zaman tüneli

yenigün bayramı ya da ergenekon bayramı, 21 martta türklerin ergenekon'dan çıkışını kutladığımız ulusal ve dini bayramımızdır.

(bkz: ergenekon destanı)
devamını gör...

avrupa ' nın ve almanya ' nın en önemli sanat galerilerinden. ana kolleksiyon , sanatseverlerin dibini düşürecek kadar zengindir, ana kolleksiyon hep oradadır. bunun yanında bir de misafir kolleksiyonlar getirirler, onu da çok iyi seçerler. almanlar akraba-ahbap konularından hiç anlamadıkları için ehliyet liyakat geçerlidir ve buna binaen çok güzel kolleksiyonlar getirirler.

ben ana kolleksiyonun bir hayranıyım. her gittiğimde yeni bir şeyler keşfederim. geçen gittiğimde örneğin nolde tabloları var, çok değişik renklendirmeler dikkatimi çekti.

şaka filan değil bir kaç cézanne da staatsgalerie de asılı. ve tabii 11 ya da 12 picasso var orada, 3 tanesi çok ünlü. mesela " la violon - keman" kübizmin simgelerinden, paris de new york da ya da londra da değil, stuttgart da asılı !!

stuttgart 21 diye şehrin yarısını kazmasalardı yürüyerek 10 dk lık mesafeydi tren garından. ama şimdi en az yarım saatlik yürüyüş mesafesinde. yürünür ama.

louvre gibi 22 euro da değil giriş, indirim var bana, kartım var çünkü bana 5 euro, size de 8 euro filan. 10 euro değil.

yolu stuttgart ' a düşen bu önemli müzeyi atlamasın.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir yerlerde yanlış yapan insandır. eğer iyi olanı icra ediyorsanız mutlaka kötü birileri size düşmanlık edecektir.
devamını gör...

türkçe ezan, ülkemizde tekrardan sosyal hayata girmesi gereken zaruri bir öğedir. türkiye'de hiçbir sebepten ötürü arapça ezan, hutbe, vb. dini çağrılar yabancı bir dilde okunamaz. vaizlik, ancak muhatap alınan milletin dilinden konuşmakla mümkün olacaktır ve herhangi bir sebepten ötürü yabancı dildeki bir nüshaya kutsiyet affetmek o yabancı dile karşı boyun eğmek, onun değerini kendi dilinin değerinden üstün görmekle sonuçlanır.
devamını gör...

standartlarının o kadar düşüp düşmediğini tartarsın her açışında.

yoksa içindekilerin değişmediğini biz de biliyoruz.
devamını gör...

emperyal düzende çok ulusluluk, emperyalizmin kendisinden doğan bir zorunluluktur. genişlemeci ve hükmedici politikalara sahip bir ülke birden fazla ulusa ev sahipliği yapmak zorundadır. ayrıca ekonomik olarak büyüyen ve bu büyümeye işçi yetiştiremeyen emperyal devletler de dışarıdan işçi getirmeye mecburdur. dolayısıyla emperyalizmin ırkçılıkla eşzamanlı yürütülmesi mümkün değildir. etnik hiyerarşi, genellikle emperyal devletlerin asıl realitesidir. etnik hiyerarşinin sağlandığı bu devletlerde azınlık halklara zulmedilmez fakat kurucu ulus kadar güçlenmelerine de izin verilmez. bu sistem osmanlı imparatorluğunda, moğol imparatorluğunda, britanya imparatorluğunda kusursuz işlemiştir. lakin selçuklularda farslar haddinden fazla güçlendiği için sistem bozulmuş ve devlet yıkılmıştır. osmanlı, bu işi en akıllıca çözen devletti şüphesiz. zira devşirmeler ve türkler birbirini dengeleyecek şekilde ayarlanmıştı. böylelikle türkler birleşip padişaha isyan edemeyecekti, ya da devşirmeler birleşip türkiye devletini ortadan kaldıramayacaklardı.
devamını gör...

süreğen olarak hipertiroidi, bazı cilt rahatsızlıkları ile skolyoz+boyun düzleşmesi* var. böyle yazınca da bi yaşlanma hissi geldi be…
devamını gör...

bunu soranı da engelleyip geliyorum.
devamını gör...


politicians hide themselves away
they only started the war
why should they go out to fight?
they leave that all to the poor,
devamını gör...

ne bileyim
kıştan kalma yogacı kız vardır belki
devamını gör...

128 tane engellemişim
dmde kendşme yürüyprum
sürdürülebilirlik bunu gerektşrir
devamını gör...

bu soruya verilecek cevabım evrimsel biyolojik ve antropolojik bağlamda şu şekilde olacaktır;

erkekler aslında sürekli acıktıkları için değil, boş durduklarında karşı koyamadıkları bir avlanma dürtüsüyle yüzleştikleri için buzdolabını devamlı kontrol ederler. bir hedefe ulaşmak, yemeğe ya da hayvan kürküne erişmek arzusu o kadar derinde kök salmıştır ki farkında olmadan bütün gündelik aktivitelerimizi etkiler. örneğin video oyunları, tamamıyla erkeklerin avlanma dürtülerini manipüle edip onları sahte bir avın peşine düşürmek üzerine kuruludur.
devamını gör...

cesurlarını zaten görüyoruz, yanına koyduğumun malı diyerek engelliyoruz.
bir de bunun korkak olanları var, bambaşka rollere bürünüp masum yazar ayağı yapıyorlar...
onları zaten komple engelliyoruz.
devamını gör...

40 adet.
devamını gör...

bez bebek nana’yı ve burada vegas nickiyle takılan, uludağ sözlükte true nickiyle bilinen şahısı engelledim sadece.

başka kimseyle sorunum olmadı.
devamını gör...

genel müdürümüzün ağzından ilk defa “teşekkür ederim” cümlesini duydum. başıma taşlar yağacak.. inanamıyorum.. bismillahirrahmanirrahim..
bu kadar şaşırma nedenim ; aşırı ters bir adam ve kaç kere odasından ağlayarak çıktım. böyle şeyler beklemiyordum.
devamını gör...

(bkz: sarhoş cemil tarikatı)
devamını gör...

yapay zeka tanımlar bana normal tanımlardan daha eğlendirici geliyor bu aralar hayırdır inş.
devamını gör...

emine pir zola ukdesidir..

"bir arkadaşımın başına gelmişti" tarikatı, insanlığın en eski savunma mekanizmalarından biridir..
bu arkadaş gizemlidir.. çoğumuz bu arkadaşı duyarız ama hiç birimiz onu tanımaz.. o kadar yoğun bir yaşam sürmektedir ki memleketin bütün komik, utanç verici ve akıl dışı olayları dönüp dolaşıp onun başına gelir..

genelde cümleye böyle başlayanlar;
kendi yaptığı şeyi anlatırken kimliğini gizleme ihtiyacı duyanlar olabilir, rezil olduğu bir anıyı doğrudan sahiplenmeye cesaret edemeyenler olabilir yada bu cümle kalıbını kullanarak hikayeyi kendilerinden bir adım uzağa koyup nabız yoklayanlar da olabilir.. düşündükçe bunu kullanma amaçları da çeşitleniyor aslında.. karşısındaki insana bir arkadaş üzerinden örnek verirken "sende yap da sende gör" gözdağını da vermek isteyebilirler..

aslında hepimiz biliriz , bu üstü örtülü bir itiraftır yada o an karşıdaki insana bu mesaj verilmelidir..
anlatan da bilir, dinleyen de bilir..

o zaman gelsin
"bir arkadaşımın başına gelmişti"
.......................................................
devamını gör...

asaleti ve soylulugu, hatta safligi ve guzelligi, paranin getirdigi maddesel ogelerde aramak, kole zihniyetle beraber gelen bir yorumdur. gercek sanatcilar, isleyisin bu sekilde olmadigini iyi bilir.

ote yandan, dunya'daki carpik duzen, cogunlukta olan bu kolelere uygun olarak bicimlenmistir. onlara gore, parayi veren dudugu de calar.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim