zaman tüneli
pavyona giden insan
yaş kırkı geçince pavyonun cazibesi değil, yatağın cazibesi artıyor. neon ışığı değil, gece lambası yeter artık.
devamını gör...
diko tarzı sözlük yazarları
bıyık bırakınca, biraz da göbek olunca ben.*
devamını gör...
pavyona giden insan
vasat bi eğlence anlayışına sahiptir
devamını gör...
pavyona giden insan
vay be, ne günlerdi. 5 kişi bi şahine doluşur ismetpaşa'dan müzisyeni alir pavyona giderdik. 5 kişidem biri sırayla soför olurdu ve her seferinde istanbul yolu üzerinde polis çevirmesine denk gelirdik. bu pavyon belasının en berbat kısmı neon ışıklarını görmeden mekanı terk edemiyor oluşun. şimdi para verseler pavyona gitmem. eve zor gidiyorum ne pavyonu.
devamını gör...
diko tarzı sözlük yazarları
yok stüdyo ghibli yok muhteşem yüzyıl. sırt tarzı pırt tarzı.
tarz budur.
gelsin fotolar.
tarz budur.
gelsin fotolar.
devamını gör...
yazarların çocukluk aşkları
çocukluk aşkları: kimisi sınıf arkadaşı, kimisi komşu kızı…
benimki de yonca evcimik, televizyonun içinden çıkmayan kadın.
benimki de yonca evcimik, televizyonun içinden çıkmayan kadın.
devamını gör...
diko
devamını gör...
ayran
dünyanın en işlevsel içeceği. bir mucize . şimdi ayranın içine hıyar dere otu nane vs koy cacık oluyor.
ayranı makarnaya mantıya dök olur yani. zaten ayranlar koyu.
pide pilav ne yemek varsa yanında içilir.
ee yarma nohut fasulye vs ile çorbası yemeği yapılır. yazın soğuk soğuk yenir.
ayranı makarnaya mantıya dök olur yani. zaten ayranlar koyu.
pide pilav ne yemek varsa yanında içilir.
ee yarma nohut fasulye vs ile çorbası yemeği yapılır. yazın soğuk soğuk yenir.
devamını gör...
yazarların sinir olduğu insan tipleri
işyerinde çocuk gibi küsen insanlar beni çok ama çok sinir ediyor, öyle ki, bazen cidden haklı haksız olduğuma bakmadan tokatlayasım geliyor.
insan az biraz profesyonel olur, disiplinli olur işyerinde işle alakalı mutlaka sorunlar olur hararet olur kriz olur kaos olur.
küsmeyin.... cidden çok sinir bozucu.
insan az biraz profesyonel olur, disiplinli olur işyerinde işle alakalı mutlaka sorunlar olur hararet olur kriz olur kaos olur.
küsmeyin.... cidden çok sinir bozucu.
devamını gör...
yazarların çocukluk aşkları
gökhan özen. "aramazsan arama" şarkısına bayılırdım. şarkı kanallarında klibi çıktıkça kitlenir izlerdim. bir de "sevda çiçeği" isimli bir dizisi vardı. yasemin hadivent ile oynuyorlardı. severek takip ederdim. ipsala'da çeltik festivalinde sahne almıştı. hiç unutmam. şimdilerde pek sessiz.
devamını gör...
patagonyalı (yazar)
#4004935
yani senin bildiğin konya ile benim yaşadığım konya ayrı liglerde oynuyor.
benim konya: ereğli.
senin konya: şehir merkezi.
ikisi de konya ama ikisi de aynı değil, tamamen zıt kutuplar.
tıpkı gs ile fener’in aynı ligde olup farklı dünyalarda olması gibi...
yani senin bildiğin konya ile benim yaşadığım konya ayrı liglerde oynuyor.
benim konya: ereğli.
senin konya: şehir merkezi.
ikisi de konya ama ikisi de aynı değil, tamamen zıt kutuplar.
tıpkı gs ile fener’in aynı ligde olup farklı dünyalarda olması gibi...
devamını gör...
sözlük yazarlarının en büyük korkusu
buraya yazmaktan bile korkuyorum.
devamını gör...
minimal yaşam tarzı
el de mızrak popo da yaprak gibi mi. elbise falan yok. bir mağarada yarı çıplak. valla olmaz zor. en iyisi ayakkabı elbise çakmak iyi kötü bir ev. tencere ocak internet te olsun. gerisi önemli değil. ha evde su da olsun kim su taşıyacak.
devamını gör...
gondor
devamını gör...
deq dövmeli kadınlar
deq veya dak *güney doğu, mezopotamya kuzey ırak bölgesinde genellikle kadınların yaptırdığı dövmelerdir.
yalnız bu dövmeler estetik bir süs değil, beden üzerine yazılmış korunma, aidiyet ve bereket dilidir. özellikle yaşlı kadınların yüzünde, çenesinde, ellerinde, bileklerinde, kollarında ve boyun bölgesinde görülen bu işaretler, modern dövme kültüründen çok daha eski bir inanç ve halk kültürü katmanına aittir.

genellikle yüze ve ellere yapılan bu dövmeler bir çeşit bedensel muska gibidir. nazar değmesin, hastalık gelmesin, çocuk olsun, bereket artsın, el lezzetli olsun, güzellik tamam olsun, kötü ruh uzak dursun diye yapılır.
malzeme olarak is, kül, çıra isi, anne sütü, hayvan sütü veya bitkisel karışımlar kullanılır. iğneyle deri delinir, hazırlanan karışım derinin altına işlenir.

benim ilk dövmem de iğne ile yapılmış bir kartal dövmesiydi ne kadar acı verdiğini tahmin bile edemezsiniz.
bu dövmeler aynı zamanda kadının kimliği gibidir..hangi aşiretten, hangi ocaktan, hangi köyden, hangi inanç çevresinden gelindiğini bazen bir motif, bazen bir nokta, bazen de çene altına işlenen küçük bir çizgi anlatır.
bu dövmeler erkeklerde de görülse de özellikle kadın bedeninde daha yaygındır. bunun nedeni kadının geleneksel toplumda hem soyun devamı, hem evin bereketi, hem de kültürel aktarımın taşıyıcısı olarak görülmesidir. kadının eli yemekle, üretimle, çocukla, şifayla ve bereketle ilişkilendirilmiştir. bu yüzden el, avuç içi, bilek ve yüz bölgeleri sembolik olarak çok güçlüdür.

çene ve dudak altına yapılan dövmeler ise kadının yüzünü yalnızca güzelleştirmez; ona bir tür koruyucu mühür de kazandırır. yüz, insanın topluma açılan kapısıdır. bu kapıya işlenen sembol, hem kimlik hem de korunma anlamı taşır. eski inanç dünyasında bedenin açıkta kalan yerleri nazara daha açık kabul edildiği için yüz, el ve bilek gibi bölgeler dövme için özellikle seçilmiştir.

fotoğraflardaki işaretler, kaybolmakta olan bir halk kültürünün canlı tanıklarıdır. bu dövmeler, yalnızca yaşlı kadınların derisinde kalmış soluk çizgiler değildir; mezopotamya’dan anadolu’ya taşınan binlerce yıllık sembol hafızasının izleridir. her nokta bir nazarlık, her çizgi bir yol, her haç biçimi bir koruyucu mühür, her çene işareti kadınlığın ve bereketin sessiz duası gibidir.
insan yalnızca sözle konuşmaz. bazen beden de konuşur. bazen bir nine, kolundaki solmuş işaretlerle bütün bir kavmin, bütün bir köyün, bütün bir inanç dünyasının hikâyesini taşır. o işaretler silik görünür ama anlamı derindir; çünkü onlar bedenin üstüne kazınmış halk irfanı, kadın hafızası ve kadim korunma duasıdır.
kaynak:
anşin, gülizar & kara, bülent. “mardin’de din ve dövme (deq) ilişkisi."
yalnız bu dövmeler estetik bir süs değil, beden üzerine yazılmış korunma, aidiyet ve bereket dilidir. özellikle yaşlı kadınların yüzünde, çenesinde, ellerinde, bileklerinde, kollarında ve boyun bölgesinde görülen bu işaretler, modern dövme kültüründen çok daha eski bir inanç ve halk kültürü katmanına aittir.

genellikle yüze ve ellere yapılan bu dövmeler bir çeşit bedensel muska gibidir. nazar değmesin, hastalık gelmesin, çocuk olsun, bereket artsın, el lezzetli olsun, güzellik tamam olsun, kötü ruh uzak dursun diye yapılır.
malzeme olarak is, kül, çıra isi, anne sütü, hayvan sütü veya bitkisel karışımlar kullanılır. iğneyle deri delinir, hazırlanan karışım derinin altına işlenir.

benim ilk dövmem de iğne ile yapılmış bir kartal dövmesiydi ne kadar acı verdiğini tahmin bile edemezsiniz.
bu dövmeler aynı zamanda kadının kimliği gibidir..hangi aşiretten, hangi ocaktan, hangi köyden, hangi inanç çevresinden gelindiğini bazen bir motif, bazen bir nokta, bazen de çene altına işlenen küçük bir çizgi anlatır.
bu dövmeler erkeklerde de görülse de özellikle kadın bedeninde daha yaygındır. bunun nedeni kadının geleneksel toplumda hem soyun devamı, hem evin bereketi, hem de kültürel aktarımın taşıyıcısı olarak görülmesidir. kadının eli yemekle, üretimle, çocukla, şifayla ve bereketle ilişkilendirilmiştir. bu yüzden el, avuç içi, bilek ve yüz bölgeleri sembolik olarak çok güçlüdür.

çene ve dudak altına yapılan dövmeler ise kadının yüzünü yalnızca güzelleştirmez; ona bir tür koruyucu mühür de kazandırır. yüz, insanın topluma açılan kapısıdır. bu kapıya işlenen sembol, hem kimlik hem de korunma anlamı taşır. eski inanç dünyasında bedenin açıkta kalan yerleri nazara daha açık kabul edildiği için yüz, el ve bilek gibi bölgeler dövme için özellikle seçilmiştir.

fotoğraflardaki işaretler, kaybolmakta olan bir halk kültürünün canlı tanıklarıdır. bu dövmeler, yalnızca yaşlı kadınların derisinde kalmış soluk çizgiler değildir; mezopotamya’dan anadolu’ya taşınan binlerce yıllık sembol hafızasının izleridir. her nokta bir nazarlık, her çizgi bir yol, her haç biçimi bir koruyucu mühür, her çene işareti kadınlığın ve bereketin sessiz duası gibidir.
insan yalnızca sözle konuşmaz. bazen beden de konuşur. bazen bir nine, kolundaki solmuş işaretlerle bütün bir kavmin, bütün bir köyün, bütün bir inanç dünyasının hikâyesini taşır. o işaretler silik görünür ama anlamı derindir; çünkü onlar bedenin üstüne kazınmış halk irfanı, kadın hafızası ve kadim korunma duasıdır.
kaynak:
anşin, gülizar & kara, bülent. “mardin’de din ve dövme (deq) ilişkisi."
devamını gör...
yatırım fonu
a dan z ye her şeyin yatırım fonu var. bazı fonlarda vergi var yüzde 17. bazı fonlar vergisiz.
altın gümüş değerli madenler, gayrimenkul, borsa hisse senetleri 1,2,3 diye fonlar var.
sağlık tarım teknoloji vb dolu fon var.
nitelikli yatırımcı olmak için hesabında 1 milyon ve daha fazlası olması gerekir. nitelikli yatırımcı olursan daha çeşitli fonlar alabilirsin. bazı bankalar şubeye gidip dilekçe verip form doldurup yapıyor bu işi. bazı bankalar mobil uygulamadan seni nitelikli yatırımcı yapıyor.
yatırım fonlarının içinde borsa yabancı borsalar repo bono tahvil faiz vs de oluyor.
bazı fonlar yılda yüzde yüzden fazla kazandırıyor.
bazı fonlar eksiye yazıyor veya az kazandırıyor.
bende gayrimenkul fonu var. keşke daha fazla olsaydı. bildiğin kira gibi ev fiyatı artmış gibi arttı. yüzde 30 arttı.
yeni halka arz olmuş hisse senetleri var o da arttı.
çok büyük getiri beklememek lazım bunlardan. net garanti getiri isteyenler için çoğu. uzun vade yani. çoğunun süresi var zaten 10 yıllık 15 yıllık gibi.
aynı gün alınıp satılamıyor çoğu.
bekliyorsun bir kaç gün. bankasına göre değişiyor.
borsa artarsa artıyor borsa düşerse genelde düşüyor.
benim bir fonumda sadece 140 yatırımcı var. diğerinde 40 bin.
ya bu 140 kişi kim. umarım fonun sahibi oğlu kızı torunu vs bendir zengin oluruz.
korona döneminde sağlık fonlarına denk getirenler çok kazandı. bu yıl altın gümüş fonları.
bence ülkemizde hala bu fon işi oturmadı. bu nedir yav hep piyasanın altında getiri veriyorlar.
altın gümüş değerli madenler, gayrimenkul, borsa hisse senetleri 1,2,3 diye fonlar var.
sağlık tarım teknoloji vb dolu fon var.
nitelikli yatırımcı olmak için hesabında 1 milyon ve daha fazlası olması gerekir. nitelikli yatırımcı olursan daha çeşitli fonlar alabilirsin. bazı bankalar şubeye gidip dilekçe verip form doldurup yapıyor bu işi. bazı bankalar mobil uygulamadan seni nitelikli yatırımcı yapıyor.
yatırım fonlarının içinde borsa yabancı borsalar repo bono tahvil faiz vs de oluyor.
bazı fonlar yılda yüzde yüzden fazla kazandırıyor.
bazı fonlar eksiye yazıyor veya az kazandırıyor.
bende gayrimenkul fonu var. keşke daha fazla olsaydı. bildiğin kira gibi ev fiyatı artmış gibi arttı. yüzde 30 arttı.
yeni halka arz olmuş hisse senetleri var o da arttı.
çok büyük getiri beklememek lazım bunlardan. net garanti getiri isteyenler için çoğu. uzun vade yani. çoğunun süresi var zaten 10 yıllık 15 yıllık gibi.
aynı gün alınıp satılamıyor çoğu.
bekliyorsun bir kaç gün. bankasına göre değişiyor.
borsa artarsa artıyor borsa düşerse genelde düşüyor.
benim bir fonumda sadece 140 yatırımcı var. diğerinde 40 bin.
ya bu 140 kişi kim. umarım fonun sahibi oğlu kızı torunu vs bendir zengin oluruz.
korona döneminde sağlık fonlarına denk getirenler çok kazandı. bu yıl altın gümüş fonları.
bence ülkemizde hala bu fon işi oturmadı. bu nedir yav hep piyasanın altında getiri veriyorlar.
devamını gör...
vezirköprü
uçsuz bucaksız topraklar. ay çekirdeği şekerpancarı ekili. dümdüz araziler. param olsun ilk buraya ayçiçek yağı fabrikası açarım. hazır hammadde.
tabi çiftçi yeri olduğu için traktör çok.
bence çok köyü vardır.
köprülü sadrazamlar aileside buralı ya. adı burdan geliyor. bir çınar ağacı var çarşıda 253 yaşında yazıyor.
bakırcılar çarşısı var . ama çoğu şey yeni .
vezirköprünün içlerinde eski evler var çok güzel.
tam bir safranbolu gibi olabilirmiş. hep öyle evler olsaydı.
iklimi havzaya merzifon’a göre daha yumuşak.
aslında bu vezirköprü ve havza çok samsunlulara benzemiyor daha iyiler bence. ya da hep öyle denk geldi.
tabi çiftçi yeri olduğu için traktör çok.
bence çok köyü vardır.
köprülü sadrazamlar aileside buralı ya. adı burdan geliyor. bir çınar ağacı var çarşıda 253 yaşında yazıyor.
bakırcılar çarşısı var . ama çoğu şey yeni .
vezirköprünün içlerinde eski evler var çok güzel.
tam bir safranbolu gibi olabilirmiş. hep öyle evler olsaydı.
iklimi havzaya merzifon’a göre daha yumuşak.
aslında bu vezirköprü ve havza çok samsunlulara benzemiyor daha iyiler bence. ya da hep öyle denk geldi.
devamını gör...


