zaman tüneli

anadolu ailesinde şöyle senaryo da geçer :

mutfak dar, tezgah yok.
_kim döktü unu?!_
çocuk kaşığı yaladı, azar işitti.
baba _ne zaman olacak bu?_ diye sordu.
anne _sen hiç yardım etmeden konuşma_ dedi.
puding yandı ama yine de yendi.

ana konuya gelirsek, o reklamlardaki aile,
türkiye'de hiçbir evde yaşamıyor.
ama herkes o pudingden alıyor.
belki o huzuru satın alabiliriz diye.
devamını gör...

valla çevremde olsa bulucam.
devamını gör...

"son feci bisiklet" deyince karşındaki kişi
ya güler, ya _ne demek bu?_ diye sorar,
ya da anında merak edip dinlemeye başlar.
üçü de yerinde tepki.
devamını gör...

yapay zeka ile beraber geri geldiğini düşündüğüm sistem.

kırbaç getirin köle çalıştıracağım.
devamını gör...

anlatan kişiyseniz susup karşıdakinin fark etmesini sağlamak gerekir. fark ettiğinde de konuşmamak lazımdır. sakin bir ifadeyle bakıp gülümsemek onu yerin dibine sokacaktır. mimiklerinden nasıl kıvrandığını okumak mükemmel oluyor.
devamını gör...

en gariban sanatçılardan birisidir.

ömrü boyunca borç ile geçinmiştir. aldığı parayı resim malzemelerine yatırmış, kulağını kesmiş ancak bu acılar resimlerinden para kazanmasına yetmemiştir. öldükten sonra kıymete binmiştir. çağdaş sanat adı altında yapılan zırvalıkları görse kalp krizinden ölürdü garibim. şu an karşıma gelse sımsıkı sarılıp alnından öperim.
devamını gör...

metropol hayatının tek dışsal mekanın haline gelmiş avm'lerle ilgili dizi, film ve benzeri üretim yok gibi geliyor bana. bilmem yanılıyor muyum?

artık hayatın aynalarına girmeli bu mekanlar ve olayları...
devamını gör...

birisi yıllarca akp'lileri diğeri yıllarca chp'lileri kandırmıştır.
devamını gör...

son yazdığım öyküyü sizinle paylaşmak istiyorum. güzel dinlemwler

open.spotify.com/episode/2q...
devamını gör...

sanki bu ülkeden değillermiş gibi gelir hep. yüzleri beyaz, konuşmaları ve ses tonu ılımlı, hâl ve hareketleri ülkelerinde hiçbir olağanüstü gündem yaşanmıyormuş gibi rahattır. evlerindeki mutfak bile hep aynıdır. bahçeye bakan, geniş, ferah ve tezgâhı büyük mutfakta puding malzemeleri masaya dizilmiş, baba pudingi hazırlama görevini üstlenmiş, çocukları sevgi ve coşku içinde gidip babalarına arkadan sarılıyor, baba bu sevgi isteğine dayanamayıp iki çocuğuna sarılıyor. aralarında müthiş bir sevgi yumağı oluşuyor. çocukların ikisi de kızdır bu arada mutlaka. puding reklamlarında erkek çocuk oynamaz. oynarsa nadiren oynar ki onun da yüzü beyaz, saçları açık renklidir. anne bu sevgi yumağını uzaktan görür ve kollarını birbirine bağlayarak uzaktan hayran hayran gülümser.

bu sessizlikle ve sakinlikle bezenmiş ortamı anadolu ailelerinde asla tahayyül edemiyorum. böyle evlerde puding yapılacak olsa mutlaka çatlak ve karışık sesler, süreci aksatacak aksilikler ve tatlı sert atışmalar olur.

baba: lan zındık, iyice karıştır onu topaklanmasın bak.
çocuk: tamam baba ya, yapıyorum işte hızlı hızlı.
anne: bey elleşme çocuğa bırak hevesini alsın.
baba: aferin lan öğreniyorsun bu işi, masterchef'e katılsın, kaşık attırmazsa adım şecaattin değil.
çocuk: ya baba dalga geçme.
baba: sus lan :)

yani ben hiçbir anadolu evinde çekirdek ailenin pudingi sessiz ve huzurlu biçimde bitirip sonunda da birbirine sarılarak mutlu aile pozu vereceğini zannetmiyorum. kafamda canlanmıyor öyle bir sahne. anlıyorum ki puding sadece kafasında bazı savaş ve çekişmeleri bitirmiş, hayatı ustalıkla çözmüş ve bir araya gelip huzurlarını birleştirerek evlerinde birer derviş gibi yaşama niyetindeki avrupaî ailelerce yapılmalı. en çok onlara yakışır puding yapımı.
devamını gör...

bana az önce sürreal bir karısın dendi!
devamını gör...

canım sıkkındı, dışarda bir bankta oturuyordum. baya bi oturduktan sonra eve döndüm ama bi eksiklik hissi var icimde. biseyi unuttum diyorum ama aklima gelmiyor. ertesi gün gittiğim yerde motoru unuttuğumu farkettim, baya baya motoru birakip kaskı alıp eve gelmişim. kosa kosa gittim aldim tabi, kimseye de söyleyemedim utancimdan.
devamını gör...

adı "bestesu" olan biri konuşuyordu salaklığına güldüm sonra adını da öğrenince bi daha kahkaha attım. bestesi bırak bu işleri senden fenomen olmaz, radyocu hiç olmaz.
devamını gör...

hanım.
devamını gör...

biz üç kişiydik. şeycan, neydi onların adı ya.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tencere yemeği kokacak evde...
devamını gör...

kendime müthiş bir ton balıklı sandviç hazırladım. birazdan bisiklet sürmeye çıkacağım. yorulunca minik bir piknik yapıp sandviçimi yiyeceğim. kulaklığımın da şarjı tam. heyecanlandım resmen.
devamını gör...

kime göre neye göre? aileden maddi sıkıntısı olmayan için tam tersine aileden uzak ve özgür bir hayat oluyor. benim için önemli bir eşik miydi? evet çünkü ben 24 saati 3-4 saatlik uyku ile tamamlarken gece boyu dışarıda göt atıp sabah derse keyfi gelmeyen arkadaşlarım vardı mesela.
devamını gör...

yaşamın dönemlerini düşünürken kavranan durum saptanması dır.

bir başınalık, ebeveynsiz ayakta kalma, kişisel bütçe yönetimi, dış yönetsel güçlerle kişisel mücadele* ve benzeri yüzleşmelerin yaşandığı bu yıl önemli bir eşiktir. herkes atlar sonra unutur bir ben unutmam ve unutturmam. pehhh

bu yılı halledemeyip evine dönen insanlar olmuştur. bu yılı halledince edindiği özgüvenle okulu bırakıp iş hayatına atılanlar da olmuştur. eşik işte...
devamını gör...

an itibarıyla canımın deli gibi çektiği lanet olasıca şeydir.
acilen benim olmalısın bebeğim
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim