#televizyon dizileri
#popüler diziler
#final yapan diziler
2008-2013 yılları arası 5 sezon olarak izleyici ile buluşan dizidir. kanser olduğunu öğrenen bir lise kimya hocasının, eski bir öğrencisiyle uyuşturucu üretip satma ve ailesine ölmeden önce para bırakmaya çalışmasının hikayesini anlatmaktadır.
imdb: 9.5
imdb: 9.5
*emmy ödülleri (2014) - drama dizisinde en iyi erkek oyuncu [bryan cranston]
*bafta ödülleri (2014) - en iyi uluslararası dizi
*amerika döküm topluluğu, abd (2015) - oyuncu seçiminde üstün başarı - televizyon dizisi - drama
*pga ödülleri (2015) - en iyi epizodik televizyon yapımcısı, drama
*altın derbi ödülleri (2019) - on yılın en iyi dram dizisi
dizi toplam 155 ödüle sahiptir.
*bafta ödülleri (2014) - en iyi uluslararası dizi
*amerika döküm topluluğu, abd (2015) - oyuncu seçiminde üstün başarı - televizyon dizisi - drama
*pga ödülleri (2015) - en iyi epizodik televizyon yapımcısı, drama
*altın derbi ödülleri (2019) - on yılın en iyi dram dizisi
dizi toplam 155 ödüle sahiptir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "sanagulbahcesivadetmedim" tarafından 10.11.2020 00:32 tarihinde açılmıştır.
81.
breaking bad
son bir haftamı işgal eden amerikan dizisi olup 2008/ 2013 yılları arasında yayınlanmış olup toplam 5 sezondur.

50. yaşına giren kimyager walter white karısı skyler ve oğlu ile yaşar.
akciğer kanseri olduğunu öğrenir ve aklına gelen tek şey ölürsem aileme para bırakmam gerek düşüncesi olur.
üstelik karısı hamiledir ve bir kızları olacaktır.
para için yasa dışı işlere bulaşır, met veya uyuşturucu üretmek gibi.
bunu ise başka bir adamla yapar.
ortak olurlar.
walter white aşırı zeki bir adamdır,
kırık tabak parçalarını birleştirip eksik parçayı direğe bağlı adamın çalıp ona saplayacağını fark edecek kadar zekidir.
adamın yüz hatlarından bile zekâ fışkırıyor diyebilirim. ilginç ama öyle.
bütün sezonu bitirmedim elbette ama ilk sezon bitmek üzere olduğu için epey heyecanlıyım, diziyi izleme sebebim karakter dönüşümünün aşırı methedilmesi oldu.
merhametli bir adamın kâtile dönüşümü bana diziyi izleten en önemli şeydi diyebilirim.
oyunculuklar hakkında konuşmam gerekirse;
dizinin atmosferi bence iyi, samimi ve gerçekçi.
oyuncuların role bürünmesi, o duyguyu verebilmeleri güzel.
örneğin kimyagerin karısının kocasını korumak için bir adamı tehdit etmeye gittiği, kocası ölecek diye ağladığı sahneler gerçekçiydi.
walter white'ın kimya bilgisini kötü yönde kullanması kabul edilemez olsa da onun dâhi yanı diziyi sürükleyici kılıyor.
kimyasal yöntemlerle cesedi ortadan kaldırmak, hangi maddelerin hangi özellikte ve neye dayanıklı olduğu, kimyayı kendi ruhuyla özdeşleştirip bunu o yönde kullanması onun en sıradışı özelliklerinden biriydi denilebilir.
walter white'ın adam öldürürken ağlaması, merhametli oluşu ve yine de suç işlemeye mecbur olması, karakterinin değişimi, başka bir adama dönüşümü bence harikaydı.
en etkileyici sahnelere geçecek olursam,
kızının ultrasonda görüntülerini izlerken öleceğini hatırlayıp ağladığı sahne olabilir.
cesedin tavandan düştüğü sahne iğrençti ama şaşırmaları komikti diyebilirim.
son bir haftamı işgal eden amerikan dizisi olup 2008/ 2013 yılları arasında yayınlanmış olup toplam 5 sezondur.

50. yaşına giren kimyager walter white karısı skyler ve oğlu ile yaşar.
akciğer kanseri olduğunu öğrenir ve aklına gelen tek şey ölürsem aileme para bırakmam gerek düşüncesi olur.
üstelik karısı hamiledir ve bir kızları olacaktır.
para için yasa dışı işlere bulaşır, met veya uyuşturucu üretmek gibi.
bunu ise başka bir adamla yapar.
ortak olurlar.
walter white aşırı zeki bir adamdır,
kırık tabak parçalarını birleştirip eksik parçayı direğe bağlı adamın çalıp ona saplayacağını fark edecek kadar zekidir.
adamın yüz hatlarından bile zekâ fışkırıyor diyebilirim. ilginç ama öyle.
bütün sezonu bitirmedim elbette ama ilk sezon bitmek üzere olduğu için epey heyecanlıyım, diziyi izleme sebebim karakter dönüşümünün aşırı methedilmesi oldu.
merhametli bir adamın kâtile dönüşümü bana diziyi izleten en önemli şeydi diyebilirim.
oyunculuklar hakkında konuşmam gerekirse;
dizinin atmosferi bence iyi, samimi ve gerçekçi.
oyuncuların role bürünmesi, o duyguyu verebilmeleri güzel.
örneğin kimyagerin karısının kocasını korumak için bir adamı tehdit etmeye gittiği, kocası ölecek diye ağladığı sahneler gerçekçiydi.
walter white'ın kimya bilgisini kötü yönde kullanması kabul edilemez olsa da onun dâhi yanı diziyi sürükleyici kılıyor.
kimyasal yöntemlerle cesedi ortadan kaldırmak, hangi maddelerin hangi özellikte ve neye dayanıklı olduğu, kimyayı kendi ruhuyla özdeşleştirip bunu o yönde kullanması onun en sıradışı özelliklerinden biriydi denilebilir.
walter white'ın adam öldürürken ağlaması, merhametli oluşu ve yine de suç işlemeye mecbur olması, karakterinin değişimi, başka bir adama dönüşümü bence harikaydı.
en etkileyici sahnelere geçecek olursam,
kızının ultrasonda görüntülerini izlerken öleceğini hatırlayıp ağladığı sahne olabilir.
cesedin tavandan düştüğü sahne iğrençti ama şaşırmaları komikti diyebilirim.
devamını gör...
82.
dizide mevzu, olayların eksenindeki walter white'ın değişimi, daha doğrusu içindeki gerçekleştiremediği potansiyeli açığa çıkarması. bu ana fikir sait faik'in sinagrit baba isimli üç sayfalık hikayesinde de bir kaç cümleyle anlatılmıştır. hepimizin içerisinde bir walter white yatmıyor ama çoğumuzun kötülük yapmıyor oluşumuz illa ilahi ahlak yasalarına uymaya istekli olduğumuzdan ötürü değil. bunun politik örneklerini hayatımızda görüyoruz. ahlakı ve erdemi tek bir ideoloji mensuplarına hasredenlere ise gülüyorum. bir milletin ortak mahsulü olan evlatlarıyız. don michael corleone'nin senatöre dediği gibi ''hepimiz aynı iki yüzlülüğün mensuplarıyız.''
devamını gör...
83.
walter gerçekten harcadığı tüm emeğe ve ayırdığı tüm vaktine rağmen ailesi tarafından dizi boyunca. diğer insanlar için yaptığı her şey bir şekilde ona ters bir tepki olarak dönüyor çoğu zaman. en tehlikeli yola girse de yine de ailesi için yaptığı için her şeyi ona kızamıyorsunuz...
bazen gerçekte de öyle olmaz mı zaten? uğrunda geleceğinizi silip attığınız insanlar en büyük hasarı bırakmıyor mu aile denilen çıkmazın içinde size?
bazen gerçekte de öyle olmaz mı zaten? uğrunda geleceğinizi silip attığınız insanlar en büyük hasarı bırakmıyor mu aile denilen çıkmazın içinde size?
devamını gör...
84.
ıyi bir abd dizisidir.
devamını gör...
85.
bir insanın dönüşümünü izlediğim hayranlık duyduğum ve benim walter white dan ne kadar farkım var dediğim şimdi ki sakalımın mimarı olan harikulade dizidir
devamını gör...
86.
hank'in walter white ın asıl fail olduğunu anladığı an gerçekten çok iyi sahneydi. aslında walter hank e hiç yalan söylemedi ama hank ona inanmak istemedi hatta hiç ihtimal bile vermedi.
sonucu da ölümü oldu, çok iyi işlenmiş bir senaryo ağır ilerliyordu ama iz bıraktı.
sonucu da ölümü oldu, çok iyi işlenmiş bir senaryo ağır ilerliyordu ama iz bıraktı.
devamını gör...
87.
yayınlandığı tüm platformlara "skyl*r white'ın olduğu bütün kısımları otomatik atla" seçeneğinin getirilmesi gereken dizi.
kadını sokakta görsem 70'lerde erol taş'a saldıran köylüler gibi saldırıp saçını başını yolacağım öyle kitlendim.
kadını sokakta görsem 70'lerde erol taş'a saldıran köylüler gibi saldırıp saçını başını yolacağım öyle kitlendim.
devamını gör...
88.
populer olan seye bakmama hastaligim sebebiyle 15 sen sonra acip izelemeye basladim. apacik uyusturucu propagandasi yapilmis dizidir. ulkemizdeki narko-mafyanin nereden tuyo aldigi belli oldu. cocuklara silah tutturup uyusturucu sattirmak, para aklamak icin guzellik salonu acmak , merdiven alti mal uretip dagitimini yapmak. bir tek polis-savciyi satin almak yok -en azindan 3. sezona kadar - o da herhalde muz cumhuriyetlerine ozgudur.
devamını gör...
89.
vince gillian'ın, sıradan bir hayatın nasıl adım adım çürüyebileceğini ele aldığı ve karakter dönüşümünün, daha doğrusu potansiyel kötülüğün ortaya çıkmasını sert bir şekilde işlendiği beş sezonluk dizisi. "kötü olmak" fikrini ani bir kırılma değil, sudan sebeplerle meşrulaştırılan bir süreç olarak işler.
bir lisede sıradan bir kimya öğretmeni olan ve akciğer kanseri olduğunu öğrenen walter white, başlangıçta, ölümünden sonra ailesine maddi bir imkan bırakmayacağı endişesiylel ve kalan ömrünü baz alarak, müptezel ve eski bir öğrencisi olan jesse pinkman ile işbirliği yaparak metamfetamin işine girişir. 776 bin dolar kazanmak için girdiği bu iş, ikisini de kısa süre sonra suç dünyasının merkezine çeker ve bir güç oyununa dönüşür. "başka çarem yok" bahanesiyle başlayan macera, "ben buyum" noktasına gelir.
kötülüğün çoğu zaman dramatik bir kırılmadan ziyade küçük tavizlerle ilerledigini görürüz. bu diziye göre kötülük bir istisna değil, potansiyeldir zira. walter white, trajik bir anti-kahraman değildir. kendi felaketine giden yoldaki taşları "iyi niyet" parkelerinin altına saklar. heisenberg onun maskesi ya da dönüştüğü kişilik değil, bastırılmış benliğidir. para ve güvenlik söylemleri, giderek kontrol ve üstünlük arzusuna dönüşür ve bundan keyif alır. jesse'ye olan manipülatif yaklaşımı da bu güç arzusundan kaynaklanıyor bana göre. zira gerçeklerle kontrol edemediği hatta yalanlara rağmen yeterince kontrol edemediği tek karakter. hikaye ilerledikçe bunun bir dönüşüm değil, zaten orada olanın apaçık hale gelmesi olduğu anlaşılıyor. walter white, her bakımdan aç gözlü biridir ve bu hem onun hem de dokunduğu herkesin felaketini getirmiştir. güvenliğini sağlamaya çalıştığı ailesi için en büyük tehlike olmayı becermiştir. izlerken zekasına tanık olmakla birlikte, hırsının çoğu zaman doğru karar vermenin önüne geçtiğini de görürüz.
dizide en sevdiğim şeylerden biri, sahnelerin herhangi bir yerinde müzik olmaması. yönetmen müzikle duygu belirlemek yerine, salt gerçeği sunup izleyicinin ve oyuncunun konforunu bozmuş. buna rağmen oyunculuklar, çekim tekniği, tema rengi ve kurgusu oldukça başarılı. walter white itine sinirimden giderek yavaşlatarak izledim diziyi ama bu dizi sıkıcı olduğundan değil tabii. ben seviyorum yavaş ve gergin anlatımı.
bir lisede sıradan bir kimya öğretmeni olan ve akciğer kanseri olduğunu öğrenen walter white, başlangıçta, ölümünden sonra ailesine maddi bir imkan bırakmayacağı endişesiylel ve kalan ömrünü baz alarak, müptezel ve eski bir öğrencisi olan jesse pinkman ile işbirliği yaparak metamfetamin işine girişir. 776 bin dolar kazanmak için girdiği bu iş, ikisini de kısa süre sonra suç dünyasının merkezine çeker ve bir güç oyununa dönüşür. "başka çarem yok" bahanesiyle başlayan macera, "ben buyum" noktasına gelir.
kötülüğün çoğu zaman dramatik bir kırılmadan ziyade küçük tavizlerle ilerledigini görürüz. bu diziye göre kötülük bir istisna değil, potansiyeldir zira. walter white, trajik bir anti-kahraman değildir. kendi felaketine giden yoldaki taşları "iyi niyet" parkelerinin altına saklar. heisenberg onun maskesi ya da dönüştüğü kişilik değil, bastırılmış benliğidir. para ve güvenlik söylemleri, giderek kontrol ve üstünlük arzusuna dönüşür ve bundan keyif alır. jesse'ye olan manipülatif yaklaşımı da bu güç arzusundan kaynaklanıyor bana göre. zira gerçeklerle kontrol edemediği hatta yalanlara rağmen yeterince kontrol edemediği tek karakter. hikaye ilerledikçe bunun bir dönüşüm değil, zaten orada olanın apaçık hale gelmesi olduğu anlaşılıyor. walter white, her bakımdan aç gözlü biridir ve bu hem onun hem de dokunduğu herkesin felaketini getirmiştir. güvenliğini sağlamaya çalıştığı ailesi için en büyük tehlike olmayı becermiştir. izlerken zekasına tanık olmakla birlikte, hırsının çoğu zaman doğru karar vermenin önüne geçtiğini de görürüz.
dizide en sevdiğim şeylerden biri, sahnelerin herhangi bir yerinde müzik olmaması. yönetmen müzikle duygu belirlemek yerine, salt gerçeği sunup izleyicinin ve oyuncunun konforunu bozmuş. buna rağmen oyunculuklar, çekim tekniği, tema rengi ve kurgusu oldukça başarılı. walter white itine sinirimden giderek yavaşlatarak izledim diziyi ama bu dizi sıkıcı olduğundan değil tabii. ben seviyorum yavaş ve gergin anlatımı.
devamını gör...
90.
diziye tam puan vermiş biri olarak, başlığında bir tanım görünce yazmadan edemedim.
dizi listesinde olduğu yeri fazlasıyla hak eden bir yapım. hadi, izleyip gel de üzerinde derin sohbetlere dalalım.
birlikte dizi izleyecek arkadaşları olan şanslı insanlardan mısınız? o zaman açın, bitirin ve muhabbetin derinliğini izleyin.
youtube kanalından fırlamış bir metin oldu ama neyse artık.
izleyin, izlettirin ve üzerinde bol bol tepişin.
zaten dizinin yapımcısının amacı da bu; yeni dizisi hakkında konuşurken bunu amaçladığını kendi söyledi. ben onun yalancısıyım.
glck.
dizi listesinde olduğu yeri fazlasıyla hak eden bir yapım. hadi, izleyip gel de üzerinde derin sohbetlere dalalım.
birlikte dizi izleyecek arkadaşları olan şanslı insanlardan mısınız? o zaman açın, bitirin ve muhabbetin derinliğini izleyin.
youtube kanalından fırlamış bir metin oldu ama neyse artık.
izleyin, izlettirin ve üzerinde bol bol tepişin.
zaten dizinin yapımcısının amacı da bu; yeni dizisi hakkında konuşurken bunu amaçladığını kendi söyledi. ben onun yalancısıyım.
glck.
devamını gör...
