meja - en beğenilen tanımları (158. sayfa)
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553
554
555
556
557
558
559
560
561
562
563
564
565
566
567
568
569
570
571
572
573
574
575
576
577
578
579
580
581
582
583
584
585
586
587
588
589
590
591
592
593
594
595
596
597
598
599
600
601
602
603
604
605
606
607
608
609
610
611
612
613
614
615
616
617
618
619
620
621
622
623
624
625
626
627
628
629
630
631
632
633
634
635
636
637
638
639
640
641
642
643
644
645
646
647
648
649
650
651
652
653
654
655
656
657
658
659
660
661
662
663
664
665
666
667
668
669
670
671
672
673
674
675
676
677
678
679
680
681
682
683
684
685
686
687
688
689
690
691
692
693
694
695
696
697
698
699
700
701
702
703
704
705
706
707
708
709
710
711
712
713
714
715
716
717
718
719
720
721
722
723
724
725
726
727
728
729
730
731
732
733
734
735
736
737
738
739
740
741
742
743
744
745
746
747
748
749
750
751
752
753
754
755
756
757
758
759
760
761
762
763
764
765
766
767
768
769
770
771
772
773
774
775
776
777
778
779
780
781
782
783
784
785
786
787
788
789
790
791
792
793
794
795
796
797
798
799
800
801
802
803
804
805
806
807
808
809
810
811
812
813
814
815
816
817
818
819
820
821
822
823
824
825
826
827
828
829
830
831
832
833
834
835
836
837
838
839
840
841
842
843
844
845
846
847
848
849
850
851
852
853
854
855
856
857
858
859
860
861
862
863
864
865
866
867
868
869
870
871
872
873
874
2.
daire almak vs arsa alıp müstakil ev yapmak
yeterli para olduğunu farz ederek yanıtlayacağım soru: müstakil ev yapmak.
şu hayatta apartman denen şey kadar saçma ve korkunç az şey gördüm. tanımadığınız bir sürü insanla bir beton kutu içerisine tıkılıyorsunuz. tanımadığınız ve muhtemelen tanısanız da sevmeyeceğiniz bu insanların yaptığı her rezilliğe katlanmak zorunda kalıyorsunuz: pislikleri, gürültüleri, saygısızlıkları hatta bazen evlerinden yayılan leş gibi kokuları sineye çekiyorsunuz. mantıklı mı? değil.
müstakil ev candır! kimseyle muhatap olmamak için genişçe bir bahçesi de olursa tadından yenmez.
yalnız ısıtması ve genel masrafı fazla olur. fakat en başta yeterli para olduğunu varsaydığım için onu şu an umursamıyorum. aptal komşulara tahammül edeceğime biraz daha fazla para harcarım.
şu hayatta apartman denen şey kadar saçma ve korkunç az şey gördüm. tanımadığınız bir sürü insanla bir beton kutu içerisine tıkılıyorsunuz. tanımadığınız ve muhtemelen tanısanız da sevmeyeceğiniz bu insanların yaptığı her rezilliğe katlanmak zorunda kalıyorsunuz: pislikleri, gürültüleri, saygısızlıkları hatta bazen evlerinden yayılan leş gibi kokuları sineye çekiyorsunuz. mantıklı mı? değil.
müstakil ev candır! kimseyle muhatap olmamak için genişçe bir bahçesi de olursa tadından yenmez.
yalnız ısıtması ve genel masrafı fazla olur. fakat en başta yeterli para olduğunu varsaydığım için onu şu an umursamıyorum. aptal komşulara tahammül edeceğime biraz daha fazla para harcarım.
devamını gör...
3.
kuantum fiziğini anlamanın mümkün olmaması
kişiden kişiye değişecek durum.
bakmayın siz richard feynman'ın sosyal medyada dolanan şu sözlerine:
- "şundan emin bir biçimde söyleyebilirim ki; kuantum mekaniğini hiç kimse anlamamıştır."
- "eğer kuantum fiziğini anladığınızı düşünüyorsanız, kuantum fiziğini anlamamışsınızdır."
kuantum mekaniği sihir değil. feynman 1918 yılında doğmuştu. onun bu işlere başladığı zamanlarda gerçekten birçok insan böyle bir fiziğe bir anlam veremiyordu. albert einstein gibi zekâsıyla göklere çıkarılan insanlar bile kuantumun en temel yasalarını imkânsız olarak görüp reddetmeyi seçiyordu. bugün öyle değil. iyi kötü fizik bilen biri kuantum fiziğini de rahatlıkla anlayabilir.
tek sorun, kuantum dünyasında olup bitenleri kabullenebilmek çünkü hiçbir zaman makro dünyada gördüklerimizle benzeşmiyorlar. siz burada bir yere sağ adımınızı attınız diye aynı anda ikiziniz, mesela jamaica'da sol adımını atacak diye bir zorunluluk yok, ama kuantum dolanıklıktaki parçacıklar için var. odanızda otururken bir saniyeliğine yan odada beliremezsiniz ama kuantum tünelleme özelliğiyle bir elektron bunu yapabilir.
sonuç olarak; kuantum fiziğini anlamak gibi bir niyet ve isteğiniz varsa işe günlük hayatta gördüklerinizle kuantum dünyasında gördüklerinizi bir tutmamaya başlamanız gerekir. biraz da matematik öğrenirseniz fena olmaz tabii.
bakmayın siz richard feynman'ın sosyal medyada dolanan şu sözlerine:
- "şundan emin bir biçimde söyleyebilirim ki; kuantum mekaniğini hiç kimse anlamamıştır."
- "eğer kuantum fiziğini anladığınızı düşünüyorsanız, kuantum fiziğini anlamamışsınızdır."
kuantum mekaniği sihir değil. feynman 1918 yılında doğmuştu. onun bu işlere başladığı zamanlarda gerçekten birçok insan böyle bir fiziğe bir anlam veremiyordu. albert einstein gibi zekâsıyla göklere çıkarılan insanlar bile kuantumun en temel yasalarını imkânsız olarak görüp reddetmeyi seçiyordu. bugün öyle değil. iyi kötü fizik bilen biri kuantum fiziğini de rahatlıkla anlayabilir.
tek sorun, kuantum dünyasında olup bitenleri kabullenebilmek çünkü hiçbir zaman makro dünyada gördüklerimizle benzeşmiyorlar. siz burada bir yere sağ adımınızı attınız diye aynı anda ikiziniz, mesela jamaica'da sol adımını atacak diye bir zorunluluk yok, ama kuantum dolanıklıktaki parçacıklar için var. odanızda otururken bir saniyeliğine yan odada beliremezsiniz ama kuantum tünelleme özelliğiyle bir elektron bunu yapabilir.
sonuç olarak; kuantum fiziğini anlamak gibi bir niyet ve isteğiniz varsa işe günlük hayatta gördüklerinizle kuantum dünyasında gördüklerinizi bir tutmamaya başlamanız gerekir. biraz da matematik öğrenirseniz fena olmaz tabii.
devamını gör...
4.
evrenin kuantum bilgisayarı olarak modellenmesi
fizik yasalarının kuantum hesaplama süreçleriyle aynı olduğunu iddia eden görüşten doğan teorik yaklaşım. bu modele göre evrenin temel işleyişi, kuantum bilgisayarlarının çalışma prensiplerine benzer şekilde açıklanabilir.
bir kuantum bilgisayarı klasik 0 ve 1'lerle değil kübitlerle çalışır. kübitler, süperpozisyon ve kuantum dolanıklık gibi önemli kuantum mekaniği özellikleri taşır. evreni bir kuantum bilgisayar olarak modellemek, bu özelliklerin evrenin bütününe uygulanabileceği ve evrendeki tüm parçacıkların kübitler gibi davrandığı iddiası üzerine kurulu bir yöntemdir. yani evrende gerçekleşen tüm fiziksel olayların her biri bir kuantum hesaplama olabilir. bunu destekleyen en önemli teori de holografik evren ilkesidir. bu ilke özetle, fiziksel sistemlere ait bilgilerin bir yüzey üzerine kodlanabileceğini ifade eder.
bu durumda aklınıza gelebilecek her türlü makro veya mikro boyutlu olayda evren bir hesaplama yapıyor olabilir. örneğin büyük patlama, evrenin genişlemesi, zamanın belirli bir yöne doğru akışı gibi olayların hepsi birer hesaplama sürecidir.
elbette ki kanıtlanmış bir fikir değil bu. kanıtlanması durumundaysa oyuna yeni soruların dahil olması kaçınılmaz. mesela -zaten sık sık gündeme getirilen- "evren bir simülasyon mu?" sorusuna buradan geçiş yapılabilir çünkü eğer evren kuantum hesaplamalar yapan devasa bir makineyse, bu hesaplamaları birinin bu makineye yaptırıyor olması gerekir. bu durumda bu "biri" kavramın ne olduğu da otomatik olarak tartışmaya dahil olacak demektir.
bir kuantum bilgisayarı klasik 0 ve 1'lerle değil kübitlerle çalışır. kübitler, süperpozisyon ve kuantum dolanıklık gibi önemli kuantum mekaniği özellikleri taşır. evreni bir kuantum bilgisayar olarak modellemek, bu özelliklerin evrenin bütününe uygulanabileceği ve evrendeki tüm parçacıkların kübitler gibi davrandığı iddiası üzerine kurulu bir yöntemdir. yani evrende gerçekleşen tüm fiziksel olayların her biri bir kuantum hesaplama olabilir. bunu destekleyen en önemli teori de holografik evren ilkesidir. bu ilke özetle, fiziksel sistemlere ait bilgilerin bir yüzey üzerine kodlanabileceğini ifade eder.
bu durumda aklınıza gelebilecek her türlü makro veya mikro boyutlu olayda evren bir hesaplama yapıyor olabilir. örneğin büyük patlama, evrenin genişlemesi, zamanın belirli bir yöne doğru akışı gibi olayların hepsi birer hesaplama sürecidir.
elbette ki kanıtlanmış bir fikir değil bu. kanıtlanması durumundaysa oyuna yeni soruların dahil olması kaçınılmaz. mesela -zaten sık sık gündeme getirilen- "evren bir simülasyon mu?" sorusuna buradan geçiş yapılabilir çünkü eğer evren kuantum hesaplamalar yapan devasa bir makineyse, bu hesaplamaları birinin bu makineye yaptırıyor olması gerekir. bu durumda bu "biri" kavramın ne olduğu da otomatik olarak tartışmaya dahil olacak demektir.
devamını gör...
5.
sen kimsin radyo yayını
ilbi'nin ttnet kullandığına dair bahse girebilirim ama kanıtlayamam.
imza: bir ttnet mağduru
benim hiç öyle entry'lerim yok. bilim konuşsam millet uyur. dinleyici olarak iyiyim bence
edit: türk telekom dedi şimdi... aaah ah!
imza: bir ttnet mağduru
benim hiç öyle entry'lerim yok. bilim konuşsam millet uyur. dinleyici olarak iyiyim bence
edit: türk telekom dedi şimdi... aaah ah!
devamını gör...
6.
oy veren yazara oy verme borcu hissetmek
bir parça öküz olduğumdan, hissetmediğim duygu.
elbette bir zararı yok karşılık olarak oy verip jest yapmanın ama içimden gelmeyen şeyi de yapamıyorum, elimde değil.
elbette bir zararı yok karşılık olarak oy verip jest yapmanın ama içimden gelmeyen şeyi de yapamıyorum, elimde değil.
devamını gör...
7.
normal sözlük kadınlarının filtreli güzeller olduğu gerçeği
gerçek olmayan iddia.
şahsen filtreli de attım filtresiz de. (bunu güzel olduğum iddiasıyla değil herkesin filtreli olduğu iddiasına istinaden yazdım.) filtresiz olup gayet güzel olan yazarlar da gördüm fotoğraf başlığında. biraz sallamasyon olmuş bence bu iddia.
zaten güzel olmak gibi bir mecburiyetimiz de yok. keyfimiz ne istiyorsa onu yapıyoruz işte.
şahsen filtreli de attım filtresiz de. (bunu güzel olduğum iddiasıyla değil herkesin filtreli olduğu iddiasına istinaden yazdım.) filtresiz olup gayet güzel olan yazarlar da gördüm fotoğraf başlığında. biraz sallamasyon olmuş bence bu iddia.
zaten güzel olmak gibi bir mecburiyetimiz de yok. keyfimiz ne istiyorsa onu yapıyoruz işte.
devamını gör...
8.
kimsenin takmadığı bir sözlükte kimsenin takmadığı bir yazar olmak
bir durum.
ona bakarsanız bunu sözlüğe indirgemeye de gerek yok. büyük bir kısmımız kimsenin takmadığı bir şehirde yaşayan, küçük çevresi dışında kimsenin takmadığı insanlarız. kaç kişiyiz ki burada dünyaya harika bir eser bırakmış olup birileri tarafından güzel şekilde, öldükten sonra bile anılacak durumda olan? tek derdimiz sözlük yazarlığımız değil yani...
ona bakarsanız bunu sözlüğe indirgemeye de gerek yok. büyük bir kısmımız kimsenin takmadığı bir şehirde yaşayan, küçük çevresi dışında kimsenin takmadığı insanlarız. kaç kişiyiz ki burada dünyaya harika bir eser bırakmış olup birileri tarafından güzel şekilde, öldükten sonra bile anılacak durumda olan? tek derdimiz sözlük yazarlığımız değil yani...
devamını gör...
9.
günümüz insan ilişkilerindeki çıkmaz
derler ki "ilişkinizden seksi çıkarın. göreceksiniz ki birlikte olduğunuz insanların çoğu size ondan başka hiçbir şey vadetmiyor."
insanlar boş canlarım, sıkıntımız bu. kendi içini doldurmayan ilişkiyi hiç dolduramaz. seksi hayvanlar da yapabiliyor. bir farkımız olmalı...
sadece karşı cinsle değil diğer tüm ilişkilerde de sıkıntının nedeni aynı: çıkarcılık. herkes alacağını alıp kaçma peşinde. kimse "benim istemediğim bana yapılsa hoşuma gider mi?" demiyor. başkalarının da hisleri olabileceği akıllarına gelmiyor yahut bunu umursamıyorlar. kendileri de benzer duyguları yaşadığında akıllanıyor bazıları. bazısında ise o kadar bile kafa yok.
hayatınızı kişilere bağlamayın. çok üzülürsünüz. hedefleriniz olsun, onlara harcayın zamanınızı. o arada doğru dürüst biri de denk gelip hayatınıza girerse kıymetini bilin ama.
insanlar boş canlarım, sıkıntımız bu. kendi içini doldurmayan ilişkiyi hiç dolduramaz. seksi hayvanlar da yapabiliyor. bir farkımız olmalı...
sadece karşı cinsle değil diğer tüm ilişkilerde de sıkıntının nedeni aynı: çıkarcılık. herkes alacağını alıp kaçma peşinde. kimse "benim istemediğim bana yapılsa hoşuma gider mi?" demiyor. başkalarının da hisleri olabileceği akıllarına gelmiyor yahut bunu umursamıyorlar. kendileri de benzer duyguları yaşadığında akıllanıyor bazıları. bazısında ise o kadar bile kafa yok.
hayatınızı kişilere bağlamayın. çok üzülürsünüz. hedefleriniz olsun, onlara harcayın zamanınızı. o arada doğru dürüst biri de denk gelip hayatınıza girerse kıymetini bilin ama.
devamını gör...
10.
sürekli aynı muhabbeti döndüren yazarlar
az önce bunu düşündüğüm için "başlığı ben açtım da unuttum mu acaba?" diye geldiğim başlık.
insanlar her telden ya da birkaç telden çalabilmeli. bir kısmı kadın muhabbeti tutturmuş, bir kısmı erkek olduğu halde "ben kadınım" muhabbeti tutturmuş, bir kısmı başka bir konu tutturmuş ama hep aynı konu etrafında dönüp dolaşıyorlar. ya arkadaşım bugün bu konuda trollük yapıyorsan yarın başka konuda yapsan ölür müsün!
neyse sonra adımız mızmıza çıkıyor. herkes bildiği gibi devam... kim kimi dinleyip "haklı olabilir" diyecek ve üzerinde düşünecek ki? varsa yoksa "size ne!"
he anam, bize ne tamam! biz sadece mızmızlanıyoruz, sensin en doğrusu, tamam. *
insanlar her telden ya da birkaç telden çalabilmeli. bir kısmı kadın muhabbeti tutturmuş, bir kısmı erkek olduğu halde "ben kadınım" muhabbeti tutturmuş, bir kısmı başka bir konu tutturmuş ama hep aynı konu etrafında dönüp dolaşıyorlar. ya arkadaşım bugün bu konuda trollük yapıyorsan yarın başka konuda yapsan ölür müsün!
neyse sonra adımız mızmıza çıkıyor. herkes bildiği gibi devam... kim kimi dinleyip "haklı olabilir" diyecek ve üzerinde düşünecek ki? varsa yoksa "size ne!"
he anam, bize ne tamam! biz sadece mızmızlanıyoruz, sensin en doğrusu, tamam. *
devamını gör...
11.
cumartesi gecesi evde olan varoş
1. tanım: zamanında yeterince gezip tozmuş, evin tadını çıkarmaya çalışan kişi.
2. tanım: paradoks içeren başlık. başlığı açan arkadaşın cumartesi akşamı bir yerde çılgınca eğleniyor olmadığı, bu başlıkla uğraşmasından belli. varoşum, varoşsun, varoş...
bir gün hepiniz evin tadına varacaksınız ama o suratlar, bedenler çoktaaan çökmüş olacak. o zaman ben, ben yaşar usta, çok gülerim size ve dönüp arkama bakmam bile.
2. tanım: paradoks içeren başlık. başlığı açan arkadaşın cumartesi akşamı bir yerde çılgınca eğleniyor olmadığı, bu başlıkla uğraşmasından belli. varoşum, varoşsun, varoş...
bir gün hepiniz evin tadına varacaksınız ama o suratlar, bedenler çoktaaan çökmüş olacak. o zaman ben, ben yaşar usta, çok gülerim size ve dönüp arkama bakmam bile.
devamını gör...
12.
ben bu çocuğu düzeltirim
insanın kendisine de karşısındakine de yapabileceği en büyük kötülüğün habercisi. çoğunlukla işe yaramaz. oldu da yaradı diyelim, sonrası?
bir insanın düzeltilmeye ihtiyaç duyduğunu düşündüğünüzü farz edelim. her gün bir şeyleri zorla yapmasına ya da yapmamasına neden olarak bunu da "başardığınızı" varsayalım. karşınızdaki insanın duygu dünyasında size sırf bu nedenden ötürü yavaş yavaş düşman olup olmadığını büyük ihtimalle bilemeyeceksiniz. belki o "düzelttiğiniz" eski hâlini özleyecek, öyle daha mutlu olduğunu düşünüp hıncını sizden almaya başlayacak ve sonuçta 2 mutsuz kişi çıkacak ortaya.
vardır bazı ilişkilerde insanlarda olmamasını istediğiniz özellikler. baştan biliyorsanız uzak durmak gerek. sonradan ortaya çıktıysa bekleyin. sizi seven insan, sizi kıran huylarını zamanla kendisi törpüler belki de. içinen gelerek, kendi isteğiyle, sizin için kötü huylarını değiştirmesi çok güzeldir. zorla yapılanın ise hiçbir hükmü yok.
son olarak; insanları olduğu gibi kabullenebilmek en güzeli. her şeyden önce denenmesi ve başarılması gereken bu. birinin size, bozuk bir eşyaymışsınız gibi "ben bunu alayım da düzelteyim" kafasıyla yaklaşması hoşunuza gider miydi?
bir insanın düzeltilmeye ihtiyaç duyduğunu düşündüğünüzü farz edelim. her gün bir şeyleri zorla yapmasına ya da yapmamasına neden olarak bunu da "başardığınızı" varsayalım. karşınızdaki insanın duygu dünyasında size sırf bu nedenden ötürü yavaş yavaş düşman olup olmadığını büyük ihtimalle bilemeyeceksiniz. belki o "düzelttiğiniz" eski hâlini özleyecek, öyle daha mutlu olduğunu düşünüp hıncını sizden almaya başlayacak ve sonuçta 2 mutsuz kişi çıkacak ortaya.
vardır bazı ilişkilerde insanlarda olmamasını istediğiniz özellikler. baştan biliyorsanız uzak durmak gerek. sonradan ortaya çıktıysa bekleyin. sizi seven insan, sizi kıran huylarını zamanla kendisi törpüler belki de. içinen gelerek, kendi isteğiyle, sizin için kötü huylarını değiştirmesi çok güzeldir. zorla yapılanın ise hiçbir hükmü yok.
son olarak; insanları olduğu gibi kabullenebilmek en güzeli. her şeyden önce denenmesi ve başarılması gereken bu. birinin size, bozuk bir eşyaymışsınız gibi "ben bunu alayım da düzelteyim" kafasıyla yaklaşması hoşunuza gider miydi?
devamını gör...
13.
yazar nicklerinden cümle kurmak
soul reaver adlı oyunu oynadığı play station'ı kapatıp televizyonu açtığında, filmin tam da gullyabani sahnesine denk geldi. küçüklüğünden beri severdi bu filmi. tam o sırada reklamlar başlayınca sinirlenip televizyonu kapattı. hiç tahammülü yoktu reklam kuşaklarına. bir ara vpn kullanarak anonim68 nickiyle kanalların sitelerinde ağzına geleni saymış ama yine de hıncını alamamıştı. bir başka seferde de lodos86 nickiyle tüm şikâyet hatlarına ağız dolusu küfretmişti, bu konu yüzünden. bunları hatırlayınca yüzünü buruşturdu ve balkona attı kendisini. kumru sesini duyunca gülümsedi. birden bütün siniri yatışmıştı.
hayvanları ve doğayı çok seviyordu. bir seyyah olup kendini dağa taşa vurmanın, gulliver gibi hep seyahatlerle anılmanın hayalini kurmuştu çok kez. bu hayallerinden o kadar tutkulu bahsediyordu ki aile arasında adı çıkmıştı; aklı gidik diye sıfat uydurmuşlardı ona. "çok da umurumdaydı sanki ne düşündükleri" dedi farkında olmadan yüksek sesle. zaten hayatının her döneminde birileri bir lakap takardı ona, alışmıştı. üniversite yıllarında, tuanaa adlı o kıza bir türlü açılamadığı için "sevdiğini sevdiğine söyleyemeyen adam" diye takılırlardı ona. o günleri özlediğini fark etti.
askere gittiğindeyse, sürekli kullandığı o kalıp nedeniyle bu kez "haksızsam haksızsın diyin"e çıkmıştı adı.
o sırada arkadan ev arkadaşının "tolga?" diyen sesini duydu.dönüp baktığında arkadaşının giyinmiş olduğunu görüp bir anda kendine geldi. dışarıya çıkacaklardı ama tolga tamamen unutmuştu bunu. "aptal kafam!" diyerek koşar adım içeriye gitti, giyinmek üzere. telefonunu odasındaki portatif masaya bıraktığı sırada masa gıcırdayarak yan
yattı. "hayata katlanamayan portatif masa" dedi çok önemli bir keşif yapmış edasıyla.
arkadaşıyla çıktıklarında yolda yürürken arkadaşı büfeye doğru yönelince tolga bir kenarda onu beklemeye başladı. o sırada kendi gölgesine bakıyordu. fakat bir bulut gelip sanki kıskanıyormuş gibi gölgesini kapatıverdi birden. gülümseyerek "bu sefer bir lakap da ben takayım kendime: gölgelerin gücüne giden adam" dedi ve paganini'nin bir bestesini ıslıkla çalarak büfeye doğru yola koyuldu.
hayvanları ve doğayı çok seviyordu. bir seyyah olup kendini dağa taşa vurmanın, gulliver gibi hep seyahatlerle anılmanın hayalini kurmuştu çok kez. bu hayallerinden o kadar tutkulu bahsediyordu ki aile arasında adı çıkmıştı; aklı gidik diye sıfat uydurmuşlardı ona. "çok da umurumdaydı sanki ne düşündükleri" dedi farkında olmadan yüksek sesle. zaten hayatının her döneminde birileri bir lakap takardı ona, alışmıştı. üniversite yıllarında, tuanaa adlı o kıza bir türlü açılamadığı için "sevdiğini sevdiğine söyleyemeyen adam" diye takılırlardı ona. o günleri özlediğini fark etti.
askere gittiğindeyse, sürekli kullandığı o kalıp nedeniyle bu kez "haksızsam haksızsın diyin"e çıkmıştı adı.
o sırada arkadan ev arkadaşının "tolga?" diyen sesini duydu.dönüp baktığında arkadaşının giyinmiş olduğunu görüp bir anda kendine geldi. dışarıya çıkacaklardı ama tolga tamamen unutmuştu bunu. "aptal kafam!" diyerek koşar adım içeriye gitti, giyinmek üzere. telefonunu odasındaki portatif masaya bıraktığı sırada masa gıcırdayarak yan
yattı. "hayata katlanamayan portatif masa" dedi çok önemli bir keşif yapmış edasıyla.
arkadaşıyla çıktıklarında yolda yürürken arkadaşı büfeye doğru yönelince tolga bir kenarda onu beklemeye başladı. o sırada kendi gölgesine bakıyordu. fakat bir bulut gelip sanki kıskanıyormuş gibi gölgesini kapatıverdi birden. gülümseyerek "bu sefer bir lakap da ben takayım kendime: gölgelerin gücüne giden adam" dedi ve paganini'nin bir bestesini ıslıkla çalarak büfeye doğru yola koyuldu.
devamını gör...
14.
sözlükte az önce yaşanan rezillik
kıllı bir toto görmemizle vuku bulmuş olay.
benim güzelim bacağıma razı olacağınız kimin aklına gelirdi ki...
benim güzelim bacağıma razı olacağınız kimin aklına gelirdi ki...
devamını gör...
15.
bir yazar sizi takip etmeye başladı
"beni takip etme, ben de kayboldum." denilesi durum. *
devamını gör...
16.
uzaylıları gelecek 25 yıl içinde bulabiliriz
bir iddia.
yalnız bu tür iddiaların büyük bir kısmı kamuoyu tarafından yanlış algılanıyor.
öncelikle uzaylı kavramı aslında çok doğru değil. astronomlar olarak dünya dışı canlılar demeyi genellikle daha uygun buluruz. başlığı açan arkadaşa bir serzeniş olarak değil genel bir bilgi olarak yazdım bunu.
öte yandan "uzayda yaşam bulmak" aslında çok geniş bir yelpazeyi kapsayan bir söylem. özellikle de kastedilen şey aslında akıllı yaşamdan ziyade bakteriler falan... birçok araştırma bu türden "ilkel" sayılan canlılara ait bir ize rastlamak amacıyla yapılıyor. seti gibi akıllı yaşam bulmaya odaklı projeleri hariç tutuyorum bu söylediklerimden.
yani günün birinde "uzayda yaşam izlerine rastlandı" diye bir haber görür ya da duyarsanız hemen heyecan yapmayın çünkü tek hücreli ya da benzer bir canlı bulunmuş olma ihtimali, akıllı canlı bulma ihtimalinden çok daha yüksek şu an için.
yalnız bu tür iddiaların büyük bir kısmı kamuoyu tarafından yanlış algılanıyor.
öncelikle uzaylı kavramı aslında çok doğru değil. astronomlar olarak dünya dışı canlılar demeyi genellikle daha uygun buluruz. başlığı açan arkadaşa bir serzeniş olarak değil genel bir bilgi olarak yazdım bunu.
öte yandan "uzayda yaşam bulmak" aslında çok geniş bir yelpazeyi kapsayan bir söylem. özellikle de kastedilen şey aslında akıllı yaşamdan ziyade bakteriler falan... birçok araştırma bu türden "ilkel" sayılan canlılara ait bir ize rastlamak amacıyla yapılıyor. seti gibi akıllı yaşam bulmaya odaklı projeleri hariç tutuyorum bu söylediklerimden.
yani günün birinde "uzayda yaşam izlerine rastlandı" diye bir haber görür ya da duyarsanız hemen heyecan yapmayın çünkü tek hücreli ya da benzer bir canlı bulunmuş olma ihtimali, akıllı canlı bulma ihtimalinden çok daha yüksek şu an için.
devamını gör...
17.
kankacılık
bir ara illallah ettirmiş olan kelime.
yalnız şöyle bir şey var ki birilerine sürekli bu kelimeyi kullanan 2-3 yazar var. milleti suçluyorlar ama bunların da ne hikmetse kendi kankaları var. kankası ne yazsa anında desteğiyle, beğenisiyle orada bitiveriyor bunlar. komik misiniz olm siz! görmediğimizi mi sanıyorsunuz bilmiyorum. görüyoruz.
ya kendiniz de yapmayın ya da milletle uğraşmayın.
yalnız şöyle bir şey var ki birilerine sürekli bu kelimeyi kullanan 2-3 yazar var. milleti suçluyorlar ama bunların da ne hikmetse kendi kankaları var. kankası ne yazsa anında desteğiyle, beğenisiyle orada bitiveriyor bunlar. komik misiniz olm siz! görmediğimizi mi sanıyorsunuz bilmiyorum. görüyoruz.
ya kendiniz de yapmayın ya da milletle uğraşmayın.
devamını gör...
18.
sözlükten sevgili yapıp kafa iznine çıkmak
garip bulduğum hadise.
şahsen buradan birini bulmuş olsam gider nick altına "yengeniz olur" yazarım. hayır, enişte değil, yenge... maksat duyuruyu yaparken az da olsa milleti de gülümsetmek çünkü.
neyse işte. herkese duyururum. o da duyursun diye "git nick altıma bir şeyler yaz" muhabbetini de sadece böyle bir kişiye yaparım ki aramizdaki hukuk belli olsun, diğer hatun kişiler uzak dursun kendisinden. tabii. o kadar insan içinde denk gelmişim zor bela, karşılıklı etkilenme olmuş, olay resmiyete binmiş, başıboş bırakır mıyım ülen! deli kadir üleeeen!
sözlüğü niye bırakayım? bazı boş vakitlerimi geçirmek için işime yarayan bir ortam sonuçta. o da bırakmasın ama akıllı olsun, almayayım kanı kıçından...
şahsen buradan birini bulmuş olsam gider nick altına "yengeniz olur" yazarım. hayır, enişte değil, yenge... maksat duyuruyu yaparken az da olsa milleti de gülümsetmek çünkü.
neyse işte. herkese duyururum. o da duyursun diye "git nick altıma bir şeyler yaz" muhabbetini de sadece böyle bir kişiye yaparım ki aramizdaki hukuk belli olsun, diğer hatun kişiler uzak dursun kendisinden. tabii. o kadar insan içinde denk gelmişim zor bela, karşılıklı etkilenme olmuş, olay resmiyete binmiş, başıboş bırakır mıyım ülen! deli kadir üleeeen!
sözlüğü niye bırakayım? bazı boş vakitlerimi geçirmek için işime yarayan bir ortam sonuçta. o da bırakmasın ama akıllı olsun, almayayım kanı kıçından...
devamını gör...
19.
nickini solda görünce hemen sözlüğü kapatan yazar
kapatıyorsa benden 1 adım önde olan kişi. ben ciddi anlamda geriliyorum.
artık kötü şeylere nasıl hazırsak toplum olarak, hiçbir konuda aklımıza iyi bir şey gelmiyor.
artık kötü şeylere nasıl hazırsak toplum olarak, hiçbir konuda aklımıza iyi bir şey gelmiyor.
devamını gör...
20.
meja ile kozmoloji radyo yayını
komple edit:
selam dünyalılar! bu akşam saat 20.30'da, bir aksilik olmazsa interstellar filmini konuşacağız. ne kadarı gerçek, ne kadarı kurgu kısmını tartışacağız. filmi izlemediyseniz ama izlemeyi düşünüyorsanız yayını dinlememenizi tavsiye ederim çünkü bol miktarda spoiler olacak.
dinlemek için link
selam dünyalılar! bu akşam saat 20.30'da, bir aksilik olmazsa interstellar filmini konuşacağız. ne kadarı gerçek, ne kadarı kurgu kısmını tartışacağız. filmi izlemediyseniz ama izlemeyi düşünüyorsanız yayını dinlememenizi tavsiye ederim çünkü bol miktarda spoiler olacak.
dinlemek için link

devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553
554
555
556
557
558
559
560
561
562
563
564
565
566
567
568
569
570
571
572
573
574
575
576
577
578
579
580
581
582
583
584
585
586
587
588
589
590
591
592
593
594
595
596
597
598
599
600
601
602
603
604
605
606
607
608
609
610
611
612
613
614
615
616
617
618
619
620
621
622
623
624
625
626
627
628
629
630
631
632
633
634
635
636
637
638
639
640
641
642
643
644
645
646
647
648
649
650
651
652
653
654
655
656
657
658
659
660
661
662
663
664
665
666
667
668
669
670
671
672
673
674
675
676
677
678
679
680
681
682
683
684
685
686
687
688
689
690
691
692
693
694
695
696
697
698
699
700
701
702
703
704
705
706
707
708
709
710
711
712
713
714
715
716
717
718
719
720
721
722
723
724
725
726
727
728
729
730
731
732
733
734
735
736
737
738
739
740
741
742
743
744
745
746
747
748
749
750
751
752
753
754
755
756
757
758
759
760
761
762
763
764
765
766
767
768
769
770
771
772
773
774
775
776
777
778
779
780
781
782
783
784
785
786
787
788
789
790
791
792
793
794
795
796
797
798
799
800
801
802
803
804
805
806
807
808
809
810
811
812
813
814
815
816
817
818
819
820
821
822
823
824
825
826
827
828
829
830
831
832
833
834
835
836
837
838
839
840
841
842
843
844
845
846
847
848
849
850
851
852
853
854
855
856
857
858
859
860
861
862
863
864
865
866
867
868
869
870
871
872
873
874