soyadını okuyunca aklıma direk şopar geliyor. dünyanın en karizma insanı bile olsa bende kredisi 0.
devamını gör...
nietzsche'nin evvelce semalara çıkarıp, akabinde irtifa kaybettirdikten sonra arzın merkezine iliştirdiği filozof. wagner de nasibini almıştır bu serzenişten. schopenhauer derindir. kalabalık, dibini göremediği suyu derin zanneder. kimi berrak sular da sığ görünür ama ucu bucağı yoktur. schopenhauer de her olasılıkta kontrpiyede bırakır sizi ve ters köşe yapar. bertrand russell ile birlikte okumaya ve idrake teşebbüste dirayetimi derdest etmeye bayıldığım adamlardandır. "eristik diyalektikle" devreleri yakar, "aşkın metafiziği" ile tüm hisleriniz, realite tarafından aranje edilir.
devamını gör...
(bkz: kirpi ikilemi),
(bkz: kirpi kuramı)
devamını gör...
dedim ki; bu schopenhauer beni nereden tanıyor?

"yalnızlığı sevmeyen özgürlüğü de sevmez. kişi ancak yalnız olduğunda özgürdür çünkü."

aynı yaştayız ya! belki oradan.
devamını gör...
insan istediğini yapabilir ama neyi isteyeceğini isteyemez, demiştir zat.

evet, öyledir.

ve isteyemezsiniz, alemlerin rabbi allah istemedikçe. tekvir 29
devamını gör...
"çiçek yanıt verdi: seni aptal! görülmek için mi açtığımı sanıyorsun? kendi zevkim için açılıyorum, başkaları için değil, çünkü hoşuma gidiyor. aldığım zevk var olmaktan ve açmaktan ibaret."
devamını gör...
ağır kadın problemi olan kart ergen.
devamını gör...

kadınların zihinsel olsun bedensel olsun, büyük işler için yaratılmamış olduklarını anlamak için görüntülerine bakmak yeterlidir. onlar hayatın cefasını yaptıklarıyla değil katlandıklarıyla çekerler." -

aşkın metafiziği kitabını okurken kafamdan dumanlar çıkmasına neden olan yazar. cinsiyet ırkçılığında nietzsche den etkilendiği söylensede ona hendek atlattıracak kadar ciddi seviyede bir düşmanlık söz konusu. her sayfada kadınları aşağılayacak bir sistem kurmuş kendisi. umarım huriler suratına tükürüyorlardır.
devamını gör...
en çok etkilendiğim kısım, çevresi çok geniş olan insanların aslında içinin boşluğunu doldurmak için bunca insana yöneldiğiydi.
o dönemde çok insan yoktu çevremde, belki de bu nedenle yalnızlığıma geçerli sebep bulup kendimle övünmüş olabilirim.
devamını gör...
şöyle der bir kitabında;

iç dünyası zengin insan tamamen yalnızken, kendi düşünceleriyle ve hayalleriyle eşsiz bir eğlence bulur; öte yandan, ruhsuz biri sürekli dernekten derneğe, oyundan oyuna, yolculuktan yolculuğa ve şenlikten şenliğe koşsa bile, can sıkıntısından kurtulamaz.

iyi, dengeli, makul bir karakter kısıtlı koşullarda bile hoşnut olabilir. hırslı, kıskanç ve kötü biri tüm zenginliğe karşın hoşnut değildir. ancak sürekli sıradışı, zihinsel açıdan olağanüstü bir bireyselliğin tadına varan bir kimse için, genel olarak ulaşılmaya çalışılan hazlar bütünüyle gereksizdirler. hatta sadece rahatsız edici ve usandırıcıdırlar.
devamını gör...
aşkın fiziği olmadığını anlayıp metafiziğine yönelen çakal.
devamını gör...
mutlu olma sanatı kitabını okuduğum ve bana göre olmadığına karar verdiğim yazar.
devamını gör...
benim bir bildiğim şu var, filozof hakkında; o da kirpi teoremi. yakın geçmişte gittiğim psikolog konu vermişti. öyle ezberlemiştim.
freud'a aktardığı şu; kirpiler kışın birbirlerine muhtaçtırlar çünkü soğuktan donmak üzeredirler. ama fazla yakınlaştıklarında da iğneleri birbirine batar. bu böyle sürekli devam eder, yakınlaşarak ve uzaklaşarak.
en sonunda kararlı mesafeyi bularak birbirlerini korumuş olurlar.

burda da insanlarla bir alaka kurmuştur filozof:
eğer insanlar birbirlerinin kişisel sınırlarını geçerlerse (çok fazla taviz vermek, sınırlarına girmek vs.) bu durum daha çok kargaşaya, öfkeye yol açar.*
tam tersine çok fazla uzaklaşırsa da bu sefer hayattan kendini soyutlamış olur insan.
devamını gör...
var olmamanın var olmaktan daha iyi olacağını savunan, en iyi yaşam şeklinin inzivaya çekilmiş şekilde fiziksel ihtiyaçları asgarî düzeyde tutarak, tinsel doğamızı beslemeye odaklalan bir yaşam olduğunu söyleyen, ilk avrupalı budist filozof. ancak kendisinin budist gibi yaşadığı söylenemez, dediğimi yap yaptığımı yapma tadında birisidir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel



kötümser olarak nâm salmıştır ancak kötümser değil realisttir. fikirleri derinlik psikolojisi ve evrime ışık tutmuştur. onun kadar realisti az görülmüştür, belki de görülmemiştir felsefe tarihinde. (ben realist diyorum ama onlar pesimist derler.)

fikirlerini açık bir dille ortaya koyduğu için, schopenhauer okumak çoğunlukla zevkli ve akıcıdır.

gençlik, yaşlılık, ölüm, din, kadınlar, ilişkiler vesâir konularda yaptığı tespitler çoğunlukla doğrulanmıştır gün geçtikçe. hegel ile aynı dönemde yaşadığı için yaşarken fazla ünlenememiş, ölümüne yakın zamanda kıymeti anlaşılmaya başlamıştır. hegel'den hiç haz etmez, kelime oyunları ve karmaşık cümlelerinin arkasında hiçbir şey söylemeyen bir düzenbaz olduğunu düşünür.

felsefe hocası olarak çalıştığı üniversitede çoğunluk hegel'in derslerine gelip onun derslerine gelmediği için mesleğinden iyi kazandığı söylemenemez. ancak ihtiyacı da yoktur, babasından hayli yüklü miktarda miras kalmıştır ve ismi de ticaretle meşgul olsun diye arthur diye koyulmuştur. ancak o okumayı seçmiş, önce tıp fakültesine gitmiş sonra orayı bırakıp felsefeyle ilgilenmiş. annesi, yaşadığı zamanda ondan daha ünlü bir yazarmış. annesini de hiç sevmezmiş, goethe ile kendisini tanıştırması dışında pek bir faydası da olmamıştır annesinin.

nietzsche'nin üstâdıdır. nietzsche'nin çıkmaza girdiğinde schopenhauer'un fotoğrafına bakarak "usta, yardım et." diye duâ benzeri bir söz söylediği aktarılır. nietzsche'nin nihilizmi, biraz daha kader ne yapalım gibi katlanmaya dayalı olsa da schopenhauer'un ki kötümser ve yok oluşu yeğler şekildedir.

başka bir ek bilgi olarak, the matrix filminde persephone karakterinin (monica bellucci) anahtarın bulunduğu odayı açarken, schopenhauer'un "istenç ve tasarım olarak" dünya isimli başyapıtını çekerek açtığı görülüyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
isminin telaffuzu kulaklarin pasını siler
devamını gör...
bana hep aslinda adinin arnold olmasi gerektigini dusundurmustur. arnold schopenhauer... arnold schwarzenegger gibi.
devamını gör...
mutluluğu ilüzyon olarak görür. hayatın içinde en az acı çekilmişlik hedeftir. bu yüzden kötümser bulunur. acı gerçek olandır ve gereklidir, arzular peşinde koşup mutluluğu aramak ise anlamsızdır. az beklentinin karmaşanın yaşanmasını engellediği düşünülür. planlar, hayaller, istekler önemsizdir. iç doygunluğun önemini vurgular. bu yüzden budizm felsefesine yakındır.
devamını gör...
yalnızlığın kazandırdığı erdemler konusundaki düşünceleri hariç pek de kendisini beğenmem. düşünceleri bana fazla statik ve garantici geliyor. ahı gitmiş vahı kalmış ununu elemiş ihtiyar adam düşünceleri. bu felsefe ile bir milim yol gidilmez, ne bireysel ne toplumsal gelişme olmaz. bu ihtiyarı boş verin, ayn rand okuyun.
devamını gör...
mutlu olma sanatı adlı kitabında şöyle bir satırın altını çizip hayat felsefesi edinmiştim.
“ başkasının mutlu olması seni rahatsız ediyorsa asla mutlu olamazsın.”
devamını gör...
soyadının etimolojisine bakarak keresteci yada madenci bir aile soyundan geldiğini söyleyebileceğim filozof.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"arthur schopenhauer" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim