101.
(bkz: danlık algınlıkla yapılan şeyler)
devamını gör...
102.
çatlamış telefon ekranında daha da derin bir yarık oluşturarak, cihazı perte çıkarmak. yaşandı.
devamını gör...
103.
beğeni atmak.. çok üzücü olm çok
devamını gör...
104.
bir şeyler yiyip telefondan pdf okurken bir an gelen "telefonum nerede lan benim" korkusu, bir yerlerde unuttuğun düşüncesi ve bunların saniye içinde olup eldekinin telefon olduğunu fark ederek gülmek.
filtre kahve bitince bari çözünebilir yapayım diyerek ketılda su kaynatmak, çok fazla su olduğunu fark edince "lavabo çevresine dökeyim bari" diye düşünüp tüm kaynamış suyu lavabo ve çevresine yedirip elde boş ketılla hayatı sorgulamak.
elde çay bardağıyla saate bakmak için kolu çevirip bir bardak çayı hiç etmek.
bir de sosyal anksiyete sahibi yapanlar var;
boxer almak için gireceğin iç giyim mağazasının vitrininde çok hoş bir jartiyer görmek, boxerlara bakınırken yanına gelen görevli hanımefendi "ne bakmıştınız?" diye sorunca kafa orada kaldıysa demek "jartiyer" demek, tuhaf bakışlar ve anlamsız sessizlik.
neyse ki kız güldü de ben de fırsattan istifade güldüm "şakaydı ya" modunda, artık sapık mı sandı, jartiyer giydiğimi mi düşündü bilmiyorum ama mağazadan çıkana kadar attığım teri saunada atmamışımdır.
devamını gör...
105.
iş yerinden birisi izne giderken dolabının anahtarını bana verdi, bazı evraklar var lazım olursa alırsınız vs diye. ben de anahtarı gömleğimin cebine koydum. bu anahtar benim dolabın önünde düşmüş, birkaç gün sonra anahtarı dolabın önünde buldum. birisi düşürdü diye düşünüp gidip bu işlere bakan büroya verdim. aradan 1 hafta geçti, o kişi geldi ve doğal olarak anahtarı sordu. o an şimşekler çaktı beynimde. gidip anahtarı verdiğim bürodan anahtar düşürmüşüm diye aldım. bürodaki hanımefendi de manalı manalı suratıma baktı, benim verdiğimi hatırladı galiba. pek anlık değil, aylık bir dalgınlık gibi oldu ama olsun.
devamını gör...
106.
telefonu elimde tuttuğumda sürekli sol cebimi yoklarım. ulan nereye koyduk yine telefonu diye sağa sola bakarım sonrasında.

kulağımdaki kulaklıkları kılıfına koymak istediğimde de kılıfın boş olduğunu görünce şaşırırım. sonra hafif sırıtır ve kulağımdaki kulaklıkları kılıfa koyarım.
devamını gör...
107.
copu pedalina basmak yerine terligi ayagimdan firlatmistim
devamını gör...
108.
kapıyı anahtar yerine kredi kartı temassız özelliği ile açmaya çalıştım. otopilota alınca böyle oluyor hehe...
devamını gör...
109.
telefonumun şarjı bitti. odaya gidip şarj aletini alıp sahile geldim. nereye sokacaksam artık!
yo sadece dalgın değilim hem dalgın hem çokk yorgunum.
devamını gör...
110.
evde pandemiden dolayı kedimle birbirimize aşırı maruz kaldığımız bi dönemde ablam ve bebek oğlusu ziyarete gelmişti. gidene kadar yeğenimi pisi pisi diye çağırmıştım :,) anlık değil de anlıklar..
devamını gör...
111.
normalde çabuk tırsmam ve normalde yürürken telefona bakmam. az önce yaptım. bir anda yanımda belime kadar köpek belirdi. elimi otomatikmen kalbime götürdüm. *
devamını gör...
112.
istifa etmek
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"anlık dalgınlıkla yapılan şeyler" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim