kimsenin kendine bile itiraf edemediği gerçektir.
devamını gör...
çocuklarımın bir suçu yok hakim bey. tamamen benim bok yemem hayatımın kayması.
devamını gör...
yanlış bir önerme, hayat daha bir düzene girer, yaşama gayesi doğar.
devamını gör...
sosyal medyada bu tür tartışmalar bana hep şu görseli hatırlatır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
çocuğum olmadığı için cevabını bilemeyeceğim sorunsal.

ama tahminde bulunabilirim. genelde zaten hayatı kaymaya meyilli olanlarınki çocuk olunca kayıyordur bence. yoksa çocuk hayatı güzelleştirir, anlam katar, geleceğe dair umut beslemenize sebep olur. canınızdan çok seveceğiniz bir canlı dünyaya getirmek güzel bir şey olmalı. en azından çocuğu olan ve fikrine güvenilebilecek gibi görünen herkes öyle diyor. zorlukları elbette olacak, bu hayatta ne kolay ki? yani hayatınız kayıyorsa gözünüzün içine bakan çocuğun bir suçu yok, sorumluluk yetişkinlerde.
devamını gör...
çocuklar hem çok tatlı hem de çok tehlikeli.(anne babalar çok önemli…)

yani düşünsene sen bebeğine o kadar tatlı bakıp onu güzel,terbiyeli,saygılı yetiştiriyorsun sonra başka birinin çocuğu gelip senin canının içine zarar veriyor ama o da bir çocuk ve o da bunu öğrenmiş.
nasıl koruyacaksın?
devamını gör...
hayatın kaymıyor ama psikolojin yamuluyor diyebiliriz.

(bkz: ebeveyn olmanın dayanılmaz ağırlığı) *
devamını gör...
tam tersi hayatın rayına giriyor. insanı toparlayan, olgunlaştıran, düzene sokan bir şey.

sadece sorumluluk değil, bayağı can yoldaşı oluyorlar. evde tek kaldığın günlerde, “evde bir nefes daha olmalı” tabirini çok net anlıyorsun.
aynı hayatın içinde birlikte büyüyorsun gibi.

küçük dertlere takılmaya da vakit kalmıyor zaten.
depresyona girecek boşluk yok, hayat o kadar hızlı akıyor ki bir şeyi kaydıramazsın yani.
devamını gör...
ben tam tersini yaşadım.
hayatım kaymadı, yerine oturdu.. sanki dağınık duran bir masayı biri toplamış gibi. öncesinde daha serbesttim belki ama daha savruktum da. çocuklarım olduktan sonra ayaklarım yere daha sağlam bastı. çünkü artık sadece kendimden sorumlu değildim. bana bakan iki çift göz vardı.

onlar hayatıma girince planlı yaşamak lüks olmaktan çıktı, zorunluluk oldu. saatlerim, günlerim, önceliklerim değişti. eskisi gibi yarın hallederim deme şansım kalmadı. çünkü başka türlü yetişmiyor hiçbir şey. sorumluluk dediğin, erteleyebileceğin bir şey değil. sana bağlı, nefes alan minik bir canlı var. açlığı da gerçek, korkusu da, ihtiyacı da...

ama ben bunu hiç yük gibi görmedim. bir ödev gibi hiç görmedim. aksine, içten içe seçtiğim bir yol gibi gördüm. evet, gönüllü bir kölelik belki… uykusuz geceler, bitmeyen telaşlar, sürekli tetikte bir kalp. ama alınan haz öyle büyük ki bir gülüşleri bütün yorgunluğu siliyor.

onlar için her şeyin en iyisini, en güvenlisini, en doğrusunu düşünmek zorundasın. bu zorunluluk insana ağırlık değil, anlam yüklüyor. daha dikkatli oluyorsun. daha sabırlı. daha güçlü. kendin için katlanmayacağın şeye onlar için katlanıyorsun ve bunu yaparken içinden bir şey eksilmiyor tam tersine çoğalıyor.

çocuklarım hayatımın hep iki kilit durağı oldu. yönümü şaşırdığımda pusulam, düştüğümde kalkma sebebim. onlar için yaptığım hiçbir fedakarlıktan pişman olmadım. zevkle yaptım, yine olsa yine yaparım. çünkü fedakarlık dediğimiz şey, sevgi varsa aslında fedakarlık gibi gelmiyor.
devamını gör...
hayatımı kaydıracak hatunlar eklesin.
devamını gör...
hayatınız anlam buluyor. yaşama amacınız oluyor. (çocuk sevgisi de olacak çocuk sahibinin)

çocuk sahibi olmayan anlayamaz.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"çocuk sahibi olunca hayatın kayması sorunsalı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim