zaman tüneli

nesil kısmı tamam da birey olarak ben değilim. ilk çıktığında benim bütçeme göre pahalıydı. ikinci el erikson alabilmiştim ben.
devamını gör...

hamileyim.
devamını gör...

atatürk'lüyüm.
devamını gör...

ben. korkularımı hiç rahatsız etmem. ona saygı duyar yolumu değiştiririm.
devamını gör...

ikisini kıyaslamak ve taraf olmak yerine ilk dönemlerinden prime dönemlerinin sonuna dek izlemenin hazzını hissediyorum düşündükçe.
devamını gör...

hayatın içindeyken ve kaybedecek şeyin çok ise korkuların da o derece fazla ve etkili oluyor. hayata tutunma konusunda zayıfsan ve kaybedecek şeylerin azaldıysa o kadar da korkmadığını fark ediyorsun. bazen de zamanında korktuğun şey o kadar çok başına gelir ki duyarsızlaşırsın.
devamını gör...

hahaha tamam kafam taş gibi sağlam diyemem. gerektiğinde ilaç kullandığımı da saklamam. ama toplumda öyle insanlar var ki tedavi olmayı zayıflık sayıyorlar. öfkesini kişilik, manipülasyonu zeka, vicdansızlığı güç sanıyorlar. deli damgası yememek için sadece maskelerini daha iyi taşıyorlar.
zaten modern insanın en büyük yeteneği normal görünmek.. kafasındaki kırıkları bastırıp işe gitmek, gülmek, sohbet etmek… sonra bir bakıyorsun herkes birbirine zarar veriyor ama kimse hasta olduğunu kabul etmiyor. neysee.. belki de gerçekten normal insan yoktur sadece semptomlarını daha iyi saklayan insanlar vardır.
devamını gör...

devrimci demokratım. kalbim hep sol diye attı. son nefesime kadar atacak da.
devamını gör...

freud seni tanısa sevmezdi.swhswh
devamını gör...

‎gözlerimin içine bakma,
‎bakma; istemiyorum.
‎hasretle tutunduğum o gözleri,
‎şimdi bizden geriye kalan boşlukta göremiyorum.

‎​sesin...
‎bir gece yarısı, gök gürültüsüyle
‎yağmuru yalnızlığa perçinlemek gibiydi.

‎​elimi tutma.
‎mevsimi gelmeden çiçek açtıran o ellerin,
‎kalbime değdiğinde neden yara açıyor?
‎gündüzü güneşe küstüren sen,
‎şimdi sabahlarımı da yok ettin.

‎​gece, dışarının sessizliğini dinlerdim eskiden;
‎şimdi içim dışarıdan çok daha gürültülü.
‎sanki kıyamet kopuyor zihnimin coğrafyasında;
‎devletler kuruluyor, şehirler yıkılıyor,
‎tarihler yeniden yazılıyor içimde.

‎​seni hangi merminin soğukluğuyla tarif etsem, bilmiyorum.

‎​gülme sakın, bakma yüzüme.
‎mevsimi geçen çiçeklerin soluşu gibi,
‎senin de gülüşün soldu artık.
‎şimdi söyle bana;
‎hangi cümlemde kendinden utanır oldun?
devamını gör...

freud sizleri tanısa severdi.swshswh
devamını gör...

“bir ölür bin dirilir” çok da şey etmeyin…
devamını gör...

loving vincent gibi unutulmaz bir filmle tribute ettiğimiz ressam.
film gerçekten çok kalp kırıcı ama bir o kadar da etkileyici idi.

ben ressamın kendisinden değil hayatını anlatan filmden , hatta benim için merkezde duran film müziği starry starry night şarkısından bahsedicem. sözleri don mclean 'e ait bu şarkıyı julio iglesias 'tan josh groban 'a kadar bir kaç şarkıcı seslendirmiş , ama beni en çok filmde kullanılan ve lienne la havas tarafından seslendirilen versiyonu etkiledi. birde şarkı sözlerinin gerçekçiliği . vincent van gogh bir insan olarak samimi bir acı çekmiş, bu acı bence hepimizin hayatının bir döneminde kendisiyle ilişkilendirebileceği bir acı. bir başka insanı anlamamızı sağlayan bir acı .

gizli bakınıza aldığı bölüm ise şarkının beni her dinlediğimde ağlatan en yakıcı bölümü , çünkü bu sözler vincent'in gerçeği.
bence bu sözler bize onun hakkında yorum yazarken , ruhsal hastalıkları vardı diyerek vincent'i bir kez daha öldürmeden önce durup düşünmeyi , onun bu dünya düzenine neden uyum sağlayamadığını anladığımız , ancak bize ait olan acıları , anları hatırlatmalı.

starry, starry night
paint your palette blue and grey
look out on a summer's day
with eyes that know the darkness in my soul
shadows on the hills
sketch the trees and the daffodils
catch the breeze and the winter chills
ın colors on the snowy linen land
now ı understand
what you tried to say to me
and how you suffered for your sanity
and how you tried to set them free
they would not listen, they did not know how
perhaps they'll listen now
starry, starry night
flaming flowers that brightly blaze
swirling clouds in violet haze
reflect in vincent's eyes of china blue
colors changing hue
morning fields of amber grain
weathered faces lined in pain
are soothed beneath the artist's loving hand
now ı understand
what you tried to say to me
and how you suffered for your sanity
and how you tried to set them free
they would not listen, they did not know how
perhaps they'll listen now
for they could not love you
but still your love was true
and when no hope was left in sight
on that starry, starry night
you took your life, as lovers often do
but ı could've told you, vincent
this world was never meant for one as beautiful as you

starry, starry night
portraits hung in empty halls
frameless heads on nameless walls
with eyes that watch the world and can't forget
like the strangers that you've met
the ragged men in ragged clothes
the silver thorn, a bloody rose
lie crushed and broken on the virgin snow
now ı think ı know
what you tried to say to me
and how you suffered for your sanity
and how you tried to set them free
they would not listen, they're not listening still
perhaps they never will
devamını gör...

djokovic yetenek olarak federer ve nadal'dan benim için geridedir. mental güç olarak öne fırlamıştır.
devamını gör...

insanlar tarih boyunca buldukları her yeri karalamış, resim yapmış, iz bırakmış. sözlükler de bizim modern mağaralarımız. insanın kendini ifade etmesi misyonuna hizmet ettiği sürece ömrü tükenmez. belki bir zaman sonra değişim geçirir yerini başka mecralara bırakır. bilemiyorum.. ancak insanın kendini anlatması bitmez.
normal sözlük özelinde konuşursak, yoldaşın devam etme kararlılığına bağlı durumu.. desteklediği sürece yazanlar da çıkar illa ki..
devamını gör...

2002'de telefonumdu, ben biraz fazla gezip tozmaya başlayınca annem aria sim kart ile beraber alıp cebime koymuştu ikinci ellerden bir tane. o dönem 12 yaşında heyecanlı bir gençtim tabii, 160 karakter smsler, çaldırıp kapatmalar, dünya kupası coşkusu, kızlara iyiden iyiye ilgi duymalar, bir sms ile kalbin gümbür gümbür attığı o dönem...
devamını gör...

olacaklar belli recep tayyip erdogan ne yapar eder anayasayi degistirip tekrardan kendi adayliginin önünü acar. tüm bunlar olurken chp'de kemal kilicdaroglu kurultay yapmadan görevinde olursa cikaracagi aday fark yiyecektir.
devamını gör...

alttaki görselde sağdaki vahdettin, diğerini hepiniz tanıyorsunuz: yani o da "halka neler vadettin, sonra her şeyi mahvettin" kişisi. (bkz: sana söz)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

vücut kitle indekslerimizi birleştirelim mi?
devamını gör...

psikolojik ilaclar komple sikinti birakmasi da zor bagimlilik yapiyor. rahatlattigi icin insani bünye alisiyor bir yerden sonra. bunu sadece psikolojik sorunlari olanlar bilir.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim