cordarone
başlık "karanliktakimum" tarafından 10.11.2021 10:27 tarihinde açılmıştır.
nickaltı sahibi yazar profili: cordarone
21.
işini bilir o..
kimi artılayacağını, fava alacağını bilir.
sısısıısısıs
kimi artılayacağını, fava alacağını bilir.
sısısıısısıs
devamını gör...
22.
benim kendisine karşı bir sempatim var. gerçek takipçi diye cordarone'a derim. bayağıdır okur beni, güler. zira ben güldürürüm.
yardıma ihtiyacım olduğunda hemen koşan da cordarone'du. çok saygılı bir beyefendi. kimseyle gereksiz sohbetlere girmez. her şey amaca yöneliktir. tam mühendis kafası.
bizim ilişkimiz sera kadıgil vs ümit özdağ gibi ama fikirler çıkınca o beni afacan çocuk olarak görür ben onu abi gibi. shitpost paylaştığımda kızma bana ya da kız ama gül de.
yardıma ihtiyacım olduğunda hemen koşan da cordarone'du. çok saygılı bir beyefendi. kimseyle gereksiz sohbetlere girmez. her şey amaca yöneliktir. tam mühendis kafası.
bizim ilişkimiz sera kadıgil vs ümit özdağ gibi ama fikirler çıkınca o beni afacan çocuk olarak görür ben onu abi gibi. shitpost paylaştığımda kızma bana ya da kız ama gül de.
devamını gör...
23.
#2590819 ufak tefek hikaye denemelerim var, birkaç tanesini ablam fransızcaya çevirip orada yayınladı ama yazar değil profesyonel okuyucuyum. okuyucuydum. şimdi çok gereksiz kitaplar çıkmaya başladı. türkçe bilmeyen, türkçe bilmediğini de bilmeyen yazarların başı sonu tutarsız kitaplarını okuyamıyorum. bir de tarihe merak saldım. tarihçi diye geçinen medya maymunu olmuş kişileri değil gerçek tarihçileri okumaya çalışıyorum. bir de tabi, mühendis olmanın verdiği avantajla, o iş öyle olmamıştır, şöyledir deyişim var. kuşku payıyla birlikte genellikle haklı çıkarım.
ve evet sağcılarla, faşistlerle ilişkim hoşlaşmayış değil nefret düzeyinde. tabi afkuran, ağzı köpüren, hırlayan tipler için bu nefret.
tüm sözlerin için teşekkür ederim.
ve evet sağcılarla, faşistlerle ilişkim hoşlaşmayış değil nefret düzeyinde. tabi afkuran, ağzı köpüren, hırlayan tipler için bu nefret.
tüm sözlerin için teşekkür ederim.
devamını gör...
24.
bazen tanımlarını görüp bunu ne ara yazmışım diyorum isim benzerliğinden, sende de öyle oluyo mu
devamını gör...
25.
26.
bu işte bir oğlaklık olduğunu anlamıştım.
neyse ya tek kusurun bu olsun.
seni de böyle sevecez.
al sana seni anlatan video.
www.instagram.com/reel/CtpW...
neyse ya tek kusurun bu olsun.
seni de böyle sevecez.
al sana seni anlatan video.
www.instagram.com/reel/CtpW...
devamını gör...
27.
pe ke ke yazanları eleştirenleri faşistlikle suçlayan tipik bir terör sevici.
devamını gör...
28.
her yazısında utanmadan türklüğü ve atatürk'ü aşağılayıp, kürtçülüğü yüzsüzce "halkların kardeşliği" adı altında şirin göstermeye çalışan hain bir bölücünün teki. cordarone adlı yazarımsı, kendini solcu diye tanıtan tipik pkk'lı kürtçü bir terör sevicidir ne eksik ne fazla... (bkz: engelle başlıklarını engelle) (bkz: tanımlarını engelle mesajlarını engelle)
devamını gör...
29.
amiodarone isimli demode class 3 antiaritmik ilacın marka ismi.
etki spektrumu en geniş antiaritmik (medikal kardiyoversiyon derler) olmasına karşın yan etki profili çok çeşitli ve tusiyerler için soru niteliğindedir. svt'lerde son çare, vt'lerde genelde first line.
etki spektrumu en geniş antiaritmik (medikal kardiyoversiyon derler) olmasına karşın yan etki profili çok çeşitli ve tusiyerler için soru niteliğindedir. svt'lerde son çare, vt'lerde genelde first line.
devamını gör...
30.
#2676851 bu yazarın bu tarz mizahı tanımlarına bayılıyorum ya, şu sözlükteki güzel ayrıntılarda biri.
devamını gör...
31.
#2680447
steve jobs'u sevmem. hiç sevmem. hayatım boyunca ona öykündüğüm bir an bile olmadı. sağlam bir plagiarist olması dışında dünyaya bakışı neydi, fikirleri neydi en küçük bir bilgim yok. bir gün steve jobs gibi birisi olacağıma öleyim daha iyi.
öte yandan atanamamış bir steve jobs olsam bile bununla ergen siniri ve pis ağızla sağa sola sataşma arasında ilintiyi kurabilmiş değilim. yazar bu satırları yazarken muhtemelen ya kafası güzeldi, ya karakaçan olması hesabıyla nihayetine nişadır sürülmüştü, onun kızgınlığı vardı.
ağzım pis değildir. günde üç boy diş fırçalarım. kötü kokudan nefret ettiğimden bir şey yer içersem ağzımı çalkalarım. ha, rahmetli ananemin "göte yakın gelen ağza sıçarlar" lafını severim. ama bu benim değil karşımdakinin ağzının pis olduğunu gösterir.
hepsi bu.
steve jobs'u sevmem. hiç sevmem. hayatım boyunca ona öykündüğüm bir an bile olmadı. sağlam bir plagiarist olması dışında dünyaya bakışı neydi, fikirleri neydi en küçük bir bilgim yok. bir gün steve jobs gibi birisi olacağıma öleyim daha iyi.
öte yandan atanamamış bir steve jobs olsam bile bununla ergen siniri ve pis ağızla sağa sola sataşma arasında ilintiyi kurabilmiş değilim. yazar bu satırları yazarken muhtemelen ya kafası güzeldi, ya karakaçan olması hesabıyla nihayetine nişadır sürülmüştü, onun kızgınlığı vardı.
ağzım pis değildir. günde üç boy diş fırçalarım. kötü kokudan nefret ettiğimden bir şey yer içersem ağzımı çalkalarım. ha, rahmetli ananemin "göte yakın gelen ağza sıçarlar" lafını severim. ama bu benim değil karşımdakinin ağzının pis olduğunu gösterir.
hepsi bu.
devamını gör...
32.
eğlenceli bir erkek yazar. ama corleone nickli kadın yazarla yarattıkları kaos yüzünden ilk girdiğim günlerde kafamı karıştırıp durdular . bu nasıl tanım bu yazar erkek değil miydi, bu nasıl tanım kadın değil miydi diye diye günler geçti. arkadaşım ağınıza yeni sazanlar düşmeden sizinki cordarone kemal olsa?
devamını gör...
33.
#2692541 @gotcha aynı sözleri @corleone de söylemişti bana: #2612991
kendisinin kadın bir bayan yazar olduğunu bilmiyordum. tam ona nickini corleone kemal yap diye yazmıştım ki baltayı taşa vurmuş olabileceğimi düşünerek profilini inceledim ve hakikaten baltayı taşa vurmuş olacağımı anladım (bir balta kaç para biliyon mu, bir de kolay yetişmiyor) o yüzden ses etmedim. ama karıştırılmaya devam edilirse corleone ile anlaşıp yeni birer nick edinebiliriz. onunki cordacor olabilir, benimki roneleone; gibi.
kendisinin kadın bir bayan yazar olduğunu bilmiyordum. tam ona nickini corleone kemal yap diye yazmıştım ki baltayı taşa vurmuş olabileceğimi düşünerek profilini inceledim ve hakikaten baltayı taşa vurmuş olacağımı anladım (bir balta kaç para biliyon mu, bir de kolay yetişmiyor) o yüzden ses etmedim. ama karıştırılmaya devam edilirse corleone ile anlaşıp yeni birer nick edinebiliriz. onunki cordacor olabilir, benimki roneleone; gibi.
devamını gör...
34.
farah zeynep abdullah başlığı altında yılmaz güney savunmuş birey.
#2730744
silerse diye;
kimse bir katili, terörist saklayan bu haini, kadın döven hatta arabayla ezmeye kalkan, 16 yaşındaki kızı hamile bırakan, şiddet düşkünü bir adamı, filminde kadın vajinasına yılan sokacak kadar psikopat bir beyne sahip bu iğrenç adamı savunacak kadar düşmemeli, vicdansız olmamalı.
şimdi tanımı bilerek "farah zeynep abdullah başlığı altında yılmaz güney savunmuş birey". şeklinde yazdım. neden derseniz şundan. kendisi sol-faşo ülke düşmanlarının sık başvurduğu rövanşist, manipülatif ve safsata dolu bir giriş yapıyor farah hanım'ın başlığı altına. entrynin buradan sonrasına yılmaz güney hakkındaki iddiaların doğruluğu/yanlışlığı üzerinden değil de; şu üç paragraflık entryde yapılan safsata ve manipülasyonlardan gideceğim. başlıyoruz.
o başlıkta farah hanım'ın son zamanlarda yılmaz güney üzerinden dönen söylemleri ile ilgili insanlar görüşlerini beyan ediyorlar. bu bağlam üzerinde yılmaz güney'in eylemlerinin kötülüğü, farah hanım'ın bu saf kötü adamın gereksiz yükseltilmesi/anılması için verdiği tepki dahilinde entryler girerken bu arkadaş konuyu hiç bir alakası yokken sivas katliamı davasının düşürülmesi konusundan giriyor.
bunun bilimde bir adı var arkadaşlar. safsata çeşitlerini incelediğinizde bunu görebilirsiniz. bu yazarın farah hanım başlığı altında yaptığı safsataların hepsini inceleyeceğiz bu entry altında. hazırsanız başlıyoruz. çok daha ayrıntılı makaleler, kitaplar var bu safsata çeşitleri konusunda ama ben basit ve anlaşılır olması için wikipedi'den alıcam bu çeşitleri.
tr.wikipedia.org/wiki/Safsata adresinde siz de okuyabilirsiniz zaten.
yüce gönüllü türkiye cumhuriyeti adaleti sivas katliamı davasını zaman aşımından düşürdü. sanıklar masum birer vatandaş olarak aramızda dolaşacak. eh bunun konuşulmaması gerek? ne yapalım? fza gibi gerekmez bir karıya yılmaz güney konusunu debert, bizim ırkçı faşist tosuncuklar peşinden gelir elbet, bu arada sivas aktüel olmaktan çıkar, üç beş kişinin ağzında kalır demişlerdir. bir de dizide başrol vermişlerdir çapsız karıya.
ilk paragrafla başlayalım. bu paragrafta benim sayabildiğim safsatalar şunlar. konuyu saptırma safsatası, ad hominem, felaket tellallığı safsatası, mazeret safsatası,
1- konuyu saptırma safsatası(fallacy of red herring): bakalım wiki ne diyor bu safsata ile ilgili.
savunulan şey hakkındaki eleştiriyi, konuyu başka bir yöne çekerek savuşturma şeklinde yapılan hata
- konu yılmaz güney'in eylemleri ve farah hanım'ın bu konudaki tepkileri iken sivas davası ne alaka pardon?
2- ad hominem:
argümanın kendisi yerine argümanı ileri süren kişinin karakteri ya da hareketleriyle ilişkilendirme
ironi yapıyorum oley diye sevinerek başladığı entrysine "yüce gönüllü türkiye cumhuriyeti adaleti" diyerek lafına t.c. adaletine laf sokmaya çalışarak başlamış. yılmaz güney ve eylemleri hakkındaki girilerden/farah'ın bu konudaki tepkisinden ziyade olaya ad hominem yapıp sunulan argümanlar yerine kendince laf sokmaya çalışmış.
araya bir saplama yaparak eklemek istiyorum ki; bu tartışmadan bağımsız olarak ülkede adalet kavramının ne kadar boş olduğunu kabul ediyorum. bu konuya daha sonra dönücez yine. bu adalet savunucusu arkadaş ilerde öyle güzel adalet havarisi kesiliyor ki aklınız şaşar.
3-felaket tellallığı safsatası:
bir önermenin kabul edilemezliğini göstermek için, bunu bir dizi olayın takip edeceğini iddia etme şeklindeki argüman.
yani bildiğiniz komplo teorisyenliği. arkadaş demiş ki; "fza gibi gerekmez bir karıya yılmaz güney konusunu debert, bizim ırkçı faşist tosuncuklar peşinden gelir elbet, bu arada sivas aktüel olmaktan çıkar, üç beş kişinin ağzında kalır demişlerdir."
yani ima ettiği şey şu; sivas davası düşürüldü. fza'ya yılmaz güney konusunu kabartması söylendi. o kabarttı. bizim ırkçı faşist tosuncuklar (bak bi (gbkz: ad hominem) daha) bunun peşinden gitti ve sivas davasının güncelliği azaldı. ayrıca bu cümle içinde fza'ya gerekmez bir karı (solcusun kadın demen lazım, (gbkz: karı ne lan it?) diyerek ad hominem kombosu yapmış. seni bu eril ve yakışıksız üslubundan dolayı kınıyorum dostum, lütfen söylemlerine dikkat et.
4- mazaret safsatası:
başkalarına uygulanan ilke, kural ve standartların geçerli bir neden olmaksızın birisi için geçerli olmadığı savı
sivas davası düşürüldü, devlet bunları savunurken yılmaz güney'in yaptıkları mı koydu size şeklinde bir anlam var ilk paragrafta farkettiniz mi? alttan alta manipülasyon yolu ile bunu aşılamaya çalışıyor bay cordarone bey.
gelelim ikinci paragrafa. ad hominemleri uzun uzun açıklamacam. parantez içinde yanına ad yazıcam anlarsınız siz.
"bizim faşist tosuncuklara -ad- da ağızlarındaki salyalarını akıtmak -ad- için doğan fırsatı kaçırır mı? hemen koro halinde ulumaya başladılar. -ad-
olm güney, yanındaki kadına tasallut eden faşist bir herifi vurdu. siz yanınızdaki kadının götüne biri parmak atsa, atan herife "bir de gel önden vur mu" diyorsunuz?"
ikinci paragrafın ilk cümlesinde 3 a.d yaparak kendi rekorunu tazeliyor cordarone beğ. ulan sayın cordarone sığırı (bak ben de yaptım aynısını) o başlıkta ya da sosyal medyada insanların ırkçı, katil, pedofil, terör sevici, bölücü bir adama tepki göstermesi neden ırkçılık, faşistlik olsun.
ırkçı/faşist kelimesi dışında başka bir halt bilmiyorsunuz, bu sözcükleri de yanlış yerlerde kullanarak bu terimlerin içini boşaltıyorsunuz. rezil herifler.
ikinci paragrafın ikinci cümlesi ise bu entrysinin en çığırdan çıkan kısmı. yukarda demiştim bu arkadaş öyle bir adalet havarisi kesiliyor ki diye. aha işte bak. diyo ki; yanındaki kadına tasallut eden faşist bir herifi vurdu. ne yapacaktı?
iki cümle öncesinde t.c'nin adalet sistemine, anlayışına laf sokan adam bunu diyor. asdlaksjd
t.c. adaletinin doğruluğu, yılmaz güney hakkındaki iddianın doğruluğu/yanlışlığını bir kenara bırakıp bi düşünün.
türk adalet sistemi yılmaz güney'i (doğru/yanlış, haklı/haksız şekilde) yargılamış, bir ceza vermiş hapse atmış. evrensel hukukta yeri olan gayet yerinde bir eylem/ceza şekli.
senin ilahlaştırdığın yılmaz güney'in adalet anlayışı nasıl peki? olayın ne şekilde geliştiğinden bağımsız olarak bakalım; adam demiş ki, yanımdaki kadına laf etti, dur ben bunu vuram. yaşam hakkını elinden alam.
şimdi sorarım size kim cani, kim faşist, kim oç? evrensel şekilde belirlenen yargı prosesini işletip ceza veren "yüce gönüllü türk adaleti mi?" yoksa en ufak bir tartışmada haklı da olsa karşısındakini alnının çatından vuran yılmaz güney denen barzo dağ ayısı mı?
yarın bir gün biriyle anlaşmazlığa düşseniz ve yargılayıp hükmü verecek kişi yılmaz güney tıyniyetinde biri olursa hapı yuttunuz arkadaşlar, geçmiş olsun. daha da komik bişi ekleyem; yılmaz güney'i bir nevi nefsi müdafa ile canhıraş savunan bu adam başka bir entryinde silah ve nefsi müdafa ile ilgili neler demiş asşldkaşsdlkasşdjaşsdljaksşldkaşsl
#2461451

sonraki paragrafında diyor ki; üstelik olayın üzerinden 50 yıl geçmiş. zaman aşımı iki kere geçmiş, fail ölmüş. bu neyin kini? s. ali'yi öldürdüğünüz gibi y.g'yi öldürmediğiniz için mi bu kin?
sevgili cordarone kardaş; 80 darbesinin üzerinden 43 sene geçti. siz hala kenan evren'e söğüyonuz. kenan evren'i ve eylemlerini savunmak için söylemiyorum. denk örnek veriyorum. kenan evren de öldü. üzerinden 43 sene geçti. neden hala söğüyon? #2220587
ya da daha farklı bir örnek verelim. sizin cenahın taptığı seyit rıza öleli 90küsür yıl geçti. neden hala sizin cenah o olaylara ve cezayı verenlere kin kusup her sene zippo zippo şeylerle kafa açıyor? ben burada yine seyit rıza ve eylemlerini/ona uygulanan yargı kararlarının doğruluğunu yanlışlığını tartışmıyorum. senin mantığınla sana soru soruyorum.
cevabını da ben vereyim hadi. demek ki ortada şiddet içeren, toplumun belirli bir kesiminde bir şekilde iz bırakmış bir olay varsa o olay yargıda bilmemkaç sene içinde zaman aşımına uğrayabilir ancak kamu vicdanı denen şeyde tartışılmaya, yargılanmaya devam eder.
siz ve sizin cenah bu 50 sene içinde yılmaz güney'i, büyük sanatçı, cannes'da ödül aldı nidaları ile ilah yapıp bütün iğrençliklerini, psikopatlıklarını halı altı ettiniz. sosyal medyanın çıkışı ve hakkındaki gerçeklerin ortaya çıkışı ile birlikte putlaştırdığını, ilah yaptığınız krala çıplak demeye başladı herkes. siz de bunun ezikliği ve tutuşma ile katil, pedofil, kadınlara defalarca şiddet uygulayan bir psikopatı savunacak duruma geliyorsunuz. rezil kere rezilsiniz.
fza yılmaz güney'in burnunu sildiği mendilin içindekilerdir diyip iğrenç bir ad hominem'e daha başvurmuş bu pek muhterem solcu, ezilenin/kadın haklarının yanında duran bu arkadaşımız.
sonra bizlere de kısaca bok demiş. varsın desin.
tartışmayı/doğru argüman üretmeyi/counter argümana karşı kendi argümanlarını savunmayı bilmeyerek safsata, manipülasyon akan entryler yazan ve savunduğunu sandığı şeylerde/önceki söylemlerinde tutarsız bu cordarone arkadaşımız bana bok dedi diye üzülecek değilim. seviyesinin düşüklüğünü daha belirgin şekilde belli etmiş oldu. tebrik ederim.
yılmaz güney'in gerçekleştirdiği eylemlere bu entryde girmedim çünkü yeri değil. onun yeri yılmaz güney başlığı. ben o konulara çok girmeden sadece bu yazar arkadaşın girdisindeki manipülasyon ve safsataları, bu arkadaşın tutarsızlıklarını kendimce yazdım. hepsi bu. haydi selametle.
#2730744
silerse diye;
kimse bir katili, terörist saklayan bu haini, kadın döven hatta arabayla ezmeye kalkan, 16 yaşındaki kızı hamile bırakan, şiddet düşkünü bir adamı, filminde kadın vajinasına yılan sokacak kadar psikopat bir beyne sahip bu iğrenç adamı savunacak kadar düşmemeli, vicdansız olmamalı.
şimdi tanımı bilerek "farah zeynep abdullah başlığı altında yılmaz güney savunmuş birey". şeklinde yazdım. neden derseniz şundan. kendisi sol-faşo ülke düşmanlarının sık başvurduğu rövanşist, manipülatif ve safsata dolu bir giriş yapıyor farah hanım'ın başlığı altına. entrynin buradan sonrasına yılmaz güney hakkındaki iddiaların doğruluğu/yanlışlığı üzerinden değil de; şu üç paragraflık entryde yapılan safsata ve manipülasyonlardan gideceğim. başlıyoruz.
o başlıkta farah hanım'ın son zamanlarda yılmaz güney üzerinden dönen söylemleri ile ilgili insanlar görüşlerini beyan ediyorlar. bu bağlam üzerinde yılmaz güney'in eylemlerinin kötülüğü, farah hanım'ın bu saf kötü adamın gereksiz yükseltilmesi/anılması için verdiği tepki dahilinde entryler girerken bu arkadaş konuyu hiç bir alakası yokken sivas katliamı davasının düşürülmesi konusundan giriyor.
bunun bilimde bir adı var arkadaşlar. safsata çeşitlerini incelediğinizde bunu görebilirsiniz. bu yazarın farah hanım başlığı altında yaptığı safsataların hepsini inceleyeceğiz bu entry altında. hazırsanız başlıyoruz. çok daha ayrıntılı makaleler, kitaplar var bu safsata çeşitleri konusunda ama ben basit ve anlaşılır olması için wikipedi'den alıcam bu çeşitleri.
tr.wikipedia.org/wiki/Safsata adresinde siz de okuyabilirsiniz zaten.
