21.
ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim.
edit: düzeltme.
edit: düzeltme.
devamını gör...
22.
devamını gör...
23.
"seçkin bir kimse değilim
ismimin baş harfleri acz tutuyor
bağışlamanı dilerim."
...
ismimin baş harfleri acz tutuyor
bağışlamanı dilerim."
...
devamını gör...
24.
‘güzellik , uykuyu bırakıp bakınca görülebilir. aksi halde baş tarafı dinlenmemiş bir masal gibi güzelliği anlamak da zor.’
serçekuş / cahit zarifoğlu.
zarifliği adından ve kitaplarından öğrendiğim şair/yazar.
serçekuş / cahit zarifoğlu.
zarifliği adından ve kitaplarından öğrendiğim şair/yazar.
devamını gör...
25.
1940 doğumlu kahramanmaraşlı şair.
"anılar defterinde gül yaprağı"
gibi unutuldum kurudum
başıma düşmüş sevda ağı
bir başıma tenhalarda kahroldum
sen kimbilir, rüzgârlı eteklerinle
kimbilir hangi iklimdesin, ben
"anılar defterinde gül yaprağı"
gibi unutuldum kurudum
başıma düşmüş sevda ağı
bir başıma tenhalarda kahroldum
sen kimbilir, rüzgârlı eteklerinle
kimbilir hangi iklimdesin, ben
devamını gör...
26.
"en uzun yoldur insanın içi "
cahit zarifoğlu
cahit zarifoğlu
devamını gör...
27.
7 haziran 1987 yılında aramızdan ayrılan türk şair ve yazar. çok zarif adammış kendisi öyle söylerler. ama ben hep şu sözüyle hatırlayacağım:
-keşke vaktiyle, saçma da olsa iki laf etseymişim; susunca yok oluyormuş insan, çok sonra öğrendim.
-keşke vaktiyle, saçma da olsa iki laf etseymişim; susunca yok oluyormuş insan, çok sonra öğrendim.
devamını gör...
28.
merhaba anne ben oğlun cahit
bana her gece "üstünü açma üşütürsün" demiştin.
keşke bir gece de "kalbini açma üzülürsün" deseydin...
bunun gibi çok güzel sözleri ve eserleri olan değerli şair ve yazardır. bazen aynı dediği gibi kalbimizi açarız ve üzülürüz sonra kapatırız kalbimizi açmayız sonra karşımıza biri çıkar bu sefer azıcık gösteririz kendimizi ama şansımıza bulmuşuzdur o kişiyi o zaman üzülmeyiz aksine mutlu oluruz ama öncesinde bir kere üzülmüşüzdür bir kez daha kalbimizi açmamız artık daha zordur. herkesin gönlüne göre birisi ile karşılaşması dileğimle... bu arada necip fazıl kısakürek'in bu değerli şairimizin nikah şahidi olduğunu biliyor muydunuz.
bana her gece "üstünü açma üşütürsün" demiştin.
keşke bir gece de "kalbini açma üzülürsün" deseydin...
bunun gibi çok güzel sözleri ve eserleri olan değerli şair ve yazardır. bazen aynı dediği gibi kalbimizi açarız ve üzülürüz sonra kapatırız kalbimizi açmayız sonra karşımıza biri çıkar bu sefer azıcık gösteririz kendimizi ama şansımıza bulmuşuzdur o kişiyi o zaman üzülmeyiz aksine mutlu oluruz ama öncesinde bir kere üzülmüşüzdür bir kez daha kalbimizi açmamız artık daha zordur. herkesin gönlüne göre birisi ile karşılaşması dileğimle... bu arada necip fazıl kısakürek'in bu değerli şairimizin nikah şahidi olduğunu biliyor muydunuz.
devamını gör...
29.
kendisi de babası gibi zarif bir insandır.
devamını gör...
30.
bir incelik gösterin, incinmesin yüreğim.
devamını gör...
31.
bir güzel adam.
devamını gör...
32.
bana başka bir gece daha görmeden öleceğini bilen kelebeğin neşesinden bahset, çok yorgunum. *
devamını gör...
33.
baharlar artık bensiz çiçek açacak
devamını gör...
34.
kalsam,
sığdıramam
bu deli maviyi ihanet kokan soluğuna
metropollerin.
üşür gözlerimde yediveren tomurcuk,
yedi göğün yıldızları.
yüreğimde bir maral ağlar,
hangi suya eğilsem.
ellerimin
dikiş tutmazlığı
ellerine teyellenmişken,
bağlıydım hayata
ama şimdi
çözüldüm her anlamda.
tırnaklarım etimden ayrıldı çünkü.
çünkü beklenenden tez düştü ak’lar çocuk sakallarıma .
çünkü kırıldım saç uçlarıma kadar!
ve.
haziran gibiydi çocuklar, yakmayan sıcaklıklarıyla
yüzlerinde yüzlerce iklim,
alabildiğine savunmasız, ürkek ve masum .
ve böyle temizken hayat ne büyük günah işledik büyümekle.
hani diyorum ya ; umuda gülümse hep,
aç gözlerini, yosun tutmuşsa da zaman, aldırma!
sen, çoktan kapamışsın gözlerini,
yüzünde buruk bir gülümseyişi hediye bırakarak.
artık çıkarım bulanık köpüklü dalgalardan.
ağlamam bu sefer inan,
yıkıldığında kumdan şatolarım.
hem artık güneş çizmeyi öğrendim.
gözlerime hükmetmeyi, susmayı, tırnağımı daha derinden koparıp,
hıçkırıklarımı tam sol yanımda yok etmeyi.
gizlemeyi ama bi yağmurda geçmiyor söz işte,
yüreğime.
o ağlıyor ben damlıyorum .
bakma büyümüş gibi yapıyorum.
devamını gör...
35.
"bana hissettirdiklerini seviyorum,
sanki her şey mümkünmüş gibi,
sanki, yaşamaya değermiş gibi."
sanki her şey mümkünmüş gibi,
sanki, yaşamaya değermiş gibi."
devamını gör...
36.
yedi güzel adam'ın zarif'i. o kendisini abdurrahman cahit zarifoğlu diye tanıtırdı diye tahmin ediyorum. adımın baş harflerinde kimliğim saklı der ya hani. acz.
ben ona imgelerin şahı diyorum. sırlı bir odanın anahtarı gibi kullanıyor kelimeleri adeta. şiirlerimden ben de bir şey anlamıyorum der kendisi. şiirlerin anlaşılmıyor diyenlere de bazen yılmış ve artistik bir vaziyette "hiç kimse şu ya da bu şiiri anlamak zorunda değildir. anlamıyorlarsa niye rahatsız oluyorlar bilmem. ben de botanikten hiç anlamam" der.
ve şiirleri insanı en derininden tutup yakalar.
"ve tüm koşuşmalar ortasında insanları alıp buran olayların en içlerine sarkar şair kanım."
şiir kitaplarının isimlerinde sırasıyla bir serüven barındırır;
işaret çocukları işaret edilen, gösterilen, seçilen çocuklardır bunlar büyüyüp yedi güzel adam olurlar sonra da menziller gelir, belli bir menzile doğru yola koyulurlar ve son olarak korku ve yakarış makamına varırlar.
şiir kitaplarının yanı sıra günlüğü olan "yaşamak" kitabını da mutlaka okumalı "ne çok acı var" cümlesiyle başlar.
-haydi ey şair, sen de uyan ve şimşek gibi çakan şiirlerinle insanları uyandır, ölen duyguları canlandır, unutulan görevleri hatırlat.-
ben ona imgelerin şahı diyorum. sırlı bir odanın anahtarı gibi kullanıyor kelimeleri adeta. şiirlerimden ben de bir şey anlamıyorum der kendisi. şiirlerin anlaşılmıyor diyenlere de bazen yılmış ve artistik bir vaziyette "hiç kimse şu ya da bu şiiri anlamak zorunda değildir. anlamıyorlarsa niye rahatsız oluyorlar bilmem. ben de botanikten hiç anlamam" der.
ve şiirleri insanı en derininden tutup yakalar.
"ve tüm koşuşmalar ortasında insanları alıp buran olayların en içlerine sarkar şair kanım."
şiir kitaplarının isimlerinde sırasıyla bir serüven barındırır;
işaret çocukları işaret edilen, gösterilen, seçilen çocuklardır bunlar büyüyüp yedi güzel adam olurlar sonra da menziller gelir, belli bir menzile doğru yola koyulurlar ve son olarak korku ve yakarış makamına varırlar.
şiir kitaplarının yanı sıra günlüğü olan "yaşamak" kitabını da mutlaka okumalı "ne çok acı var" cümlesiyle başlar.
-haydi ey şair, sen de uyan ve şimşek gibi çakan şiirlerinle insanları uyandır, ölen duyguları canlandır, unutulan görevleri hatırlat.-
devamını gör...
37.
asıl adı abdurrahman cahit zarifoğlu olan ünlü ve yetenekli şair 1940 yılında ankara'da dünyaya geldi ve maalesef ki 1987 yılının bir haziran ayı aramızdan ayrıldı. cahit zarifoğlu'nun gençlik yılları güneydoğu'da geçmiş. lise yıllarında erdem beyazıt rasim özdenören alaaddin özdenören gibi isimlerle aynı sırada oturmuşlar. soyadını ise 300 yıl kadar önce kafkasya'dan maraşa gelip yerleşten atalarından aldığını söylemekte fayda var, maraşa yerleşen ataları üç kardeşlermiş ve bunlardan birisinin adı zarifmiş.
istanbul üniversitesi alman dili ve edebiyatı bölümden mezun olup yeri geldi muhasebecilik yaptı yeri geldi çevirmenlik, düzeltmenlik yaptı yeri geldi öğretmenlik yaptı. ilk şiir ve öykülerini lise zamanlarında maraş'taki yerel gazetelerde yayınlatmayı başardı ve ardından istanbul ankara gibi şehirlerdeki dergilerde çıkan şiirleri sayesinde insanlar tarafından tanınmayı başardı.
ilk şiirlerinde 2. yeni akımının etkileri sıklıkla görülür. şiirlerinde madde-ruh çatışması, batı diktasına karşı doğu protestosu gibi temaları işledi. ilk şiir kitabı olan işaret çocuklarını 67 yılında yayınladı. şiirlerinde kendi inançları çerçevesinde ele aldığı anadolu insanlarının sevgilerini umutlarını acılarını yansıttı. son şiirlerindeyse islamcı düşüncedeki insan sevgisini toplumsal mutluluk anlayışı gibi temaları işledi. tabii ki yer yer gerçeküstü ögelere ve eski şiir kalıplarına yer verdi.
şiir olarak işaret çocukları, yedi güzel adam, menziller
hikaye olarak ins
masal olarak ağaçkakanlar, katıraslan, yürek dede ve padişah, serçekuş, motorlu kuş
deneme olarak bir değirmendir bu dünya
en çok bilinen eserlerindendir.
istanbul üniversitesi alman dili ve edebiyatı bölümden mezun olup yeri geldi muhasebecilik yaptı yeri geldi çevirmenlik, düzeltmenlik yaptı yeri geldi öğretmenlik yaptı. ilk şiir ve öykülerini lise zamanlarında maraş'taki yerel gazetelerde yayınlatmayı başardı ve ardından istanbul ankara gibi şehirlerdeki dergilerde çıkan şiirleri sayesinde insanlar tarafından tanınmayı başardı.
ilk şiirlerinde 2. yeni akımının etkileri sıklıkla görülür. şiirlerinde madde-ruh çatışması, batı diktasına karşı doğu protestosu gibi temaları işledi. ilk şiir kitabı olan işaret çocuklarını 67 yılında yayınladı. şiirlerinde kendi inançları çerçevesinde ele aldığı anadolu insanlarının sevgilerini umutlarını acılarını yansıttı. son şiirlerindeyse islamcı düşüncedeki insan sevgisini toplumsal mutluluk anlayışı gibi temaları işledi. tabii ki yer yer gerçeküstü ögelere ve eski şiir kalıplarına yer verdi.
şiir olarak işaret çocukları, yedi güzel adam, menziller
hikaye olarak ins
masal olarak ağaçkakanlar, katıraslan, yürek dede ve padişah, serçekuş, motorlu kuş
deneme olarak bir değirmendir bu dünya
en çok bilinen eserlerindendir.
devamını gör...
38.
“acını yaşa, öfkeni yaşa. ve seyret. kendini sakın bastırma. öyle suyun üstünde akan yaprağa bakar gibi bak, seyret. uzanıp onu almaya kalkışma. kendini suçlama. olacak olandan kaçamazsın. o yüzden hiç bastırma kendini, baskılama. çünkü insan bastırdığı duygunun esiri olur.”
•çünkü insan bastırdığı duygunun esiri olurmuş.. cahit zarifoğlu sayesinde öğrendim.
•çünkü insan bastırdığı duygunun esiri olurmuş.. cahit zarifoğlu sayesinde öğrendim.
devamını gör...
39.
şiirleri için bir vakit küflü yüküm demiştir. nasıl iyi anlıyorum.
devamını gör...
40.
"uçmayı öğrenmeden göçmeye mecbur kalmış bir kuş gibi kalbimiz " der
devamını gör...