meja - en beğenilen tanımları (166. sayfa)

uluslararası uzay istasyonu görevleri için seçilen kişilere verilen çeşitli eğitim programları.

bu eğitimler belli başlı koşullar düşünerek profesyonel ekipler tarafından hazırlanır. eğitimlerin bazıları, uzay istasyonu içindeki genel yaşam şartlarına uyum sağlamayı hedeflerken bir kısmı da acil durumlarda neler yapılması gerektiği konusuna odaklanır.

yer çekimsiz ortama en çok benzeyen ortam su altı olduğundan, uzaya gidecek ve gerektiğinde istasyon dışında çalışacak kişiler, eğitim komplekslerindeki büyük havuzlar içerisinde çalışmalar yaparlar. ağır uzay giysilerini uzun süreler boyunca taşımak için antrenmanlar gerçekleştirirler.

bazı durumlarda zorlu koşullara dayanıklılıklarını test etmek için mağaralarda, sarp kayalık benzeri ortamlarda günlerce kalırlar. doğanın zor koşulları her ne kadar uzayın zor koşulları kadar ağır olmasa da, yine de bazı zorlayıcı durumlarda insanların nasıl davranacağı konusunda belirleyici olabilir.

en ilginç eğitimler, uzaydaki acil durumlar için yapılanlardır. bunlar bir çeşit frp oyunu gibidir. uzman bir ekip önceden belirlediği aksilikleri sırayla uzaya gidecek olan ekibe söyler ve duruma göre çözüm üretmelerini ister. örneğin "x adlı astronot istasyonda öldü." şeklinde bir bilgi verilir ve cesetle nasıl başa çıkılacağı konusunu çözmeleri istenir. daha bu sorun çözülmeden bir anda oyuna başka bir koşul dahil olabilir; dünyadaki insanların gerçekleşen kazadan ve x'in ölümünden haberdar olduğu ve bu durumda nasıl bir kriz yönetimi oluşturacakları sorunu gibi...

bazen de çıkabilecek olası bir yangında ekibin nasıl davranacağı test edilir.

bu tür durumlar, astronot yetiştiren farklı ülkelerde farklı yollar izlenerek çözüldüğünden, örneğin bir grup amerikalı ve rus bir araya geldiğinde anlaşmazlıklara da yol açabilir. zira nasa'da sorunlara farklı şekilde çözüm aranırken roscosmos'ta farklı yöntemler denenir. chris hadfield deneyimlerini aktardığı bir astronottan hayat dersleri adlı kitabında bu konulara değinir. örneğin bir yangın simülasyonu esnasında nasa'da önce mürettabatı kurtarmak, bunun için yangının çıktığı modülden farklı bir modülde toplanmak ve daha sonra yangın için çözüm aramak öncelikli planken, rus eğitimlerinde önce yangının söndürülmesi esastır. bu durumda, yerdeyken böyle simülasyonların yapılması, ekip arasında uzayda çıkması muhtemel olan anlaşmazlıkların yerdeyken halledilmesi anlamına geldiğinden hayati önem taşır.
devamını gör...

tam da evli ve çocuklu dizisindeki peggy bundy'nin giyeceği türden bir giysi. gerçi o genelde üstten giyerdi bu deseni;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

belirli kriterlere uyan sözlük içi yazıları.

birkaç şey yazayım bunun hakkında.

önce şunu bir kenara koyalım; gereklidir ya da gereksizdir tartışmasına girersek, gerekli olduğuna dair de gereksiz olduğuna dair de kanıtlar sunabiliriz. gereklidir çünkü en azından karma puanından yararlanmak isteyen yazarları bilgi vermeye yönelik uzun tanımlar girmeye teşvik eder. kaliteyi artırabilir. gereksizdir çünkü sırf bunun için kasan yahut ordan burdan tanım aşıran insanlar ortaya çıkabilir * veya sözlük yazarları arasında anlamsız bir rekabet oluşturabilir.

***

yukarıda baycerrah bir konuya değinmiş. o şöyle olabiliyor; genelde madalya alacak kadar uzun tanımlar yazan bir yazarı, madalya verme yetkisi olan diğer yazar zaten takip ediyorsa, onun tanımlarını daha hızlı görüp ona madalya verebiliyor. tamamen madalyayı verecek kişinin o tanıma denk gelebilecek şekilde o sırada akışı inceliyor olması, işinin olmaması falan gibi tesadüflere bağlı. yazdığım an madalya aldığım da oluyor, aylar önce yazdığım tanıma bugün aldığım da. çok şey etmeyin yani...

***

son olarak şunu da yazayım: bir konuda bilgi vereceksem genellikle çok uzun yazarım ki detayları anlatma ve karşı tarafın aklından soru işaretlerini silme şansım olsun. bazı konular bunu mecbur kılıyor. 2 satırla anlatamayacağınız bazı şeyler var. şimdi bunları ben hemen hemen üye olduğum her sitede bu şekilde yazıyorum. burada madalya var diye değil. o yüzden her tanımı da sırf madalya almak için yazıyoruz sanmayın bir zahmet. herkes kendi tarzına göre takılıyor işte.
devamını gör...

son yıllarda sık sık denk geldiğim, can sıkıcı olaylara konu olan söz dizisi.

burada da sık sık denk geliyoruz. "burayı ciddiye almayın/her şeyi ciddiye almayın/insanları ciddiye almayın/buradaki yazarları ciddiye almayın" vesaire...

alın kardeşim! insanları ciddiye alın tabii ki. karşınızda bireyler var, toplum var. ciddiye alacaksınız ki kimse kimseye saygısızlık yapmasın, kimse kimsenin hakkını yemesin... sizce de ülkede zaten tepeden tırnağa bir ciddiyetsizlik sorunu yok mu? bence artık insanları da hayatı da ciddiye almayı deneyin. *

bu demek değil ki biri size bir şey derse oturun ağlayın yahut ters bir durumla karşılaşırsanız aylarca kafanıza takın. bunlar aynı şeyler değil. insanları ciddiye almak onlara saygı duymakken bu son ikisi takıntılı olmak anlamına geliyor. arada fark var.

her neyse. ciddiye alınmak hatta adam yerine konmak istiyorsanız siz de ciddiye almayı öğrenmelisiniz.

işbu tanım bir başka sevimsiz deyim olan "duyar kasmak" maksadıyla yazılmadı. ben diyeceğimi derim, isteyen yapar istemeyen yapmaz sonuçta ama toplumsal hayatımız pek de güzel ve sağlıklı değil, hepiniz farkındasınız bunun. bu yüzden alışkanlıklarımızı biraz değiştirmemizin icap ettiği çok açık.
devamını gör...

düzenli olarak, yani periyodik şekilde tekrarlanan olayların analizinde kullanılan matematiksel bir ifade.

basitçe f(x) = sinx şeklinde ifade edilir. tanım kümesi tüm reel sayılardır. görüntü kümesi ise [-1, 1] aralığıdır.

sinüs fonksiyonu tek fonksiyondur. yani fonksiyonda x değerinin yerine -x değerini yazdığımızda;

sin (-x) = - sin(x)

sonucunu elde ederiz. bu nedenle fonksiyonun grafiği orijine göre simetriktir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

#1936064

bu soru rahatlıkla kadın yazarlardan erkek yazarlara sorular başlığında da sorulabilir. bunu yapan tonla erkek var.

hayatımda zengin koca aramadım. aksine nerede kokoz varsa hep onlar girdi hayatıma. etrafımdaki kadınlarda da durum bu. bakış açınızı değiştirmeniz gerek. her kadın aynı değil.

#1936108

annelik içgüdüsü her kadında yok. bende de yok mesela. çocuk sahibi olmayı hiç istemedim, hiç heveslenmedim öyle bir şeye. çocukları da pek sevmem. fakat anne olmuş olsaydım tabii ki çocuğum öncelikli olurdu. yalnız söz konusu olan kişi annem olsaydı nasıl bir seçim yapardım onu kestiremedim şu an. bazı şeyler başa gelmeden anlaşılmıyor.

#1936420

değil. zaten az önce de cevapladım bunu aslında.

#1936447

bu anlamsız bir genelleme. bunu yapan çok sayıda erkek gördüm. dolayısıyla bu kadınların geneline özgü bir durum değil. sadece karakter meselesi.

bu başlıkta üzülerek görüyoruz ki aşırı derece gereksiz bir genelleme var kadınlara karşı. benzeri kadınlardan erkeklere sorular başlığında da var. bu kafalarla ilişki, evlilik falan yaşanmaz arkadaşlar, yapmayın bunu kendinize. iki cinste de her türlü insan var. eğer hep aynı tür insanlara denk geliyorsanız bu tüm hemcinslerin aynı olmasından değil, sizin seçimlerinizden kaynaklı bir sorun da olabilir. bu ihtimali aklınızda bulundurmanız gerek. dolayısıyla kadınları suçlamak yerine seçimlerinizi gözden geçirebilirsiniz. şu ana dek bu tür başlıklarda sorulan "neden böyle yapıyorsunuz" denen hiçbir şeyi yapmadım mesela. tanıdığım kadınların hiçbiri de yapmadı. biz aynı değiliz. siz de değilsiniz.
devamını gör...

eminem sayesinde oxford ingilizce sözlük'e "belirli bir ünlüye aşırı derecede takıntılı olan hayran" anlamıyla girmiş olan kelime. "stalker fan" yani sapık takipçi hayran anlamındaki kelimelerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

klip de şarkı da bence bir şaheser niteliğinde. eminem son derece zeki bir rap'çi. inanılmaz kelime oyunları var. tabii ingilizce bilmenin yanında, o oyunları hangi kavramlardan ya da hangi kişi ve olaylardan alıp da birleştirdiğini de bilmek gerekiyor. 1 cümlesinden konuyla ilgili 2-3 anlam çıkabiliyor bazen. bunu yapmak hiç ama hiç kolay bir şey değil.

stan adlı şarkıya gelince...


stanley, slim shady hayranı, takıntılı bir fandır. sürekli olarak ona olan hayranlığını, mektuplar yazarak dile getirir. şarkının ilk 3 verse'ü stanley yani namıdiğer stan'in ağzındanmış gibi yazılmıştır. shady'e hayranlığını anlatır, kendi hayatından, hamile kız arkadaşından bahseder. shady ile benzer bir çocukluk geçirdiğini anlatır vesaire... ilk verse, sohbet havasında geçer. bu arada klipte, bu ilk mektubun eminem'e ulaşmadığını, diğer mektuplarla beraber topluca taşınırken yere düştüğünü görürüz. ancak sonrasında satır arasından anlarız ki aslında gecikmeli de olsa ulaşmıştır.

2. verse, artık stan'in "bana neden cevap yazmıyorsun?" sitemleriyle karışık haldedir. bir yandan hâlâ ona olan hayranlığını ve tutkusunu görürüz. bir yandan da "hadi beni görmezden geldin, bari 6 yaşındaki kardeşime bir imza verseydin" gibi serzenişlerde bulunur. sahne sonunda hamile sevgili, stan'in bodrumdaki odasına iner ve odanın durumunu görür: her yerde shady'nin yüzlerce fotoğrafı vardır. televizyonda onun olduğu klipler dönmektedir sürekli. bu arada özellikle masada en üstte duran fotoğrafı görür hatun. burada stan, sevgilisiyle birlikte çektirdiği bir fotoğrafta, sevgilisinin olduğu kısmın üzerine shady'nin fotoğrafını yapıştırmıştır. hayranlığın eşcinsellik seviyesine dönüşüp dönüşmediği seyircinin aklına takılıverir bir anda. stan, kızın odayı kurcalayıp resimleri görmesinden rahatsız olur ve onu hamile oluşunu bile umursamadan yaka paça çıkarır oradan.

3. verse stan'in artık isyan bayrağı açtığını sahnelere gebedir. arabada, çılgın gibi yağmur altında direksiyon başında votka içerek hız yapmaktadır gece vakti. bir yandan da shady için bir ses kaydı hazırlamaktadır. artık ağzına geleni saymaktadır, bir mektup ya da çağrı almadığı için ondan. bu arada bagajdan bir çığlık gelir. kız arkadaşını ellerini bağlayarak bagaja koymuştur. son sahnede artık direksiyon hakimiyetini kaybederek nehre uçtuğunu görürüz arabanın. bu sahne 20 yıldır her izleyişimde tüylerimi diken diken etmiştir.

son verse, shady tarafından dile getirilmektedir. stan'e maktup yazmaya başlar ve "daha önce yazacaktım ama meşguldüm" der. işte olayın kopuş noktası budur aslında. stan o kadar körleşmiştir ki fanatikliği nedeniyle, bu kişinin ünü nedeniyle birçok işinin ve cevaplaması gereken birçok hayran mektubunun olduğu gerçeğini unutmuş, 3 canı birden alacak kadar delirmiştir. oysa biraz daha sabretse, beklediği yanıt gelecektir. shady tüm mektuplarında stan'in değindiği konulara tek tek cevap verir. ona profesyonel yardım alması gerektiğine dair hafif tertip tavsiyelerde bulunur. kız arkadaşının durumunu sorar, kardeşine imzalı şapka gönderdiğini yazar vesaire... klibin sonuna doğru şuna benzer şeyler yazar shady: "dostum, neden bu kadar kızgınsın? biraz rahatla, seni hayranım olarak görmeye devam etmek isterim. umarım bu mektup kendine zarar vermeden eline geçer. geçenlerde bir haber izledim ve midem bulandı. herifin biri kız arkadaşı bagajdayken arabasını köprüden sürüp intihar etmiş. bir kaset bulunmuş arabada ama kimin için olduğu belli değilmiş. adamın adı da... aman tanrım! o sendin."


eminem, son derece güzel bir kompozisyon ile anlatmış bu şarkıda, takıntılı hayran olayını. dümdüz kendi ağzından yazsaydı bu kadar ilgi çekici olmazdı belki. oysa karşılıklı mektuplaşma şeklinde düşünüldüğü için çok farklı bir tat veriyor dinleyen kişiye.

bu arada, machine gun kelly eminem'e diss atmıştı birkaç yıl önce (ne cesaretse). eminem'in ona karşılık olarak yazdığı diss'te mgk'ye "stan" diye hitap etmesi ve "here's that autograph for your daughter, i wrote it on a starter cap" cümlesi, aslında bu klibe ve "seni takıntılı bir hayranım gibi görüyorum" aşağılaması ile mgk'yi stan yerine koyuşuna bir göndermedir.

ve bir ilginç bilgi daha; klip 2000 yılında çekildi ve stan'in klipteki 6 yaşındaki kardeşinin adı matthew. 2020'de yani klipteki çocuk gerçek olsaydı, 26 yaşında olacağı bir yaşta, eminem'in evine biri girdi. adamın adı matthew ve 26 yaşında. adam eminem ile karşılaşmış ve oraya onu öldürmeye geldiğini söylemiştir. bu da bize her ne kadar klip kurgu olsa da "acaba tamamı olmasa da bir kısmı doğru mu?" sorusunu sordurmuş ilginç bir olaydır.

sansürsüz versiyonu:


şarkının sözleri (entry uzun görünmesin diye spoiler içerisine alıyorum):

my tea's gone cold i'm wondering why i
got out of bed at all
the morning rain clouds up my window
and i can't see at all
and even if ı could it'll all be gray
put your picture on my wall
it reminds me, that it's not so bad
it's not so bad

dear slim,i wrote you but still ain't callin'
i left my cell, my pager, and my home phone at the bottom
i sent two letters back in autumn, you must not-a got 'em
there probably was a problem at the post office or somethin'
sometimes i scribble addresses too sloppy when i jot 'em
but anyways, fuck it, what's been up? man how's your daughter?
my girlfriend's pregnant too, i'm 'bout to be a father
if i have a daughter, guess what i'm a call her?
i'ma name her bonnie
i read about your uncle ronnie too i'm sorry
i had a friend kill himself over some bitch who didn't want him
i know you probably hear this everyday, but i'm your biggest fan
i even got the underground shit that you did with skam
i got a room full of your posters and your pictures man
i like the shit you did with rawkus too, that shit was fat
anyways, i hope you get this man, hit me back,
just to chat, truly yours, your biggest fan
this is stan

my tea's gone cold i'm wondering why i
got out of bed at all
the morning rain clouds up my window
and i can't see at all
and even if ı could it'll all be gray
put your picture on my wall
it reminds me, that it's not so bad
it's not so bad

dear slim, you still ain't called or wrote, i hope you have a chance
i ain't mad, i just think it's fucked up you don't answer fans
if you didn't wanna talk to me outside your concert
you didn't have to, but you coulda signed an autograph for matthew
that's my little brother man, he's only six years old
we waited in the blistering cold for you
for four hours and you just said, "no."
that's pretty shitty man, you're like his fuckin' idol
he wants to be just like you man, he likes you more than i do
i ain't that mad though, i just don't like bein' lied to
remember when we met in denver, you said if i'd write you you would write back
see i'm just like you in a way
i never knew my father neither
he used to always cheat on my mom and beat her
i can relate to what you're saying in your songs
so when i have a shitty day, i drift away and put 'em on
'cause i don't really got shit else so that shit helps when i'm depressed
i even got a tattoo of your name across the chest
sometimes i even cut myself to see how much it bleeds
it's like adrenaline, the pain is such a sudden rush for me
see everything you say is real, and i respect you 'cause you tell it
my girlfriend's jealous 'cause i talk about you 24/7
but she don't know you like i know you slim, no one does
she don't know what it was like for people like us growin' up, you gotta call me man
i'll be the biggest fan you'll ever lose
sincerely yours, stan
p.s. we should be together too

my tea's gone cold i'm wondering why i
got out of bed at all
the morning rain clouds up my window
and i can't see at all
and even if ı could it'll all be gray
put your picture on my wall
it reminds me, that it's not so bad
it's not so bad

dear mister "i'm too good to call or write my fans"
this will be the last package i ever send your ass
it's been six months and still no word, i don't deserve it?
i know you got my last two letters, i wrote the addresses on 'em perfect
so this is my cassette i'm sending you, i hope you hear it
i'm in the car right now, i'm doing 90 on the freeway
hey slim, i drank a fifth of vodka
you dare me to drive?
you know the song by phil collins, "in the air of the night"
about that guy who could a saved that other guy from drowning
but didn't, then phil saw it all, then at a a show he found him?
that's kinda how this is, you could a rescued me from drowning
now it's too late, i'm on a thousand downers now, i'm drowsy
and all i wanted was a lousy letter or a call
i hope you know i ripped all of your pictures off the wall
i love you slim, we coulda been together, think about it
you ruined it now, i hope you can't sleep and you dream about it
and when you dream i hope you can't sleep and you scream about it
i hope your conscience eats at you and you can't breathe without me
see slim, shut up bitch! i'm tryin' to talk!
hey slim, that's my girlfriend screamin' in the trunk
but i didn't slit her throat, i just tied her up, see i ain't like you
'cause if she suffocates she'll suffer more, and then she'll die too
well, gotta go, i'm almost at the bridge now
oh shit, i forgot, how am i supposed to send this shit out?

my tea's gone cold i'm wondering why i
got out of bed at all
the morning rain clouds up my window
and i can't see at all
and even if ı could it'll all be gray
put your picture on my wall
it reminds me, that it's not so bad
it's not so bad

dear stan, i meant to write you sooner but i just been busy
you said your girlfriend's pregnant now, how far along is she?
look, i'm really flattered you would call your daughter that
and here's an autograph for your brother
i wrote it on the starter cap
i'm sorry i didn't see you at the show, i must of missed you
don't think i did that shit intentionally just to diss you
but what's this shit you said about you like to cut your wrists too?
i say that shit just clownin' dog, come on, how fucked up is you?
you got some issues stan, i think you need some counseling
to help your ass from bouncing off the walls when you get down some
and what's this shit about us meant to be together?
that type of shit will make me not want us to meet each other
i really think you and your girlfriend need each other
or maybe you just need to treat her better
i hope you get to read this letter, i just hope it reaches you in time
before you hurt yourself, i think that you'll be doin' just fine
if you relax a little, i'm glad i inspire you but stan
why are you so mad? try to understand, that i do want you as a fan
i just don't want you to do some crazy shit
i seen this one shit on the news a couple weeks ago that made me sick
some dude was drunk and drove his car over a bridge
and had his girlfriend in the trunk, and she was pregnant with his kid
and in the car they found a tape, but they didn't say who it was to
come to think about, his name was, it was you
damn!
devamını gör...

üçgen şeklinde birbirlerine takmaya başlayabilirler. bizlik bir şey yok. biz sıkılmayanlarla devam...
devamını gör...

pazar günü kısmetse bir kuantum fiziği yayını gelecek. duyanlar duymayanlara anlatsın.
devamını gör...

araştırmacı gazeteci.

gün geçtikçe daha garip biri olmaya başladı. artık karşısına gelen cahil cühela takımına karşı olan toleransı mı bitti yoksa bunca yıldır kendi alanında en başarılı kişi olmanın getirdiği bir şımarıklık mı bilmiyorum ama sevimsizleşti.

birincisi çokbilmişliğin dozunu inanılmaz derecede artırdı. insanların yaşadığı koşullar ve olaylara verdikleri tepkiler aynı olmak zorundaymış gibi "hayır! öyle olmaz!" diyerek lafı ağzına tıkıyor milletin. "ben şöyle yapmam, ben öyle yaparım, benim annem böyle der ben ben ben..." yahu tamam! sen, kendi yetişme koşulların içerisinde farklı bir insan olarak büyüdün. karşına gelen kişilerin hayatıyla ilgili sorular soruyorsan, onların nasıl tepkiler verdiği önemli duruma geliyor, seninkiler değil. zaten normal yaşayan, normal tepkiler geliştiren insanlar olsalar, orada senin karşında olmazlar.

mesela 15 sene önceki olay için "hatırlamıyorum" diyen insana yüklenmeleri çok komik. "hayır! o kadar önemli bir olaysa mutlaka hatırlarsın." zaten birine taktıysa kafayı, her lafa "hayır" diye başlama huyu edindi. karşısındakinin söyledikleri umurunda bile olmuyor.

şimdi düşünüyorum mesela bunun "öyle bir günü hayatta unutmazsın" ya da "o yaşta olanları hatırlamazsın" diye bilmişlik yaptığı konular hakkında. valla ben unutuyorum önemli olayların olduğu günleri gayet? yahut aşırı küçükken olan bazı şeyleri, tek karelik olsa da hatırlıyorum. sen bazı günleri unutmuyorsun ya da sen o yaşlarını hatırlamıyorsun diye herkes seninle aynı olmak zorunda mı?

ikinci olarak, dinlemiyor kesinlikle. az önce şöyle bir şey oldu en taze örnek olarak;

müge: öyle zırt diye ilk seferinde hamile kalınmaz. yanlış mıyım hocam?
şevki hoca: şimdi hamil...
müge: car car car, vır vır vır...

soru soruyorsun, cevabını dinlemiyorsun. hele şevki hoca'ya bunu sürekli yapıyor. adamın cümlesinin orta yerinden dalıyor konuya. millete akıl veriyorsun her konuda ama birisi konuşurken sıranı beklemen gerektiğini bile öğrenememişsin.

saçma sapan bir karakter oldu gerçekten. birileri uyarsa da kendine gelse artık biraz.
devamını gör...

istemek.

evet, en tepeden en aşağıya kadar bunu istemek gerekiyor ki düzelsin. yoksa da öyle elinde tahta kılıç, kafanda miğfer niyetine tencereyle dizi izleyip kendini dev aynasında görerek ve hâlinden memnun yaşayarak hiçbir şey değişmez.
devamını gör...

düzgün olanları bir kenara ayırıyorum ama bunların içinde bir grup var ki düşman başına! sosyal medyada her fırsatta insanlara fetöcü, haramzade, karaktersiz gibi türlü türlü hakaretler ettikten sonra, siz kalkıp mesela "fenerbahçe komik takım" yazsanız deliriyorlar. kardeşim, sen benim kıymet verdiğim takıma sövüyorsun, yetmiyor benim şahsıma hakaret ediyorsun, yetmiyor koca camiaya, 31.5 milyon insana terörist damgası vuruyorsun ama ben sadece komik deyince mi deliriyorsun? normal değilsin, önce onun farkına var. futbol anlamında istediğin kadar tartışırsın, karşılıklı kızdırmalar da mutlaka olur galibiyetlerden sonra ama hakaret, iftira nedir ya! kendinize gelin biraz. saygı bekliyorsan saygı da duyacaksın. yoksa da konuşmayacaksın hiç.

adam çıkıp istisnasız herkese fetöcü diyor. ulan senin baban, amcan, dayın falan yok mu galatasaraylı olan! sülalen fetöcü mü? azıcık lafın nereye gittiğini, mantıklı olup olmadığını tartın da konuşun.

bu konularla ilgili destan yazarım buraya ama gerek yok. aklı başında taraftar zaten kızgınlığını da sevincini de doğru dürüst, kimseyi kırmadan yaşıyor. holigan olana da ne anlatırsan anlat boş.

normal olan arkadaşlar; seviliyorsunuz.
devamını gör...

mor'umu borçlu olduğum ve en sevdiğim yazılımcı.

cidden seviyorum bu adamı. bir sıkıntı olduğunda hiçbir zaman görmezden gelmedi bugüne dek. işinin hakkını verdiğini düşünüyorum.

eline sağlık diyeyim buradan bir kez daha.
devamını gör...

hyundai adlı markanın logosu sadece h harfi değildir. aynı zamanda el sıkışan iki kişiyi ve müşteriyle şirket arasındaki güven duygusunu temsil eder.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

sir came a lot yazmaya gelmiştim. yazılmış. gidiyorum.
devamını gör...

başıma bir şey gelmeyecekse, hiç sevmediğim cümle. bana aşırı itici ve sevimsiz geliyor. şairane bir yanını da bulamıyorum bir türlü.

yazana da sevenlerine de saygım sonsuz. ben sevmiyorum sadece. maksadım milleti gömmek değil. bana göre, olmamış pek.
devamını gör...

cevabı aslında hayır olan soru. şöyle;

çok uzaktaki bir noktaya bir ışık kaynağı tutup mesela elinizi de kaynağın önüne getirin ve gölge oluşturun. sonra elinizi hafifçe bir tarafa doğru oynatın. uzakta elinizden kat kat büyük şekilde oluşmuş olan gölge, elinizle eş zamanlı olarak hareket eder. gölge, aradaki mesafeden bağımsız olarak anında oluşur ki bu önemli bir detaydır. üstelik önemli bir farkla; elinizi azıcık oynatsanız da gölge olan el, aynı süre içerisinde çok daha büyük bir yer değiştirme yapar. yani aslında gölge ışıktan hızlı hareket eder.

e hani hiçbir şey ışıktan hızlı hareket edemiyordu? "hiçbir şey" yanlış bir ifade. "kütlesi olan hiçbir şey" ise doğru ifade. daha da doğrusu "hiçbir bilginin ışıktan hızlı iletilemeyeceği" şeklinde. gölgenin bir kütlesi ya da enerjisi yok. herhangi bir bilgi de iletmiyor. dolayısıyla yeterince büyük bir gölge herhangi bir fizik kanununu çiğnemeden ışıktan daha hızlı hareket ediyor.

"ama gölge uzaktaki duvarda bir noktadan diğerine hareket ettiğinde karanlık bilgisini o 2 nokta arasında taşımış olmuyor mu?"

hayır olmuyor. gölge dediğimiz şey ışığın, yani fotonun, yani fiziksel olanın yokluğu. dolayısıyla aslında fiziksel olarak herhangi bir hareket ya da taşınma söz konusu değil.
devamını gör...

santorini'de m.ö. 1600-1500 yılları civarında gerçekleşmiş olan büyük volkanik patlama. thera patlaması olarak da bilinir. tarih konusunda kaynaklarda tutarsızlık var. nokta atışı olarak bilinmiyor tam tarihi.

son günlerde bu bölgede olan depremler insanları tedirgin etmeye başladı. çoğu kişi bu alandaki tarihsel gelişmeleri pek bilmediği için şok oluyor hatta. malumunuz, sadece istanbul'da deprem olacakmış gibi davranıyoruz son yıllarda ama anadolu levhası genel olarak tekin bir yer değil zaten.

neyse, konuya geleyim.

volkanik patlama indeksine göre 6-7 seviyesinde olduğu tahmin ediliyor ki bu büyüklük ancak bir süper volkan patlamasıyla kıyaslanabilir. atmosfere çok yüksek oranda kül ve gaz salınımı gerçekleşti ve bu nedenle küresel sıcaklık birkaç derece düştü. grönland buzullarındaki buz çekirdeği ve ağaç halkaları çalışmaları, buna ilişkin izler taşır.

dev dalgalar nedeniyle ege kıyılarındaki şehirlerin bir kısmı yok oldu. santorini adası'nın bugün hilal şeklinde olmasının nedeni, volkanın patlamasıyla çöken kısmın, yani kalderanın su altında yok olmasıydı. günümüzde, bu volkan hâlâ aktif olduğundan, adanın orta kısmında tekrar yükselmiş olan kara parçasını görmek mümkün. minos uygarlığı bu patlama nedeniyle zayıfladı ve mikenler tarafından bu nedenle ele geçirilmiş olabileceği düşünülüyor.

patlamayla ortalığa saçılan küllerin izleri, kilometrelerce uzaktaki ülkelerde dahi bulundu. yani bu tür felaketler hem depremle beraber gelir hem de deprem kadar bölgesel değildir.

efsaneler de bu konudan nasibini aldı. örneğin atlantis adlı çok gelişmiş bir uygarlığın bir gecede yok olması, santorini'deki uygarlıkla ilişkilendirilir.

eski mısır'a ait kayıtlarda da gökyüzünün karanlığa bürünüp suların yükselmesi gibi birtakım olaylardan bahsedilir.

umarım son günlerde olan depremler böyle bir şeyin öncüsü değildir ama lütfen bölgede yaşayan arkadaşlar zihnen kendisini her şeye hazırlasın. sadece orada yaşayanlar değil tabii; dediğim gibi, bu olay kilometrelerce uzağa etkisini yayabilen bir olay. hepimiz hazır olup panik yapmamak konusunda kendimizi eğitmeliyiz çünkü yaşadığımız ülke doğal afetlere çok müsait.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yayının başını kaçırdım ama selamını aldım kabul ettim cicim.

evet, başlarda karşılıklı olarak birbirimize bir ön yargımız vardı (ki ön yargının aslında ne kadar yanlış bir şey olduğunu hepimiz ezbere bilsek de elimizde olmadan düşünüyoruz bazı yanlış şeyler.) sonra iletişim kurunca ve birbirimizi bir parça da olsa tanıyınca hallettik olayı.

bu arada, beni genelde öyle havalı, kendini beğenmiş sanıyorlar*, alışkınım. bu arada çok da yanılmış sayılmazsın, burnum karakter bakımından olmasa da fiziksel olarak biraz büyük gerçekten. yaşasın estetik demek isterdim ama o kadar param yok.

***

ben maaş almıyorum. üste para veriyorum yazmak için. baktım benim gibi bir deliye herkes katlanamıyor, parası neyse vereyim de şu köşeye ilişeyim dedim. yoldaş da kırmadı sağ olsun. bütün paramı buraya verdiğim için burnumu da yaptıramıyorum*.

edit: onur akın şarkılarını ben de çok seviyorum genel olarak. bir ara kaset denen cihaz varken getirmişti bir arkadaş bana kasetini. sabah akşam dinliyordum.
devamını gör...

bu konuda en yüksek şansa sahip olduğumu düşündüğüm durum. "en" demek yanlış olur da, en azından erkek yazarlardan daha yüksek şansım olduğuna bahse girebilirim.

sözlüğün en güzel kızı benimle yemeğe çıkar çekinmeden ama sizi ne yapsın ey sözlük erkekleri! ıyy! olacak iş değil...

gidiyorum hemen buluşma ayarlamaya. kadehimizi size kaldırır bir de fotoğraf atarız belki kız kıza.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim