zaman tüneli
güne bir ayet bırak
29:20 de ki, "yeryüzünü dolaşın ve yaratılışın nasıl başladığını görün." sonra, yine allah son yaratılışı başlatacaktır. allah`ın her şeye gücü yeter.
devamını gör...
mansur yavaş
içinden bir adam çıkmayacağını biliyorduk o güruhun, şaşırtmadı.
devamını gör...
magazin programı izleyen tip
itiraf gibi olacak ama arada ben de izliyorum.
devamını gör...
magazin programı izleyen tip
izliyorum şu an, hava da güzel, camı üstten açtım. millet ne yapmış onlara bakıyorum.
çol keyifli.
çol keyifli.
devamını gör...
türkiye'de bilimin ilgi görmeme nedeni
tam tersine, büyük ilgi görmektedir. sadece ülkemizdeki türkler değil, dünyanın dört bir yanında yaşayan türk bilimadamları sayısız bilimsel keşfe imza atmaktadır.
zaten kutsal kuran bilimi emreder, yani dinimizin de gereği ve hatta emridir bilime yönelmek: emre1974tr.blogspot.com/201...
zaten kutsal kuran bilimi emreder, yani dinimizin de gereği ve hatta emridir bilime yönelmek: emre1974tr.blogspot.com/201...
devamını gör...
mansur yavaş
size ufuk açıcı bir bilgi daha vereyim:
mansur yavaş’a saray’daki görüşmede “sen aday olma, 2028 sonrası mhp’nin başına geç” teklifi yapıldığı iddia ediliyor.
asıl sorulması gereken şu: kabul etti mi?
bana sorarsanız etti.
bir yandan hapse atılma ihtimali ortadan kalkıyor, diğer yandan ezelden beri en büyük emeli olduğu söylenen mhp genel başkanlığı...
vin vin.
mansur yavaş’a saray’daki görüşmede “sen aday olma, 2028 sonrası mhp’nin başına geç” teklifi yapıldığı iddia ediliyor.
asıl sorulması gereken şu: kabul etti mi?
bana sorarsanız etti.
bir yandan hapse atılma ihtimali ortadan kalkıyor, diğer yandan ezelden beri en büyük emeli olduğu söylenen mhp genel başkanlığı...
vin vin.
devamını gör...
türkiye'de bilimin ilgi görmeme nedeni
orta doğu'da bilimin ve bilginin yerine fikir ve rivayet kullanılır. sözlükten başlayıp en ücra kır kahvesine kadar her yerde herkesin her konuda fikri vardır ve bu fikirler hep en doğrudur. hal böyle olunca, 80 yaşında, hayatında tek satır kitap okumamış insanlar anayasa referandumunda oy kullanmakta herhangi bir yanlışlık görmezler.
devamını gör...
ansan camii
güney kore'nin gyeonggi bölgesindeki ansan şehrinde yer alan yapıdır. şehrin en büyük camisi olup, iç mekânı yaklaşık 600 kişiyi ağırlayabilmektedir. güney kore'deki göçmen müslüman işçi topluluğunun önemli ibadet merkezlerinden biri durumunda.
devamını gör...
fon vurgunu
gevurun parası bize haram, tabii ki kendi halkımızın ana sütü gibi helal parasını alacağız. benim halkım yüce gönüllüdür helal eder.
hem menkül kıymetler allah'ındır, biz emanetçiyiz.
hem menkül kıymetler allah'ındır, biz emanetçiyiz.
devamını gör...
fon vurgunu
öncelikle uzun ve siyasi bir yazı olacağı için meraklı olmayan okuyup zaman kaybetmesin..
fon vurgununda mustafa sandal'ın eşi ve babası göz altına alınıp mal varlıklarına el konulmuş. olması gereken de bu değil mi?
tabiki ama eski bakan,bakan çocukları devlete yakın isimlerede aynı işlem yapılmalı..
yıllardır sistemlerin adı değişse de güce teğet geçen adalet anlayışı hep aynı kaldı.
sıradan halk ile siyasi ve sermaye nüfuzuna sahip figürlerin koruma kalkanları altında kalması arasındaki bu keskin karşıtlık, tesadüf değil aslında.
kapitalizmde devlet ve ekonomi adam przeworski kitabını okuyanlar bilir.
kapitalist sistemde devlet, sınıflar arası tarafsız bir hakem değildir. sermayeyi, gücü ve bu gücü elinde tutan bürokratik elitleri koruma işlevini üstlenir.
adaletin bu muazzam esnekliği ve adli tedbirlerin siyasi ya da ekonomik nüfuza göre kıvrılıp bükülme kabiliyeti aslında yeni değil.
bu durum, george orwell ’in "bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir" sözünün günümüz düzenindeki yalın bir özetidir.
kapitalizmin devlet üzerindeki kurumsal etkisi tam da bu noktada somutlaşır. piyasa mantığı ve gücün yoğunlaşması, hukuku herkes için eşit uygulanan evrensel bir ilke olmaktan çıkarıp, sermayeyi ve bürokratik gücü elinde tutanları koruyan bir araca dönüştürür. kanunlar halk için bağlayıcı birer emirken, muktedirler ve elitler için aşılabilir birer ayrıcalık haline gelir.
yıllar önce şemsi belli o meşhur şiirinde, anadolu insanının devlet ve adalet karşısındaki çaresizliğini tam da bu çifte standarda vurarak dile getirmişti:
" yerin, yurdun adresin bilmirem
angara'da: anayasso!
ellerinden öpiy hasso,
yap bize de iltimaso...
bu işin mümkini yoh mi hooy baboov?"
hasso’nun "anayasso" feryadı, sadece bir imtiyaz talebi değil, adaletin ve kanunların yalnızca belli çevrelere çalışan bir "iltimas mekanizması"na dönüştüğünün acı bir itirafıdır. dün adı bürokratik iltimastı, bugün ise kapitalist düzenin siyasi nüfuzla birleştiği güç kalkanı. sistem değişse de, hukukun güçsüzü ezen, güçlüye ise dokunmayan o esnek yapısı varlığını korumaya devam ediyor.
fon vurgununda mustafa sandal'ın eşi ve babası göz altına alınıp mal varlıklarına el konulmuş. olması gereken de bu değil mi?
tabiki ama eski bakan,bakan çocukları devlete yakın isimlerede aynı işlem yapılmalı..
yıllardır sistemlerin adı değişse de güce teğet geçen adalet anlayışı hep aynı kaldı.
sıradan halk ile siyasi ve sermaye nüfuzuna sahip figürlerin koruma kalkanları altında kalması arasındaki bu keskin karşıtlık, tesadüf değil aslında.
kapitalizmde devlet ve ekonomi adam przeworski kitabını okuyanlar bilir.
kapitalist sistemde devlet, sınıflar arası tarafsız bir hakem değildir. sermayeyi, gücü ve bu gücü elinde tutan bürokratik elitleri koruma işlevini üstlenir.
adaletin bu muazzam esnekliği ve adli tedbirlerin siyasi ya da ekonomik nüfuza göre kıvrılıp bükülme kabiliyeti aslında yeni değil.
bu durum, george orwell ’in "bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir" sözünün günümüz düzenindeki yalın bir özetidir.
kapitalizmin devlet üzerindeki kurumsal etkisi tam da bu noktada somutlaşır. piyasa mantığı ve gücün yoğunlaşması, hukuku herkes için eşit uygulanan evrensel bir ilke olmaktan çıkarıp, sermayeyi ve bürokratik gücü elinde tutanları koruyan bir araca dönüştürür. kanunlar halk için bağlayıcı birer emirken, muktedirler ve elitler için aşılabilir birer ayrıcalık haline gelir.
yıllar önce şemsi belli o meşhur şiirinde, anadolu insanının devlet ve adalet karşısındaki çaresizliğini tam da bu çifte standarda vurarak dile getirmişti:
" yerin, yurdun adresin bilmirem
angara'da: anayasso!
ellerinden öpiy hasso,
yap bize de iltimaso...
bu işin mümkini yoh mi hooy baboov?"
hasso’nun "anayasso" feryadı, sadece bir imtiyaz talebi değil, adaletin ve kanunların yalnızca belli çevrelere çalışan bir "iltimas mekanizması"na dönüştüğünün acı bir itirafıdır. dün adı bürokratik iltimastı, bugün ise kapitalist düzenin siyasi nüfuzla birleştiği güç kalkanı. sistem değişse de, hukukun güçsüzü ezen, güçlüye ise dokunmayan o esnek yapısı varlığını korumaya devam ediyor.
devamını gör...
fakir çalmasını bilmediği için fakirdir
kaaveye gelen rizeli, kafasında kipa olan dayı, böyle demişti
haklı galiba.................................
haklı galiba.................................
devamını gör...
normal sözlük'ün en kara kalpli yazarları anketi
beyaz olamadım ama kara da değilim..
devamını gör...
türkiye'de bilimin ilgi görmeme nedeni
s2nden başka derdi olmayan milletin bilimle ne işi olur ?
atalarımız ne demiş ?
(bkz: fakir çalmasını bilmediği için fakirdir)
atalarımız ne demiş ?
