meja - en beğenilen tanımları (279. sayfa)
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553
554
555
556
557
558
559
560
561
562
563
564
565
566
567
568
569
570
571
572
573
574
575
576
577
578
579
580
581
582
583
584
585
586
587
588
589
590
591
592
593
594
595
596
597
598
599
600
601
602
603
604
605
606
607
608
609
610
611
612
613
614
615
616
617
618
619
620
621
622
623
624
625
626
627
628
629
630
631
632
633
634
635
636
637
638
639
640
641
642
643
644
645
646
647
648
649
650
651
652
653
654
655
656
657
658
659
660
661
662
663
664
665
666
667
668
669
670
671
672
673
674
675
676
677
678
679
680
681
682
683
684
685
686
687
688
689
690
691
692
693
694
695
696
697
698
699
700
701
702
703
704
705
706
707
708
709
710
711
712
713
714
715
716
717
718
719
720
721
722
723
724
725
726
727
728
729
730
731
732
733
734
735
736
737
738
739
740
741
742
743
744
745
746
747
748
749
750
751
752
753
754
755
756
757
758
759
760
761
762
763
764
765
766
767
768
769
770
771
772
773
774
775
776
777
778
779
780
781
782
783
784
785
786
787
788
789
790
791
792
793
794
795
796
797
798
799
800
801
802
803
804
805
806
807
808
809
810
811
812
813
814
815
816
817
818
819
820
821
822
823
824
825
826
827
828
829
830
831
832
833
834
835
836
837
838
839
840
841
842
843
844
845
846
847
848
849
850
851
852
853
854
855
856
857
858
859
860
861
862
863
864
865
866
867
868
869
870
871
872
873
874
1.
bir başlığı @2'nin yürütmesi durumu
katıldığım durum. zira genelde ilk tanıma bakarak hemen hemen herkesin aklına gelecek şeyleri yazmış olur @2.
haydi deneyelim ve sözlük tarihine damga vuracak bir sosyal deney yapalım hep beraber.
haydi deneyelim ve sözlük tarihine damga vuracak bir sosyal deney yapalım hep beraber.
devamını gör...
3.
sözlüğü bırakmak
arada hepimizi şöyle bir yokladığını düşündüğüm istek.
vallahi ben de destan yazıp gitmiştim ama birilerine laf sokmak, küfretmek ya da benzer şeyler yapmak amacıyla değil. "nerede bu, ne oldu?" falan diye sorulmasın sağda solda, "nereye gittiğini yazmış işte" diye okusun merak eden olursa diye yazdım. zaten "daha da gelmem, yere batsın sözlüğünüz" kafasıyla da gitmediğim için sonra gönül rahatlığıyla döndüm geri. giderken dönüp dönmeyeceğim belli olmadığından yazmak istemiştim, gidip de dönmemek var düşüncesiyle.
yani öyle "gidiyorum" diye tanım yazanlara hiç kızmıyorum. ne olacak yazsa? o tanım gelip beni evimden mi atacak? mesleğimi elimden mi alacak? sevgilime mi göz dikecek? akşama kadar ne boş tanımlar yazılıyor, bir o mu batacak gözüme? ertesi güne bile kalmadan görünmez olacak hatta sol frame'de ki bence üzücü bile bu durum, öfkelendirici olmaktan ziyade.
küfür falan etmeden, kimseye hakaret etmeden gideceğini belirtenleri seviyorum ben. "nerede ki bu? bir şey mi oldu? hasta mı yoksa ölüm falan mı allah korusun?" diye düşünmek sıkıntısından kurtarıyorlar beni de herkesi de. o kişiyi merak etmeyen zaten okumuyor bile ne yazdığını. merak edenlere de bilgi vermiş oluyor ne güzel.
vallahi ben de destan yazıp gitmiştim ama birilerine laf sokmak, küfretmek ya da benzer şeyler yapmak amacıyla değil. "nerede bu, ne oldu?" falan diye sorulmasın sağda solda, "nereye gittiğini yazmış işte" diye okusun merak eden olursa diye yazdım. zaten "daha da gelmem, yere batsın sözlüğünüz" kafasıyla da gitmediğim için sonra gönül rahatlığıyla döndüm geri. giderken dönüp dönmeyeceğim belli olmadığından yazmak istemiştim, gidip de dönmemek var düşüncesiyle.
yani öyle "gidiyorum" diye tanım yazanlara hiç kızmıyorum. ne olacak yazsa? o tanım gelip beni evimden mi atacak? mesleğimi elimden mi alacak? sevgilime mi göz dikecek? akşama kadar ne boş tanımlar yazılıyor, bir o mu batacak gözüme? ertesi güne bile kalmadan görünmez olacak hatta sol frame'de ki bence üzücü bile bu durum, öfkelendirici olmaktan ziyade.
küfür falan etmeden, kimseye hakaret etmeden gideceğini belirtenleri seviyorum ben. "nerede ki bu? bir şey mi oldu? hasta mı yoksa ölüm falan mı allah korusun?" diye düşünmek sıkıntısından kurtarıyorlar beni de herkesi de. o kişiyi merak etmeyen zaten okumuyor bile ne yazdığını. merak edenlere de bilgi vermiş oluyor ne güzel.
devamını gör...
4.
lagr
açılımı learning applied to ground robots olan teknoloji. "yer/kara araçlarına uygulanan öğrenme" gibi bir anlama geldiği için başlığı bu şekilde açmak istedim.
stair başlığında farklı türde bir robottan bahsettim. stair yukarıdan aşağı öğrenme metoduyla oluşturulmuş, her şeyi başından programlanmış bir türdür. lagr ise aşağıdan yukarı öğrenme yöntemiyle, "tecrübe ederek" öğrenir. örneğin bir araziye onu bıraktığınızda, orada neye çarpmaması, neyin etrafından dolanması gerektiği hakkında bir bilgisi yoktur. engellere çarpa çarpa, onlara çarpmamaları gerektiğini öğrenir ve bir sonraki turunda, daha önce çarptığı bir engele çarpmadan onun etrafından dolaşabilir.
lagr türü bir robot gps sistemi kullanır. cisimleri tanımaları için kızılötesi sensörleri ve kameraları vardır. bir ethernet ağına bağlı olan bu robotun hafızasında, ona sandalyeleri, bankları, kapıları yahut herhangi bir nesneyi tanıtacak görüntüler yoktur. robot bunları kendisi öğrenmek durumundadır. sadece ona gideceği yer söylenir ve orada artık tamamen kendi başına hareket etmek durumundadır.
testler 3 kez tekrarlanır. lagr'dan, kendisine verilen bir koordinata doğru hızlıca gitmesi istenir. yol boyunca, önceden bilinmeyen engellerle karşılaşır. kamera ve sensörleri aracılığıyla bu engellerin görüntülerini alır ve böylece parkuru 3 kez, engelleri tanıyarak aşması hedeflenir.
bu tip çalışmalar ileride, kendi kendine trafiğe çıkabilen otomobillerin temeli olabilir. sürücülerin kalp krizi geçirmesi gibi durumlarda kazalara sık rastlanıyor dünya çapında. böyle bir teknoloji ile otomatik pilot modunda kendi kendini kullanabilen bir araba, bu tür kazalardan kaynaklanan ölümleri sonlandırabilir.
parkur testlerinden bir kare:

görselin kaynağı
stair başlığında farklı türde bir robottan bahsettim. stair yukarıdan aşağı öğrenme metoduyla oluşturulmuş, her şeyi başından programlanmış bir türdür. lagr ise aşağıdan yukarı öğrenme yöntemiyle, "tecrübe ederek" öğrenir. örneğin bir araziye onu bıraktığınızda, orada neye çarpmaması, neyin etrafından dolanması gerektiği hakkında bir bilgisi yoktur. engellere çarpa çarpa, onlara çarpmamaları gerektiğini öğrenir ve bir sonraki turunda, daha önce çarptığı bir engele çarpmadan onun etrafından dolaşabilir.
lagr türü bir robot gps sistemi kullanır. cisimleri tanımaları için kızılötesi sensörleri ve kameraları vardır. bir ethernet ağına bağlı olan bu robotun hafızasında, ona sandalyeleri, bankları, kapıları yahut herhangi bir nesneyi tanıtacak görüntüler yoktur. robot bunları kendisi öğrenmek durumundadır. sadece ona gideceği yer söylenir ve orada artık tamamen kendi başına hareket etmek durumundadır.
testler 3 kez tekrarlanır. lagr'dan, kendisine verilen bir koordinata doğru hızlıca gitmesi istenir. yol boyunca, önceden bilinmeyen engellerle karşılaşır. kamera ve sensörleri aracılığıyla bu engellerin görüntülerini alır ve böylece parkuru 3 kez, engelleri tanıyarak aşması hedeflenir.
bu tip çalışmalar ileride, kendi kendine trafiğe çıkabilen otomobillerin temeli olabilir. sürücülerin kalp krizi geçirmesi gibi durumlarda kazalara sık rastlanıyor dünya çapında. böyle bir teknoloji ile otomatik pilot modunda kendi kendini kullanabilen bir araba, bu tür kazalardan kaynaklanan ölümleri sonlandırabilir.
parkur testlerinden bir kare:

görselin kaynağı
devamını gör...
5.
her başarılı kadının arkasında bir erkek var mıdır meselesi
her başarısız kadının önünde bir erkek mi vardır diye tartışsak daha çok yararı olur diye cevaplayacağım soru. türkiye'de var çünkü böyle bir olay. tamam başarısız olan her kadın demeyelim de çoğu kadın için geçerli bu. neticede "kadın kısmı okumaz"dan başlayıp "ben karımı çalıştırmam" ile devam ederek iş yerinde taciz etmeye kadar varan geniş bir yelpazede, kadınların önüne çıkan çok sayıda erkek var.
başlıktaki konuya gelirsek; tabii ki her kadın için böyle bir şey yok. fakat bazı kadınlar için ne yazık ki doğru. tamamen yukarıda söylediklerimle bağlantılı...
burada kadının arkasında erkek olmasından kasıt, babasının veya kocasının kadına bir konuda tam destek vermesi. biliyorsunuz ülkedeki evliliklerin çoğunda "ben karımı çalıştırmam" kafasına hakim kişiler hüküm sürüyor. kadın çok zeki olabilir, çok çalışkan ya da yaratıcı olabilir ve istediği alanda bir işe girmesi durumunda harikalar yaratabilir. eğer erkek evlilikte buna izin vermiyorsa, kadının elinden genellikle hiçbir şey gelmiyor. zaten çoğu da yukarıda değindiğim gibi babaları tarafından okutulmamış olduğundan, oturup kalıyorlar evde. fakat babası da kocası da kadının hayatına böyle balta vurmamışsa, kadının da içinde varsa bir şeyleri başarma isteği, bu durum epey fark yaratıyor.
mesela annemin hiçbir şey yapmasına izin vermemişti babam. ayrıldıklarında ise birçok şey için geç olmuştu çünkü annem, girmek istediği yerlerdeki yaş sınırını çoktan aşmıştı. eğer destek olsaydı şimdi çok farklı bir hayatı olabilirdi annemin.
neyse efendim. hayat boyu kararlarınızda yanınızda duracak insanlarla tanışmanızı umuyorum. diğer türlüsü cehennem çünkü.
başlıktaki konuya gelirsek; tabii ki her kadın için böyle bir şey yok. fakat bazı kadınlar için ne yazık ki doğru. tamamen yukarıda söylediklerimle bağlantılı...
burada kadının arkasında erkek olmasından kasıt, babasının veya kocasının kadına bir konuda tam destek vermesi. biliyorsunuz ülkedeki evliliklerin çoğunda "ben karımı çalıştırmam" kafasına hakim kişiler hüküm sürüyor. kadın çok zeki olabilir, çok çalışkan ya da yaratıcı olabilir ve istediği alanda bir işe girmesi durumunda harikalar yaratabilir. eğer erkek evlilikte buna izin vermiyorsa, kadının elinden genellikle hiçbir şey gelmiyor. zaten çoğu da yukarıda değindiğim gibi babaları tarafından okutulmamış olduğundan, oturup kalıyorlar evde. fakat babası da kocası da kadının hayatına böyle balta vurmamışsa, kadının da içinde varsa bir şeyleri başarma isteği, bu durum epey fark yaratıyor.
mesela annemin hiçbir şey yapmasına izin vermemişti babam. ayrıldıklarında ise birçok şey için geç olmuştu çünkü annem, girmek istediği yerlerdeki yaş sınırını çoktan aşmıştı. eğer destek olsaydı şimdi çok farklı bir hayatı olabilirdi annemin.
neyse efendim. hayat boyu kararlarınızda yanınızda duracak insanlarla tanışmanızı umuyorum. diğer türlüsü cehennem çünkü.
devamını gör...
6.
akp'ye oy vermeyeceğim diyen imam hatip öğrencisinin uğradığı muamele
bir kez daha görüyoruz ki yapılması gereken şey yine "evet, oyumu size vereceğim. siz en iyisisiniz. sizsiniz" falan demek ama seçim günü kime istiyorsanız oyunuzu ona vermek. azıcık rol yapmayı öğrenin gençler. karşınızdakiler de öyle yapıyor çünkü.
bu millet bunu bir türlü öğrenemedi. birkaç seçim boyunca aynı vaatle kandırılıp süründürülen insanlara bakın mesela. o birkaç seçimlik onlarca yıl içinde anaları ağlamış, kendilerine verilen sözler tutulmamış diyelim. en son oyları düşen parti sırf tekrar yükseltmek için bunlara verdiği sözü tutuyor. bu akıllılar da "aa bak sözünü tuttu" diye götürüp yine oyunu onlara veriyor. yahu, al hakkını, ötekini de seni yıllarca süründürdü diye seçmeyerek cezalandır! ama yok. yine gidip aynı belayı ülkeye musallat ediyorlar.
azıcık işletin şu saksıları ve politikacılara politik davranın.
bu millet bunu bir türlü öğrenemedi. birkaç seçim boyunca aynı vaatle kandırılıp süründürülen insanlara bakın mesela. o birkaç seçimlik onlarca yıl içinde anaları ağlamış, kendilerine verilen sözler tutulmamış diyelim. en son oyları düşen parti sırf tekrar yükseltmek için bunlara verdiği sözü tutuyor. bu akıllılar da "aa bak sözünü tuttu" diye götürüp yine oyunu onlara veriyor. yahu, al hakkını, ötekini de seni yıllarca süründürdü diye seçmeyerek cezalandır! ama yok. yine gidip aynı belayı ülkeye musallat ediyorlar.
azıcık işletin şu saksıları ve politikacılara politik davranın.
devamını gör...
7.
çin'de ilköğretim öğrencilerine sorulan matematik sorusu
cevabı 150 cm gibi görünen soru.
bizde ilkokulda ne sorduklarını hatırlıyorum dersem yalan olur ama böyle şeyler sormuyorlardı. onu hatırlıyorum en azından.
bizde ilkokulda ne sorduklarını hatırlıyorum dersem yalan olur ama böyle şeyler sormuyorlardı. onu hatırlıyorum en azından.
devamını gör...
8.
göbeklitepede 69 bin liraya verilen ağlama terapisi
o parayı benden alsalar ben de ağlarım hüngür hüngür.
devamını gör...
10.
bazı sözlük yazarlarının eleştiriye tahammülünün olmaması
her insanın farklı karaktere sahip olmasından kaynaklanan durum. herkes espri de kaldıramaz mesela. "niye böylesin?" diye vuralım mı hep beraber?
üslubu düzgün olduğu sürece her eleştiriye varım ama dünkü konu da gerçekten baydı. dalgasına yazanlar da var mesela orada. en sevdiğin yazara x kişi diyen insan en sevmediğin yazar başlığına da aynı kişiyi yazabiliyor. tek bir başlık üzerinden bunun tayinini yapmak akıllıca değil.
bu arada eleştirmek gibi olmasın ama pofpoflamak değil pohpohlamak...
üslubu düzgün olduğu sürece her eleştiriye varım ama dünkü konu da gerçekten baydı. dalgasına yazanlar da var mesela orada. en sevdiğin yazara x kişi diyen insan en sevmediğin yazar başlığına da aynı kişiyi yazabiliyor. tek bir başlık üzerinden bunun tayinini yapmak akıllıca değil.
bu arada eleştirmek gibi olmasın ama pofpoflamak değil pohpohlamak...
devamını gör...
11.
erdal baksır production
sevgili erdal kalın poe ile de konuştuk biraz konu hakkında. şiirle, daha doğrusu serbest şiirle pek aram yoktur. kafiyeli, ölçülü şiir severim ben. biraz eski akımlara mensubum bu konuda. bir de şiir analizi olayını çok çekici bulmuyorum kendi adıma. gözünüzde canlandırdığınız roman karakterine film için seçilen aktörü gördüğünüzde "olamaz ya! bu karakter bu tipte olmamalıydı" dersiniz ya, onun gibi oluyor bende etkisi.
fakat tabii ki emeğe saygı açısından dinlemek istedim. yaklaşık 20 dakikasını dinledim ve dinlemeye de devam ediyorum*.
program bu konularda benim gibi nemrut olmayanlar için gayet başarılı. güzel bir fikir olmuş ve konukların güzel ses tonlarıyla katılımı da renk katmış. kaliteli programlara ihtiyaç var radyoda. devamının gelmesini dilerim.
program sahiplerinin de, katılımcıların da ellerine, ağızlarına, kalplerine sağlık. aynen devam bence.
fakat tabii ki emeğe saygı açısından dinlemek istedim. yaklaşık 20 dakikasını dinledim ve dinlemeye de devam ediyorum*.
program bu konularda benim gibi nemrut olmayanlar için gayet başarılı. güzel bir fikir olmuş ve konukların güzel ses tonlarıyla katılımı da renk katmış. kaliteli programlara ihtiyaç var radyoda. devamının gelmesini dilerim.
program sahiplerinin de, katılımcıların da ellerine, ağızlarına, kalplerine sağlık. aynen devam bence.
devamını gör...
12.
bir yazara kızıp onunla ilgili onlarca başlık açmak
lüzumu olmayan hareket.
kızarım da köpürürüm de ama başlık başlık dolaşıp onunla uğraşamam. çok istersem nick altına yazarım ama genelikle öyle bir huyum da yok.
bazılarına anlık olarak kızarım ama beğendiğim tanımlarını artılamaya devam ederim. kanlı bıçaklı olmanın gereği yok tanımadığım insanlarla. tanıdıklarımla zaten olmuyorum.
kızarım da köpürürüm de ama başlık başlık dolaşıp onunla uğraşamam. çok istersem nick altına yazarım ama genelikle öyle bir huyum da yok.
bazılarına anlık olarak kızarım ama beğendiğim tanımlarını artılamaya devam ederim. kanlı bıçaklı olmanın gereği yok tanımadığım insanlarla. tanıdıklarımla zaten olmuyorum.
devamını gör...
13.
bir küfür olarak alüminyum
küfretmemenin de bir seçenek olduğunu aklına getirmek istemeyenlerce bulunan yöntemlerden sadece biri. ille edilecek o küfür değil mi? *
devamını gör...
14.
halil babuş ile konu senin finon olsun radyo yayını
çok güzel şeyler söylüyorsun babuş-men. o senin güzelliğin ama bu kadar güzel şeyler söyleme, sonra bana düşman oluyorlar.
devamını gör...
15.
üvey olduğunu öğrensen gerçek aileni arar mısın sorunsalı
çok net: hayır.
ben meraksız bir insanım. bilimsel konular ve sevdiğim adamın hayatı dışında hiçbir şeyi kolay kolay merak etmem. dolayısıyla böyle bir durumda onları aramak konusunda merak duygusu benim için geçerli bir motivasyon olmayacaktır.
"şu anki" ailemden memnun olmamak başka bir motivasyon sebebi olabilirdi ama 1000 kez dünyaya gelsem yine aynı annenin kızı olmak isterdim. yani bu seçenek de iptal.
beni silen insan(lar)ı ben de hiç düşünmeden silmek konusunda harikayımdır. zamanında beni silmiş(ler)se benim için de dosya kapanmıştır.
aramama neden olabilecek başka ihtimalleri düşünüyorum ama yok, yok, yok... bir ölüm kalım meselesi olmadıkça kılımı kıpırdatmam onlar için.
ben meraksız bir insanım. bilimsel konular ve sevdiğim adamın hayatı dışında hiçbir şeyi kolay kolay merak etmem. dolayısıyla böyle bir durumda onları aramak konusunda merak duygusu benim için geçerli bir motivasyon olmayacaktır.
"şu anki" ailemden memnun olmamak başka bir motivasyon sebebi olabilirdi ama 1000 kez dünyaya gelsem yine aynı annenin kızı olmak isterdim. yani bu seçenek de iptal.
beni silen insan(lar)ı ben de hiç düşünmeden silmek konusunda harikayımdır. zamanında beni silmiş(ler)se benim için de dosya kapanmıştır.
aramama neden olabilecek başka ihtimalleri düşünüyorum ama yok, yok, yok... bir ölüm kalım meselesi olmadıkça kılımı kıpırdatmam onlar için.
devamını gör...
16.
yazarların küçükken söyleyemediği kelimeler
yılan. hatta hamsiyi de yılan zannettiğim için yemez ve "ben onu yemeeem! ninan oooo!" diye bağırırdım. ninan ne ya agjas
kim söylediyse bana yılanın yenilmeyecek bir şey olduğunu, kendi kendime çıkarımlar falan...
bir de mutfak ve leğen diyemiyordum. vutfak ve lehen'di onlar benim için.
kim söylediyse bana yılanın yenilmeyecek bir şey olduğunu, kendi kendime çıkarımlar falan...
bir de mutfak ve leğen diyemiyordum. vutfak ve lehen'di onlar benim için.
devamını gör...
17.
normal sözlük yazarlarının beden ölçüleri
90-70-92 *
evet belimle, daha doğrusu minik(!) göbüşümle sorunum var. mayıs ayında çözeceğiz o sorunu da kısmetse spora tekrar başlayıp. yalnız 60 fazla zayıf. 45 kiloyken 60'tı. bir daha o kiloya inmek istemiyorum. hafiften et but iyidir...
evet belimle, daha doğrusu minik(!) göbüşümle sorunum var. mayıs ayında çözeceğiz o sorunu da kısmetse spora tekrar başlayıp. yalnız 60 fazla zayıf. 45 kiloyken 60'tı. bir daha o kiloya inmek istemiyorum. hafiften et but iyidir...
devamını gör...
18.
iş bankası kültür yayınları'nın çocuk kitabındaki gökkuşağını sansürlemesi
yok artık dedirten hareket.
kaynayan kazandaki kurbağa misaliyiz, farkındasınız değil mi? her gün benzer haberleri görüp "oha, yuh, çüş" içerikli tepkiler verip birkaç güne kadar kendimizi başka benzer haberlere tepki verirken ve eskisini unutmuşken buluyoruz. fakat böyle böyle ne kadar arttı ve hızlandı bu tür olaylar, görüyor musunuz?
ciddi ciddi istemediğimiz bir şeylerin ayak sesleri duyuluyor artık yakından. hayatta olmaz, bu ülkede izin vermeyiz dediğimiz şeyler...
kaynayan kazandaki kurbağa misaliyiz, farkındasınız değil mi? her gün benzer haberleri görüp "oha, yuh, çüş" içerikli tepkiler verip birkaç güne kadar kendimizi başka benzer haberlere tepki verirken ve eskisini unutmuşken buluyoruz. fakat böyle böyle ne kadar arttı ve hızlandı bu tür olaylar, görüyor musunuz?
ciddi ciddi istemediğimiz bir şeylerin ayak sesleri duyuluyor artık yakından. hayatta olmaz, bu ülkede izin vermeyiz dediğimiz şeyler...
devamını gör...
20.
bar istikrarsızlığı
çubuklu galaksilerde görülen bir durum.
spiral galaksilerin bazılarında, galaksinin merkezinden geçip galaksiyi uçtan uça kateden çubuk benzeri bir yapı bulunur. şurada göreceğiniz üzere, galaksinin orta bölgesinde çizgi gibi bir yer var. işte ona çubuk ya da bar diyoruz.
galaksilerin içerisinde, uzaydaki diğer her yerde olduğu gibi, her şey hareketli. dolayısıyla bu çizgi de sabit kalamıyor. zaman içerisinde küçülebiliyor, büyüyebiliyor ya da tamamen kaybolabiliyor. bunun nedeni, bu merkezî bölgedeki yıldızların yörüngelerindeki değişimler. bir başka nedense galaksi birleşmeleri.
galaksilerin merkez bölgesinde madde yoğunluğu, dış kısımlara kıyasla oldukça yüksektir. birçok galaksinin merkezinde süper kütleli bir kara delik bulunur. dolayısıyla bu bölgelerde kütle çekim kuvveti yüksektir. buradaki kara delik, zaman içerisinde yıldızların yörüngelerini etkileyebilir. bu durum çubuk yapısını da etkiler.
galaksilerin dış kısımlarına doğru gidildikçe karanlık madde miktarı da artar. bu durum kütle çekim dengesinde farklılıklar oluşturur. yine zamanla çubuğun zayıfladığı görülebilir.
eğer iç ve dış bölgedeki kütle çekim kuvvetleri dengedeyse, çubuk yapı uzun süre bozulmadan kalabilir. eğer iç bölgede çok fazla kütle varsa veya dış bölgeler fazla tork uygularsa bu durumda çubuk uzun ömürlü olmaz.
spiral galaksilerin bazılarında, galaksinin merkezinden geçip galaksiyi uçtan uça kateden çubuk benzeri bir yapı bulunur. şurada göreceğiniz üzere, galaksinin orta bölgesinde çizgi gibi bir yer var. işte ona çubuk ya da bar diyoruz.
galaksilerin içerisinde, uzaydaki diğer her yerde olduğu gibi, her şey hareketli. dolayısıyla bu çizgi de sabit kalamıyor. zaman içerisinde küçülebiliyor, büyüyebiliyor ya da tamamen kaybolabiliyor. bunun nedeni, bu merkezî bölgedeki yıldızların yörüngelerindeki değişimler. bir başka nedense galaksi birleşmeleri.
galaksilerin merkez bölgesinde madde yoğunluğu, dış kısımlara kıyasla oldukça yüksektir. birçok galaksinin merkezinde süper kütleli bir kara delik bulunur. dolayısıyla bu bölgelerde kütle çekim kuvveti yüksektir. buradaki kara delik, zaman içerisinde yıldızların yörüngelerini etkileyebilir. bu durum çubuk yapısını da etkiler.
galaksilerin dış kısımlarına doğru gidildikçe karanlık madde miktarı da artar. bu durum kütle çekim dengesinde farklılıklar oluşturur. yine zamanla çubuğun zayıfladığı görülebilir.
eğer iç ve dış bölgedeki kütle çekim kuvvetleri dengedeyse, çubuk yapı uzun süre bozulmadan kalabilir. eğer iç bölgede çok fazla kütle varsa veya dış bölgeler fazla tork uygularsa bu durumda çubuk uzun ömürlü olmaz.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553
554
555
556
557
558
559
560
561
562
563
564
565
566
567
568
569
570
571
572
573
574
575
576
577
578
579
580
581
582
583
584
585
586
587
588
589
590
591
592
593
594
595
596
597
598
599
600
601
602
603
604
605
606
607
608
609
610
611
612
613
614
615
616
617
618
619
620
621
622
623
624
625
626
627
628
629
630
631
632
633
634
635
636
637
638
639
640
641
642
643
644
645
646
647
648
649
650
651
652
653
654
655
656
657
658
659
660
661
662
663
664
665
666
667
668
669
670
671
672
673
674
675
676
677
678
679
680
681
682
683
684
685
686
687
688
689
690
691
692
693
694
695
696
697
698
699
700
701
702
703
704
705
706
707
708
709
710
711
712
713
714
715
716
717
718
719
720
721
722
723
724
725
726
727
728
729
730
731
732
733
734
735
736
737
738
739
740
741
742
743
744
745
746
747
748
749
750
751
752
753
754
755
756
757
758
759
760
761
762
763
764
765
766
767
768
769
770
771
772
773
774
775
776
777
778
779
780
781
782
783
784
785
786
787
788
789
790
791
792
793
794
795
796
797
798
799
800
801
802
803
804
805
806
807
808
809
810
811
812
813
814
815
816
817
818
819
820
821
822
823
824
825
826
827
828
829
830
831
832
833
834
835
836
837
838
839
840
841
842
843
844
845
846
847
848
849
850
851
852
853
854
855
856
857
858
859
860
861
862
863
864
865
866
867
868
869
870
871
872
873
874