zaman tüneli

sokaklarda evsiz dolaşırken yaptığı tablolar 20 dolar ederdi. bugün baksan 50-100 milyon arasında satılıyor. sanatçı öldükten sonra zengin olur. bu kural bozulmadı.
devamını gör...

gece gece yüzünüze vurduğum için özür dilerim
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

“o da benim şekerim” diyorum, hıncal uluç gibi gülüyorum ve başlığı terk ediyorum.
devamını gör...

demedim mi demedim mi?
gönül sana söylemedim mi?
devamını gör...

jeff buckley yorumunun orjinalinden daha güzel olduğu bir leonard cohen şarkısıdır.

şarkının türkçe meali şudur:

well ı heard there was a secret chord
duydum ki gizli bir akor varmış

that david played, and it pleased the lord
davut'un çaldığı ve tanrı'nın hoşuna giden

but you don't really care for music, do ya?
ama sen pek müzikle ilgilenmiyorsun değil mi?

well it goes like this
şarkı şöyle

the fourth, the fifth
dörtlüsü,beşlisi

the minor fall and the major lift
minöre düşüyor,majore çıkıyor

the baffled king composing hallelujah
şaşırmış kral yakarış'ı besteliyor

hallelujah

well your faith was strong but you needed proof
inancın güçlüydü ama kanıt istiyordun

you saw her bathing on the roof
onu çatıda banyo yaparken gördün

her beauty and the moonlight overthrew you
onun ayışığındaki güzelliği ayaklarını yerden kesti

and she tied you to her kitchen chair
seni bir sandalyeye bağladı

and she broke your throne and she cut your hair
tacını kırdı,saçlarını kesti

and from your lips she drew the hallelujah
ve dudaklarından yakarışı aldı

hallelujah


well baby ı've been here before
belki daha önce buraya gelmiştim

ı've seen this room and ı've walked this floor
bu odayı biliyorum,bu yerde yürümüştüm

(you know)ı used to live alone before ı knew ya
(biliyorsun)seni tanımadan önce yalnız yaşardım

and ı've seen your flag on the marble arch
mermer kemerde bayrağını gördüm

and love is not a victory march
aşk zafer kazanılacak bir yürüyüş değil

ıt's a cold and it's a broken hallelujah
soğuk ve kırık bir yakarış'tır

hallelujah


well there was a time when you let me know
what's really going on below
bana neyin gerçek olduğunu ve aşağıda neler döndüğünü anlattığın zamanlar vardı

but now you never show that to me do you?
ama şimdi bana bunları göstermiyorsun değil mi?

but remember when ı moved in you
ve hatırlıyorum sana sığındığım zamanlar

and the holy dove was moving too
kutsal güvercin de hareket ediyordu

and every breath we drew was hallelujah
ve aldığımız her nefes bir yakarış'tı

hallelujah

well maybe there's a god above
belki yukarıda bir tanrı var

but all ı've ever learned from love
fakat aşktan öğrendiğim tek şey

was how to shoot somebody who'd out drew ya
silahını senden önce çeken birini nasıl vuracağın oldu

and it's not a cry that you hear at night
ve bu gece duyabileceğin bir haykırış değil

ıt's not somebody who's seen the light
ışığı görmüş birisi değil

ıt's a cold and it's a broken hallelujah
soğuk ve kırık bir yakarış'tır

hallelujah



kaynak: garaj.org
devamını gör...

aşk kaç beden giyer? *
devamını gör...

bugün 133 gb hafıza boşalttım yani çekmemek inş
devamını gör...

ben de o kulübe üyeyim. (bkz: gaziantep)*
devamını gör...

(bkz: jean-michel basquiat)
devamını gör...

sözlük fotoğraf hiyerarşisi :
günbatımı - hayat güzel.
deniz - huzur arıyorum.
ağaç - doğayla bütünleştim.
bulut - artık yukarıya bakıyorum, aşağıda bir şey kalmadı.
devamını gör...

bir keane şarkısı. türkçe meali şudur.



[verse 1]
boş bir arazide yürüyordum
patikayı avcumun içi gibi biliyordum
dünyayı ayaklarımın altında hissettim
nehir kenarında oturdum ve bu beni tamamladı

[pre-chorus]
oh, basit şey, nereye gittin?
yaşlanıyorum ve tutunabileceğim bir şeye muhtacım
öyleyse söyle ne zaman kalbini bana açacaksın
yoruluyorum ve biryerden başlamam gerek

[verse 2]
düşmüş bir ağaca rastladım, dalların bana baktığını hissettim
eskiden sevmiş olduğumuz yer burası mıydı?
hayalini kurduğum yer burası mıydı?

[pre-chorus]
oh, basit şey, nereye gittin?
yaşlanıyorum ve tutunabileceğim bir şeye muhtacım
öyleyse söyle ne zaman kalbini bana açacaksın
yoruluyorum ve biryerden başlamam gerek

you might also like
tek başıma
semicenk
b.
anıl emre daldal
meet the grahams
kendrick lamar
[chorus]
eğer bir dakikan varsa, neden konuşmak için sadece bizim bildiğim bir yere gitmiyoruz?
bu her şeyin sonu olabilir
öyleyse neden gitmiyoruz;
sadece bizim bildiğim yere?
sadece bizim bildiğimiz yere?

[pre-chorus]
oh, basit şey, nereye gittin?
yaşlanıyorum ve tutunabileceğim bir şeye muhtacım
öyleyse söyle ne zaman kalbini bana açacaksın
yoruluyorum ve biryerden başlamam gerek

[chorus]
eğer bir dakikan varsa, neden konuşmak için sadece bizim bildiğim bir yere gitmiyoruz?
bu her şeyin sonu olabilir
öyleyse neden gitmiyoruz?
öyleyse neden gitmiyoruz?
ooh-aah, oh

[outro]
bu her şeyin sonu olabilir
öyleyse neden gitmiyoruz;
sadece bizim bildiğim yere?
sadece bizim bildiğimiz yere
sadece bizim bildiğimiz yere...
devamını gör...

böyle kendi tarzını yaratan insanların hastasıyım
rönesans ressamları çükümü yesin
sanat budur
öyle her şeyi olduğu gibi ben de çizerim
hatta yapay zeka da çiziyor şimdi
ama hiçbir yapay zeka baskiya olamayacak
devamını gör...

ankara'nın simgesi mi, yoksa fazla mesai yapan bir reklam panosu mu olduğu tartışıldı.
bu ülke öyle bir yer ki insanlar aynı fikirde olamadıkları şeyler listesine bir tabelayı da eklemeyi başardı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

vnl'in en zayıf takımlarından birine karşı rahat bir maç çıkarıyor takımımız, rakip savunmada çok zayıf maalesef şu an için sette farkı açamadık başa baş gidiyor ancak maçın 3-0 biteceğini düşünüyorum.

edit: manşette düşüp son bölümde top karşılamayıp blok sayıları verince 2-1 oldu skor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bilegimin ustunde yumru gibi bisey var yedi aydan fazladır. ganglion kisti oluyomus. icinde sıvı birikmis cart curt. zararsızmıs ama bilegimi cok yordugumda bazen agrıyo falan. cerrahi tedaviyle kesin cozum alınıyomus ama cerrahi denince korkuyorum o yuzden benimle olucak hep canım kistim.
devamını gör...

kavunu tek geçerim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insan bazen gerçekten de yaşamaktan çok tutunuyormuş gibi hisseder:
faturaları öder,işe gider, uyur,uyanır,bir sonraki günü çıkarır.
böyle zamanlarda hayat, yaşanan bir maceradan çok sürdürülen bir nöbet gibidir.

ama sonra bazen çok küçük şeyler olur:
sabah erken saatte içilen bir çay,
uzun bir otobüs yolculuğunda camdan dışarıyı seyretmek,
eski bir şarkının çalması,
deniz kokusu,
yıllardır görmediğin birinin gülümsemesi...
işte o anlarda insan sadece tutunmuyor, gerçekten yaşıyor.
devamını gör...

kesin alın
devamını gör...

9-10 yaşımdan beri formula 1'i takip ediyorum. bunu daha etkili hale getirmek için şöyle söyleyeyim; alonso'nun schumi'yi tokatladığı yılı hatırlıyorum. vettel'in çaylak sezonunu ve redbull ile gelen 4'lemesini. çocukluk kahramanım schumi'nin dönüşü. hamilton, max, bal porsuğum ve niceleri...
kimi'den daha çok heyecanlandıran pilotlar oldu ve olacak ama ben bu çocuğu izlerken heyecanlanmıyorum. gayet sakinim "evet, yapacak" diyerek izliyorum ve keyfini çıkıyorum. bu haliyle adaşı buz adamı hatırlatıyor.
(bkz: kimi raikkonen)
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim