zaman tüneli
captain america
bugun itibariyle 20. yuzyildaki tum serilerini izledigim super kahraman (1944, 1979, 1979, 1990). ayriyetten bugun itibariyle en kotu filmini de izledigim super kahraman (1990). ayriyetten de bugun imdb sitesi uzerinden 10 uzerinden 1 verdigim ilk filmin konusu olan super kahraman. izledigim en rezalet film buydu su ana kadar. buna ragmen de yag gibi akti. kotu filmler cok kolay akiyor, cunku hicbi derinligi yok. hicbi derinligi olmadigi icin de uzerine dusunmeden izleyebiliyosun. bildigin youtube uzerinden yapilmis kaptan amerika parodi videosu gibi bi filmdi yani, disney channel'daki cocuk dizileri gibiydi. ama zaten film genel 10 bin dolar hasilat yapmis. 10 bin dolar. 3 milyon dolar butceyle cekilmis, iflasin esiginde cekilmis bi fiyasko. basrolunun bile sevmedigi bi film.
recep ivedik gibi filmler dahi bu filmden daha iyidir bile diyebilirim. en azindan mantikli bi olay orgusu var kismen. bunda o da yoktu. ama bi kez olsa bi kez daha izlerdim, sonucta bombos bi insanim, bolca zamanim var. evet.
recep ivedik gibi filmler dahi bu filmden daha iyidir bile diyebilirim. en azindan mantikli bi olay orgusu var kismen. bunda o da yoktu. ama bi kez olsa bi kez daha izlerdim, sonucta bombos bi insanim, bolca zamanim var. evet.
devamını gör...
allah razı olsun denilen kişiden allah'ın razı olmaması
hayata dair iç burkan detaylardandır. çevremde bana da denmiştir elbet bu söz. ama cenab-ı allah benden razı olmuş mudur derseniz hiç sanmam derim. tabii allah'ın bileceği iş. ama bazen bu gibi durumlar da yaşanıyor yani. hayat bu neticede.
ne dedim lan ben şimdi? neyse allah günah yazmaz inşallah.
ne dedim lan ben şimdi? neyse allah günah yazmaz inşallah.
devamını gör...
jeep
jeep renegade kullanan varsa memnuniyetini bana yazabilir mi acaba.
bir soru :)
bir soru :)
devamını gör...
bosch anneler günü reklamı
kaldırılmış bir reklam. mahalle baskıları içinde büyüyen ve bireyselleşemeyen türkler tabii ki mahallenin verdiği terbiyenin ötesine gidemezler. giderlerse gizliden giderler, açıktan gidemezler (gizliden de çok feci giderler)...
yani herkesi genellememek lazım gelmekle birlikte bu türden bir patolojiye sahip türk milleti ve devleti, böyle bir reklamı yasaklayabilir, şaşırılacak bişey yok. türkiye kanada değil, almanya değil...
yani herkesi genellememek lazım gelmekle birlikte bu türden bir patolojiye sahip türk milleti ve devleti, böyle bir reklamı yasaklayabilir, şaşırılacak bişey yok. türkiye kanada değil, almanya değil...
devamını gör...
eppur si muove (yazar)
devamını gör...
israil askerinden meryem ana'ya saygısızlık
olay, lübnan'ın güneyinde gerçekleşiyor. bir hristiyan köyünde bir israil askeri, hristiyanlar için kutsal olan meryem ana heykelinin ağzına sigara yerleştirmiş. olaya tepkiler çığ gibi büyüyor.
işte o rezil kare.

www.sozcu.com.tr/kirdiklar-...
işte o rezil kare.

www.sozcu.com.tr/kirdiklar-...
devamını gör...
yazarlara gelen son mesaj
"-merhaba tatlı kız
- yüksek dağın dumanı çok olur.
çal lan duman dağılsın.!"
biz de böyle bir avatarız işte...
- yüksek dağın dumanı çok olur.
çal lan duman dağılsın.!"
biz de böyle bir avatarız işte...
devamını gör...
eldivensiz ekmek veren fırıncı
bu başlık yüzünden fırıncı mahmut ağabeye kuruldum ve ona bir uyarlama yazdım. vücide mikrop da lazım...
kulağıma bir nida düştü, ekmek al ha ekmek al *
bizim fırının ekmeği, yanar ha yanar yanar *
elleri kıllı, bodur bodur, boneli saçları
nerelere gizlesin ağzındaki cigarasını?
kılına sağlık ustam ekmek çok güzel. biraz da sigara dumanlı. oh oh pek severim.
kulağıma bir nida düştü, ekmek al ha ekmek al *
bizim fırının ekmeği, yanar ha yanar yanar *
elleri kıllı, bodur bodur, boneli saçları
nerelere gizlesin ağzındaki cigarasını?
kılına sağlık ustam ekmek çok güzel. biraz da sigara dumanlı. oh oh pek severim.
devamını gör...
geçmiş geçmişte kalsın
geçmemişse zaten geçmişte kalamaz. geçtiği gün geçmişte kaldığı gündür. ak akçe kara gün içindir. sakla samanı gelir zamanı.
devamını gör...
sulu patates
son derece leziz, doyurucu ve oldukça da ekonomik(!) bir yemektir. kemikli et yahut kıyma etle de yapılır faforim kesinlikle kaburgadan yapılmasıdır. yanına da bir bulgur kalabalığı, bir de güzel bir yogurd, yeşil de biber anladın mı? kır kuru soğan kır bu saatten sonra kiminle öpüşeceğiz? allah allah dedi genç osman var mı böyle lezzet.
gösteriş aramıyoruz, damak zevki arıyoruz.
gösteriş aramıyoruz, damak zevki arıyoruz.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
aslında çok şey var da bazen susmak hak edenlere en iyi cevaptır.
devamını gör...
geçmiş geçmişte kalsın
bir temenni...
olabiliyor mu? bazen olamıyor. ben geçmişi geçmişte, bu günü bu günde, yarını da yarında bırakabilen biri değilim. time is a flat circle diyerek savrula savrula yaşıyorum hortumlarda tsunamilerde.
olabiliyor mu? bazen olamıyor. ben geçmişi geçmişte, bu günü bu günde, yarını da yarında bırakabilen biri değilim. time is a flat circle diyerek savrula savrula yaşıyorum hortumlarda tsunamilerde.
devamını gör...
patlıcan kebabı
şu anda karşımda oturan ablamın gözlerini dolduran yemek.
ben bir yıldır mortal kombat 2'yi beklemişim, bugün vizyona giriyor diye önden bilet almışım sabahtan beri zor duruyorum.
kız bana gelmiş diyor ki (patlıcanlı kebap için) uzun zamandır beni bu kadar heyecanlandıran bir şey olmamıştı. iyi ki hayatımda biri yok, şimdi sevgilim olsa ben adamın yanında bunu nasıl yiyeyim kcf...
derdin bu olsun ablam benim. ben kebap seven enişte bulurum kendime...
ben bir yıldır mortal kombat 2'yi beklemişim, bugün vizyona giriyor diye önden bilet almışım sabahtan beri zor duruyorum.
kız bana gelmiş diyor ki (patlıcanlı kebap için) uzun zamandır beni bu kadar heyecanlandıran bir şey olmamıştı. iyi ki hayatımda biri yok, şimdi sevgilim olsa ben adamın yanında bunu nasıl yiyeyim kcf...
derdin bu olsun ablam benim. ben kebap seven enişte bulurum kendime...
devamını gör...
saba tümer
muzip bir kahkahası var. böyle şen kadınlar iyidir. pis bir damarı da var gibi ama napim onu saba'yı alan düşünsün.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
geçen hafta geldiğim pub'a geldim.
yine en kalitesiz fıstığımı ve cağnım carlsbergimi söyledim.
en tenha sayılabilecek köşeme geçtim.
arada bir ekranda gösterilen türlü sporlara dalıyorum, arada insanları gözlemliyorum, arada etrafı dinliyorum, bazen dışarıdaki insanları izliyorum , bazen de biramın köpüğünü izliyorum boş boş vs.
genel anlamıyla şu andan keyif alıyorum.
yan masamda da sevgili mevzusu konuşuluyor, şu an kafam o mevzuları hiç kaldıramayacağı için dinlemeyi reddediyorum.
az bi şey dinledim fakat çok karışık konularmış zaten, neyse.
kulaklığımda da three days grace abilerden karışık bir şeyler çalıyor, hangisi denk gelirse işte.
ama yine de ilgi çekici bir mevzunun konuşulma ihtimaline karşı son ses dinlemiyorum, etrafı da duyuyorum aynı zamanda.
bunları da anlatıyorum ki insanlar sapık olduğumu düşünmesinler diye.
'insanlarla iletişimi sevmesem de insanları seviyorum , izlemeyi de seviyorum ve hayır sapık değilim' cümlesini insanlara anlatabilmek çok zor geliyor.
sadece gözlem seviyorum.
bir tespit falan da yapmıyorum, öyle boş boş gözlemliyorum.
ne bileyim analatabileceğim çok fazla hikaye çıkıyor insanlardan.
bende hikayeli bir yaşam tarzı olmadığı için hikayesi olanları gizlice dinlemek hoşuma gidiyor.
öyle işte, yoksa asla sapıklığımdan değil.
bunları da neden anlatıyorum bilmiyorum, son zamanlarda kendimi açıklama konusunda daha çok kaygılanıyorum sanırım.
o yüzden yanlış anlaşılıyorum.
o yüzden daha da kaygılanıyorum.
ve daha da çok yanlış anlaşılıyorum derken o döngüde debeleniyoruz.
debelenme kelimesini de çok severim bu arada.
nedenini sormayın.
yine en kalitesiz fıstığımı ve cağnım carlsbergimi söyledim.
en tenha sayılabilecek köşeme geçtim.
arada bir ekranda gösterilen türlü sporlara dalıyorum, arada insanları gözlemliyorum, arada etrafı dinliyorum, bazen dışarıdaki insanları izliyorum , bazen de biramın köpüğünü izliyorum boş boş vs.
genel anlamıyla şu andan keyif alıyorum.
yan masamda da sevgili mevzusu konuşuluyor, şu an kafam o mevzuları hiç kaldıramayacağı için dinlemeyi reddediyorum.
az bi şey dinledim fakat çok karışık konularmış zaten, neyse.
kulaklığımda da three days grace abilerden karışık bir şeyler çalıyor, hangisi denk gelirse işte.
ama yine de ilgi çekici bir mevzunun konuşulma ihtimaline karşı son ses dinlemiyorum, etrafı da duyuyorum aynı zamanda.
bunları da anlatıyorum ki insanlar sapık olduğumu düşünmesinler diye.
'insanlarla iletişimi sevmesem de insanları seviyorum , izlemeyi de seviyorum ve hayır sapık değilim' cümlesini insanlara anlatabilmek çok zor geliyor.
sadece gözlem seviyorum.
bir tespit falan da yapmıyorum, öyle boş boş gözlemliyorum.
ne bileyim analatabileceğim çok fazla hikaye çıkıyor insanlardan.
bende hikayeli bir yaşam tarzı olmadığı için hikayesi olanları gizlice dinlemek hoşuma gidiyor.
öyle işte, yoksa asla sapıklığımdan değil.
bunları da neden anlatıyorum bilmiyorum, son zamanlarda kendimi açıklama konusunda daha çok kaygılanıyorum sanırım.
o yüzden yanlış anlaşılıyorum.
o yüzden daha da kaygılanıyorum.
ve daha da çok yanlış anlaşılıyorum derken o döngüde debeleniyoruz.
debelenme kelimesini de çok severim bu arada.
nedenini sormayın.
devamını gör...
merhaba tatlı kız
bakin bunu onceden soylemistim. buraya makarasina faceapp'ten kendimi kiz olarak shopladigim fotoyu yuklemistim ve buradan bir yazar buna karsilik ''gorusuruz guzel kiz'' demisti.
daha kotuleri var basligin sahibi yazar.*
daha kotuleri var basligin sahibi yazar.*
devamını gör...




