1.
+18 neşriyatların genel kabul görmüş adı. emekçileri ter içinde, güç bela, bazen fiziksel kapasitelerinin üzerinde çalışmak gibi zor şartlarda mesleklerini ifa ederler.
devamını gör...
2.
gönül rızası ile yaşanan ilişkiler, evlilik olmadan aynı evde kurulan aileler, ucuz alkol ve yasal uyuşturucu tüketimidir.
buna karşın ezanların susmadığı, "müslüman bir devlet(!)" altında tecavüzlerin yaşandığı, kadın cinayetlerinin görüldüğü, çöpten yiyecek bulmaya çalışan insanların olduğu, zenginin daha zengin fakirin daha fakirleştiği, yüzüne gülüp arkadan iş çeviren insanların olduğu, çocuk istismarları yaşanan ve reşit olmayan kız çocuklarının ensest ilişkiler ile hamile kaldığı bir ülke ise "(bkz: doğunun ahlaklılığı)dır".
buna karşın ezanların susmadığı, "müslüman bir devlet(!)" altında tecavüzlerin yaşandığı, kadın cinayetlerinin görüldüğü, çöpten yiyecek bulmaya çalışan insanların olduğu, zenginin daha zengin fakirin daha fakirleştiği, yüzüne gülüp arkadan iş çeviren insanların olduğu, çocuk istismarları yaşanan ve reşit olmayan kız çocuklarının ensest ilişkiler ile hamile kaldığı bir ülke ise "(bkz: doğunun ahlaklılığı)dır".
devamını gör...
3.
doğunun ahlaksızlığı yanında bir şey değildir.
devamını gör...
4.
anadolu irfanının yanında, pek de önemli değildir.
devamını gör...
5.
doğu'nun ahlaksızlığı yanında bir hiçtir.
devamını gör...
6.
almamak lazım. bizdeki bize yetiyor.
devamını gör...
7.
doğu'da yenilen kul hakkı, batı'nın ahlaksızlığını döver.
devamını gör...
8.
kendini yırtmışsın batı olmayayım diye ama batının her şeyini almışsın. zerresine kadar. batı yoksa sen yoksun.
bunu kafanıza koyun.
ahlaksızlığı bilmem. ben sizin pek ahlaklı olduğunuzu düşünmüyorum. babamın yüzüne söylemişken siz allah'ın oğlu olsanız çekinmem.
batı sizden müko. her şekilde.
bunu kafanıza koyun.
ahlaksızlığı bilmem. ben sizin pek ahlaklı olduğunuzu düşünmüyorum. babamın yüzüne söylemişken siz allah'ın oğlu olsanız çekinmem.
batı sizden müko. her şekilde.
devamını gör...
9.
ne doğusu ne batısı cidden saçmalamaya gerek yok
batının iyi olan şeylerini kendimize adapte edebiliriz bu gayet normal
biz dünyanın kötülüklerini doğu-batı diye mi ayırıyoruz?
batının iyi olan şeylerini kendimize adapte edebiliriz bu gayet normal
biz dünyanın kötülüklerini doğu-batı diye mi ayırıyoruz?
devamını gör...
10.
örnek olarak ingilterenin bölücülük yapsın diye tarikatları fonlaması verilebilir. ama bu bütün batıyı ahlaksız yapmaz.
tanım olarak da bölücülük yapmak isteyenlerin ötekileştirmek için kullandığı tamlamadır.
tartışmanın manası olmayan konu bul, ahlak üzerinde tepin.
yaw he he.
tanım olarak da bölücülük yapmak isteyenlerin ötekileştirmek için kullandığı tamlamadır.
tartışmanın manası olmayan konu bul, ahlak üzerinde tepin.
yaw he he.
devamını gör...
11.
12.
bilim, her neredeyse onu talep ediniz, ancak icinizdeki iman ve vicdanla harmanlamadan kullanmaya kalkmayiniz. sonuclari agir olabiliyor.
devamını gör...
13.
batının ahlaksızlığı denen şey dünyanın her yerindeki kırsalda ve gelişmemiş bölgelerde (özellikle ortadoğu) özgürce yaşanamayan, gizlice yaşanan şeylerin kimseye zarar vermeden, rızaya dayalı ve rahatça yaşanmasıdır. batı ahlaksız ise ahlaklı olan nedir mesela? afganistan'da bacha bazi midir? pakistan'da normalleşmiş toplu tecavüz kültürü müdür? hatta ahlak salt belden aşağıda mıdır? hak yemek, adam öldürmek, terör, katliam, rüşvet, torpil neden konuşulmaz mesela ahlak deyince? bunlar batıda da var doğuda da, esas olan insanoğlunun ahlaksızlığı bence. birileri birileriyle özgürce sevişebiliyor diye kıskanıp batı ahlaksızdır demek de ahlaksızlıktır hatta.
devamını gör...
14.
bu coğrafyanın ahlaksızlığı önünde diz çöker, buradaki ahlaksızlığa tapar.
devamını gör...
15.
yani ben illa alacağım diyorsanız marc dorcel’den alın bari.
devamını gör...
16.
doğu batı olarak bakmak yanlış, ahlaksızlık her yerde ahlaksızlık.
tek sorun şu ki; doğu inançlı olduğu ya da olması gerektiği için bir yanlış yaptığında bu diğer herkesin yüzüne vurulur. ama batı yanlış yaptığında ya görmezden geliniyor ya da kişi bazlı bakılıyor çünkü orası özgürlükler diyarı.
aslında hepsi insan, hepimiz insanız.
farkında mıyız ondan pek emin değilim.
tek sorun şu ki; doğu inançlı olduğu ya da olması gerektiği için bir yanlış yaptığında bu diğer herkesin yüzüne vurulur. ama batı yanlış yaptığında ya görmezden geliniyor ya da kişi bazlı bakılıyor çünkü orası özgürlükler diyarı.
aslında hepsi insan, hepimiz insanız.
farkında mıyız ondan pek emin değilim.
devamını gör...
17.
yurt dışında yasayanlar, bati insaninin bizden çok daha dürüst olduğunu söylüyorlar.
ama insan hangi coğrafyada olursa olsun bencildir. bu sistemden mi kaynaklanıyor yoksa insanin doğasında mi var, tartışmalı bir konudur.
ama insan hangi coğrafyada olursa olsun bencildir. bu sistemden mi kaynaklanıyor yoksa insanin doğasında mi var, tartışmalı bir konudur.
devamını gör...
18.
" yapboz" cu ülkeler doğu ülkeleri, yapılmışın üstüne koyup, sistemi düzeltmek yerine, kendi sistemini getirip, "en büyük olma" ya kasma eğilimi var.
batı' nın farkettiği bu.
iran çok güzel bir örnek. 1980 yılına kadar çok büyük gelişim kateden ülkede caaarrtt " islam devrimi" yaptırıp, yönetici kadroları, onların tüm uzantılarını, aileleri akrabalarıyla birlikte bildiğin katledip, ki kaç kişi imha ettikleri hala bilinmiyor, ülkeyi 200 yıl geriye götürdüler.
böylece iran' ın başı ezilmiş oldu.
biliyosun 90'larda amerika ve ingiltere de " justice and development" hareketi başlattı müslümanlar...konu başörtü ve dini özgürlüktü (güya!!)... " justice and development, kelime çevirisi olarak - adalet ve kalkınma " anlamına geliyordu ;;))
bu hareketle arap baharını gerçekleştirip bisürü müslüman ülkeyi de" saf dışı" bıraktılar, türkiye de nasibini aldı bundan...
" batının ahlaksızlığını almayın!!" diyen aktörler, direkt batı tarafından finanse edildi !!...;;))
günün sonunda "o ülkelerin halkları adam olsaydı da bu zokayı yutmasalardı!!" denecektir...
sen din istiyodun, al sana din, denecektir !!;;))
türkiye de dahil bu bahsi geçen ülkelerin önümüzdeki 50 yıl popolarını toparlamaları, bu yaşatılan" sunni bahar " dan sonra mümkün olmayacaktır.
bu toplumlar özellikle cahil bırakılır, aynı oyun 50 yıl sonra bi daha sahnelenir, bu toplumlar 50 yıl sonra aynı zokayı bir kez daha yutarlar...
ama " batının ahlaksızlığını" almamış olurlar. ::))
batı' nın farkettiği bu.
iran çok güzel bir örnek. 1980 yılına kadar çok büyük gelişim kateden ülkede caaarrtt " islam devrimi" yaptırıp, yönetici kadroları, onların tüm uzantılarını, aileleri akrabalarıyla birlikte bildiğin katledip, ki kaç kişi imha ettikleri hala bilinmiyor, ülkeyi 200 yıl geriye götürdüler.
böylece iran' ın başı ezilmiş oldu.
biliyosun 90'larda amerika ve ingiltere de " justice and development" hareketi başlattı müslümanlar...konu başörtü ve dini özgürlüktü (güya!!)... " justice and development, kelime çevirisi olarak - adalet ve kalkınma " anlamına geliyordu ;;))
bu hareketle arap baharını gerçekleştirip bisürü müslüman ülkeyi de" saf dışı" bıraktılar, türkiye de nasibini aldı bundan...
" batının ahlaksızlığını almayın!!" diyen aktörler, direkt batı tarafından finanse edildi !!...;;))
günün sonunda "o ülkelerin halkları adam olsaydı da bu zokayı yutmasalardı!!" denecektir...
sen din istiyodun, al sana din, denecektir !!;;))
türkiye de dahil bu bahsi geçen ülkelerin önümüzdeki 50 yıl popolarını toparlamaları, bu yaşatılan" sunni bahar " dan sonra mümkün olmayacaktır.
bu toplumlar özellikle cahil bırakılır, aynı oyun 50 yıl sonra bi daha sahnelenir, bu toplumlar 50 yıl sonra aynı zokayı bir kez daha yutarlar...
ama " batının ahlaksızlığını" almamış olurlar. ::))
devamını gör...
19.
ispanya'da üniversite eğitimi gördükten sonra burada yaşadığım tecrübelerden bahsedeceğim başlıktir.
okuduğum bölümde canım ülkemdeki sınıfımda 50 kız 2 erkek vardı. 4 yılın sonunda birçoğunu tanımamış olmam normal fakat yaşadığım şey şuydu;
okulda profesörün verdiği "erken çocuklukta işbirliği ve dayanışmayı artırıcı etkinlik üretme" görevinde bir kız bir de ben eşleştim. ben verilen materyaller ve kazanımlar doğrultusunda işe koyuldum fakat yanımdaki kiz piyasada yok. gitmiş profesöre kız bir partner istediğini söylemiş. sebep ?? ''namahrem'' imiş erkek ile yapamazmış. verilen görevin amacı ile arasındaki ironiye bakın.. bu öğretmen adayı ilerde çocuğunuza paylaşmayı ve işbirliğini öğretecek.. bak ben de müslümanım güzel kardeşim beni dinsiz diye yargılamadan önce aşağıda yazan önyargı kısmını da oku...
ispanya'da daha ilk günümde öyle bir cana yakınlik ile karşılaştım ki gözlerim yaşardı. bir insan bile beni dinimle, milletimle yargılamadi. sınıflarda grup görevlerinde hiçbir sorun yaşamadım. katolik okulunda staj yaptım yahu bir müslüman olarak bir insan evladı da hop höyt demedi. bir veli gelip de olmaz demedi, aksine çocuklarının farklı kültürleri tanımalarında büyük bir fırsat olduğunu belirttiler..
önyargı ve eleştiriler.
türkiyede "şunun kıyafetine bak, aaa ne giymiş, tipe bak, napiyo bu beeee??" ve benzeri sağı solu yargılama davranışı günlük hayatımızda kök salmış.
ispanya'da bir kere bile bu muhabbete denk gelmedim. masada oturuyoruz yan masada bacak kıllarını almamış kısa saçlı bir kadın oturuyor. bir kişi bile dönüp garip bakmaz mi? elestirmez mi? yabancilamaz mi? ben baktım ve içimden garipsedim çünkü alışılagelmiş birşey değildi benim için o ana kadar. bir süre sonra ne oldu biliyor musunuz?
daha rahat giyinmeye başladım daha çok kendim olabildiğimi, kimsenin beni saç şeklim veya kiyafetimden, yarım yamalak ispanyolcamdan dolayı yargilamayacaginin verdiği his bendeki insanlar ne der endişesini ortadan kaldırdı.
bakın bu çook büyük bir olay umarım siz de tecrübe edersiniz.
ticaret ve esnaf.
bir kere bile esnaf tarafından kötü muamele görmedim kazıklanmadım. turist tarifesi çekilmedi. bakın benim kampüsüm turistik bir şehirde de değildi.
dürüstlük
metrolarda turnike yok. kart basmadan bilet almadan 1000 kilometre tren ile gezebiliyorsun. ama insanlar yine de bilet alıyor akbil basıyor. '' dürüstlük esası'' ile çalışıyormuş sistem..
burada '' yağğ örnek veriyn de görelim'' diyen kişiler merak ederse 20 sayfalık tanım girerim buraya.
okuduğum bölümde canım ülkemdeki sınıfımda 50 kız 2 erkek vardı. 4 yılın sonunda birçoğunu tanımamış olmam normal fakat yaşadığım şey şuydu;
okulda profesörün verdiği "erken çocuklukta işbirliği ve dayanışmayı artırıcı etkinlik üretme" görevinde bir kız bir de ben eşleştim. ben verilen materyaller ve kazanımlar doğrultusunda işe koyuldum fakat yanımdaki kiz piyasada yok. gitmiş profesöre kız bir partner istediğini söylemiş. sebep ?? ''namahrem'' imiş erkek ile yapamazmış. verilen görevin amacı ile arasındaki ironiye bakın.. bu öğretmen adayı ilerde çocuğunuza paylaşmayı ve işbirliğini öğretecek.. bak ben de müslümanım güzel kardeşim beni dinsiz diye yargılamadan önce aşağıda yazan önyargı kısmını da oku...
ispanya'da daha ilk günümde öyle bir cana yakınlik ile karşılaştım ki gözlerim yaşardı. bir insan bile beni dinimle, milletimle yargılamadi. sınıflarda grup görevlerinde hiçbir sorun yaşamadım. katolik okulunda staj yaptım yahu bir müslüman olarak bir insan evladı da hop höyt demedi. bir veli gelip de olmaz demedi, aksine çocuklarının farklı kültürleri tanımalarında büyük bir fırsat olduğunu belirttiler..
önyargı ve eleştiriler.
türkiyede "şunun kıyafetine bak, aaa ne giymiş, tipe bak, napiyo bu beeee??" ve benzeri sağı solu yargılama davranışı günlük hayatımızda kök salmış.
ispanya'da bir kere bile bu muhabbete denk gelmedim. masada oturuyoruz yan masada bacak kıllarını almamış kısa saçlı bir kadın oturuyor. bir kişi bile dönüp garip bakmaz mi? elestirmez mi? yabancilamaz mi? ben baktım ve içimden garipsedim çünkü alışılagelmiş birşey değildi benim için o ana kadar. bir süre sonra ne oldu biliyor musunuz?
daha rahat giyinmeye başladım daha çok kendim olabildiğimi, kimsenin beni saç şeklim veya kiyafetimden, yarım yamalak ispanyolcamdan dolayı yargilamayacaginin verdiği his bendeki insanlar ne der endişesini ortadan kaldırdı.
bakın bu çook büyük bir olay umarım siz de tecrübe edersiniz.
ticaret ve esnaf.
bir kere bile esnaf tarafından kötü muamele görmedim kazıklanmadım. turist tarifesi çekilmedi. bakın benim kampüsüm turistik bir şehirde de değildi.
dürüstlük
metrolarda turnike yok. kart basmadan bilet almadan 1000 kilometre tren ile gezebiliyorsun. ama insanlar yine de bilet alıyor akbil basıyor. '' dürüstlük esası'' ile çalışıyormuş sistem..
burada '' yağğ örnek veriyn de görelim'' diyen kişiler merak ederse 20 sayfalık tanım girerim buraya.
devamını gör...
20.
(bkz: kaynanayla 96 yapmak)
devamını gör...