yapılarda dikey veya yatay olarak yük ve insan taşımada kullanılan genellikle elektrikle çalışan bir araçtır. ülkemizde zemin artı iki kattan yüksek yeni binalarda projeye eklenmesi zorunludur.
devamını gör...
düşer tehlikesi ile kullanılmayan ve risk içeren inme-çıkma aracı.
devamını gör...
binalarda insanları ve yükleri yukarı çıkarıp aşağı indirmeye yarayan araç.
devamını gör...
depremlerde en kolay hasar gören sistemlerdir. bilmiyorum evleriniz kaçıncı katlarda ama olabildiğince uzak duralım.
devamını gör...
asansöre ihtiyaç duyacak kadar yüksek konut yapmak cinayettir. yer yok değil mi?
devamını gör...
buna türkçe bir isim verseydim adını bin-çık koyardım dediğim makina.
bu kelime şuan kulağa tuhaf geliyor biliyorum ama ilk tanındığında bu şekliyle isim verilse birkaç ay içinde dile yerleşir adı binçık olarak yerleşirdi.
devamını gör...
asansör, ağır yükleri taşımada kullanılan bir taşıma aracı olup çelik halatlarla çalışır. asansörün tarihçesi roma imparatorluğu'na kadar dayansa da modern anlamda asansörler, fransa'da icat edilmiştir.
ilgili linkler:
1) ahdemasansor.com.tr/haberde...
2) tr.wikipedia.org/wiki/Asans...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
asansörde neden telefon çekmez daha önce hiç merak ettiniz mi?
asansörü geliştiren elisha graves otis isimli şahıs şöyle bir cümle kurmuştur: "asansör ufak bir alan. insanlar neredeyse birbirinin kulaklarını öpecek kadar yakın duruyor. işte bu yüzden orda da telefonla konuşmayıver be kardeşim."
bu kişiye katılıyorum ve eklemek istiyorum ki telefon çekmiyor diye aloooo şeklinde bağırmayın. inince tekrar arayın veya azıcık bekleyin, telefonla konuşup daha sonra binin. nedir bu acele yani ölüme mi koşuyoruz?
devamını gör...
bir gün de seni, 0'da göreyim be asansör...
beklerim seni, 0'da, be asansör...

şiiyirim.

avradına tüküreyim bugüm 3'te, normalde hep 10'da filan yine iyi yani epey aşağıdaydı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
asansöre tam binip aşağı inecekken bi anda neden yukarı çıkar hiç düşündünüz mü asansörün mucidi zubizaretta şöyle demiş ilk komutu veren çok da önemli değil herkesin işi aynı anda görülsün uzaydan çağırsalar gidecek bu dalgametre demiş şaka gibi tam bi mal değil mi sizce de haydi hep beraber..
devamını gör...
bir getir-götür köprüsüdür bir nevi. ruhları alır, bedenleri...birinci kattan en üste, göğe taşır. ilahi bir metafordur, zihnin uçkurudur asansör arkadaşlar. umarım sevgi ekseninden ayrılmayız hiç.
devamını gör...
bulandan üretenden allah razı olsun.
devamını gör...
hastanedekilerden uzak durulması gereken.

geçenlerde yani baya geçmiş zaman yeğenimi hastaneye götürdüm. özel hastaneymiş işte bilmem ne.

abi asansörü bekliyorsun gelmiyor gelen asansör bir türlü gideceği yere varamıyor. böyle iş mi olur la günümüz asansör de piç oldu.

yalnız orada güzel mesai harcanır. benden duymuş olmayın. çok katlı asansörü olan yerlerde ayakçı olun mesela tertemiz.
devamını gör...
akşam akşam delirtti. kırmızı etıket asılmış. güvensiz asansör yazıyor ve 5 gündür böyleymış. kardeşim benım aidatım neden var? 10. kattan ölmem için mi? acayip sinirliyim.
devamını gör...
dario moreno sokağının bulunduğu izmir semti.
devamını gör...
yarı asil ingiliz cellat.
devamını gör...
izmirde asansörün olduğu renkli cadde de kolye satan bir teyze var, onun kolyeleri çok güzel ama biraz pahalı, kalp gözü de açık, kardeşimi kızı zannediyordu zavallı, akli melekeleri epey zayıf muhtemelen.
devamını gör...
mimari olarak dört duvarı ve kapısı olan küçücük bir kutunun içine "girmek" yerine ona "binmeyi" tercih etmemizle dile dair nefis bir sezgiyi ele veren teknolojik toplu taşıma.

çoğu insan bunu alışkanlık zanneder; kilerin içine girerken asansör gibi kapalı bir kutuya neden bindiğimizi sorgular. meselenin özü ayak bastığın zeminin hareketinde saklıdır; taban seninle birlikte yer değiştiriyorsa o mekan mimari bir oda olmaktan çıkar, dikey bir vasıtaya dönüşür.

bu kavrayış sadece bize özgü de değildir; diller bir aracın içine tıkılmakla hareket eden bir zemine adım atmak arasındaki farkı çok iyi sezer. ingilizcede otomobil gibi oturup içine büzüldüğün taşıtlara "get in" denirken, otobüs, gemi, tren ve asansöre "get on" denmesi bundandır. üzerinde ayakta durabildiğin, tabanı bir güverte gibi seni taşıyan her yürüyen platform dile göre binek sayılır. fransızların metroya biner gibi (bkz: prendre l'ascenseur) demesi veya almanların trene adım atar gibi (bkz: einsteigen) fiilini seçmesi hep bu yüzdendir.

asansör binanın gövdesine gizlenmiş dikey bir füniküler hattıdır. kapısı kapandığı an sabit bir oda olmaktan çıkar; türkçenin "binmek" ve "inmek" ikilisini seçmesi de insanın ayak bastığı döşemenin hareketine teslim olma haline verdiği en doğal tepkidir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"asansör" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim