zaman tüneli
normal sözlük yazarlarının şiirleri
yol ki uzundur
ikişer ikişer geçiyoruz ömrün çarkından
mevsimler karanlıktır
lakin aydınlık vardır göğün şavkında
ikişer ikişer geçiyoruz ömrün çarkından
mevsimler karanlıktır
lakin aydınlık vardır göğün şavkında
devamını gör...
sözlüğün kapanma ihtimali
türkiye'de "sözlük" konseptini amacına uygun şekilde yaşatan ve hakikaten de okuyucusuna bir dijital ansiklopedi vadeden normal sözlük kapanmamalı, yazarları olan bizler her halükarda sözlüğü muhafaza etmeli. hatta normal sözlük, işleri daha da abartmalı ve en az wikipedia kadar kullanışlı hale gelmelidir. bu sitede ben vikipedi'nin türkçe sayfasında bile bulunmayan faydalı tanımları bizzat okudum ve kendim de birkaç tane yazmak suretiyle bu çorbaya bir tuz attım.
internetin "old school" diyebileceğimiz daha az eğlenceli ama daha çok işlevsel değerlerinden biridir sözlük, kıymetini bilelim.
internetin "old school" diyebileceğimiz daha az eğlenceli ama daha çok işlevsel değerlerinden biridir sözlük, kıymetini bilelim.
devamını gör...
sözlüğün kapanma ihtimali
yok öyle birşey.
devamını gör...
emre_1974tr
doğruları söylediği için hem yobazlar hem de militan ateistler kuduruyor.
devam başkan. yanındayız !
devam başkan. yanındayız !
devamını gör...
turkuazbozo (yazar)
devamını gör...
lobotomi
#3903380
bayıldığım bir şarkıdır. her sözü, her versiyonu ayrı güzel ve özeldir.
beynimin tam ortasında kâinatın sesi..
bayıldığım bir şarkıdır. her sözü, her versiyonu ayrı güzel ve özeldir.
beynimin tam ortasında kâinatın sesi..
devamını gör...
sözlüğün kapanma ihtimali
ay sözlük kapanırsa bu kadar işsiz nereye gidecek?!
devamını gör...
6 haziran 2026 piyasa depremi
#3997932 e biz bosuna mi konustuk babayigit
devamını gör...
sözlüğün kapanma ihtimali
açıkçası sözlüğün kapanma ihtimali gerçekleşirse çok da üzülmem. internette hiçbir mecra vazgeçilmez değil. bir yer kapanır, başka bir yer açılır kullanıcı da zamanla akıp gider. sürekli bunun örneklerini görüyoruz.
bunu asıl dert etmesi gerekenler, yoldaş ve yoldaşları.. eğer gerçekten yaşamasını istiyorlarsa sadece nostalji yapmakla olmaz. sürekli içerik üretmeleri, yeni insanları çekmeleri, sözlüğü canlı tutmaları gerekir. gerekirse sahaya inip kendileri entry girecek, başlık açacak, tartışma başlatacak. bir platform kendi kendine yaşamıyor.
benim açımdan aslında olay basit. kapısı açıksa girerim, iki satır yazar çıkarım. bir gün ışıkların kapalı olduğunu görürsem de dönüp arkamı bakmam, komşu meyhaneye geçerim. internet kullanıcısının refleksi böyledir. insanların büyük çoğunluğu bir markaya değil, alışkanlığa bağlıdır.
sahibi içinse durum farklı. eğer burası gerçekten onun için bir anlam ifade ediyorsa, sadece duygusal bağlılıktan söz etmek yetmez. bunun sorumluluğunu da alması gerekir. bir mecranın yaşamasını istiyorsan emek, zaman ve kaynak ayıracaksın.
bunu asıl dert etmesi gerekenler, yoldaş ve yoldaşları.. eğer gerçekten yaşamasını istiyorlarsa sadece nostalji yapmakla olmaz. sürekli içerik üretmeleri, yeni insanları çekmeleri, sözlüğü canlı tutmaları gerekir. gerekirse sahaya inip kendileri entry girecek, başlık açacak, tartışma başlatacak. bir platform kendi kendine yaşamıyor.
benim açımdan aslında olay basit. kapısı açıksa girerim, iki satır yazar çıkarım. bir gün ışıkların kapalı olduğunu görürsem de dönüp arkamı bakmam, komşu meyhaneye geçerim. internet kullanıcısının refleksi böyledir. insanların büyük çoğunluğu bir markaya değil, alışkanlığa bağlıdır.
sahibi içinse durum farklı. eğer burası gerçekten onun için bir anlam ifade ediyorsa, sadece duygusal bağlılıktan söz etmek yetmez. bunun sorumluluğunu da alması gerekir. bir mecranın yaşamasını istiyorsan emek, zaman ve kaynak ayıracaksın.
devamını gör...
sözlüğün kapanma ihtimali
açılın ben tecrübeyim.
her sene tekrar eden yaz dönemi ıssızlığı yaşanıyor.
sözlükte 4 değil 2 mevsim var aslında
haziran- ekim arası ilgi azalır,
kasım- mayıs arası herkes toplaşır.
her sene tekrar eden yaz dönemi ıssızlığı yaşanıyor.
sözlükte 4 değil 2 mevsim var aslında
haziran- ekim arası ilgi azalır,
kasım- mayıs arası herkes toplaşır.
devamını gör...
lobotomi
tamamıyla "beyinde bir sıkıntı var, beyni delelim" prensibine dayanan ve hiçbir şekilde neden sonuç ilişkisine dayanmayan spontane operasyonlarla gerçekleştirilen psikocerrahi * uygulamasıdır. bu yöntemi ilk olarak keşfeden ve hatta trajikomik şekilde bu keşfiyle nobel tıp ödülü'ne layık görülen egas moniz, asıl uygulayan ve yaygınlaştıran kişi ise cerrah bile olmayan bir nörolog, walter freeman'dır.
lobotomi, prensip olarak beynin ön taraftan delinerek prefrontal korteks'te hasar yaratmak ve böylece kişinin düşünce fonksiyonlarını sınırlamak işlemidir. temelde lobotominin bu işe yaradığı ise çok sonraları keşfedilecektir, zira o zamanlarda uygulamanın şizofreni, depresyon, obsesyon, agresyon, hatta migren gibi sayısız akıl hastalığına iyi geldiği düşünülüyordu. oysaki aslında olan, beynin analitik düşünme bölümünü işlevsizleştirerek kişiyi herhangi bir düşünce üretme yetisinden mahrum bırakmaktı. bu düşünce fonksiyonu kaybı kimi zaman bitkisel hayata döndürecek kadar şiddetli, kimi zaman da yüzeyseldi. zira bu uygulamayı yapan doktorlar tamamen körlemesine göz çukurundan bir delik açıyor ve içerideki dokuyu kesiyordu. nereye ve ne kadar müdahale edileceği konusunda bir konsensüs * yoktu.
lobotomiyi ilk kez ortaya atan bilim insanları, bu müdahaleyi bir son çare olarak tanımlıyorlardı. lakin walter freeman işi ticari boyuta döktü ve gerekli gereksiz herkese lobotomi uygulamaya başladı. ruh sağlığı o kadar da kötü olmayan ve belki terapiyle fayda görebilecek insanlar, başı ağrıyan insanlar, çok konuşan insanlar, yaramazlık yapan çocuklar derken iş çığırından çıktı. herhangi bir profesyonel cerrah bilgisi gerektirmeksizin 10 dakika gibi kısıtlı bir sürede uygulanabilen lobotomi, mahalle aralarına açılan kliniklerde bile uygulanır olmuştu. 1950'de sovyetler birliği, yöntemi "etik dışı" bularak yasakladı. 1952'de ilk psikiyatrik ilaç klorpromazin adıyla bulundu ve tıp dünyası bu yöntemi terk etmeye başladı. freeman ısrarla lobotomiyi savunmaya ve uygulamaya devam etti. 1967'de lobotomi uyguladığı bir kadının beyin kanamasından ölmesi üzerine cerrahlık lisansı iptal edildi ve böylelikle uygulama sona erdi.
lobotominin itibarını dünyada bitiren en önemli olay, abd başkanı john f. kennedy'nin kız kardeşi rosemary kennedy'nin trajik hikayesi olmuştur.
rosemary, hafif öğrenme güçlüğü olan ve ergenlikte ruhsal dalgalanmalar yaşayan neşeli bir genç kızdı. babası, kızının durumunun aile kariyerini lekelemesinden korkarak henüz 23 yaşındayken onu freeman'a götürdü. lobotomi sonrasında rosemary'nin zihinsel kapasitesi 2 yaşındaki bir çocuğun seviyesine düştü. konuşma yetisini kaybetti, idrarını tutamaz hale geldi ve hayatının geri kalanını bir klinikte gizlenerek geçirmek zorunda kaldı. kennedy ailesinin bu trajedisi duyulunca, lobotominin ne kadar tehlikeli bir kumar olduğu toplum tarafından anlaşıldı.
ülkemize gelince... türkiye'de 1940'lı yıllarda birkaç psikiyatrist ve beyin cerrahı tarafından çok kısıtlı sayıda, deneysel nitelikte lobotomi girişimi yapılmıştır ancak bu vakalar hiçbir zaman hastanelerde standart bir tedavi protokolü haline gelmemiştir. dönemin önde gelen türk psikiyatristi mazhar osman ve beraberindeki arkadaşları, yönteme karşı mesafeli durmuşlardır. bunun yerine o dönem yeni gelişen ve bilimsel karşılığı olan elektroşok tedavisi kabul görmüştür.
lobotomi, 1935-1960 yılları arasında 1 milyondan fazla insana uygulandı. hastaların yaklaşık %5'i ameliyat sırasında veya hemen sonrasında beyin kanaması, beyin apsesi, enfeksiyon ya da yüksek ateş nedeniyle öldüler. %60'ı tabiri caizse zombileşti. karar verme, plan yapma, sevinme ya da üzülme yetilerini tamamen kaybettiler. çocuksu, idrarını tutamayan, tamamen başkasına bağımlı "hayvanlara" dönüştüler. hastaların %10'unda ameliyattan sonra kalıcı epilepsi nöbetleri başladı. hastaların yaklaşık %25'inde beynin motor merkezlerinin hasar görmesi nedeniyle parkinson benzeri titremeler, kas katılığı, yürüme bozuklukları, kısmi felç ve konuşma kaybı görüldü. %20'si en fazla 5 yıl içinde intihar etti. geriye kalanlar ise "tedavi edildi" gözüyle bakılsalar da aslında sadece sessizleşmişlerdi ve doktorlar içlerindeki sıkıntıyı görmezden gelebilmişti.
tıp, doğruları ve yanlışlarıyla karmaşık bir geçmişe sahip. bugün kabul ettiğimiz yöntemler çeyrek asır sonra faydasız hatta insanlık dışı görülebilir. bilim, mutlak doğrular kümesi değildir ve bunu anlamak önemlidir. bilim şimdiye kadar yaptığımız yanlışlardan vardığımız çıkarımlar bütünüdür. bundan dolayı "bilimsel bağnazlık" konusunda çok temkinli olmamız ve her bilginin sorgulanabilirliğine inanmamız gerekir.
lobotomi, prensip olarak beynin ön taraftan delinerek prefrontal korteks'te hasar yaratmak ve böylece kişinin düşünce fonksiyonlarını sınırlamak işlemidir. temelde lobotominin bu işe yaradığı ise çok sonraları keşfedilecektir, zira o zamanlarda uygulamanın şizofreni, depresyon, obsesyon, agresyon, hatta migren gibi sayısız akıl hastalığına iyi geldiği düşünülüyordu. oysaki aslında olan, beynin analitik düşünme bölümünü işlevsizleştirerek kişiyi herhangi bir düşünce üretme yetisinden mahrum bırakmaktı. bu düşünce fonksiyonu kaybı kimi zaman bitkisel hayata döndürecek kadar şiddetli, kimi zaman da yüzeyseldi. zira bu uygulamayı yapan doktorlar tamamen körlemesine göz çukurundan bir delik açıyor ve içerideki dokuyu kesiyordu. nereye ve ne kadar müdahale edileceği konusunda bir konsensüs * yoktu.
lobotomiyi ilk kez ortaya atan bilim insanları, bu müdahaleyi bir son çare olarak tanımlıyorlardı. lakin walter freeman işi ticari boyuta döktü ve gerekli gereksiz herkese lobotomi uygulamaya başladı. ruh sağlığı o kadar da kötü olmayan ve belki terapiyle fayda görebilecek insanlar, başı ağrıyan insanlar, çok konuşan insanlar, yaramazlık yapan çocuklar derken iş çığırından çıktı. herhangi bir profesyonel cerrah bilgisi gerektirmeksizin 10 dakika gibi kısıtlı bir sürede uygulanabilen lobotomi, mahalle aralarına açılan kliniklerde bile uygulanır olmuştu. 1950'de sovyetler birliği, yöntemi "etik dışı" bularak yasakladı. 1952'de ilk psikiyatrik ilaç klorpromazin adıyla bulundu ve tıp dünyası bu yöntemi terk etmeye başladı. freeman ısrarla lobotomiyi savunmaya ve uygulamaya devam etti. 1967'de lobotomi uyguladığı bir kadının beyin kanamasından ölmesi üzerine cerrahlık lisansı iptal edildi ve böylelikle uygulama sona erdi.
lobotominin itibarını dünyada bitiren en önemli olay, abd başkanı john f. kennedy'nin kız kardeşi rosemary kennedy'nin trajik hikayesi olmuştur.
rosemary, hafif öğrenme güçlüğü olan ve ergenlikte ruhsal dalgalanmalar yaşayan neşeli bir genç kızdı. babası, kızının durumunun aile kariyerini lekelemesinden korkarak henüz 23 yaşındayken onu freeman'a götürdü. lobotomi sonrasında rosemary'nin zihinsel kapasitesi 2 yaşındaki bir çocuğun seviyesine düştü. konuşma yetisini kaybetti, idrarını tutamaz hale geldi ve hayatının geri kalanını bir klinikte gizlenerek geçirmek zorunda kaldı. kennedy ailesinin bu trajedisi duyulunca, lobotominin ne kadar tehlikeli bir kumar olduğu toplum tarafından anlaşıldı.
ülkemize gelince... türkiye'de 1940'lı yıllarda birkaç psikiyatrist ve beyin cerrahı tarafından çok kısıtlı sayıda, deneysel nitelikte lobotomi girişimi yapılmıştır ancak bu vakalar hiçbir zaman hastanelerde standart bir tedavi protokolü haline gelmemiştir. dönemin önde gelen türk psikiyatristi mazhar osman ve beraberindeki arkadaşları, yönteme karşı mesafeli durmuşlardır. bunun yerine o dönem yeni gelişen ve bilimsel karşılığı olan elektroşok tedavisi kabul görmüştür.
lobotomi, 1935-1960 yılları arasında 1 milyondan fazla insana uygulandı. hastaların yaklaşık %5'i ameliyat sırasında veya hemen sonrasında beyin kanaması, beyin apsesi, enfeksiyon ya da yüksek ateş nedeniyle öldüler. %60'ı tabiri caizse zombileşti. karar verme, plan yapma, sevinme ya da üzülme yetilerini tamamen kaybettiler. çocuksu, idrarını tutamayan, tamamen başkasına bağımlı "hayvanlara" dönüştüler. hastaların %10'unda ameliyattan sonra kalıcı epilepsi nöbetleri başladı. hastaların yaklaşık %25'inde beynin motor merkezlerinin hasar görmesi nedeniyle parkinson benzeri titremeler, kas katılığı, yürüme bozuklukları, kısmi felç ve konuşma kaybı görüldü. %20'si en fazla 5 yıl içinde intihar etti. geriye kalanlar ise "tedavi edildi" gözüyle bakılsalar da aslında sadece sessizleşmişlerdi ve doktorlar içlerindeki sıkıntıyı görmezden gelebilmişti.
tıp, doğruları ve yanlışlarıyla karmaşık bir geçmişe sahip. bugün kabul ettiğimiz yöntemler çeyrek asır sonra faydasız hatta insanlık dışı görülebilir. bilim, mutlak doğrular kümesi değildir ve bunu anlamak önemlidir. bilim şimdiye kadar yaptığımız yanlışlardan vardığımız çıkarımlar bütünüdür. bundan dolayı "bilimsel bağnazlık" konusunda çok temkinli olmamız ve her bilginin sorgulanabilirliğine inanmamız gerekir.
devamını gör...
sözlüğün kapanma ihtimali
5 yil once acilmis baslik. gappandi mi? yok. burada aslan gibi @yoldas benjamin var geregirse ceketini satar yatagini satar bu sozlugu ayakta tutmak icin oyle diyim sana ben canim kardesim benim
devamını gör...
sözlüğün kapanma ihtimali
(bkz: cougar ve milf alınacaktır)
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
bize aslında kim olduğumuzu gösteren şey, yeteneklerimizden çok seçimlerimizdir, harry.
harry potter sırlar odası 18. bölüm
harry potter sırlar odası 18. bölüm
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
her şeyi tadında bırakmak lazım.
olmayan şeyi oldurmaya çalışmak vakit kaybından başka bir şey değil, şimdiye ve geleceğe bakıp her şeye sıfırdan başlama cesaretini gösterebilmek lazım. yine yeni yeniden. evet.
olmayan şeyi oldurmaya çalışmak vakit kaybından başka bir şey değil, şimdiye ve geleceğe bakıp her şeye sıfırdan başlama cesaretini gösterebilmek lazım. yine yeni yeniden. evet.
devamını gör...
ideal devlet yönetim sistemi
(bkz: krallık)
doğarken prens olarak doğuyorsun , çocukluğun devlet adamları yanında her tür tecrübe kazanmaya müsait bir şekilde geçiyor , oturman kalkman her şeyin zaten belli bir prensibe göre, sıçması bile farklı adamın. prens gibi sıçıyor adam. devletin başına geldiğinde devletle alakalı her ne varsa zaten hepsini bilen bir vaziyette başa geçiyor.
diğer hamidolar napıyor? mal mal adamlar hiçbir devlet yönetme tecrübesi olmadan iktidara geliyor aradan seneler geçiyor , tam devlet yönetmeyi öğrendiğinde küüt iktidardan düşüyor.
doğarken prens olarak doğuyorsun , çocukluğun devlet adamları yanında her tür tecrübe kazanmaya müsait bir şekilde geçiyor , oturman kalkman her şeyin zaten belli bir prensibe göre, sıçması bile farklı adamın. prens gibi sıçıyor adam. devletin başına geldiğinde devletle alakalı her ne varsa zaten hepsini bilen bir vaziyette başa geçiyor.
diğer hamidolar napıyor? mal mal adamlar hiçbir devlet yönetme tecrübesi olmadan iktidara geliyor aradan seneler geçiyor , tam devlet yönetmeyi öğrendiğinde küüt iktidardan düşüyor.
devamını gör...
sözlüğün kapanma ihtimali
gidisata bakilirsa hic uzak degil. bu sekilde bir kac ay daha ya gider ya gitmez. günlük 1 sayfa zor tanim yapiliyor. cogu baslikta 1 tane tanim var. yazan, okuyan, takip eden, begenen kimse yok ortalikta. sol framede halen daha 1. sayfanin en alttaki basligina bakiyorum gündüz saat 2 de girilen baslik var. isin ilginc yani sözlüge yeni gelen de yok. yakin tarihe kadar sürekli sözlüge girip aktif olarak yazan tanim sayisi cok yüksek olan yazarlar da gitmis buradan. kapanmasa bile bu sözlük tekrar nasil canlanacak. bir sürü sosyal medya uygulamasi var insanlar oralarda takiliyor. eksi disindaki sözlüklere kimse ugramiyor. orada caylak olmak bile iyi sayilir. uzun lafin kisasi ilerleyen sürecte pek bir seyin degisecegini sanmiyorum. burasi misyonunu tamamladi bana göre.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
"çarpık bir buruna değil, sakat ve sahte bir ruha gülelim."
nikolay gogol..
nikolay gogol..
devamını gör...

