zaman tüneli

çoğu zaman şarkıda da dediği gibi, "mecburen mecburen, mecburiyetten" anacım. konuşma diliyle yazdığım kadar, konuşarak da yaşarım. beni kalabalık sananlar oluyor, yamılıyorlar...

kendi kendime yemeyi içmeyi ve eğlenmeyi, gülmeyi ağlamayı tâ seneler mukaddem tecrübe ettim. son zamanlarda dilime bir şey doladım. "bekâr bir erkekin x şeyi yapması ne kadar doğruuu?" sorusu. iffetime baskı yapıyor, kendimi cık-cık diyerek ayıplıyorum. hemen her şeyde bunu yapıyorum ve çok eğleniyorum.

bekâr bir erkekin odasında tek başına carlsberg içmesi ne kadar doğğruuu? ne yani sen millete ar yu dirink müsait room mu diyorsun? edepsiz.

geçenlerde geceleyin yüreğim yandı mutfakta loş ışıkta bir bardak soğuk pepsi içtim, oh moh diyorum ay diyorum yüreğim yanmış. sonra sorguladım. bekâr bir erkekin bu saatte pepsi içmesi ne kadar doğruuu? dedim. üstelik kana kana içiyorum zevk alarak. utanmaz beni.
devamını gör...

2026 yılı itibariyle türkiye’nin en zehirli bu yılanını tarlada bağda bahçede öldürmenin cezası 30.000 tl’dir.

doğal hayat, ekoloji filan geçin abicim, vurursa kanın yarım saat içinde yoğurt kıvamına gelir ölürsün.
devamını gör...

just watched a shorts which was pointing on scientists discovered how soap foam acting similar to space time, galaxy collisions and similar to that. and i look at myself, while i was trying to find myself, doing my own little searches and calculations, i was thinking about this since so long. but look at me and them. here, rotting in a waste. couldnt show myself to anyone. losing my light towards science. seeing how desperate and insignificant i am... i could be one of them. i always wanted to be. though, there is nobody that would help me, nobody would show me a path. or invest on me. now i look at myself right now, how far thing i have become. i am now destroying, getting destroyed without my own will. getting wiped away in this vast of time. i never mattered, my points never mattered. all i did, everything i did for myself had no return. and when i compare the state i am in these days to them, i see myself as a wasted and ignorant villager. nothing more. basically trash versus gem. though while i observe myself from above, i see i am a gem that thrown away to a wasteland and slowly turning into another garbage. why, why things has to be this cruel? whats the point of me? i cant believe this. everything is against me. literally. not in a country that supports such thing nor you can be successful through it. and besides the corruption of the government and other things, i am astonished. what was my difference? why didnt i get this oppurtunity? why you didnt see me? if you did, why did you leave me back? why? not only i am rotting and losing my light towards life, the life also kicks one more time to a person that is dying. why the f**k ""everythıng""" i see is against me? tell me, life, why are you so stubborn to make me worse and worse and lose myself, why dont you let me also find myself???
devamını gör...

korkuyorum kardeşim, bunun için çok haklı gerekçelerim var, 20 saat haysiyetimle aralıksız direksiyon sallarım yine de o uçağa helikoptere binemem.

en son 10 sene önce binemedim, binemediğim helikopter düştü bi düzine adam öldü. ne var ki keşke siz de binmeseydiniz, hoffff!
devamını gör...

bu konu tartışmaya kapalıdır.

yapacak tek bir ișim var.
tek iş dediğim 3 ayrı iş.
şehmuz beşir binali...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ıssız sözlük meydanından arkadaşlarla yürürken sözlüğün hareketsizliğinden yakınıyorduk ve bir ses duyduk, "hareketlendiririz anam..." dediler. yüzlerini pek seçemedik, hızlandık yolumuza baktık. eskiden böyle olmazdı hiç laf atmazlardı, çok bozdu ortalık ya.
devamını gör...

sevgili yoldaş, bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için teşekkür ediyorum. kriz yönetimi diye bir şey varmış, duyuyoruz sağda solda. sen hiç duydun mu? meraktan soruyorum. biliyorsan bize de anlat. yarın, öbür gün ihtiyacımız olursa feyz alırız. senin engin tecrübelerin önemli. 35000 kişinin kayıt olduğu bir mekanı yönetmek kolay değil çünkü.
devamını gör...

oraya gidelim buraya gidelim diyen birtakım kendiniz bilmez arkadaşlarım oluyor. yok prag yapalım yok japonya yapalım. ulan hergeleler, bakkala zor gidiyorum ben. neyle gideceğiz diyorum? uçakla. oha yok rokete binelim daha hızlı varırız.

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

neyini takip edicem toz bulutlu işte, hofff!
devamını gör...

yeni türkiye cumhuriyetinin osmanlı’dan kalan sorunlarından biri.

kazlıçeşme civarındaki derici atölyeleri * yani deriyi yumuşatmak için köpek dışkısı kullanıyorlardı. bu iş için koşturan çocuklar vardı. sokaklardan topladıkları köpek dışkısını derici atölyelerine verirler bunun karşılığında harçlıklarını çıkarırlardı.

hatta tabakhaneye bok yeriştirmek deyimi buradan gelir.

gel zaman git zaman osmanlı yıkıldı, debbağhaneler kapatıldı, ecdaddan yadigar 1.000.000 (bir milyon) sokak köpeği kaldı.

bu sayının 10 yıl içinde bu geometrik algoritmayla giderse 20 milyon olacağı öngörülüyor.

20 milyon sokak köpeği demek, çok ciddi bir sorun demek!

umarım önlem almayı düşünüyorlardır. yoksa bu günün çocukları yakın bir gelecekte sokakta survival mücadele verecek!
devamını gör...

her şehirden her ailenin mutlaka yaşadığı bir durumdur. sözgelimi, ordu'da yaşayan bir aile düşünelim. herhangi bir kanalda da haber bülteni sonrasında veya reklamlar öncesinde ülkenin dört bir yanından hava durumu aktarılıyor. üç büyük şehrimiz olan istanbul, ankara ve izmir'den başlanmasa olmaz. yazısız kuraldır. daha sonra marmara, ege, akdeniz, iç anadolu, karadeniz diye sıralanır hava sıcaklığının ve hava durumunun açıklanışı. karadeniz bölgesi'nde önce batı ve orta karadeniz illerinden bahsedilir. zonguldak 28 derece, efendime söyleyeyim bartın parçalı bulutlu, kastamonu mont giymeli, sinop'ta ahmak ıslatan var falan feşmekân derken bizim bu ordu'da yaşayan sıcakkanlı panik ailemiz sıranın hemencecik ordu'ya gelmesini bekler.

sıra samsun'dan sonra doğu karadeniz'e, ordu'ya gelir ve ordu'da yaşayan ailemiz ekrana dikkat kesilir. anne elindeki bıçakla patates doğramayı bırakır ve patates kızartmasının yapımı 5-6 saniye gecikir, baba gazetesini şöyle birkaç santim aşağıya tutup ekranı göz ucuyla keser, çocuklar telefonu köşeye atar ve ekrana kilitlenilir çekirdek ailecek. o sihirli cümleyi beklerler, tepkileri de bu yöndedir.

''aha ordu geldi, bakalım kaç dereceymiş''

spiker, o beklenen cümleyi bir çırıpıda kurar:

''ordu az bulutlu gündüz 26, gece 11 derece.''

ev halkı spiker tarafından özellikle vurgulanmadan sıradan biçimde sarf edilmiş bu cümle üzerine ertesi gün akşama doğru kalın giyinmeleri gerektiğini anlatan birkaç cümleli konuşmalar yapar, özellikle çocuklar uyarılır ve herkes önceki işlerine geri döner. trabzon, rize, artvin gibi doğu karadeniz illerine ve doğu anadolu, güneydoğu anadolu şehirlerine hiç bakılmaz bile. görev tamamdır sonuçta. yaşanan ilin hava durumuna bakılmış ve fikir teatileri gerçekleşmiştir. akabinde kanal değiştirilir, ana akım kanallarının birindeki bir gezi programı açılır, ev halkı tarafından dikkatle takip edilir ve bu böyle sürer gider.

ordululara has değildir elbet bu özel merak hâli. izmir'de yaşayan izmir'e, nevşehir'de yaşayan nevşehir'e dikkat kesilir, diğer şehirlere önem verilmez. ben hava durumuna hava durumu demem benim şehrimin olmadıkça. düstur böyledir.
devamını gör...

nato'nun tersi.
devamını gör...

tarlaya ektim sogan.

süper ortam gravitasyonel anomali nötrinosu nedir?
karanlık madde ve kuantum kütleçekimi arasındaki kayıp halkayı açıklamak için teorize edilmiş, sadece **aşırı yoğun yerçekimsel alanlarda** (kara delik olay ufku gibi) anlık olarak ortaya çıkıp kaybolan, "katmanlı" bir dalga fonksiyonuna sahip hipotetik bir bozon/nötrino hibriti.
**öne çıkan özellikleri:**
* **katmanlı enerji kabuğu (yarı ömür paradoksu):** tıpkı bir soğan gibi, merkeze indikçe yoğunlaşan iç içe geçmiş enerji katmanlarından oluşur. her bir katman soyuldukça (parçalandıkça) çevreye farklı bir kuantum numarası fırlatır.
* **göz yaşartıcı etki (etkileşim şiddeti):** dedektörlerle etkileşime girdiğinde, arka plan radyasyonunda ani ve açıklanamayan bir gürültüye (white noise) sebep olur; astrofizikçiler bu veri kirliliğine teorinin doğası gereği *"göz yaşartıcı veri"* derler.
palavra tabii.
devamını gör...

42 üstü sıcaklıklarda işe yaramaz çoğu, soğutamaz fanlar.
devamını gör...

eeeyyyy kadillak...
sen kimsin yaa?
devamını gör...

kibariye sarısı da safinaz saç modeliyle pek uyumlu olmuş. ayrıca bakışlarındaki ''nerede benim 31'cilerim ? '' meşazını da aldım.
devamını gör...

küresel ısınmanın da mnkym
fosil yakıtlsrın da
kapıyı pencereyi açtım
klğmayı fulledim
tam gaz t....k kebabı yapıyorum
tğm almanya götümü yesin
devamını gör...

yun diye okunur.
devamını gör...

meriç entüüleri için köpekbalığı gibi gezdiğim başlıklardan biridir.
ancak bu sefer bir incel takıldı oltaya.
vermek nedir oğlum?
güzel dilimizin derya gibi argo kelimeleri arasından sadece vermek mi var o dar dağarcığınızda ya?
ekleme: 9 haziran olayı nedir bir başlık maşlık bir şey yazın, aramaya inanmayan yazar olarak aramadım..
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim