21.
12 sene yasadiğim sürreal izmir ilçesi.izmirin en kalabalik ilcesidir.
devamını gör...
22.
#3389815
dahlvier hocama itirazım var. fotoğraf buca’nın hangi noktasından anlayamadım ama buca’nın en güzel yeri bellidir. kurşun atıp kurşun yiyebiliriz.
bef’liler birleşin!

dahlvier hocama itirazım var. fotoğraf buca’nın hangi noktasından anlayamadım ama buca’nın en güzel yeri bellidir. kurşun atıp kurşun yiyebiliriz.
bef’liler birleşin!

devamını gör...
23.
değişik bir ilçe, ne ararsan var içinde deniz hariç. sınav için bir otelde konakladım uygun fiyatlıydı. buca residence otel ismi. kahvaltıları çok güzeldi. merkezi bir yerde yürüyerek kafeler sokağına falan gidebiliyorsun.
devamını gör...
24.
bu ülkesinin vatandaşlarının ana dili.
devamını gör...
25.
trafiği bitmeyen üniversite ilçesi.
devamını gör...
26.
dün sağnak yağmur yağdı diye kıskandığım izmir semti
devamını gör...
27.
başlığa girer girmez burnuma gelen ter kokusuyla karışık yeni nesil apaçi rap melodileri havhavhavhav*
devamını gör...
28.
başlığa girer girmez daha şirinyer girişinden başlayan saçma sapan trafik sıkışıklığı aklıma geldi.
istanbul'da ana arter sayılabilecek yerde durmak ve bekleme yapmaya kesinlikle müsaade etmezler. tepesinde eds kamerası olan araba gelir herkese sıradan ceza yazar üstüne birkaç tane çekici bile gelebilir etrafı temizlemek için.
ama bu yolda nedense yol kenarı duraklama ve park yapma noktası olmuş. aynı sorun hatay caddesi ve mithatpaşa'da da mevcut senelerdir çözemediler. 2 şeritli yolların tek şeridi iptal gibi.
insan profili desen esenyurt gibi her telden insanın olduğu bir yer. maddi zorunluluk ya da okul vb sebepler dışında eğer kendi isteğiyle bu ilçede yaşayan varsa tebrik ederim.
istanbul'da ana arter sayılabilecek yerde durmak ve bekleme yapmaya kesinlikle müsaade etmezler. tepesinde eds kamerası olan araba gelir herkese sıradan ceza yazar üstüne birkaç tane çekici bile gelebilir etrafı temizlemek için.
ama bu yolda nedense yol kenarı duraklama ve park yapma noktası olmuş. aynı sorun hatay caddesi ve mithatpaşa'da da mevcut senelerdir çözemediler. 2 şeritli yolların tek şeridi iptal gibi.
insan profili desen esenyurt gibi her telden insanın olduğu bir yer. maddi zorunluluk ya da okul vb sebepler dışında eğer kendi isteğiyle bu ilçede yaşayan varsa tebrik ederim.
devamını gör...
29.
öğrenci nüfusu sayesinde gece gündüz ayrı bir enerjiye sahip, ama trafik açısından da ayrı bir sabır testi. sabah ringlerle okula yetişmeye çalışan binlerce insanı görünce “burası mini bir üniversite şehri” dersin. bir yanında köfteci, diğer yanında tarihi levanten köşkleri… hem salaş hem nostaljik. kısacası, izmir’in biraz kalabalık, biraz samimi, biraz da kendine has mahallesi.
devamını gör...
30.
çocukluğumun varoş mahallesi
devamını gör...
31.
aşk nefret ilişkisi yaşadığım izmir ilçesi.
gaziemir’de aile evinden ayrılıp burada eve çıktıktan sonra kendimi sanki başka bir dünyaya adım atmış gibiyim. ilk olarak kötü yanlarından bahsetmek gerekir ki burası adeta küçük bir meksika gibi. kekosu, hırtı çok fazla. her yer uyuşturucu ve eskort kaynıyor. las vegas’a günahlar şehri diyorlar. açıkçası şeytan burayı görse imana gelir. öyle bir yer. bunun haricinde her hafta okula gitmek işkence. trafiği adamı hayattan bezdirir. bunun dışında yolda giderken sayısızca çöp dağı görebilirsiniz. izmir belediyesinin çöp toplama konusundaki son vukuatını tüm izmirliler bilir. ama burası bambaşka bir level.
yine de, ben bu mekanı sevdim ya. atraksiyonu, gezilecek, takılacak yeri çok. daha önce hiç dikkatimi çekmeyen, kıytı köşede kalmış tarihi yapıları ve yerleri keşfettim. gerçekten gizemli bir yer. örneğin bucadan evvel torbalı’ya da bir göz attım ve torbalı’dan ölümüne sıkıldım. evet nüfus bucadaki gibi yoğun değil, nispeten sakin. ama çok sıkıcı. böyle bir terk edilmiş sovyet kenti, çok post apokaliptik bir havası var. buca’ya kıyasla daha dışarıda kalmış, merkezden soyutlanmış bir yer. bucadan ise atlıyosun şirinyere, gideceğin her yerin ortasındasın. mükemmel abi.
şurada okuduğum iki yıl boyunca daha hiç tanımadığım kadar insan tanıdım, hiç olmadığı kadar ortamda ve atraksiyonda bulundum. çok felaket bir yer, seviyorum burayı ya.
gaziemir’de aile evinden ayrılıp burada eve çıktıktan sonra kendimi sanki başka bir dünyaya adım atmış gibiyim. ilk olarak kötü yanlarından bahsetmek gerekir ki burası adeta küçük bir meksika gibi. kekosu, hırtı çok fazla. her yer uyuşturucu ve eskort kaynıyor. las vegas’a günahlar şehri diyorlar. açıkçası şeytan burayı görse imana gelir. öyle bir yer. bunun haricinde her hafta okula gitmek işkence. trafiği adamı hayattan bezdirir. bunun dışında yolda giderken sayısızca çöp dağı görebilirsiniz. izmir belediyesinin çöp toplama konusundaki son vukuatını tüm izmirliler bilir. ama burası bambaşka bir level.
yine de, ben bu mekanı sevdim ya. atraksiyonu, gezilecek, takılacak yeri çok. daha önce hiç dikkatimi çekmeyen, kıytı köşede kalmış tarihi yapıları ve yerleri keşfettim. gerçekten gizemli bir yer. örneğin bucadan evvel torbalı’ya da bir göz attım ve torbalı’dan ölümüne sıkıldım. evet nüfus bucadaki gibi yoğun değil, nispeten sakin. ama çok sıkıcı. böyle bir terk edilmiş sovyet kenti, çok post apokaliptik bir havası var. buca’ya kıyasla daha dışarıda kalmış, merkezden soyutlanmış bir yer. bucadan ise atlıyosun şirinyere, gideceğin her yerin ortasındasın. mükemmel abi.
şurada okuduğum iki yıl boyunca daha hiç tanımadığım kadar insan tanıdım, hiç olmadığı kadar ortamda ve atraksiyonda bulundum. çok felaket bir yer, seviyorum burayı ya.
devamını gör...
32.
izmir'in ilçeleri başlığını açtıktan sonra henüz bir tanım girmediğimi şaşırarak fark ettiğim, başlığın müsebbibi izmir ilçesi.
öncelikle, başlıkta yazan bazı yazarlar gibi çocukluk ve ergenlik anılarım yok burada. belki bu yüzdendir ki buca'ya öyle nostaljik güzellemeler döşeyemem. ben seviyorum burasını, burada başıma hiçbir olumsuz şey gelmedi. ama işte öyle buca aşığı falan da sayılmam.
izmir'e ufaklığımdan beri aydın'dan gider gelirdik. işte enternasyonal fuar falan. ya da kemeraltı'ndan alışveriş. ya da işte akraba ziyareti...
abim üniversiteyi kazandıktan sonra onun fakültesine yakın diye buca'dan bir ev almıştık. çok iyi fiyata aldık ve işte hala bu evdeyiz. ben mesela buradan yazıyorum şu anda. hatta evimizin yakınındaki bir marketin sahibi, biz evi aldıktan sadece 1-2 sene sonra, aldığınız fiyatın iki katına satın, hemen alırım demiş abime. haha. biraz ballıyız sanırım. ankara - kolej'deki evimiz de aynı şekilde çok uygun zamanda ve fiyata alındı. ve bu iki evimiz de bana göre alanlarındaki en güzel konumda. konumlarını tam söyleyemem de harbiden böyle düşünüyorum.
buca'ya işte abimin yanına git-gel yapardım, 2006-2008 arasında falan da yüksek lisans yaparken burada yaşadım da. ege üni'yi kazanmıştım işte ve buca'daki evimizden bornova'ya git-gel yaparak yüksek lisans öğrenimimi gördüm.
korona dönemine kadar ankara'da yaşayıp çalışmıştım senelerce ve korona patlayınca ankara'daki evimizi kiraya verdik ve bundan sonra senelerimin çoğunu kuşadası/davutlar, kasım - mart aralarını falan da buca/izmir'de geçirmeye başladım ve bu böyle devam etmekte.
buca aşığı sayılmasam da seviyorum da burasını. ama işte yazının başında açtığımı söylediğim başlıktaki tanımımda da dediğim gibi, buradaki evimizde asansör yok ve bu yüzden asansörlü bir ev daha almayı planlıyoruz. aklımızda balçova var ama yine buca'dan bir ev daha da olabilir (diğerini kiraya veririz gene).
buca, çok küçük bir ilçe sayılmaz. bizim yaşadığımız kısmı gerçekten nezih. dediğim gibi, burada bunca senede başıma hiçbir kötü olay gelmedi. buca'nın farklı yerlerinde farklı vukuatlar olduğunu da duymadım değil tabii.
ezcümle, buca'yı seviyorum, kendimi bir buca aşığı addetmesem de.
öncelikle, başlıkta yazan bazı yazarlar gibi çocukluk ve ergenlik anılarım yok burada. belki bu yüzdendir ki buca'ya öyle nostaljik güzellemeler döşeyemem. ben seviyorum burasını, burada başıma hiçbir olumsuz şey gelmedi. ama işte öyle buca aşığı falan da sayılmam.
izmir'e ufaklığımdan beri aydın'dan gider gelirdik. işte enternasyonal fuar falan. ya da kemeraltı'ndan alışveriş. ya da işte akraba ziyareti...
abim üniversiteyi kazandıktan sonra onun fakültesine yakın diye buca'dan bir ev almıştık. çok iyi fiyata aldık ve işte hala bu evdeyiz. ben mesela buradan yazıyorum şu anda. hatta evimizin yakınındaki bir marketin sahibi, biz evi aldıktan sadece 1-2 sene sonra, aldığınız fiyatın iki katına satın, hemen alırım demiş abime. haha. biraz ballıyız sanırım. ankara - kolej'deki evimiz de aynı şekilde çok uygun zamanda ve fiyata alındı. ve bu iki evimiz de bana göre alanlarındaki en güzel konumda. konumlarını tam söyleyemem de harbiden böyle düşünüyorum.
buca'ya işte abimin yanına git-gel yapardım, 2006-2008 arasında falan da yüksek lisans yaparken burada yaşadım da. ege üni'yi kazanmıştım işte ve buca'daki evimizden bornova'ya git-gel yaparak yüksek lisans öğrenimimi gördüm.
korona dönemine kadar ankara'da yaşayıp çalışmıştım senelerce ve korona patlayınca ankara'daki evimizi kiraya verdik ve bundan sonra senelerimin çoğunu kuşadası/davutlar, kasım - mart aralarını falan da buca/izmir'de geçirmeye başladım ve bu böyle devam etmekte.
buca aşığı sayılmasam da seviyorum da burasını. ama işte yazının başında açtığımı söylediğim başlıktaki tanımımda da dediğim gibi, buradaki evimizde asansör yok ve bu yüzden asansörlü bir ev daha almayı planlıyoruz. aklımızda balçova var ama yine buca'dan bir ev daha da olabilir (diğerini kiraya veririz gene).
buca, çok küçük bir ilçe sayılmaz. bizim yaşadığımız kısmı gerçekten nezih. dediğim gibi, burada bunca senede başıma hiçbir kötü olay gelmedi. buca'nın farklı yerlerinde farklı vukuatlar olduğunu da duymadım değil tabii.
ezcümle, buca'yı seviyorum, kendimi bir buca aşığı addetmesem de.
devamını gör...