(bkz: fakir çalmasını bilmediği için fakirdir)
devamını gör...
kur'an'daki salat vakitlerinin elçiyle ilgili olması
namazın nasıl kılınacağının ve de vakitlerinin tüm ayrıntısını sadece kuran anlatmaktadır: www.kurandakidin.com/2011/1...
devamını gör...
türkiye'de bilimin ilgi görmeme nedeni
çünkü bilimi sevmeye engel evcil yaralarımız var. hurafelerle, sorgulamayı değil kabullenmeyi öğütleyen alışkanlıklarla yüklü bir tarihimiz var. buna, bilime ve bilim insanına kuşkuyla, hatta zaman zaman düşmanlıkla yaklaşan çeşitli toplumsal ve ideolojik fraksiyonlar ekleniyor.
oysa bilim özgürlük ister. sadece laboratuvarlara, cihazlara ve finansal desteğe değil aynı zamanda meraka, eleştiriye, farklı düşüncelere ve yeniliğe açık bir toplumsal iklime ihtiyaç duyar. bilim, böyle gelmiş, böyle gider anlayışının olduğu yerde değil neden böyle diye sorulabilen yerde gelişir.
biz ise çoğu zaman bilimin önünü açmaktan çok köstek olmakta mahiriz. bir bilimsel fikrin toplumun yararına olup olmadığına bakmadan önce, kendi dogmalarımızla, alışkanlıklarımızla veya dünya görüşümüzle çelişip çelişmediğini sorgularız. işimize gelmeyen bilgiyi tartışmak yerine onu üreten kişiyi itibarsızlaştırmak, bilginin kendisini anlamaya çalışmak yerine kaynağını sorgulamak daha kolay gelir.
oysa bilim özgürlük ister. sadece laboratuvarlara, cihazlara ve finansal desteğe değil aynı zamanda meraka, eleştiriye, farklı düşüncelere ve yeniliğe açık bir toplumsal iklime ihtiyaç duyar. bilim, böyle gelmiş, böyle gider anlayışının olduğu yerde değil neden böyle diye sorulabilen yerde gelişir.
biz ise çoğu zaman bilimin önünü açmaktan çok köstek olmakta mahiriz. bir bilimsel fikrin toplumun yararına olup olmadığına bakmadan önce, kendi dogmalarımızla, alışkanlıklarımızla veya dünya görüşümüzle çelişip çelişmediğini sorgularız. işimize gelmeyen bilgiyi tartışmak yerine onu üreten kişiyi itibarsızlaştırmak, bilginin kendisini anlamaya çalışmak yerine kaynağını sorgulamak daha kolay gelir.
devamını gör...
mekkeli müşriklerin salatlarında yanıldığını kabullenmemesi
namazın nasıl kılınacağının tüm ayrıntısını sadece kuran anlatmaktadır: www.kurandakidin.com/2011/1...
devamını gör...
türkiye'de bilimin ilgi görmeme nedeni
çünkü ben daha iyi bilirim.
devamını gör...
türkiye'de bilimin ilgi görmeme nedeni
koç'a, sabancı'ya vb. arge fon ve teşviklerinden en fazla yararlanan sanayii devlerine sormak lazım.
başarısız girişimlere bütçe ayırma riskine girmeyip, bayiilik zihniyetinden öteye geçemediğimizden.
başarısız girişimlere bütçe ayırma riskine girmeyip, bayiilik zihniyetinden öteye geçemediğimizden.
devamını gör...
normal sözlük'ün en kara kalpli yazarları anketi
karalığın nereden geldiği de önemlidir, kötülüğün karası mı, yalnızlığın karası mı, karamsarlığın karası mı? bence ciddi bir tasnif gerekiyor hatta oscar tadında dallara da bölünebilir. en kara kalpli olan da blackheart'a kurban verilir filan.
devamını gör...
türk olmak
#4079123
sordum kardeşim. iki farklı ırka mensup, 5 farklı ülkede yaşamış, her ırktan ırkçıyla karşılaşmış ve neredeyse her ırktan arkadaşı olan biri olarak; ırkla gurur duymanın veya bir ırkı üstün/aşağı görmenin ilk aşamasının acizlik ve sonrasında ruhsal sorun olduğunu bilecek kadar çok deneyime sahibim.
sordum kardeşim. iki farklı ırka mensup, 5 farklı ülkede yaşamış, her ırktan ırkçıyla karşılaşmış ve neredeyse her ırktan arkadaşı olan biri olarak; ırkla gurur duymanın veya bir ırkı üstün/aşağı görmenin ilk aşamasının acizlik ve sonrasında ruhsal sorun olduğunu bilecek kadar çok deneyime sahibim.
devamını gör...