meja - en beğenilen tanımları (183. sayfa)
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553
554
555
556
557
558
559
560
561
562
563
564
565
566
567
568
569
570
571
572
573
574
575
576
577
578
579
580
581
582
583
584
585
586
587
588
589
590
591
592
593
594
595
596
597
598
599
600
601
602
603
604
605
606
607
608
609
610
611
612
613
614
615
616
617
618
619
620
621
622
623
624
625
626
627
628
629
630
631
632
633
634
635
636
637
638
639
640
641
642
643
644
645
646
647
648
649
650
651
652
653
654
655
656
657
658
659
660
661
662
663
664
665
666
667
668
669
670
671
672
673
674
675
676
677
678
679
680
681
682
683
684
685
686
687
688
689
690
691
692
693
694
695
696
697
698
699
700
701
702
703
704
705
706
707
708
709
710
711
712
713
714
715
716
717
718
719
720
721
722
723
724
725
726
727
728
729
730
731
732
733
734
735
736
737
738
739
740
741
742
743
744
745
746
747
748
749
750
751
752
753
754
755
756
757
758
759
760
761
762
763
764
765
766
767
768
769
770
771
772
773
774
775
776
777
778
779
780
781
782
783
784
785
786
787
788
789
790
791
792
793
794
795
796
797
798
799
800
801
802
803
804
805
806
807
808
809
810
811
812
813
814
815
816
817
818
819
820
821
822
823
824
825
826
827
828
829
830
831
832
833
834
835
836
837
838
839
840
841
842
843
844
845
846
847
848
849
850
851
852
853
854
855
856
857
858
859
860
861
862
863
864
865
866
867
868
869
870
871
872
873
874
2.
icarus kahvehanesi radyo yayını
show tv'nin şifreli yayınları vardı, kalça deyince onu anımsadım. hatta bir tutti frutti programı vardı. meyvelerle temsil edilen kızlar falan vardı. o zamanlar için fazlasıyla çıplak sayılırlardı televizyonda görünmek için. hepimiz "çilek güzeli"ne hayrandık.
12'den sonra şifreleniyordu kanal, erotik filmler falan koydukları için. anlamaya çalışıyorduk ne dolaplar döndüğünü sansürlü görüntülere gözlerimizi kısa kısa bakarak. hey gidi günler!
edit: fotosunu da buldum. adamın hemen solundaki de meşhur çilek.
12'den sonra şifreleniyordu kanal, erotik filmler falan koydukları için. anlamaya çalışıyorduk ne dolaplar döndüğünü sansürlü görüntülere gözlerimizi kısa kısa bakarak. hey gidi günler!
edit: fotosunu da buldum. adamın hemen solundaki de meşhur çilek.

devamını gör...
3.
kaostan beslenirken annenin ekmek almaya yollaması
tek yönlü beslenmemeniz için annenin olaya biraz da karbonhidrat eklemeye çalışması durumu.
devamını gör...
4.
kare karalamaca
bulmaca ve zekâ oyunu karışımı bir çeşit eğlence aracı.
karelerden ve bazı sayılardan oluşan bir tablo olarak gelir karşımıza. nasıl çözüleceğini örnek üzerinden anlatmaya çalışayım.

en üstteki sayılara soldan sağa bakalım. en başta 17 sayısı var. bunun anlamı, aşağıdaki karelerden 17 tanesinin birbirine bitişik olarak boyanacağı. hangi 17 tanenin boyanması gerektiğini ise diğer sayıların vereceği ipuçları ile belirliyoruz.
hemen yanında 1 ve 15 var. bunun anlamı şu; 1 kare boyanacak. sonra arada en az 1 kare boşluk olacak şekilde 15 kare daha boyanacak ama bu 15 kare boyanırken bunlar arasında boşluk olmayacak.
yani özetle şöyle diyebiliriz; siyah kutular içerisindeki sayılar, kaç kutunun boyanması gerektiğini söyler. bu siyah kutuların sadece birinin içinde yazan sayı, o kadar sayıda karenin arada boşluk kalmadan, blok hâlinde boyanacağını söyler. mesela siyah kutu içerisinde 8 yazıyorsa, birbirine bitişik 8 kareyi siyaha boyamanız gerekir. eğer iki ayrı siyah kutu varsa ve ikisinin içinde de ayrı ayrı 4 yazıyorsa toplamda yine 8 kareyi boyarsınız ancak 4 tanesi bitişik, diğer 4 tanesi de kendi arasında bitişik olur ve aralarında en az 1 tane beyaz kare kalır.
tüm bunların sonucunda ortaya basit ve çözünürlüğü düşük bir resim çıkar. bulmaca kitabı olarak bulabileceğiniz gibi * internet üzerinden de oynayabilirsiniz.
yukarıdakinin çözülmüş hâlini aşağıda paylaşacağım. biraz incelenirse, yukarıda anlatmak istediğim adımlar sanırım daha net anlaşılacaktır.
internet üzerinden oynanan versiyonlarında çok farklı çeşitler var. renkli olanlarda temel mantık aynı olsa da farklı renkler arasında en az 1 kare beyaz boşluk bırakma zorunluluğu yoktur. bir de kare olarak değil üçgen olarak oynanan versiyonları bulunur.
yukarıdakinin çözülmüş hâli:

bu da daha detaylı olan bir tanesinin sonucu:

görselin kaynağı
bu ise renkli olan; gördüğünüz gibi farklı renkler arasında boşluk olmak zorunda değil:

görselin kaynağı
karelerden ve bazı sayılardan oluşan bir tablo olarak gelir karşımıza. nasıl çözüleceğini örnek üzerinden anlatmaya çalışayım.

en üstteki sayılara soldan sağa bakalım. en başta 17 sayısı var. bunun anlamı, aşağıdaki karelerden 17 tanesinin birbirine bitişik olarak boyanacağı. hangi 17 tanenin boyanması gerektiğini ise diğer sayıların vereceği ipuçları ile belirliyoruz.
hemen yanında 1 ve 15 var. bunun anlamı şu; 1 kare boyanacak. sonra arada en az 1 kare boşluk olacak şekilde 15 kare daha boyanacak ama bu 15 kare boyanırken bunlar arasında boşluk olmayacak.
yani özetle şöyle diyebiliriz; siyah kutular içerisindeki sayılar, kaç kutunun boyanması gerektiğini söyler. bu siyah kutuların sadece birinin içinde yazan sayı, o kadar sayıda karenin arada boşluk kalmadan, blok hâlinde boyanacağını söyler. mesela siyah kutu içerisinde 8 yazıyorsa, birbirine bitişik 8 kareyi siyaha boyamanız gerekir. eğer iki ayrı siyah kutu varsa ve ikisinin içinde de ayrı ayrı 4 yazıyorsa toplamda yine 8 kareyi boyarsınız ancak 4 tanesi bitişik, diğer 4 tanesi de kendi arasında bitişik olur ve aralarında en az 1 tane beyaz kare kalır.
tüm bunların sonucunda ortaya basit ve çözünürlüğü düşük bir resim çıkar. bulmaca kitabı olarak bulabileceğiniz gibi * internet üzerinden de oynayabilirsiniz.
yukarıdakinin çözülmüş hâlini aşağıda paylaşacağım. biraz incelenirse, yukarıda anlatmak istediğim adımlar sanırım daha net anlaşılacaktır.
internet üzerinden oynanan versiyonlarında çok farklı çeşitler var. renkli olanlarda temel mantık aynı olsa da farklı renkler arasında en az 1 kare beyaz boşluk bırakma zorunluluğu yoktur. bir de kare olarak değil üçgen olarak oynanan versiyonları bulunur.
yukarıdakinin çözülmüş hâli:

bu da daha detaylı olan bir tanesinin sonucu:

görselin kaynağı
bu ise renkli olan; gördüğünüz gibi farklı renkler arasında boşluk olmak zorunda değil:

görselin kaynağı
devamını gör...
5.
kuark - gluon plazması
aşırı yüksek sıcaklıklar altında ortaya çıkabileceği ön görülen, bozulmuş atomlardan yayılan parçacıkların ortamda serbestçe dolaşabildiği teorik madde.
herhangi katı bir elementi düşünün. bunu, katı halde kalabildiği zamanki sıcaklığının biraz daha üstünde bir sıcaklığa kadar ısıtalım. madde yavaş yavaş erir. biraz daha ısıtırsak kaynar. diyelim ki azot atomlarından bahsediyoruz. bu durumda kaynadıktan sonra yavaş yavaş sıvıdan gaz fazına geçecek olan bu maddenin atomları ikişerli gruplar halinde n2 * molekülleri şeklinde bulunur ortamda.
fakat kaynama sıcaklığından daha yüksek sıcaklığa doğru ısıtmaya devam edersek, moleküller ayrılarak tek atomlara dönüşür. yavaş yavaş elektronlar atomdan kopmaya başlar. yani ortam artık yüksüz atomlar yerine yüklü olan iyon adlı parçacıklardan ibarettir. artık madde yavaş yavaş gaz fazından da çıkıp plazma fazına geçmeye başlamıştır.
diyelim ki azotumuzu 5 milyon kelvine kadar ısıttık. bu durumda ortam, atomun çekirdek ve elektronlar şeklinde ayrılmasıyla ortaya çıkan bir yapıya bürünür.
farz edelim ki 200 milyon kelvin sıcaklığa kadar çıktık. şimdi çekirdek de ayrışmaya başlar. artık çekirdek olarak değil, içindeki bileşimler olan proton ve nötronlar da ortalığa saçılmıştır.
gözümüzü kararttık ve ısıtmaya devam ediyoruz. 1 trilyon kelvine kadar ısıttık. artık proton ve nötronlar da parçalanır ve kendilerini oluşturan kuarklara ayrılırlar. işte teorik hesaplamalar sonucunda, mesela azot için hemen hemen bu sıcaklıkta ortaya çıkacak madde bir kuark - gluon plazmasıdır.
böyle bir sıcaklığa yıldızların merkezinde çıkmak bile pek mümkün değil. mesela güneş'in çekirdeğindeki sıcaklık yaklaşık 15 milyon kelvin. fakat parçacık hızlandırıcılarda çok yüksek enerjili 2 parçacığı çarpıştırarak, anlık da olsa böyle bir sıcaklığa erişebilirsiniz çünkü bu çarpışmalarda ortaya çıkan enerjiler son derece yüksektir.
herhangi katı bir elementi düşünün. bunu, katı halde kalabildiği zamanki sıcaklığının biraz daha üstünde bir sıcaklığa kadar ısıtalım. madde yavaş yavaş erir. biraz daha ısıtırsak kaynar. diyelim ki azot atomlarından bahsediyoruz. bu durumda kaynadıktan sonra yavaş yavaş sıvıdan gaz fazına geçecek olan bu maddenin atomları ikişerli gruplar halinde n2 * molekülleri şeklinde bulunur ortamda.
fakat kaynama sıcaklığından daha yüksek sıcaklığa doğru ısıtmaya devam edersek, moleküller ayrılarak tek atomlara dönüşür. yavaş yavaş elektronlar atomdan kopmaya başlar. yani ortam artık yüksüz atomlar yerine yüklü olan iyon adlı parçacıklardan ibarettir. artık madde yavaş yavaş gaz fazından da çıkıp plazma fazına geçmeye başlamıştır.
diyelim ki azotumuzu 5 milyon kelvine kadar ısıttık. bu durumda ortam, atomun çekirdek ve elektronlar şeklinde ayrılmasıyla ortaya çıkan bir yapıya bürünür.
farz edelim ki 200 milyon kelvin sıcaklığa kadar çıktık. şimdi çekirdek de ayrışmaya başlar. artık çekirdek olarak değil, içindeki bileşimler olan proton ve nötronlar da ortalığa saçılmıştır.
gözümüzü kararttık ve ısıtmaya devam ediyoruz. 1 trilyon kelvine kadar ısıttık. artık proton ve nötronlar da parçalanır ve kendilerini oluşturan kuarklara ayrılırlar. işte teorik hesaplamalar sonucunda, mesela azot için hemen hemen bu sıcaklıkta ortaya çıkacak madde bir kuark - gluon plazmasıdır.
böyle bir sıcaklığa yıldızların merkezinde çıkmak bile pek mümkün değil. mesela güneş'in çekirdeğindeki sıcaklık yaklaşık 15 milyon kelvin. fakat parçacık hızlandırıcılarda çok yüksek enerjili 2 parçacığı çarpıştırarak, anlık da olsa böyle bir sıcaklığa erişebilirsiniz çünkü bu çarpışmalarda ortaya çıkan enerjiler son derece yüksektir.
devamını gör...
6.
edür
bir süredir takipte olduğum yazar. gayet güzel tanımları var. boş beleş konulardan sıkılanlar ve özellikle sinemaya ilgisi olanlar bir göz atmalı diye düşünüyorum.
eskisi kadar herkesi tek tek okuyamıyorum ama yine de gözüm üzerinizde efendim. böyle yazmaya devam...
eskisi kadar herkesi tek tek okuyamıyorum ama yine de gözüm üzerinizde efendim. böyle yazmaya devam...
devamını gör...
7.
bisküvi reklamında yarı çıplak erkek
tüketicileri etkilemeye yönelik olduğu iddia edilen kadınlı dondurma reklamlarından sonra, tüm tüketicilerin erkek olmadığını akıl eden birinin yaptığı doğru hamle.
diyorsanız ki "kadının biri dondurmayla sevişiyor diye ben bir erkek olarak gidip hemen dondurma alıyorum" o zaman ben de yarı çıplak erkek görünce bisküvi alacağım demektir. yok diyorsanız ki "ne alaka? sırf bunun için dondurma mı alınır? güzel kadınları izleyip geçiyorum reklamı." o zaman ben de aynısını yapıyor olabilirim. bu ikinci seçenek mantıklı olan seçenek bu arada.
özet: biri ne kadar saçmaysa diğeri de o kadar saçma ama yarı çıplak kadın izlemektense yarı çıplak erkek görmeyi tercih edecek heteroseksüel bir kadın olarak iyi yaptılar diyorum. ben niye sadece meme, kalça görmek zorunda kalayım ki erkek tüketiciler yüzünden *. sanki araba alanlar sadece erkek, dondurma yiyenler sadece erkek... her yerde kadın kadın kadın, nedir bu yahu aaa!
ve son olarak kamu spotu: cinsiyetleri bu şekilde kullanmak dünyanın en pis işlerinden biri. keşke yapmasalar.
diyorsanız ki "kadının biri dondurmayla sevişiyor diye ben bir erkek olarak gidip hemen dondurma alıyorum" o zaman ben de yarı çıplak erkek görünce bisküvi alacağım demektir. yok diyorsanız ki "ne alaka? sırf bunun için dondurma mı alınır? güzel kadınları izleyip geçiyorum reklamı." o zaman ben de aynısını yapıyor olabilirim. bu ikinci seçenek mantıklı olan seçenek bu arada.
özet: biri ne kadar saçmaysa diğeri de o kadar saçma ama yarı çıplak kadın izlemektense yarı çıplak erkek görmeyi tercih edecek heteroseksüel bir kadın olarak iyi yaptılar diyorum. ben niye sadece meme, kalça görmek zorunda kalayım ki erkek tüketiciler yüzünden *. sanki araba alanlar sadece erkek, dondurma yiyenler sadece erkek... her yerde kadın kadın kadın, nedir bu yahu aaa!
ve son olarak kamu spotu: cinsiyetleri bu şekilde kullanmak dünyanın en pis işlerinden biri. keşke yapmasalar.
devamını gör...
8.
sözlüğün en güzel kızının nickaltı yazması
böyle isimsiz mektup bırakırsanız daha çok bekleyeceğiniz olay.
şimdi çıkıp üzerine alınsa insanlar "sana demedim" olur. "şimdi sana demedim falan der" diye alınmasalar "niye yazmıyor" olur. e what are you!
kimi kastediyorsanız gidin kendisiyle konuşun bence böyle durumlarda. açık çek tehlikelidir.
şimdi çıkıp üzerine alınsa insanlar "sana demedim" olur. "şimdi sana demedim falan der" diye alınmasalar "niye yazmıyor" olur. e what are you!
kimi kastediyorsanız gidin kendisiyle konuşun bence böyle durumlarda. açık çek tehlikelidir.
devamını gör...
9.
i will kill her (yazar)
aşil tendonu hakkındaki sorusuna cevap alıp almadığını bilmediğim yazar. o yüzden şimdi buradan yazacağım.
aşil ya da akhilleus, yunan mitolojisinde annesi tanrı, babası kral olan bir yarı tanrıdır. ölümsüz olması için styx nehrine daldırılmıştır çocukken.
çok başarılı bir savaşçıdır ve öyle kolay kolay öldürülemez. efsaneye göre tek zayıf noktası topuğunun arka kısmıdır. zira ölümsüzlük nehrine daldırılırken topuğundan tutulmuştur ve nehrin suyunun değmediği tek yer orasıdır. onu oradan vurmayı başarırsan öldürebilirsin sadece. bu konuyla ilgili bir hikâye daha vardır. o da şöyledir: akhilleus'un annesi thetis, çocuklarının ölümsüz olması için onların ölümlülere has özelliklerini ortadan kaldırmak ister. çocuklarını yakar ki ölümlü özelliklerden arınsınlar. ancak çocuklar ölür. akhilleus ise sadece topuğunda bir yanıkla kurtulmuştur ve tek ölümlü kısmı o bölgesidir. her ne kadar hepsi uydurmasyon olsa da, bu ikinci hikâye benim fikrime göre daha tutarsız.
her neyse. akhilleus, truva savaşında truvalı prens paris tarafından tam da o noktadan okla vurularak öldürülmüştür. aşil tendonu ismi de oradan gelir.
edit: cevabı öğrenmiş ben yazmadan önce ama olsun. burada dursun bu tanım yine de. belki başka birilerinin işine yarar.
aşil ya da akhilleus, yunan mitolojisinde annesi tanrı, babası kral olan bir yarı tanrıdır. ölümsüz olması için styx nehrine daldırılmıştır çocukken.
çok başarılı bir savaşçıdır ve öyle kolay kolay öldürülemez. efsaneye göre tek zayıf noktası topuğunun arka kısmıdır. zira ölümsüzlük nehrine daldırılırken topuğundan tutulmuştur ve nehrin suyunun değmediği tek yer orasıdır. onu oradan vurmayı başarırsan öldürebilirsin sadece. bu konuyla ilgili bir hikâye daha vardır. o da şöyledir: akhilleus'un annesi thetis, çocuklarının ölümsüz olması için onların ölümlülere has özelliklerini ortadan kaldırmak ister. çocuklarını yakar ki ölümlü özelliklerden arınsınlar. ancak çocuklar ölür. akhilleus ise sadece topuğunda bir yanıkla kurtulmuştur ve tek ölümlü kısmı o bölgesidir. her ne kadar hepsi uydurmasyon olsa da, bu ikinci hikâye benim fikrime göre daha tutarsız.
her neyse. akhilleus, truva savaşında truvalı prens paris tarafından tam da o noktadan okla vurularak öldürülmüştür. aşil tendonu ismi de oradan gelir.
edit: cevabı öğrenmiş ben yazmadan önce ama olsun. burada dursun bu tanım yine de. belki başka birilerinin işine yarar.
devamını gör...
10.
hiçbir yazara yürümemiş olmanın verdiği rahatlık hissi
yürüyünce de rahatsız olmalık bir durum yok. herkesin hayatına kimse karışamaz.
esas sorun yürümüyor gibi görünüp özel mesajlarda fındık kıranlar. onları kimse bilmediği için başlarına bela olan da çıkmıyor. "o kendini biliyor" tayfası bunlar. hatta bazılarının hiç sesi çıkmıyor. kimler neler neler yapıyor şurada, haberiniz bile yok. sonra çıkıp "auuv meja luci'ye yürüdüüü"
hey yavrum hey! keşke herkes benim gibi açıktan yürüseydi.
esas sorun yürümüyor gibi görünüp özel mesajlarda fındık kıranlar. onları kimse bilmediği için başlarına bela olan da çıkmıyor. "o kendini biliyor" tayfası bunlar. hatta bazılarının hiç sesi çıkmıyor. kimler neler neler yapıyor şurada, haberiniz bile yok. sonra çıkıp "auuv meja luci'ye yürüdüüü"
hey yavrum hey! keşke herkes benim gibi açıktan yürüseydi.
devamını gör...
13.
diyanet işlerinin tabelasından tc ibaresini kaldırması
dalga geçilecek, hakkında espriler yapılacak kadar masum olmayan hareket.
tc ibarelerini, andımızı kaldırma hareketlerini, suriyeli va afgan ve hatta başka ülkelerden milyonlarca insanı buraya doldurmakla birlikte düşününce "10 sene sonra ülkeyi nerede görüyorsunuz" başlığına "ülkeyi görmüyorum ki" cevabını neden verdiğimi anlarsınız.
afganistan'a da böyle ufak ufak başlayıp bir anda vurmuştu büyük tokat. şimdi hallerini görüyorsunuz.
tc ibarelerini, andımızı kaldırma hareketlerini, suriyeli va afgan ve hatta başka ülkelerden milyonlarca insanı buraya doldurmakla birlikte düşününce "10 sene sonra ülkeyi nerede görüyorsunuz" başlığına "ülkeyi görmüyorum ki" cevabını neden verdiğimi anlarsınız.
afganistan'a da böyle ufak ufak başlayıp bir anda vurmuştu büyük tokat. şimdi hallerini görüyorsunuz.
devamını gör...
14.
hassas türk aile yapısı'nın 10 bin karma puanı geçmesi
ben olsam bunun üzerine oraya memati'yi döşerdim, ne yalan söyleyeyim *. yaşasın kötülük *
sonucunu merakla beklediğimiz olay. haydi bakalım...
sonucunu merakla beklediğimiz olay. haydi bakalım...
devamını gör...
15.
kadınların kusurlu varlıklar olmaları
yani ille kalkıp "kusurlu olmasak erkekleri sevmezdik" mi diyelim, bunu mu istiyorsunuz?
bir iddia.
bir iddia.
devamını gör...
16.
kabe üzerinde oturan atatürk fotoğrafı paylaşan kişiye soruşturma başlatılması
iki tarafın da bu saçmalıkları bir an önce bırakması ve mümkünse de tek taraf olarak birleşmesini umuyorum.
öyle dünya lideri olalım falan gibi hayalleriniz varsa, bunun yolu birlik olmaktan geçer, düşmanlıktan değil.
öyle dünya lideri olalım falan gibi hayalleriniz varsa, bunun yolu birlik olmaktan geçer, düşmanlıktan değil.
devamını gör...
17.
kafa izni almasıyla sözlüğü güçsüz bırakan yazarlar
bir grup insan.
ne olursa olsun mutlaka herkesin yeri doluyor bir şekilde. kendimi de dahil ederek söylüyorum ki alternatifi olmayan kimse yok.
ama tabii özlenen yazarlar oluyor. keşke burada olsaydı diyoruz bazıları için zaman zaman.
gittikleri yerde mutlu olsunlar, ne diyelim...
ne olursa olsun mutlaka herkesin yeri doluyor bir şekilde. kendimi de dahil ederek söylüyorum ki alternatifi olmayan kimse yok.
ama tabii özlenen yazarlar oluyor. keşke burada olsaydı diyoruz bazıları için zaman zaman.
gittikleri yerde mutlu olsunlar, ne diyelim...
devamını gör...
18.
bir yazarı tanımadan hakkında gereksizce ithamlarda bulunmak
sözlükte her şey değişiyor ama bu olay hiç değişmiyor.
boş teneke çok ses çıkarır diyerek görmezden gelin.
boş teneke çok ses çıkarır diyerek görmezden gelin.
devamını gör...
19.
ilk defa bir sözlük ortamına girenlere tavsiyeler
başlık açarken forumda olmadığınızı hatırlarsanız harika olur.
nasıl olur o? şöyle;
diyelim ki hacet için alafranga tuvalet kullanmak gibi saçma bir başlık açtınız. başlığı siz açtığınız için en azından ilk yorumda konuyla ilgili bir belirleyici cümle, tanım olmalı. mesela şu: "alaturka tuvalette rahat edemeyen kişinin yapacağı hareket."
sözlük ya hani burası, sözlüklerde de bir kelimenin anlamı yazar ya karşısında... hah, işte aynen öyle! başlığın açıklayıcı anlamını bir yargı cümlesi ile yazacaksınız. başlığı açıp "ben sevmiyom yeaaa alaturka" yazmayacaksınız yani bodoslama. önce bir tanım yazın, sonra "ben de sevmiyom yeaa" yazabilirsiniz istiyorsanız ama yazmasanız daha şık olur tabii.
bir örnek daha geliyor:
başlık: güneş.
tanım: dünyamızı aydınlatan yıldız.
bu şablon doğru.
başlık: güneş.
tanımsız ilk cümle: it oolu it yaktı, bitirdi bizi.
bu yanlış.
***
(bkz: aramaya inanmak) derler bir yiğit vardır bre! duydunuz mu namını? açacağınız başlığı şöyle bir arama kutusunda yoklarsınız, daha önce açıldı mı diye. burada biraz şaklabanlık gerekebilir. başlığı bir öyle bir böyle çevirmek icap edebilir, 2 türlüsü de açılmış olabilir çünkü. elektromanyetik tayf diye açarsınız ama biri elektromanyetik spektrum olarak açmıştır sizden önce. iyice bakın, aynısı ya da benzeri var mı diye.
uzun süredir yazar olan bir kısım arkadaşlar da daha önce açılmış olması son derece olası olan bazı başlıklara balıklama dalıyor. yorum üzerine yorum yazıyorlar. birisi diğer başlık için bakınız verip aramaya inanmak yazdığı halde, ondan sonra gelenler de yorum yazmaya devam ediyor. yapmayınız.
bunları yapmanız dünyanın sonu değil ama yapmamanız sözlüğü biraz kirli ve dağınık hale getiriyor. dolayısıyla insanlar bir konu hakkında yorum yazacakları zaman, 19891032 tane versiyonu olan başlıktan hangisine yazacaklarını şaşırıyorlar.
gece gece ne kafa ütüledim yav! kendi kafam bile ağrıdı.
ama yapmayın...
nasıl olur o? şöyle;
diyelim ki hacet için alafranga tuvalet kullanmak gibi saçma bir başlık açtınız. başlığı siz açtığınız için en azından ilk yorumda konuyla ilgili bir belirleyici cümle, tanım olmalı. mesela şu: "alaturka tuvalette rahat edemeyen kişinin yapacağı hareket."
sözlük ya hani burası, sözlüklerde de bir kelimenin anlamı yazar ya karşısında... hah, işte aynen öyle! başlığın açıklayıcı anlamını bir yargı cümlesi ile yazacaksınız. başlığı açıp "ben sevmiyom yeaaa alaturka" yazmayacaksınız yani bodoslama. önce bir tanım yazın, sonra "ben de sevmiyom yeaa" yazabilirsiniz istiyorsanız ama yazmasanız daha şık olur tabii.
bir örnek daha geliyor:
başlık: güneş.
tanım: dünyamızı aydınlatan yıldız.
bu şablon doğru.
başlık: güneş.
tanımsız ilk cümle: it oolu it yaktı, bitirdi bizi.
bu yanlış.
***
(bkz: aramaya inanmak) derler bir yiğit vardır bre! duydunuz mu namını? açacağınız başlığı şöyle bir arama kutusunda yoklarsınız, daha önce açıldı mı diye. burada biraz şaklabanlık gerekebilir. başlığı bir öyle bir böyle çevirmek icap edebilir, 2 türlüsü de açılmış olabilir çünkü. elektromanyetik tayf diye açarsınız ama biri elektromanyetik spektrum olarak açmıştır sizden önce. iyice bakın, aynısı ya da benzeri var mı diye.
uzun süredir yazar olan bir kısım arkadaşlar da daha önce açılmış olması son derece olası olan bazı başlıklara balıklama dalıyor. yorum üzerine yorum yazıyorlar. birisi diğer başlık için bakınız verip aramaya inanmak yazdığı halde, ondan sonra gelenler de yorum yazmaya devam ediyor. yapmayınız.
bunları yapmanız dünyanın sonu değil ama yapmamanız sözlüğü biraz kirli ve dağınık hale getiriyor. dolayısıyla insanlar bir konu hakkında yorum yazacakları zaman, 19891032 tane versiyonu olan başlıktan hangisine yazacaklarını şaşırıyorlar.
gece gece ne kafa ütüledim yav! kendi kafam bile ağrıdı.
ama yapmayın...
devamını gör...
20.
astronomi
erkek düşürmek için kullanılan ilim.
slife5r'ın da dediği gibi, sallıyoruz genellikle ama getirisi var. boşa astronom değiliz yani, bir amaç var burada.
mesela oturmuşsun gözüne kestirdiğin yiğitle gece vakti ıssız bir yerde, konuşuyorsun. ıssız yerde beğendiğin adamlasın ve hâlâ sadece konuşuyorsun. düşün bak ortamdaki gerilimi. sonra birden "bak şuradaki yıldızı görüyor musun?" diye işaret ediyorsun. burası tehlikeli ama. sakın ola o anda "sana monte olsun" gibi bir laf etmeyin, kuşu ürkütürsünüz. kafasını kaldırıp aranırken "işte canım şuradaki. birazdan patlayacak bu. hesaplar çok net. ayırma gözünü ondan. bu tarihî bir an." diyoruz. adam öyle bakıyor havaya, anasından solucan bekleyen yavru kuş gibi. yavaş ama emin hareketlerle boynundan dalıyoruz mevzuya. "ama yıldız" falan diye gevelerse "bakmaya devam et. birazdan yıldız sayısı da artacak. ben gösterceğim sana yıldızları tek tek." diyoruz.
bu kısımdan sonra itiraz ederse ne yapılır ben de bilmiyorum. henüz eden çıkmadığı için benim yol haritası burada bitiyor. siz de deneyin, burada paylaşın. yeni nesillere ışık olsun. yıldız ışığı. patlayanından...
slife5r'ın da dediği gibi, sallıyoruz genellikle ama getirisi var. boşa astronom değiliz yani, bir amaç var burada.
mesela oturmuşsun gözüne kestirdiğin yiğitle gece vakti ıssız bir yerde, konuşuyorsun. ıssız yerde beğendiğin adamlasın ve hâlâ sadece konuşuyorsun. düşün bak ortamdaki gerilimi. sonra birden "bak şuradaki yıldızı görüyor musun?" diye işaret ediyorsun. burası tehlikeli ama. sakın ola o anda "sana monte olsun" gibi bir laf etmeyin, kuşu ürkütürsünüz. kafasını kaldırıp aranırken "işte canım şuradaki. birazdan patlayacak bu. hesaplar çok net. ayırma gözünü ondan. bu tarihî bir an." diyoruz. adam öyle bakıyor havaya, anasından solucan bekleyen yavru kuş gibi. yavaş ama emin hareketlerle boynundan dalıyoruz mevzuya. "ama yıldız" falan diye gevelerse "bakmaya devam et. birazdan yıldız sayısı da artacak. ben gösterceğim sana yıldızları tek tek." diyoruz.
bu kısımdan sonra itiraz ederse ne yapılır ben de bilmiyorum. henüz eden çıkmadığı için benim yol haritası burada bitiyor. siz de deneyin, burada paylaşın. yeni nesillere ışık olsun. yıldız ışığı. patlayanından...
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553
554
555
556
557
558
559
560
561
562
563
564
565
566
567
568
569
570
571
572
573
574
575
576
577
578
579
580
581
582
583
584
585
586
587
588
589
590
591
592
593
594
595
596
597
598
599
600
601
602
603
604
605
606
607
608
609
610
611
612
613
614
615
616
617
618
619
620
621
622
623
624
625
626
627
628
629
630
631
632
633
634
635
636
637
638
639
640
641
642
643
644
645
646
647
648
649
650
651
652
653
654
655
656
657
658
659
660
661
662
663
664
665
666
667
668
669
670
671
672
673
674
675
676
677
678
679
680
681
682
683
684
685
686
687
688
689
690
691
692
693
694
695
696
697
698
699
700
701
702
703
704
705
706
707
708
709
710
711
712
713
714
715
716
717
718
719
720
721
722
723
724
725
726
727
728
729
730
731
732
733
734
735
736
737
738
739
740
741
742
743
744
745
746
747
748
749
750
751
752
753
754
755
756
757
758
759
760
761
762
763
764
765
766
767
768
769
770
771
772
773
774
775
776
777
778
779
780
781
782
783
784
785
786
787
788
789
790
791
792
793
794
795
796
797
798
799
800
801
802
803
804
805
806
807
808
809
810
811
812
813
814
815
816
817
818
819
820
821
822
823
824
825
826
827
828
829
830
831
832
833
834
835
836
837
838
839
840
841
842
843
844
845
846
847
848
849
850
851
852
853
854
855
856
857
858
859
860
861
862
863
864
865
866
867
868
869
870
871
872
873
874