meja - en beğenilen tanımları (353. sayfa)
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553
554
555
556
557
558
559
560
561
562
563
564
565
566
567
568
569
570
571
572
573
574
575
576
577
578
579
580
581
582
583
584
585
586
587
588
589
590
591
592
593
594
595
596
597
598
599
600
601
602
603
604
605
606
607
608
609
610
611
612
613
614
615
616
617
618
619
620
621
622
623
624
625
626
627
628
629
630
631
632
633
634
635
636
637
638
639
640
641
642
643
644
645
646
647
648
649
650
651
652
653
654
655
656
657
658
659
660
661
662
663
664
665
666
667
668
669
670
671
672
673
674
675
676
677
678
679
680
681
682
683
684
685
686
687
688
689
690
691
692
693
694
695
696
697
698
699
700
701
702
703
704
705
706
707
708
709
710
711
712
713
714
715
716
717
718
719
720
721
722
723
724
725
726
727
728
729
730
731
732
733
734
735
736
737
738
739
740
741
742
743
744
745
746
747
748
749
750
751
752
753
754
755
756
757
758
759
760
761
762
763
764
765
766
767
768
769
770
771
772
773
774
775
776
777
778
779
780
781
782
783
784
785
786
787
788
789
790
791
792
793
794
795
796
797
798
799
800
801
802
803
804
805
806
807
808
809
810
811
812
813
814
815
816
817
818
819
820
821
822
823
824
825
826
827
828
829
830
831
832
833
834
835
836
837
838
839
840
841
842
843
844
845
846
847
848
849
850
851
852
853
854
855
856
857
858
859
860
861
862
863
864
865
866
867
868
869
870
871
872
873
874
1.
suriyeliler rahat etsin diye ekmeği 5 tl'den yiyen türk
bir musibetin bin nasihatten daha faydalı olduğunun kanıtı olan kişi. "dedim ama sana deel mi memed?"
bazı insanlar vardır. bu ilk grup bazı yolların sonunu daha başından görür. bazıları vardır, bu ilk grup söylese de inkâr etmeyi seçer ama yolun sonuna gelince kendi gözleriyle görüp "aa, haklıymış!" der. işte bu ülkede çoğunluk bu ikinci gruptan olduğu için, bunlar o musibeti yaşamadan hiçbir kötülükten kurtulamıyoruz. ille kendi gözleriyle yaşayacak, ille içine düşecekler.
bir tanıdığımız vardı. her türlü içki, şiddet şu bu... bu adam bir gün benim kuzene "ablacım ben her türlü ortama girdim çıktım. siz bilmezsiniz..." diye hayat dersi vermeye başlamıştı ki kuzen yapıştırdı cevabı: "bazı ortamlar vardır ki akıllıca olanın oraya hiç girmemek olduğunu başından anlaman gerekir."
bazı insanlar vardır. bu ilk grup bazı yolların sonunu daha başından görür. bazıları vardır, bu ilk grup söylese de inkâr etmeyi seçer ama yolun sonuna gelince kendi gözleriyle görüp "aa, haklıymış!" der. işte bu ülkede çoğunluk bu ikinci gruptan olduğu için, bunlar o musibeti yaşamadan hiçbir kötülükten kurtulamıyoruz. ille kendi gözleriyle yaşayacak, ille içine düşecekler.
bir tanıdığımız vardı. her türlü içki, şiddet şu bu... bu adam bir gün benim kuzene "ablacım ben her türlü ortama girdim çıktım. siz bilmezsiniz..." diye hayat dersi vermeye başlamıştı ki kuzen yapıştırdı cevabı: "bazı ortamlar vardır ki akıllıca olanın oraya hiç girmemek olduğunu başından anlaman gerekir."
devamını gör...
2.
fotonik bilgisayar
elektron akımıyla değil foton hareketiyle çalışan bilgisayar.
elektronlar ışık hızının %99'una kadar çıkabilen parçacıklar ama bu her zaman mümkün değil. mesela bir parçacık hızlandırıcı içerisindeki elektronlar için bu mümkün ama bir iletken tel içerisinde hareket eden elektronlar için değil. bu durumdaki elektronlar sürekli olarak çarpışma yaşadıkları için hızları ancak saniyede 1000 km civarını bulabiliyor. bu durumda fotonlar, bir iletken içerisindeki elektronlardan yaklaşık 300 kat yüksek hızla hareket ediyor.
hız yüksek olunca işlem hızı da aynı şekilde yükseliyor. mesela elektronlarda gecikmeler nanosaniyeler civarında olur. bunun anlamı 10^(-9) ya da 0,000000001 saniye. fotonlarda ise gecikme süresi çok daha kısa; pikosaniye mertebesine kadar iniyor. bu a 10^(-12) yani 0,000000000001 saniye demek.
klasik bilgisayarlarda ısınma sorunu olduğu malum çünkü az önce de söylediğim gibi, elektronların birbiriyle çarpışması sonucu bir direnç oluşuyor ortamda ve bu da ısı enerjisi olarak dönüyor bize. dolayısıyla soğutma konusu oldukça önemli hâle geliyor. fotonik bilgisayarlarda ise direnç oldukça düşük kalıyor. dolayısıyla ısıya dönüşen enerji daha az. yani bu bilgisayarlar daha verimli çalışıyor.
klasik bilgisayarların bant genişliği ghz seviyesindeyken fotonik bilgisayarda thz seviyesine çıkıyor. dolayısıyla sinyal gücü oldukça iyi ve büyük verileri işlemek konusunda güzel bir ortam sağlıyorlar. bunlara ek olarak tabii ki dezavantajları da var. elektronik sistemler içerisine entegre edilebilmeleri, boyut olarak küçültülebilmeleri biraz daha zor.
tamaman ışık tabanlı şekilde çalışan bilgisayarlar henüz üretilemiyor ama hibrit bilgisayarlar var ve bunların hız artışı, klasiklerin 100 katına kadar çıkabiliyor. gelecekte tam fotonik bilgisayarları da belki üretebilir ve kuantum hesaplamalarda kullanarak birçok sorunu kısa sürede çözebiliriz.
elektronlar ışık hızının %99'una kadar çıkabilen parçacıklar ama bu her zaman mümkün değil. mesela bir parçacık hızlandırıcı içerisindeki elektronlar için bu mümkün ama bir iletken tel içerisinde hareket eden elektronlar için değil. bu durumdaki elektronlar sürekli olarak çarpışma yaşadıkları için hızları ancak saniyede 1000 km civarını bulabiliyor. bu durumda fotonlar, bir iletken içerisindeki elektronlardan yaklaşık 300 kat yüksek hızla hareket ediyor.
hız yüksek olunca işlem hızı da aynı şekilde yükseliyor. mesela elektronlarda gecikmeler nanosaniyeler civarında olur. bunun anlamı 10^(-9) ya da 0,000000001 saniye. fotonlarda ise gecikme süresi çok daha kısa; pikosaniye mertebesine kadar iniyor. bu a 10^(-12) yani 0,000000000001 saniye demek.
klasik bilgisayarlarda ısınma sorunu olduğu malum çünkü az önce de söylediğim gibi, elektronların birbiriyle çarpışması sonucu bir direnç oluşuyor ortamda ve bu da ısı enerjisi olarak dönüyor bize. dolayısıyla soğutma konusu oldukça önemli hâle geliyor. fotonik bilgisayarlarda ise direnç oldukça düşük kalıyor. dolayısıyla ısıya dönüşen enerji daha az. yani bu bilgisayarlar daha verimli çalışıyor.
klasik bilgisayarların bant genişliği ghz seviyesindeyken fotonik bilgisayarda thz seviyesine çıkıyor. dolayısıyla sinyal gücü oldukça iyi ve büyük verileri işlemek konusunda güzel bir ortam sağlıyorlar. bunlara ek olarak tabii ki dezavantajları da var. elektronik sistemler içerisine entegre edilebilmeleri, boyut olarak küçültülebilmeleri biraz daha zor.
tamaman ışık tabanlı şekilde çalışan bilgisayarlar henüz üretilemiyor ama hibrit bilgisayarlar var ve bunların hız artışı, klasiklerin 100 katına kadar çıkabiliyor. gelecekte tam fotonik bilgisayarları da belki üretebilir ve kuantum hesaplamalarda kullanarak birçok sorunu kısa sürede çözebiliriz.
devamını gör...
3.
kadın yazar istemiyorum kampanyası
kadın yazarlara garip mesajlar atarak kendisini seri şekilde engelletmeyi başaran yazar isteği. birkaç tane de "kadınlar beni sevmiyor" temalı başlık açmıştı yanılmıyorsam. nedeni ortada da neyse...
kadın erkek üzerinden yapılan bu tür trollükler artık para etmiyor. bu başlığa yazıyor olmamız bu işin para ettiği anlamına gelmez. 2 başlığa yazılır, üçüncüde "yine mi sen" der geçerler. yetişkin bir insandan beklenen, vaktini daha mantıklı başlık veya trollüklere harcaması. yapamıyorsanız kumda oynayın.
kadın erkek üzerinden yapılan bu tür trollükler artık para etmiyor. bu başlığa yazıyor olmamız bu işin para ettiği anlamına gelmez. 2 başlığa yazılır, üçüncüde "yine mi sen" der geçerler. yetişkin bir insandan beklenen, vaktini daha mantıklı başlık veya trollüklere harcaması. yapamıyorsanız kumda oynayın.
devamını gör...
5.
normal sözlük yazarlarının ses tonları
biri şiir okumasa da dinlemesek dediğim başlık.
devamını gör...
6.
patagonyalı ile sözlükteki sesiniz radyo programı
sorma, tam buldun duygusal olacak insanı (: tekrar deneyiniz...
devamını gör...
8.
erkek kadın için bir şey yapmalı mı sorunsalı
kimse kimse için tek taraflı bir şey yapmak zorunda değil. ortada bir ilişki varsa, fedakârlık karşılıklı yapılır. öyle ben oturayım, karşımdaki kendisini yırtsın diye bir dünya yok.
ayrıca ilişkilerin yürümesi için iki tarafın da çabalaması gerekir. son yıllarda moda olan "çabalamaya gerek yok" saçmalığından kurtulmadığı sürece insanlar, daha çoook mutsuz insan ve pisi pisine bitmiş ilişki görürüz.
ayrıca ilişkilerin yürümesi için iki tarafın da çabalaması gerekir. son yıllarda moda olan "çabalamaya gerek yok" saçmalığından kurtulmadığı sürece insanlar, daha çoook mutsuz insan ve pisi pisine bitmiş ilişki görürüz.
devamını gör...
9.
sismoskop
bir depremin ortaya çıkardığı yer hareketinden kaynaklanan sarsıntıyı tespit eden ama sismograftan farklı olarak bu sarsıntının büyüklük ve zamanını tespit edemeyen alet.
ilk sismoskopun ne zaman yapıldığı ve neye benzediği tam olarak bilinmese de en bilinen örneğinin yaklaşık 2000 yıl önce çin'de yapıldığı, kaynaklarda mevcut. o dönemde yaşamış olan kraliyet astronomu zhang heng şu şekilde bir alet tasarlar:

görselin kaynağı
deprem anında, ejderhaların ağzında bulunan bronz toplar, aşağıdaki kurbağaların ağzına düşer. böylece bir sarsıntı olduğu anlaşılır. doğal olarak bu aletin bilimsel bir büyüklük kaydı tutması ya da depremin gerçekleştiği zamanı ve gerçekleşme süresini algılaması mümkün değildir. ancak o dönemler için, bir yerlerde deprem olduğunu bilmenin iyi bir yoluydu.
ilk sismoskopun ne zaman yapıldığı ve neye benzediği tam olarak bilinmese de en bilinen örneğinin yaklaşık 2000 yıl önce çin'de yapıldığı, kaynaklarda mevcut. o dönemde yaşamış olan kraliyet astronomu zhang heng şu şekilde bir alet tasarlar:

görselin kaynağı
deprem anında, ejderhaların ağzında bulunan bronz toplar, aşağıdaki kurbağaların ağzına düşer. böylece bir sarsıntı olduğu anlaşılır. doğal olarak bu aletin bilimsel bir büyüklük kaydı tutması ya da depremin gerçekleştiği zamanı ve gerçekleşme süresini algılaması mümkün değildir. ancak o dönemler için, bir yerlerde deprem olduğunu bilmenin iyi bir yoluydu.
devamını gör...
10.
evde atletle gezmeye gerek yok
mızrağı çuvala sığdırmaya çalışan kişi beyanı. yalnız sığmıyor, uyandırayım.
ayrıca evde ne giyeceğimize kadar karışmak... ne kadar dahice! bizim de halk olarak yöneticilerden beklediğimiz tam bu zaten. yuttuğumuz lokmaya, s**ığımız boka kadar karışılsın istiyorduk. tek derdimiz buydu. ekonomi, can güvenliği, kaynakların başka ülke halklarıyla bölüşülmesi falan hiç umurumuzda değil ki bizim!
ayrıca evde ne giyeceğimize kadar karışmak... ne kadar dahice! bizim de halk olarak yöneticilerden beklediğimiz tam bu zaten. yuttuğumuz lokmaya, s**ığımız boka kadar karışılsın istiyorduk. tek derdimiz buydu. ekonomi, can güvenliği, kaynakların başka ülke halklarıyla bölüşülmesi falan hiç umurumuzda değil ki bizim!
devamını gör...
11.
dünyanın en yakışıklı erkeği olduğu düşünülen erkekler
#2201384
hayatımı olumlu ya da olumsuz etkilemeyeceği için fake mi değil mi diye araştırma gereği duymadığımdan mütevellit başıma gelen bir durum diyelim. "aaa çok yakışıklıymış, hemen mesaj atayım" kafasına sahip olsam iyice araştırırdım sanırım. sanırım diyorum çünkü daha önce yapmadım. hem gerçek olsaydı dünyanın değil sözlüğün en yakışıklısı olacaktı sadece. *
aslında bu "dünyanın en yakışıklısı" denebilecek tipler daha çok tanınmamış adamlar arasından çıkıyor bence. alakasız bir ortamda ya da sosyal medya üzerinde alakasız bir yerde görüyorsunuz ve "işte bu o" diyorsunuz sadece. ne yazık ki sayıları güzel kadın sayısından çok daha az.
yine de yaklaşık bir foto koyabilirim. benim tipim genel olarak aha da budur*:
hayatımı olumlu ya da olumsuz etkilemeyeceği için fake mi değil mi diye araştırma gereği duymadığımdan mütevellit başıma gelen bir durum diyelim. "aaa çok yakışıklıymış, hemen mesaj atayım" kafasına sahip olsam iyice araştırırdım sanırım. sanırım diyorum çünkü daha önce yapmadım. hem gerçek olsaydı dünyanın değil sözlüğün en yakışıklısı olacaktı sadece. *
aslında bu "dünyanın en yakışıklısı" denebilecek tipler daha çok tanınmamış adamlar arasından çıkıyor bence. alakasız bir ortamda ya da sosyal medya üzerinde alakasız bir yerde görüyorsunuz ve "işte bu o" diyorsunuz sadece. ne yazık ki sayıları güzel kadın sayısından çok daha az.
yine de yaklaşık bir foto koyabilirim. benim tipim genel olarak aha da budur*:

devamını gör...
12.
mil diyanet-sen'in minber dokunulmazlığı istemesi
garip bir talep.
yukarıda alıntı yapılan paragraf ile bağdaşan bir yanı -bana göre- yok. o paragrafta dinen konuşulan şey doğru. haram ya da helal olanla ilgili konuşmak diyanet'in işi ve herhangi bir haram ya da helale "olur mu lan öyle şey!" tepkisi, diyanet'ten önce o tepkiyi vereni bağlar. zira diyanet görevini yapıp söylemiştir ve gerisi, yani söylenenlere inanıp uymak, inanıp uymamak ya da inanmayıp uymamak kişilere kalmıştır. kimseyi zorla cennete sokamazsın.
fakat söyledikleriyle ilgili olarak dokunulmazlık isteğini normal bulmuyorum. diyanet gibi, doğruların sadece işine gelen kısmına değinen ya da arada bir garip fetvalar veren bir kurumun da söylediklerinin arkasında durmasını beklerim şahsen. ülkede pahalılık var diyene dokunuluyor. gazetecilere, yaptıkları haberler yüzünden dokunuluyor. insanlar doğru bildiklerini söyledikleri için hapislerde çürürken, allah yolunda o kadar sıkıntı çekmeyi zahmetli mi buluyor diyanet? dokunulmazlığı alınca bunu kötüye kullanamayacaklarının garantisini kim verebilir ki? siyasetçilere de dokunamadığımız için gelmiyor mu başımıza birçok şey?
dokunulmazlığın diyanet gibi bir kurumun ruhuna aykırı olduğunu düşünüyorum şahsen. peygamberlere bile gerçekleri söyledikleri için dokunuldu zamanında. şimdi böyle ağlamaları garip geliyor.
yukarıda alıntı yapılan paragraf ile bağdaşan bir yanı -bana göre- yok. o paragrafta dinen konuşulan şey doğru. haram ya da helal olanla ilgili konuşmak diyanet'in işi ve herhangi bir haram ya da helale "olur mu lan öyle şey!" tepkisi, diyanet'ten önce o tepkiyi vereni bağlar. zira diyanet görevini yapıp söylemiştir ve gerisi, yani söylenenlere inanıp uymak, inanıp uymamak ya da inanmayıp uymamak kişilere kalmıştır. kimseyi zorla cennete sokamazsın.
fakat söyledikleriyle ilgili olarak dokunulmazlık isteğini normal bulmuyorum. diyanet gibi, doğruların sadece işine gelen kısmına değinen ya da arada bir garip fetvalar veren bir kurumun da söylediklerinin arkasında durmasını beklerim şahsen. ülkede pahalılık var diyene dokunuluyor. gazetecilere, yaptıkları haberler yüzünden dokunuluyor. insanlar doğru bildiklerini söyledikleri için hapislerde çürürken, allah yolunda o kadar sıkıntı çekmeyi zahmetli mi buluyor diyanet? dokunulmazlığı alınca bunu kötüye kullanamayacaklarının garantisini kim verebilir ki? siyasetçilere de dokunamadığımız için gelmiyor mu başımıza birçok şey?
dokunulmazlığın diyanet gibi bir kurumun ruhuna aykırı olduğunu düşünüyorum şahsen. peygamberlere bile gerçekleri söyledikleri için dokunuldu zamanında. şimdi böyle ağlamaları garip geliyor.
devamını gör...
13.
rütbelerimiz nerede sorunsalı
profesör rütbemi değiştirmemiş olsaydım "1 gecede cahil kaldık" derdim ama ben zaten epeydir cahilim. oyna devam.
devamını gör...
14.
apolet duyuruları
3. seviye ağzı laf yapan
3. seviye yüzbaşı
ünlü
3. seviye sevilen
fenomen
yayıncı (seviyeyi bilemedim. 10'dan fazla yayın yaptım ama 6 hafta düzenli yayın yapmadım üst üste)
hadi bakalım... hiçbir işe yaramıyor ama madem "hak ettik" verin bakalım hepsini.
ha bir de bütün kategoriler için var, bilim için yok. neden? yok mu şöyle bi tesla apoleti falan koymanız? benim başım kel mi burada? tamam saçım çok dökülür ama mevzu o değil.
3. seviye yüzbaşı
ünlü
3. seviye sevilen
fenomen
yayıncı (seviyeyi bilemedim. 10'dan fazla yayın yaptım ama 6 hafta düzenli yayın yapmadım üst üste)
hadi bakalım... hiçbir işe yaramıyor ama madem "hak ettik" verin bakalım hepsini.
ha bir de bütün kategoriler için var, bilim için yok. neden? yok mu şöyle bi tesla apoleti falan koymanız? benim başım kel mi burada? tamam saçım çok dökülür ama mevzu o değil.
devamını gör...
15.
devlet bahçeli'nin dem partililer ile tokalaşması
iktidar yaparsa "bir bildikleri vardır. öyle gerekiyordur." ama muhalefet yaparsa "auuuv!"
çok sıkıldım bu ülkenin siyasetinden.
çok sıkıldım bu ülkenin siyasetinden.
devamını gör...
16.
ne zaman gitti tren (yazar)
çok üzüldüm okuduğumda gerçekten. benim babam da seneler önce vefat etti ama biz görmedik bile nasıl olduğunu. ayrıydılar annemle. o başka şehirde yaşıyordu. bir gün pat diye haberi geldi sadece. yüksek tansiyondan dolayı kendi kendine, etrafında kimse yokken evde düşüp kalmış. habersizce göçmüş gitmiş bu dünyadan. son konuştuğumuzda hiçbir sorunu yoktu oysa.
başınız sağ olsun. mekânı cennet olsun.
allah annenize ve diğer tüm sevdiklerinize çok uzun yıllar sizinle birlikte olmayı, sağlıkla nasip etsin.
başınız sağ olsun. mekânı cennet olsun.
allah annenize ve diğer tüm sevdiklerinize çok uzun yıllar sizinle birlikte olmayı, sağlıkla nasip etsin.
devamını gör...
17.
48 yaşındaki eminem'in hala hip hopla uğraşması sorunsalı
"hip'le hop'la uğraşması" şeklinde açılmış olsaydı epey güldürecekti dediğim başlık.
bana kalırsa insan kendisinde, yaşı kaç olursa olsun, herhangi bir şeyle uğraşacak gücü ve enerjiyi buluyorsa bize halt etmek düşüyor. fakat bizim gibi gelişmemiş ülkeler sever böyle fiziksel özellikleri, yaşı, insanları eleştirmeyi.
bana kalırsa insan kendisinde, yaşı kaç olursa olsun, herhangi bir şeyle uğraşacak gücü ve enerjiyi buluyorsa bize halt etmek düşüyor. fakat bizim gibi gelişmemiş ülkeler sever böyle fiziksel özellikleri, yaşı, insanları eleştirmeyi.
devamını gör...
18.
zenit
astronomide baş ucu noktası olarak da bilinen, gözlemcinin tam tepesinden göğe doğru hayali bir çizgi çizilmesiyle, gök küre üzerinde elde edilen hayali nokta. daha basit bir ifadeyle, olduğunuz yerde sabit durup kafanızı, yüzünüz tam yukarıya bakacak şekilde kaldırdığınızda gördüğünüz nokta. yani şurası:

görselin kaynağı
gökyüzünde yeterince yükselebilen herhangi bir gök cisminin ulaşabileceği en büyük yükseklik zenit noktasıdır. bunun 180 derece tersi olan yere de ayak ucu noktası ya da nadir denir.

görselin kaynağı
gökyüzünde yeterince yükselebilen herhangi bir gök cisminin ulaşabileceği en büyük yükseklik zenit noktasıdır. bunun 180 derece tersi olan yere de ayak ucu noktası ya da nadir denir.
devamını gör...
19.
bilim yolu radyo programı
tekrar teşekkürler dinleyen ve katkıda bulunan herkese. sayenizde çok daha güzel bir yayın oldu. iyi geceler.
devamını gör...
20.
lahavle
doğrusu lahavle şeklinde bitişik yazılan, sabır zorlayan durumlarda kullanılan sözcük. "ya havle" şeklinde kullanımı yanlıştır.
türk dil kurumu sözlüğünden:
türk dil kurumu sözlüğünden:

devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553
554
555
556
557
558
559
560
561
562
563
564
565
566
567
568
569
570
571
572
573
574
575
576
577
578
579
580
581
582
583
584
585
586
587
588
589
590
591
592
593
594
595
596
597
598
599
600
601
602
603
604
605
606
607
608
609
610
611
612
613
614
615
616
617
618
619
620
621
622
623
624
625
626
627
628
629
630
631
632
633
634
635
636
637
638
639
640
641
642
643
644
645
646
647
648
649
650
651
652
653
654
655
656
657
658
659
660
661
662
663
664
665
666
667
668
669
670
671
672
673
674
675
676
677
678
679
680
681
682
683
684
685
686
687
688
689
690
691
692
693
694
695
696
697
698
699
700
701
702
703
704
705
706
707
708
709
710
711
712
713
714
715
716
717
718
719
720
721
722
723
724
725
726
727
728
729
730
731
732
733
734
735
736
737
738
739
740
741
742
743
744
745
746
747
748
749
750
751
752
753
754
755
756
757
758
759
760
761
762
763
764
765
766
767
768
769
770
771
772
773
774
775
776
777
778
779
780
781
782
783
784
785
786
787
788
789
790
791
792
793
794
795
796
797
798
799
800
801
802
803
804
805
806
807
808
809
810
811
812
813
814
815
816
817
818
819
820
821
822
823
824
825
826
827
828
829
830
831
832
833
834
835
836
837
838
839
840
841
842
843
844
845
846
847
848
849
850
851
852
853
854
855
856
857
858
859
860
861
862
863
864
865
866
867
868
869
870
871
872
873
874