meja - en beğenilen tanımları (72. sayfa)

70'li yılların sonunda başlayan ve günümüze dek de devam eden, atmosferin ozon tabakası adı verilen bölgesindeki ozon hacmindeki azalış.

ozon, 3 oksijen atomundan oluşur ve bu molekül çeşitli nedenler yüzünden parçalanabilir. bu gerçekleştiğinde tabakada incelme meydana gelir ve güneşten gelen ultraviyole ışınların geçişi engellenemez. bu da canlı yaşamı üzerinde kanserojen etkiler bırakır.

bu durumun engellenmesi, bazı gazların kullanımının önlenmesi ile mümkündür.

delik 2006'da rekor büyüklüğe ulaşmıştı:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aşırı komik gelen durumlarda, emojilerin yahut (: türünden ifadelerin insanı kesmemesi sonucu başvurulan tarz.

bazen o kadar fazla gülüyorum ki bir şeye, ne yazsam, ne şekli koysam yetmiyor. öyle oldu mu, klavyede ne bulduysam basasım geliyor. ancak o şekilde çok güldüğümü ifade edebiliyormuşum gibi geliyor bana.
devamını gör...

ben kendimi bildiğimden alınmıyorum üzerime orada yazılanları.

şurada yazan herkesle ilgili her şey konuşuluyor. doğruymuş değilmiş, kimsenin umurunda değil. yeter ki dedikodu olsun. hiçbir şey yapmadan dursanız da yaptı olursunuz. 1 kişiyle bir şey yaşasanız, herkesle yaşadı olursunuz. kimisi kıçından uydurur sallar. salladığı kişinin 1-2 de düşmanı varsa kulaktan kulağa oyununa döner mevzu. hani efsaneler böyle böyle gelişir ya; biri bir şey söyler, diğerleri üzerine ekler falan... böyle işliyor burada sistem.

diyorum ya; özel mesajlar ifşa edilemediği için kendinizi de ispatlayamıyorsunuz bazen. üzerinize yapışanla kalıyorsunuz.

günün sonunda çok da önemli değil. baştaki noktaya dönüyoruz çünkü; herkes kendini biliyor.

ha bu arada; burada birbirine sallayanlar şunu da bilsin ki size x kişi hakkında saçma sapan şeyler söyleyenler, x'e y'ye ve tüm sözlüğe sizin hakkınızda da söyler. başkalarının dedikodusunu yapar ya da bunlara koşulsuz inanırken bilin ki sizin de aynı dedikodularınız yapılıyor.
devamını gör...

tanımsız yapacaksanız hiç yapmayın dediğim eylem.

"x yazar ukdesidir." yazmak bir tanım değil. ısrarla yapanlar var bunu. yönetim böyle başlıkları uçurmuyor olabilir de bu, bu işi doğru yaptığınız anlamına gelmiyor.

başlık: döngüsel kuantum kütle çekim teorisi
tanım: meja ukdesidir.

anladınız mı teorinin ne olduğunu bu tanımla? yok. o zaman bu bir tanım değil demektir.

biraz dikkat, lütfen!
devamını gör...

tüm bunlara eyvallah eden ve hepsini sineye çeken seçmene artık hiçbir şey anlatılamaz. kurtarılamamış, hiçbir zaman da kurtarılamayacak kayıp bir güruh onlar.

ilk birkaç seçimde anlatmaya çalıştık ama sonrasında işi inada bindiren, siz-biz davasına çeviren, "koyduk" diye ortalıkta dolaşan tiplere hiçbir şey anlatılamaz, öğretilemez.

sanıyorlar ki insanlar bu tür lafları daha zeki, daha üstün oldukları için edip onları küçümsüyor. küçümsendiklerini düşünerek işi iyice inada bindiriyorlar. anlamadıkları şu ki karşılarında da kendileri gibi olan, sadece halk olan sade insanlar var. neyle inatlaştıklarını, ne uğruna neyi değiştiklerini keşke görebilseydiler ama artık çok geç.
devamını gör...

merceği olmayan bir tür görüntüleme yöntemi.

çeşitli amaçlarla kullanılabilir ama özellikle, göze zarar vermeden güneş tutulmalarını izlemek için idealdir. bunu basitçe şu şekilde yapabiliriz:

2 adet beyaz karton alıyoruz. bir tanesine iğne ile ufacık bir delik açıyoruz. kendimiz güneşe doğrudan bakmıyoruz. tutulma esnasında güneşin ışığını, bu iğne deliğinden geçiriyoruz ve geçen ışığı diğer kartona yansıtıyoruz. böylece elimizdeki deliksiz kartonun üzerinde güneşin "ters dönmüş" bir görüntüsü oluşuyor. bu kadar basit.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

üç günlük dünyada kimseyle kavga etmeye değmeyeceğini anlamış insan.
devamını gör...

bu adamdır sempati duyduğum kötü karakter:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

da vinci'nin şeytanları adlı dizideki kont girolamo riario...

nedense çok da çekici geliyor...

edit: bozuk görsel linki düzeltildi.
devamını gör...

eric cornell, carl weiman ve wolfgang ketterle tarafından yapılan bir deneyde görülen, hemen hemen mutlak sıfır noktasına kadar soğutulan atomların, son derece düşük kinetik enerjilerle bir araya gelerek tek bir atom gibi davranması durumu.
devamını gör...

normal insan.

bakın şunları genellikle karıştırıyorsunuz: insanlar öncelikle tipini görür bir başkasının, karakterini ilk bakışta tabii ki görmezsiniz. bu nedenle elektrik almak denen şey herkes için geçerli olabilir ama sanıyorsunuz ki herkesin karşı cinsten ilk beklentisi çok güzel ya da çok yakışıklı olunması gerektiği. öyle değil.

evet tipe önem vermiyorum, yalan da söylemiyorum. insanları güzel/çirkin diye ayırmanın hoş olmaması bir yana, sizin oy birliği ile çirkin diyeceğiniz biriyle beraber olabilirim.

bir kişinin ilk bakışta size çekici gelmesi farklı, o kişide henry cavill yakışıklılığı ya da adriana lima güzelliği aramak ve bunu şart koşmak farklı şeyler. birinin sadece size çekici gelmesi, o kişinin toplum normlarına göre çirkin mi güzel mi olduğu gerçeğini görmenize engel değil. zaten çekicilik, karizmatik olmak, bir kişide şeytan tüyü olması gibi terimler tam da bununla ilgili işte. ilk bakışta çoğu kişinin tercih edeceği bir tip olmayan kişinin, davranışlarıyla herkesi etkilemesi durumu...

tipe önem vermek dediğimiz şey, güzellik ya da yakışıklılığı olmazsa olmaz şart olarak koşmak ve sadece fiziksel düzgünlüğü herkes tarafından kabul görmüş kişilerle beraber olmaktır ki her insanın böyle bir beklentisi yok.

ha derseniz ki temiz ve bakımlı olunması herkesin tercihidir, o ayrı konu tabi.

edit: bahsi geçen sosyal deneydeki durumun farklı bir sonuçla ilgili olduğunu düşünüyorum. giyimi kuşamı iyi olmayan insanlar son dönemlerde "buna yardım edersem başıma bela olur mu" türünden durumlara yol açıyor. tamamen toplumsal korkularımızla ilgili bence bu. en son üstü başı dökülen, yardıma muhtaç durumdaki birini evine alıp karnını doyurmak isteyen bir adam, o yardıma muhtaç kişi tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü. dolayısıyla bu tip deneylerin bu şekilde yapılmasına karşı olduğum gibi, çıkan sonucun da bu konuyla bağdaştırılmasını pek olumlu bulmuyorum.
devamını gör...

10¹² yani yaklaşık 1 trilyon bayta karşılık gelen depolama kapasitesini ifade eden birim.
devamını gör...

çözeltilerin asitlik veya bazlık derecesini gösteren, ingilizcede "hidrojenin gücü" anlamındaki "power of hydrogen" kelimelerinin baş harflerinden kısaltma olarak gelen terimle ifade edilen ölçek.

ph değerleri 0'dan 14'e kadar sıralanır. değer küçüldükçe çözelti asit, büyüdükçe baz karaktere doğru evrilir. ph = 7 durumunda çözelti nötr olur. içtiğimiz ya da yıkandığımız suyun ph derecesinin 7'den az olmaması gerekir.

mide salgımızın ph derecesi 1,5 ile 2 arasında olduğundan bu salgıya mide asidi diyoruz. ince bağırsaklarımızda ph değeri 8 - 9 civarında olduğundan bu ortam da baziktir.

cildimizin ph seviyesi düştüğünde egzama gibi sorunlarla karşılaşma nedenimiz de ortamın asidik hale gelmesidir.
devamını gör...

serbest düşme yapan cismin ağırlığının, hava direnci nedeniyle ortaya çıkan kuvvete eşitlenmesi durumunda cismin sahip olacağı hız değeri.

limit hıza sahip olan cisim daha fazla hızlanamaz. bu nedenledir ki yağmur damlaları üzerimize düştüğünde canımızı acıtmaz.
devamını gör...

çok uzun ve güzel bir analiz sonuna yazılmış "yazık" kelimesi aşırı derecede basit ve itici geliyor bana. bir anda bütün doğruluğunu götürüyor sanki o güzelim yorumun. hani "yazıklar olsun!"a lafım yok da, "yazık"...?

onca güzel şey düşünmüşsün, onları beyin kıvrımların arasından çıkarıp o kadar harika bir üslupla yazıya dökmüşsün. yazık ne yaa! yakıştı mı şimdi bu basit kelime o harika paragrafın sonuna?

hiç sevmiyorum hiç...
devamını gör...

kim bilir kimler...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"akıllı insan işiyle, akılsız insan kişiyle uğraşır" şeklinde bir versiyonu da olan, kendi işine bakmak yerine başkaları hakkında dedikodu yapan insanlar için kullanılan cümle.

ilk kez kimin söylediğine dair adam gibi bir bilgi bulunmadığı için o topa girmiyorum ama kim söylemişse güzel söylemiş.
devamını gör...

bugüne dek gülüp geçmiş olduğum hâlde şu an itibarıyla gerçekten iq seviyesini merak ettiğim kişinin son incisi.

nasıl mümkün olur böyle bir şey? nasıl, nasıl, nasıl? aklım almıyor artık gerçekten.

bir vatandaş olarak beni temsil eden, yöneten, benim adıma kararlar alan vs her kim varsa, zekâ seviyesi bakımından benden üstün ya da en azından benimle eşit olmalarını istemek hakkım değil mi?
devamını gör...

içlerinden bir tanesini severek izlediğim ama "yıkılış" versiyonu da çekilmedikçe samimi bulmayacağım dizi serisi.
devamını gör...

üzerinde hz. isa'nın yüzünün izi olduğuna inanılan bez parçası.

günümüzde şanlıurfa ilinin olduğu yerde eskiden başkenti edessa olan osroene adında bir devlet bulunmaktadır. bu devletin hükümdarı v. abgar vebaya yakalanır ve hastalığın çaresi yoktur. v. abgar, hz. isa'nın insanları iyileştirdiğini duyar. usta ressamlarından birini hz. isa'yı bulup getirmesi, getiremezse de onun bir resmini yapması için görevlendirir çünkü onun iyileştirme gücünün uzaktan da faydası olduğunu duymuştur.

ressam, hz. isa'yı bulur ancak osroene'ye gelmesi için ikna edemez. böylece onun resmini yapmaya karar verir. ancak hem çevresindeki kalabalık nedeniyle onu iyi görememesi hem de hz. isa'nın yüzündeki nurlu ifadeyi bir türlü resme vermeyi becerememesi nedeniyle ne yapacağını bilemez şekilde çabalamaktadır. bunu gören hz. isa onu yanına çağırır. yüzünü yıkayıp bir dua eşliğinde havluyla kurular ve yüzünün sureti havlunun üzerinde belirir. ressam bunu krala götürür ve kral bu sayede iyileşir.

***

ressamın isminin hannan olduğu düşünülüyor ve gerçekten onun yaptığı bir resim var. zira şehirdeki bir duvarın bir sel sonrasında yıkılması ile bulunmuş. ancak dua eşliğinde hz. isa'nın yüzünün havluya çıktığı kısmın sonradan hikâyeye eklendiği açıkça görülüyor. ayrıca hannan'ın yaptığı resmin birçok kopyası oluşturulmuş. esas resim vatikan'da bir müzede sergileniyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazen sadece ağız içi bakterilerden, bazen de mide problemlerinden kaynaklanabilen dayanılması güç koku.

çürümemiş bile olsa, yirmilik dişler de genelde bu kokuların birincil nedeni olabilir. çektirin, kurtulun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim