meja - en beğenilen tanımları (87. sayfa)
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553
554
555
556
557
558
559
560
561
562
563
564
565
566
567
568
569
570
571
572
573
574
575
576
577
578
579
580
581
582
583
584
585
586
587
588
589
590
591
592
593
594
595
596
597
598
599
600
601
602
603
604
605
606
607
608
609
610
611
612
613
614
615
616
617
618
619
620
621
622
623
624
625
626
627
628
629
630
631
632
633
634
635
636
637
638
639
640
641
642
643
644
645
646
647
648
649
650
651
652
653
654
655
656
657
658
659
660
661
662
663
664
665
666
667
668
669
670
671
672
673
674
675
676
677
678
679
680
681
682
683
684
685
686
687
688
689
690
691
692
693
694
695
696
697
698
699
700
701
702
703
704
705
706
707
708
709
710
711
712
713
714
715
716
717
718
719
720
721
722
723
724
725
726
727
728
729
730
731
732
733
734
735
736
737
738
739
740
741
742
743
744
745
746
747
748
749
750
751
752
753
754
755
756
757
758
759
760
761
762
763
764
765
766
767
768
769
770
771
772
773
774
775
776
777
778
779
780
781
782
783
784
785
786
787
788
789
790
791
792
793
794
795
796
797
798
799
800
801
802
803
804
805
806
807
808
809
810
811
812
813
814
815
816
817
818
819
820
821
822
823
824
825
826
827
828
829
830
831
832
833
834
835
836
837
838
839
840
841
842
843
844
845
846
847
848
849
850
851
852
853
854
855
856
857
858
859
860
861
862
863
864
865
866
867
868
869
870
871
872
873
874
2.
yazarların liseyi bitirdiği sene
bu bilgi kimin işine yarar bilmem ama 1996.
başlık başıma kalmaya!
başlık başıma kalmaya!
devamını gör...
4.
sözlüğün ölmüş olması
"el birliğiyle öldürdünüz garibi. bakın, geriye bu kaldı: namussuz bilo" repliğini hatırlatan iddia.
öldü demeyelim de can çekişiyor gibi biraz.
ama ne derler bilirsiniz; çıkmadık candan umut kesilmez.
öldü demeyelim de can çekişiyor gibi biraz.
ama ne derler bilirsiniz; çıkmadık candan umut kesilmez.
devamını gör...
5.
30 yaş üstü yazarlar uçurulsun kampanyası
dedikten sonra kendisi uçurulmuş olan yazar beyanı.
30 yaş üzeriydi herhal...
30 yaş üzeriydi herhal...
devamını gör...
8.
morali bozuk olunca uyuyan insan
en güzelini yapan kişi.
ben de uyurum. hem de moral bozukluğunun seviyesine bağlı olarak tüm gün sürebilir, kimse gelip salça olmazsa eğer. "bana dokunmayın bugün" diyerek onu da engelliyorum baştan.
çok sık bozulmadığı için moralim, sıkıntı olmuyor bu durum tabii. öküzden yapıldım çünkü. zor etkileniyorum.
ben de uyurum. hem de moral bozukluğunun seviyesine bağlı olarak tüm gün sürebilir, kimse gelip salça olmazsa eğer. "bana dokunmayın bugün" diyerek onu da engelliyorum baştan.
çok sık bozulmadığı için moralim, sıkıntı olmuyor bu durum tabii. öküzden yapıldım çünkü. zor etkileniyorum.
devamını gör...
9.
yazarlardan riyakarlık örnekleri
aklıma hiç gelmeyen birtakım örnekler.
açıkçası, insanların yaptığı riyakârlıklar beni değil kendilerini kötü duruma düşürdüğünden, bu güne dek benim hayatıma büyük bir etki bırakan herhangi bir örneğini hatırlamıyorum. riyakârlık yapandan uzak durduğum için fazla sorun yaşamıyorum bu tiplerle. zaten genel olarak insanlara hemen güvenmek gibi bir özelliğim yok. o yüzden de artık pek beklemediğim davranışlar görmüyorum yakın çevremdeki kişilerden.
sözlükte durum biraz daha farklı. burada kimse kimseyi tanımadığı için, kimsenin bir başkasına, tanımadan etmeden sataşmasını beklemiyorum. o yüzden gelip sataşan olduğu zaman şaşırıyorum gerçekten çünkü benim yapmadığım anormal bir şeyi başkasının bana yapması her zaman tuhafıma gitmiştir. onlara da söyleyeceğim şey şu: kendi iç huzursuzluğunuza çekmeyin insanları. kimse sizin bozuk düzen iç yapınızın ya da hastalıklı ruh halinizin yansımalarına katlanmak zorunda değil.
açıkçası, insanların yaptığı riyakârlıklar beni değil kendilerini kötü duruma düşürdüğünden, bu güne dek benim hayatıma büyük bir etki bırakan herhangi bir örneğini hatırlamıyorum. riyakârlık yapandan uzak durduğum için fazla sorun yaşamıyorum bu tiplerle. zaten genel olarak insanlara hemen güvenmek gibi bir özelliğim yok. o yüzden de artık pek beklemediğim davranışlar görmüyorum yakın çevremdeki kişilerden.
sözlükte durum biraz daha farklı. burada kimse kimseyi tanımadığı için, kimsenin bir başkasına, tanımadan etmeden sataşmasını beklemiyorum. o yüzden gelip sataşan olduğu zaman şaşırıyorum gerçekten çünkü benim yapmadığım anormal bir şeyi başkasının bana yapması her zaman tuhafıma gitmiştir. onlara da söyleyeceğim şey şu: kendi iç huzursuzluğunuza çekmeyin insanları. kimse sizin bozuk düzen iç yapınızın ya da hastalıklı ruh halinizin yansımalarına katlanmak zorunda değil.
devamını gör...
10.
ukde doldurmak
bir ara yapmaya çalıştığım ama ilgi ve bilgi sahibi olmadığım ukde konularının çoğunluğu nedeniyle artık pek yapamadığım eylem.
bu arada, yalan yanlış açılmış başlıklar var ukde olarak bırakılan. daha doğrusu hatalı başlıklar var. örneğin "ukde bırakmak" başlığını ukde olarak bırakmaya çalışan ama "ukde p brakmak" gibi yanlış yazarak başlığın açılmasını imkânsız hale getiren arkadaşlar var (örnek olarak salladım. tam olarak bu şekilde bir başlık yok, benzerleri var.) bazıları çoktan açıldığı halde orada hâlâ ukde var olan benzer başlıklar da var.
moderatörlere biraz daha iş bindirmek istemem ama o listenin biraz temizlenmesi gerekiyor sanırım.
bu arada, yalan yanlış açılmış başlıklar var ukde olarak bırakılan. daha doğrusu hatalı başlıklar var. örneğin "ukde bırakmak" başlığını ukde olarak bırakmaya çalışan ama "ukde p brakmak" gibi yanlış yazarak başlığın açılmasını imkânsız hale getiren arkadaşlar var (örnek olarak salladım. tam olarak bu şekilde bir başlık yok, benzerleri var.) bazıları çoktan açıldığı halde orada hâlâ ukde var olan benzer başlıklar da var.
moderatörlere biraz daha iş bindirmek istemem ama o listenin biraz temizlenmesi gerekiyor sanırım.
devamını gör...
11.
günlük hayatta fizik
soru: neden serap görürüz?
ışık çok yoğun bir ortamdan daha az yoğun bir ortama ya da az yoğun bir ortamdan çok yoğun bir ortama geçiş yaparken kırılır. su dolu bir bardağa bir kalem atarak, kalemin kırıkmış gibi görünmesini izleyebilir ve buna doğrudan şahit olabilirsiniz. bu olayda ışığın gittiği doğrultu değiştiği için, kalemi görmenizi sağlayan bu ışık ışınlarının yeri değişmiş olur ve kalem ikiye bölünmüş gibi, farklı bir doğrultuda görünür.

görselin kaynağı
ancak ışık 2 farklı yoğunluktaki ortam arasında hareket ederken her zaman birinden diğerine geçiş yapmayabilir. bazen ortamları birbirinden ayıran yüzeye kadar gelip buradan geri yansır ve geldiği ortama geri döner, diğer ortama geçmez. bu olaya tam yansıma denir. tam yansıma sadece, ışığın çok yoğun ortamdan az yoğuna geçişi sırasında gerçekleşebilir.
çok sıcak havalarda mesela bir asfalt yolun üzerinde karşıya baktığınızda, yol üzerinde su birikmiş gibi bir görüntüye şahit olursunuz. şöyle:

görselin kaynağı
bunun cevabı tabii ki fiziktedir. asfaltın hemen üzerinde bulunan hava tabakası ısınır. biraz daha yüksekte kalan hava tabakası ise daha soğuktur. soğuk hava sıcak havadan daha yoğundur. güneşten gelen ışık, önce üstlerdeki soğuk hava tabakasından geçer ve asfaltın hemen üzerindeki sıcak hava tabakasına ulaşır. yani ışık, çok yoğun ortamdan az yoğuna doğru hareket etmektedir.
bu hareketi yapan ışık ışınlarının bir kısmı tam da asfaltın üzerindeki yoğunluğu düşük bölgeye denk geldiğinde, yukarıda anlattığım şekilde tam yansımaya uğrar. gözümüze su gibi ve mavimsi görünen bu olay aslında gökyüzünün mavi ışığının asfalt üzerinden bize gelen yansımasıdır. özetle, gördüğümüz şey su değil, gökyüzünün yansımasıdır.
ışık çok yoğun bir ortamdan daha az yoğun bir ortama ya da az yoğun bir ortamdan çok yoğun bir ortama geçiş yaparken kırılır. su dolu bir bardağa bir kalem atarak, kalemin kırıkmış gibi görünmesini izleyebilir ve buna doğrudan şahit olabilirsiniz. bu olayda ışığın gittiği doğrultu değiştiği için, kalemi görmenizi sağlayan bu ışık ışınlarının yeri değişmiş olur ve kalem ikiye bölünmüş gibi, farklı bir doğrultuda görünür.

görselin kaynağı
ancak ışık 2 farklı yoğunluktaki ortam arasında hareket ederken her zaman birinden diğerine geçiş yapmayabilir. bazen ortamları birbirinden ayıran yüzeye kadar gelip buradan geri yansır ve geldiği ortama geri döner, diğer ortama geçmez. bu olaya tam yansıma denir. tam yansıma sadece, ışığın çok yoğun ortamdan az yoğuna geçişi sırasında gerçekleşebilir.
çok sıcak havalarda mesela bir asfalt yolun üzerinde karşıya baktığınızda, yol üzerinde su birikmiş gibi bir görüntüye şahit olursunuz. şöyle:

görselin kaynağı
bunun cevabı tabii ki fiziktedir. asfaltın hemen üzerinde bulunan hava tabakası ısınır. biraz daha yüksekte kalan hava tabakası ise daha soğuktur. soğuk hava sıcak havadan daha yoğundur. güneşten gelen ışık, önce üstlerdeki soğuk hava tabakasından geçer ve asfaltın hemen üzerindeki sıcak hava tabakasına ulaşır. yani ışık, çok yoğun ortamdan az yoğuna doğru hareket etmektedir.
bu hareketi yapan ışık ışınlarının bir kısmı tam da asfaltın üzerindeki yoğunluğu düşük bölgeye denk geldiğinde, yukarıda anlattığım şekilde tam yansımaya uğrar. gözümüze su gibi ve mavimsi görünen bu olay aslında gökyüzünün mavi ışığının asfalt üzerinden bize gelen yansımasıdır. özetle, gördüğümüz şey su değil, gökyüzünün yansımasıdır.
devamını gör...
12.
kaçış hızı
bir gök cisminin yüzeyinden kurtulmak için gereken minimum hız miktarı. kurtulma hızı olarak da bilinir.
saniyede yaklaşık 11.2 kilometre hızınız varsa, dünya üzerinden ayrılıp uzaya çıkabilirsiniz.
saniyede yaklaşık 618 kilometre hızınız varsa, güneş üzerinden ayrılıp uzaya çıkabilirsiniz.
saniyede 300,000 kilometreden, yani ışıktan daha hızlıysanız, bir kara deliğin yüzeyinden kurtulabilirsiniz.
gördüğünüz gibi kaçış hızı kütle ile doğru orantılıdır. cismin kütlesi ne kadar büyükse, uzay - zaman dokusunda ortaya çıkardığı bükülme de o kadar büyük olur ve cisimden kurtulmanız da aynı oranda zorlaşır.
saniyede yaklaşık 11.2 kilometre hızınız varsa, dünya üzerinden ayrılıp uzaya çıkabilirsiniz.
saniyede yaklaşık 618 kilometre hızınız varsa, güneş üzerinden ayrılıp uzaya çıkabilirsiniz.
saniyede 300,000 kilometreden, yani ışıktan daha hızlıysanız, bir kara deliğin yüzeyinden kurtulabilirsiniz.
gördüğünüz gibi kaçış hızı kütle ile doğru orantılıdır. cismin kütlesi ne kadar büyükse, uzay - zaman dokusunda ortaya çıkardığı bükülme de o kadar büyük olur ve cisimden kurtulmanız da aynı oranda zorlaşır.
devamını gör...
13.
bugün benim doğum günüm insanı
bence hakkında gayet yanlış düşünülen insan. en azından sözlük ortamı için konuşursak...
sözlükte herkesin iyi kötü muhatap olduğu kişiler var, her gün bir şekilde mesajlaşılan, konuşulan... biriyle konuşurken, sohbetin akışına göre -yani konuştuğunuz konuyla bağlantılı olarak- mesela "bugün doğum günüm. keyfimi hiçbir şey bozamaz" gibi bir laf etseniz, bu bilgiyi öğrenen kişi gidip nickaltınıza "doğum günüymüş. kutlu olsun." yazsa bunda nasıl bir ilgi çekme çabası ya da ona benzer bir kötü niyet arayacağız?
insanlara "git nickaltımda doğum günümü kutla" diyen olduğunu sanmıyorum. diyen varsa ona da lafım yok çünkü herkesin karakteri farklı. ilgi çekmeye çalışmak bir karakter bozukluğuna işaret etmez her zaman. insan kötü bir dönemden geçiyordur, biraz ilgi, varlığının fark edilmesi iyi gelecektir o an. o nedenle yapabilir bazı hareketleri. böyle şeyler için insanları linçlemek saçma ve gereksiz bir hareket.
özel mesaj yerine nickaltınızdan doğum gününüzü kutlamayı tercih eden kişi de yalakalık olsun diye değil, daha çok kişi kutlasın da siz de biraz mutlu olun diye yapmış olabilir. bunu yapan kişi her zaman karşı cinsiniz olmuyor. o yüzden "umduğu farklı şeyler vardır kesin." diye düşünmek de yersiz. *
her şeyde kötü niyet aramayın diyoruz ama kime diyoruz.
sözlükte herkesin iyi kötü muhatap olduğu kişiler var, her gün bir şekilde mesajlaşılan, konuşulan... biriyle konuşurken, sohbetin akışına göre -yani konuştuğunuz konuyla bağlantılı olarak- mesela "bugün doğum günüm. keyfimi hiçbir şey bozamaz" gibi bir laf etseniz, bu bilgiyi öğrenen kişi gidip nickaltınıza "doğum günüymüş. kutlu olsun." yazsa bunda nasıl bir ilgi çekme çabası ya da ona benzer bir kötü niyet arayacağız?
insanlara "git nickaltımda doğum günümü kutla" diyen olduğunu sanmıyorum. diyen varsa ona da lafım yok çünkü herkesin karakteri farklı. ilgi çekmeye çalışmak bir karakter bozukluğuna işaret etmez her zaman. insan kötü bir dönemden geçiyordur, biraz ilgi, varlığının fark edilmesi iyi gelecektir o an. o nedenle yapabilir bazı hareketleri. böyle şeyler için insanları linçlemek saçma ve gereksiz bir hareket.
özel mesaj yerine nickaltınızdan doğum gününüzü kutlamayı tercih eden kişi de yalakalık olsun diye değil, daha çok kişi kutlasın da siz de biraz mutlu olun diye yapmış olabilir. bunu yapan kişi her zaman karşı cinsiniz olmuyor. o yüzden "umduğu farklı şeyler vardır kesin." diye düşünmek de yersiz. *
her şeyde kötü niyet aramayın diyoruz ama kime diyoruz.
devamını gör...
14.
sen şimdi kaça gidiyorsun sorusu
cevabı aldıktan sonra "ucuza gidiyormuşsun." dediğinizde karşı tarafı delirtme ihtimaliniz olan soru.
devamını gör...
15.
orsalesta anafor
sevdiğim yazarlardan.
hani diyorsunuz ya "niye bilgi başlıkları görmüyoruz? niye düzgün tanımlar girmiyor kimse?" diye; bu yazar giriyordu mesela. okuyor muydunuz? yoksa "adını ilk kez görüyorum" diyenlerden misiniz? magazinsel hareketler yapmadığı için olsa gerek, pek de göze batmıyor değil mi? maksadımız üzüm yemek mi yoksa bağcıyı dövmek mi diye düşünüyor insan böyle ortamlarda...
kendisiyle başlıca ortak paydamız bilim. arada sohbet ederiz ama öyle bilime gömülüp sıkıcılaşmayız. her telden çalabiliriz. bir ara kızdırmışım onu farkında olmadan ve istemeden, başka bazı yazarlara da yaptığım gibi... konuştuk, anlaştık, hallettik çünkü dinlemeyi ve "neden yaptın?" sorusunun kafasındakinden farklı bir cevabı olabileceğini bilen biri. kendi düşündüğüne inanıp yargılamaya devam etmek yerine, beni dinlemeyi tercih ettiği için bir kez de buradan teşekkür ederim kendisine.
aşırı özel bir durum olmadıkça nickaltı yazılarını çok uzatmayı sevmem. o nedenle kısa keseceğim. küstürmeyin böyle yazarları lütfen. başlarda "kim giderse gitsin. geride kalanlar sözlüğe yeter" dersiniz ama bir grup yazar vardır ki onların tamamı gittiğinde ortam malum sözlüğe döner ve hepiniz "keşke o eski yazarlar gitmeseydi. zamanında sözlüğe küstürdüler" dersiniz. geç olmadan kıymetini bilin insanların.
hani diyorsunuz ya "niye bilgi başlıkları görmüyoruz? niye düzgün tanımlar girmiyor kimse?" diye; bu yazar giriyordu mesela. okuyor muydunuz? yoksa "adını ilk kez görüyorum" diyenlerden misiniz? magazinsel hareketler yapmadığı için olsa gerek, pek de göze batmıyor değil mi? maksadımız üzüm yemek mi yoksa bağcıyı dövmek mi diye düşünüyor insan böyle ortamlarda...
kendisiyle başlıca ortak paydamız bilim. arada sohbet ederiz ama öyle bilime gömülüp sıkıcılaşmayız. her telden çalabiliriz. bir ara kızdırmışım onu farkında olmadan ve istemeden, başka bazı yazarlara da yaptığım gibi... konuştuk, anlaştık, hallettik çünkü dinlemeyi ve "neden yaptın?" sorusunun kafasındakinden farklı bir cevabı olabileceğini bilen biri. kendi düşündüğüne inanıp yargılamaya devam etmek yerine, beni dinlemeyi tercih ettiği için bir kez de buradan teşekkür ederim kendisine.
aşırı özel bir durum olmadıkça nickaltı yazılarını çok uzatmayı sevmem. o nedenle kısa keseceğim. küstürmeyin böyle yazarları lütfen. başlarda "kim giderse gitsin. geride kalanlar sözlüğe yeter" dersiniz ama bir grup yazar vardır ki onların tamamı gittiğinde ortam malum sözlüğe döner ve hepiniz "keşke o eski yazarlar gitmeseydi. zamanında sözlüğe küstürdüler" dersiniz. geç olmadan kıymetini bilin insanların.
devamını gör...
16.
de bağlacını doğru yazamayan yazar
yıllardır konuştuğu ana dilini yanlış biliyor olmasını ateşli şekilde savunan kişi.
arkadaşlar, bir şeyin doğrusunu herkes bilemeyebilir ama "doğrusu bu" diyerek yol gösterenlere de sinirlenmek yerine en azından bir teşekkür etmeniz beklenir. belki sizi bir gün bir yerlerde çok daha fena şekilde rezil olmaktan kurtarıyorlardır, kim bilir...
bakın ortalık belirli makamlara geldiği halde 2 kelimeyi bir araya getiremeyen ve yazılı paylaşımlarındaki hatalarla alay konusu olanlardan geçilmiyor.
mutlaka duymuşsunuzdur, mesela fransızların bir yere gittiklerinde kendi dili dışında hiçbir dile yanıt vermediği durumları. bu adamlar salak mı ki bu kadar önemsiyorlar fransızcayı sizce? toplumsal yozlaşma konusunda dildeki bozuklukların oynadığı rolü gördüğünüzde geç kalmış ve buna katkıda bulunmuş olduğunuz için üzülürsünüz, yapmayın! burada küfrü savunduğunuz kadar kendi dilinizin özelliklerine de sahip çıkıp onları da savunsanız keşke.
insan üzülüyor.
arkadaşlar, bir şeyin doğrusunu herkes bilemeyebilir ama "doğrusu bu" diyerek yol gösterenlere de sinirlenmek yerine en azından bir teşekkür etmeniz beklenir. belki sizi bir gün bir yerlerde çok daha fena şekilde rezil olmaktan kurtarıyorlardır, kim bilir...
bakın ortalık belirli makamlara geldiği halde 2 kelimeyi bir araya getiremeyen ve yazılı paylaşımlarındaki hatalarla alay konusu olanlardan geçilmiyor.
mutlaka duymuşsunuzdur, mesela fransızların bir yere gittiklerinde kendi dili dışında hiçbir dile yanıt vermediği durumları. bu adamlar salak mı ki bu kadar önemsiyorlar fransızcayı sizce? toplumsal yozlaşma konusunda dildeki bozuklukların oynadığı rolü gördüğünüzde geç kalmış ve buna katkıda bulunmuş olduğunuz için üzülürsünüz, yapmayın! burada küfrü savunduğunuz kadar kendi dilinizin özelliklerine de sahip çıkıp onları da savunsanız keşke.
insan üzülüyor.
devamını gör...
17.
compton saçılması
foton enerjisinin parçacığın enerjisinden yüksek olduğu durumlarda, fotonun elektron tarafından saçılmaya uğramasına verilen isim. bu tür saçılmalarda fotondan elektrona enerji transferi gerçekleşir.
devamını gör...
19.
sözlükte hiç kankası olmamak
(bkz: hiç mi yok)
iyice bak oralara, vardır mutlaka orada bir yerde.
kankalık dediğiniz şey o kadar yüzeysel bir şey değil. o yüzden çoğu kişinin kankası falan yok burada. insanlar birbirine iltifat edebilir, bir kaos esnasında taraf tutabilirler falan... bunlar kankalık anlamına gelmiyor. bugün bana arka çıkan biri, yarın senin haklı olduğun bir olayda sana arka çıkabilir. benim kankam sandığın kişiyi başkaları da senin kankan zanneder o zaman.
gerçek hayatta görüşüp çok iyi anlaşan 3-5 kişiyi hariç tutuyorum. burada kanka falan yok. düşmanlık kankacılıktan çok daha fazla var burada.
iyice bak oralara, vardır mutlaka orada bir yerde.
kankalık dediğiniz şey o kadar yüzeysel bir şey değil. o yüzden çoğu kişinin kankası falan yok burada. insanlar birbirine iltifat edebilir, bir kaos esnasında taraf tutabilirler falan... bunlar kankalık anlamına gelmiyor. bugün bana arka çıkan biri, yarın senin haklı olduğun bir olayda sana arka çıkabilir. benim kankam sandığın kişiyi başkaları da senin kankan zanneder o zaman.
gerçek hayatta görüşüp çok iyi anlaşan 3-5 kişiyi hariç tutuyorum. burada kanka falan yok. düşmanlık kankacılıktan çok daha fazla var burada.
devamını gör...
20.
guvernör
fransızca kökenli olan ve bir kurumu yöneten kimse anlamına gelen kelime.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553
554
555
556
557
558
559
560
561
562
563
564
565
566
567
568
569
570
571
572
573
574
575
576
577
578
579
580
581
582
583
584
585
586
587
588
589
590
591
592
593
594
595
596
597
598
599
600
601
602
603
604
605
606
607
608
609
610
611
612
613
614
615
616
617
618
619
620
621
622
623
624
625
626
627
628
629
630
631
632
633
634
635
636
637
638
639
640
641
642
643
644
645
646
647
648
649
650
651
652
653
654
655
656
657
658
659
660
661
662
663
664
665
666
667
668
669
670
671
672
673
674
675
676
677
678
679
680
681
682
683
684
685
686
687
688
689
690
691
692
693
694
695
696
697
698
699
700
701
702
703
704
705
706
707
708
709
710
711
712
713
714
715
716
717
718
719
720
721
722
723
724
725
726
727
728
729
730
731
732
733
734
735
736
737
738
739
740
741
742
743
744
745
746
747
748
749
750
751
752
753
754
755
756
757
758
759
760
761
762
763
764
765
766
767
768
769
770
771
772
773
774
775
776
777
778
779
780
781
782
783
784
785
786
787
788
789
790
791
792
793
794
795
796
797
798
799
800
801
802
803
804
805
806
807
808
809
810
811
812
813
814
815
816
817
818
819
820
821
822
823
824
825
826
827
828
829
830
831
832
833
834
835
836
837
838
839
840
841
842
843
844
845
846
847
848
849
850
851
852
853
854
855
856
857
858
859
860
861
862
863
864
865
866
867
868
869
870
871
872
873
874