye, kime ve ne şekilde müdahalede bulunacağını bilemeyen binlerce mod bu uğurda helak olmuş
ben de isterim ilim bilim irfan yuvaları olsun her yerlerde karınca olalım hep
ama biraz da istemem sıkıcı gelir vikipedi gibi gelir
devamını gör...