zaman tüneli
alt alta tanım giren sözlük kezbanı
ne yazık ki az önce bir tanesine denk geldim. abisi burası sözlük sözlük. burada alt alta tanım olmaazzz.
devamını gör...
aile ile aynı evde yaşamak
ya ne bilim bi darülaceze falan bakın
öadem 30 yaşını da gwçmişsiniz fjfjfj
öadem 30 yaşını da gwçmişsiniz fjfjfj
devamını gör...
tişört
eskiden marka takıntım vardı. şimdi yok. seheryıldızıyla devam ediyorum takım olarak.
devamını gör...
bir daha dünyaya gelirse yazarların yaşamak istediği ülkeler
yeşil burun adası (cabo verde)
devamını gör...
aile ile aynı evde yaşamak
çok şükür 19 yaşından sonra kurtulduğum esaret.*
devamını gör...
cemil tugay
diğerleri ne duruyor ki? genel merkez işgal edildiyse; sal gitsin birader...
devamını gör...
sülaleyle güvenlikli yalıda yaşamak
nasıl bir aile de yetiştiniz nan kapı dinlemekte nedir? eğitimsiz sülaleyle güvenlikli yalıda yaşamak olarak değişsin bence başlık *
devamını gör...
aile ile aynı evde yaşamak
ahshshshsshs tanım benim için galiba. oturup aile evimin genişliğinden ya da ailemin maddi durumundan bahsedecek değilim herhalde burada. çamaşırın bulaşığın yıkanıyor cümlesi gibi bir şey bu söylediğiniz. filmlerde ya da dizilerde gördüğünüz o zengin aileler beraber yaşar kavramındaki saçmalıklar da üzücü zaten. geniş bir odaya sahip olmak demek ya da odanızda banyonuzun olması falan özel alan sahibi olduğunuzu düşündürüyor size sanırım. bir yalıda yalnız yaşamakla birkaç kişi yaşamak aynı şey değil maalesef^^ tüm evin düzeninin size ait olmasıyla, size sunulan birkaç özgür alan için sevinmek de benlik değil diyelim^^
devamını gör...
cemil tugay
bağımsız olarak devam edecekmiş. bundan sonra başka istifalar gelir mi bakacaazz...
devamını gör...
sülaleyle güvenlikli yalıda yaşamak
güvenlik tehditi durumunda mecburiyetten yapılan aktivite. herşeyden önce çamaşır ve bulaşığın yıkanır, kapıda fedailerin olur. ama bir süre sonra sıkar. özel hayat yok yani. 15 oda olsa ne olacak. eşinle kapını bile dinlerler.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
bi tane tıfıl, sevimli 5 yasında esmer bir oglan cocugu.
bsikleye biniyor.
babası yardım etmeye calısıyor.
babasını itti:
-bırak ben kendim yapıcam.
:))
yemin ederim bu olayı gordukten sonra yarım saat kendi kendime sırıttım.
bsikleye biniyor.
babası yardım etmeye calısıyor.
babasını itti:
-bırak ben kendim yapıcam.
:))
yemin ederim bu olayı gordukten sonra yarım saat kendi kendime sırıttım.
devamını gör...
bir daha dünyaya gelirse yazarların yaşamak istediği ülkeler
kuzguncuk demeye gelmiştim ama demişler * neyse.
devamını gör...
bir daha dünyaya gelirse yazarların yaşamak istediği ülkeler
japonya.
devamını gör...
aile ile aynı evde yaşamak
hayır burada bir yanlışlık var. aile evi küçükse sorun başlar. o zaman aile evi sıkıcı gelir, yer sıkışık olur, kendi düzeniniz olmaz vs vs vs... ama ev dediğin ev gibiyse herkesin evde sosyal alanı mevcutsa daha doğrusu zengin aile eviyse, aile evinde yaşamak güzel gelir.
sizin sorununuz ailenizin fakir olması hepsi bu.
sizin sorununuz ailenizin fakir olması hepsi bu.
devamını gör...
bir daha dünyaya gelirse yazarların yaşamak istediği ülkeler
bir daha niye geliyorum dünyaya, bir kere kurtulmuşum madem bi salın artık yahu *
devamını gör...
eski eş
cok sık onu hatırlatan seyler oluyor son donemde. iyi guzel. onla anılar her zaman en guzelleri.
ama ne yapmamı bekliyor anlamıyorum.
belki de sadece anıları yaad etmek istemişrir.
ama ne yapmamı bekliyor anlamıyorum.
belki de sadece anıları yaad etmek istemişrir.
devamını gör...
aile ile aynı evde yaşamak
çok zor bi durum. özellikle bunu tercih etmeyip mecburiyet halindeyseniz daha da zor bir durum.
yıllarca yalnız yaşadıktan sonra böyle bir durumda kalıyorsanız daha da zor bir durum. öyle 3-5 yıl üniversite hayatından bahsetmiyorum. gerçekten düzeninizi kurduğunuz yıllardan bahsediyorum. * *
lise bittikten sonra doğal olarak ayrılıp bir süredir mecburen içinde bulunduğum bu durumun anlamsızlığı her geçen gün artıyor.
yahu ben lisedeyken bile daha rahattım, kimse kaçta geliyorsun kaçta gidiyorsun, arkadaşında kalma, nereye gidiyorsun, ablan da seninle gelsin * gibi cümleler kurmuyordu o zamanlar. otuz yaşını geçmiş bir insanın bunca yıl sonra tüm düzenini bırakıp, hayatını sıfırlamak zorunda kalmasından dolayı, sırf mecburiyetten katlanmak zorunda kaldığı şu durum gerçekten içler acısı.
bazen diyorum ki “ikati bak böyle olmuyor her gün ayrı bi problem, hadi kalk” sonra diyorum ki “dur o kadar dayandın, birkaç ay daha sabır” hangisi haklı ? ben de bilmiyorum.
en sinir olduğum durum da şu: bir ortamda aile ile yaşamayı överken “ne güzel işte çamaşırın bulaşığın yıkanıyor, yemeğin yapılıyor” yahu gerçekten mi ? gerçekten bu kadar basit insanlar mısınız ? o kadar sene çöplükte mi yaşadık bi başımıza tek derdimiz yemek çamaşır mıydı ? hayır bir de zaten evdeyken bunları yine ben yapıyorum ki bir de tamam hadi yorulmasınlar diyip esktra iş alıyorum üzerime. o gün yemek yapasım yoksa mesela geçiştiririm dışardan söylerim falan teksem. aile evinde öyle olmuyor ki ! sözde rahatlık diye adlandırdığınız her şey ekstra yük.
özel alanınız kısıtlı. yahu düzen sizin düzeniniz değil bir kere. bir konu olduğunda sırf artık uğraşmaktan sıkıldığınız için “tamam” dediğinizde gerçekten haklı sayıyorlar kendilerini. halbuki o an sadece “biraz sessizlik biraz özel alan ihtiyacı” hissediyorsunuz.
yorucu bir şey. en azından benim için böyle. çok bunaltıcı günleri oluyor. çok da keyifli olduğu günler yok açıkçası çünkü tatile ziyarete gelmiyorsunuz.
elbette çok seviyorum lakin belli bir yaştan sonra gerçekten herkesin kendi düzeni olması gerektiğini bir kere daha en acı yoldan öğrendim^^
yıllarca yalnız yaşadıktan sonra böyle bir durumda kalıyorsanız daha da zor bir durum. öyle 3-5 yıl üniversite hayatından bahsetmiyorum. gerçekten düzeninizi kurduğunuz yıllardan bahsediyorum. * *
lise bittikten sonra doğal olarak ayrılıp bir süredir mecburen içinde bulunduğum bu durumun anlamsızlığı her geçen gün artıyor.
yahu ben lisedeyken bile daha rahattım, kimse kaçta geliyorsun kaçta gidiyorsun, arkadaşında kalma, nereye gidiyorsun, ablan da seninle gelsin * gibi cümleler kurmuyordu o zamanlar. otuz yaşını geçmiş bir insanın bunca yıl sonra tüm düzenini bırakıp, hayatını sıfırlamak zorunda kalmasından dolayı, sırf mecburiyetten katlanmak zorunda kaldığı şu durum gerçekten içler acısı.
bazen diyorum ki “ikati bak böyle olmuyor her gün ayrı bi problem, hadi kalk” sonra diyorum ki “dur o kadar dayandın, birkaç ay daha sabır” hangisi haklı ? ben de bilmiyorum.
en sinir olduğum durum da şu: bir ortamda aile ile yaşamayı överken “ne güzel işte çamaşırın bulaşığın yıkanıyor, yemeğin yapılıyor” yahu gerçekten mi ? gerçekten bu kadar basit insanlar mısınız ? o kadar sene çöplükte mi yaşadık bi başımıza tek derdimiz yemek çamaşır mıydı ? hayır bir de zaten evdeyken bunları yine ben yapıyorum ki bir de tamam hadi yorulmasınlar diyip esktra iş alıyorum üzerime. o gün yemek yapasım yoksa mesela geçiştiririm dışardan söylerim falan teksem. aile evinde öyle olmuyor ki ! sözde rahatlık diye adlandırdığınız her şey ekstra yük.
özel alanınız kısıtlı. yahu düzen sizin düzeniniz değil bir kere. bir konu olduğunda sırf artık uğraşmaktan sıkıldığınız için “tamam” dediğinizde gerçekten haklı sayıyorlar kendilerini. halbuki o an sadece “biraz sessizlik biraz özel alan ihtiyacı” hissediyorsunuz.
yorucu bir şey. en azından benim için böyle. çok bunaltıcı günleri oluyor. çok da keyifli olduğu günler yok açıkçası çünkü tatile ziyarete gelmiyorsunuz.
elbette çok seviyorum lakin belli bir yaştan sonra gerçekten herkesin kendi düzeni olması gerektiğini bir kere daha en acı yoldan öğrendim^^
devamını gör...
sıfır tolerans
2017 yılında çıkan hadise şarkısı.
her şey burada bitti toparlan gidiyorsun
zamana bırakmadım tehlike arz ediyorsun
suç üstü tövbeler
kalbe ağır darbeler
ilahi sevgilim sen kimi kandırıyorsun
yalnızlık bu ilişki
bu ne yaman çelişki
ki senden sakınmadım
ben hep gözü karaydım
bir tatlı tesadüfken
şimdi acı tecrüben
oldum ben de yanıldım
sen hep biraz yalandın
sıfır tolerans hadi git durma
yüreğim soğudu yakamam bir daha
kısasa kısas aşk alır verdiğini
acısı kalır son sözü söyleyenin
her şey burada bitti toparlan gidiyorsun
zamana bırakmadım tehlike arz ediyorsun
suç üstü tövbeler
kalbe ağır darbeler
ilahi sevgilim sen kimi kandırıyorsun
yalnızlık bu ilişki
bu ne yaman çelişki
ki senden sakınmadım
ben hep gözü karaydım
bir tatlı tesadüfken
şimdi acı tecrüben
oldum ben de yanıldım
sen hep biraz yalandın
sıfır tolerans hadi git durma
yüreğim soğudu yakamam bir daha
kısasa kısas aşk alır verdiğini
acısı kalır son sözü söyleyenin
devamını gör...
sten
bir amerikan thompson tüfeği o dönem 70-80 dolara mal olurken, bir sten tabancası sadece 2.5 ile 5 dolar arasında bir maliyetle tıkır tıkır üretiliyordu.
herhangi bir mahalle demircisi veya küçük bir mandal imalathanesi bile fabrikadan gelen şemayla tek gecede yüzlerce sten parçası üretebiliyordu. ingiltere bu sayede birkaç ayda milyonlarca askeri silahlandırdı.
herhangi bir mahalle demircisi veya küçük bir mandal imalathanesi bile fabrikadan gelen şemayla tek gecede yüzlerce sten parçası üretebiliyordu. ingiltere bu sayede birkaç ayda milyonlarca askeri silahlandırdı.
devamını gör...