yüce gönüllü türkiye cumhuriyeti adaleti sivas katliamı davasını zaman aşımından düşürdü. sanıklar masum birer vatandaş olarak aramızda dolaşacak. eh bunun konuşulmaması gerek? ne yapalım? fza gibi gerekmez bir karıya yılmaz güney konusunu debert, bizim ırkçı faşist tosuncuklar peşinden gelir elbet, bu arada sivas aktüel olmaktan çıkar, üç beş kişinin ağzında kalır demişlerdir. bir de dizide başrol vermişlerdir çapsız karıya.
ilk paragrafla başlayalım. bu paragrafta benim sayabildiğim safsatalar şunlar. konuyu saptırma safsatası, ad hominem, felaket tellallığı safsatası, mazeret safsatası,
1- konuyu saptırma safsatası(fallacy of red herring): bakalım wiki ne diyor bu safsata ile ilgili.
savunulan şey hakkındaki eleştiriyi, konuyu başka bir yöne çekerek savuşturma şeklinde yapılan hata
- konu yılmaz güney'in eylemleri ve farah hanım'ın bu konudaki tepkileri iken sivas davası ne alaka pardon?
2- ad hominem:
argümanın kendisi yerine argümanı ileri süren kişinin karakteri ya da hareketleriyle ilişkilendirme
ironi yapıyorum oley diye sevinerek başladığı entrysine "yüce gönüllü türkiye cumhuriyeti adaleti" diyerek lafına t.c. adaletine laf sokmaya çalışarak başlamış. yılmaz güney ve eylemleri hakkındaki girilerden/farah'ın bu konudaki tepkisinden ziyade olaya ad hominem yapıp sunulan argümanlar yerine kendince laf sokmaya çalışmış.
araya bir saplama yaparak eklemek istiyorum ki; bu tartışmadan bağımsız olarak ülkede adalet kavramının ne kadar boş olduğunu kabul ediyorum. bu konuya daha sonra dönücez yine. bu adalet savunucusu arkadaş ilerde öyle güzel adalet havarisi kesiliyor ki aklınız şaşar.
3-felaket tellallığı safsatası:
bir önermenin kabul edilemezliğini göstermek için, bunu bir dizi olayın takip edeceğini iddia etme şeklindeki argüman.
yani bildiğiniz komplo teorisyenliği. arkadaş demiş ki; "fza gibi gerekmez bir karıya yılmaz güney konusunu debert, bizim ırkçı faşist tosuncuklar peşinden gelir elbet, bu arada sivas aktüel olmaktan çıkar, üç beş kişinin ağzında kalır demişlerdir."
yani ima ettiği şey şu; sivas davası düşürüldü. fza'ya yılmaz güney konusunu kabartması söylendi. o kabarttı. bizim ırkçı faşist tosuncuklar (bak bi (gbkz: ad hominem) daha) bunun peşinden gitti ve sivas davasının güncelliği azaldı. ayrıca bu cümle içinde fza'ya gerekmez bir karı (solcusun kadın demen lazım, (gbkz: karı ne lan it?) diyerek ad hominem kombosu yapmış. seni bu eril ve yakışıksız üslubundan dolayı kınıyorum dostum, lütfen söylemlerine dikkat et.
4- mazaret safsatası:
başkalarına uygulanan ilke, kural ve standartların geçerli bir neden olmaksızın birisi için geçerli olmadığı savı
sivas davası düşürüldü, devlet bunları savunurken yılmaz güney'in yaptıkları mı koydu size şeklinde bir anlam var ilk paragrafta farkettiniz mi? alttan alta manipülasyon yolu ile bunu aşılamaya çalışıyor bay cordarone bey.
gelelim ikinci paragrafa. ad hominemleri uzun uzun açıklamacam. parantez içinde yanına ad yazıcam anlarsınız siz.
"bizim faşist tosuncuklara -ad- da ağızlarındaki salyalarını akıtmak -ad- için doğan fırsatı kaçırır mı? hemen koro halinde ulumaya başladılar. -ad-
olm güney, yanındaki kadına tasallut eden faşist bir herifi vurdu. siz yanınızdaki kadının götüne biri parmak atsa, atan herife "bir de gel önden vur mu" diyorsunuz?"
ikinci paragrafın ilk cümlesinde 3 a.d yaparak kendi rekorunu tazeliyor cordarone beğ. ulan sayın cordarone sığırı (bak ben de yaptım aynısını) o başlıkta ya da sosyal medyada insanların ırkçı, katil, pedofil, terör sevici, bölücü bir adama tepki göstermesi neden ırkçılık, faşistlik olsun.
ırkçı/faşist kelimesi dışında başka bir halt bilmiyorsunuz, bu sözcükleri de yanlış yerlerde kullanarak bu terimlerin içini boşaltıyorsunuz. rezil herifler.
ikinci paragrafın ikinci cümlesi ise bu entrysinin en çığırdan çıkan kısmı. yukarda demiştim bu arkadaş öyle bir adalet havarisi kesiliyor ki diye. aha işte bak. diyo ki; yanındaki kadına tasallut eden faşist bir herifi vurdu. ne yapacaktı?
iki cümle öncesinde t.c'nin adalet sistemine, anlayışına laf sokan adam bunu diyor. asdlaksjd
t.c. adaletinin doğruluğu, yılmaz güney hakkındaki iddianın doğruluğu/yanlışlığını bir kenara bırakıp bi düşünün.
türk adalet sistemi yılmaz güney'i (doğru/yanlış, haklı/haksız şekilde) yargılamış, bir ceza vermiş hapse atmış. evrensel hukukta yeri olan gayet yerinde bir eylem/ceza şekli.
senin ilahlaştırdığın yılmaz güney'in adalet anlayışı nasıl peki? olayın ne şekilde geliştiğinden bağımsız olarak bakalım; adam demiş ki, yanımdaki kadına laf etti, dur ben bunu vuram. yaşam hakkını elinden alam.
şimdi sorarım size kim cani, kim faşist, kim oç? evrensel şekilde belirlenen yargı prosesini işletip ceza veren "yüce gönüllü türk adaleti mi?" yoksa en ufak bir tartışmada haklı da olsa karşısındakini alnının çatından vuran yılmaz güney denen barzo dağ ayısı mı?
yarın bir gün biriyle anlaşmazlığa düşseniz ve yargılayıp hükmü verecek kişi yılmaz güney tıyniyetinde biri olursa hapı yuttunuz arkadaşlar, geçmiş olsun. daha da komik bişi ekleyem; yılmaz güney'i bir nevi nefsi müdafa ile canhıraş savunan bu adam başka bir entryinde silah ve nefsi müdafa ile ilgili neler demiş asşldkaşsdlkasşdjaşsdljaksşldkaşsl
#2461451

sonraki paragrafında diyor ki; üstelik olayın üzerinden 50 yıl geçmiş. zaman aşımı iki kere geçmiş, fail ölmüş. bu neyin kini? s. ali'yi öldürdüğünüz gibi y.g'yi öldürmediğiniz için mi bu kin?
sevgili cordarone kardaş; 80 darbesinin üzerinden 43 sene geçti. siz hala kenan evren'e söğüyonuz. kenan evren'i ve eylemlerini savunmak için söylemiyorum. denk örnek veriyorum. kenan evren de öldü. üzerinden 43 sene geçti. neden hala söğüyon? #2220587
ya da daha farklı bir örnek verelim. sizin cenahın taptığı seyit rıza öleli 90küsür yıl geçti. neden hala sizin cenah o olaylara ve cezayı verenlere kin kusup her sene zippo zippo şeylerle kafa açıyor? ben burada yine seyit rıza ve eylemlerini/ona uygulanan yargı kararlarının doğruluğunu yanlışlığını tartışmıyorum. senin mantığınla sana soru soruyorum.
cevabını da ben vereyim hadi. demek ki ortada şiddet içeren, toplumun belirli bir kesiminde bir şekilde iz bırakmış bir olay varsa o olay yargıda bilmemkaç sene içinde zaman aşımına uğrayabilir ancak kamu vicdanı denen şeyde tartışılmaya, yargılanmaya devam eder.
siz ve sizin cenah bu 50 sene içinde yılmaz güney'i, büyük sanatçı, cannes'da ödül aldı nidaları ile ilah yapıp bütün iğrençliklerini, psikopatlıklarını halı altı ettiniz. sosyal medyanın çıkışı ve hakkındaki gerçeklerin ortaya çıkışı ile birlikte putlaştırdığını, ilah yaptığınız krala çıplak demeye başladı herkes. siz de bunun ezikliği ve tutuşma ile katil, pedofil, kadınlara defalarca şiddet uygulayan bir psikopatı savunacak duruma geliyorsunuz. rezil kere rezilsiniz.
fza yılmaz güney'in burnunu sildiği mendilin içindekilerdir diyip iğrenç bir ad hominem'e daha başvurmuş bu pek muhterem solcu, ezilenin/kadın haklarının yanında duran bu arkadaşımız.
sonra bizlere de kısaca bok demiş. varsın desin.
tartışmayı/doğru argüman üretmeyi/counter argümana karşı kendi argümanlarını savunmayı bilmeyerek safsata, manipülasyon akan entryler yazan ve savunduğunu sandığı şeylerde/önceki söylemlerinde tutarsız bu cordarone arkadaşımız bana bok dedi diye üzülecek değilim. seviyesinin düşüklüğünü daha belirgin şekilde belli etmiş oldu. tebrik ederim.
yılmaz güney'in gerçekleştirdiği eylemlere bu entryde girmedim çünkü yeri değil. onun yeri yılmaz güney başlığı. ben o konulara çok girmeden sadece bu yazar arkadaşın girdisindeki manipülasyon ve safsataları, bu arkadaşın tutarsızlıklarını kendimce yazdım. hepsi bu. haydi selametle.
devamını gör...
35.

bu güzide sanat eseri ait oldu yerde sergilenmeliydi ve öyle de oldu...
bonus: (bkz: moderatörler kapatılsın)
devamını gör...
36.
ankaralı olmasına rağmen beğendiği tanımlarımdan anladığım kadarıyla bazı istanbul semtlerine de ilgi duyan yazar.
devamını gör...
37.
faşizm nedir diye sorsam "eee ama hitler" diye kem küm edip anlatamayacak; hiçbir fikri hüviyeti olmadan sol masalları anlatıp kafa açan bomboş bir çar.
büyüyünce geçer diyeceğim de hiç umudum yok. maalesef geri çekme yöntemi vaktinde uygulanmadığı için doğal seleksiyonun işini yapmasını bekleyeceğiz artık.
mamafih herr holz, zartoşt gibi işine gelince solcu takılan boş tayfadan.
büyüyünce geçer diyeceğim de hiç umudum yok. maalesef geri çekme yöntemi vaktinde uygulanmadığı için doğal seleksiyonun işini yapmasını bekleyeceğiz artık.
mamafih herr holz, zartoşt gibi işine gelince solcu takılan boş tayfadan.
devamını gör...
38.
hadis'e dedikodu ilmi diyen arkadas.
bahsine varim buhari kendisinden daha fazla kitap okumustur
bahsine varim buhari kendisinden daha fazla kitap okumustur
devamını gör...
39.
#3044935
numaralı entrysinde yalan ve manipülasyona başvurmuş atatürk düşmanı, her durumda mağdur, işine geldiğinde insan hakları/demokrasi havarisi işine gelmediğinde de atatürk'ü suçladığı ırkçılığı dibine kadar yapan, türk düşmanı şahıs. yine işine geldiğinde(sadece kürtlerle ilgili konuda) vicdan falan kasarken #3044960 numaralı entrysinde görüldüğü üzere vicdanın v'sini yüreğinde taşımayan art niyetli herif.
şimdi burda hem modlar hem de bu şahsa bir seslenişte bulunuyorum. burdan sonra yazacağım ifadeler tehdit, hakaret barındırmamaktadır. tyrion lannister gibi tehdit/hakaret etmeyeceğim, bu şahsı eğiteceğim. tehdit ya da hakaret ettiğimde anlarsınız zaten farkı.

başlayalım.
#3044935
numaralı entrysinde mustafa kemal atatürk'e ırkçı, soykırımcı diye dil uzatmış. bunu yazmasının sebebi, başka bir yazarın 21 haziran 1934'te yayınlanan resmi gazeteden bir görsel paylaşması. görselde geçen ifade şu;
"ana dili türkçe olmıyanlardan toplu olmak üzere yeniden köy ve mahalle, işçi ve sanatçı kümesi kurulması veya bu gibi kimselerin bir köyü, bir mahalleyi, bir işi veya bir sanati kendi soydaşlarına inhisar ettirmeleri yasaktır. "
google'a 21 haziran 1934 resmi gazete yazdığınızda ilk sırada çıkan sonuçta resmi belgeye ulaşabiliyorsunuz. ben ulaştım. 9 sayfalık bir metin. bu cordarone dediğimiz manipülasyoncu, yalancı ya da okuduğunu anlamaktan aciz arkadaş için kısa bir özet geçeyim. ki ben açıp okuduğunu bile düşünmüyorum. görseli gördü ve atladı. klasik nerden mağduriyet kassam, beynim yok fikrim var kafasındaki manipülasyoncu, yalancı kürtçü zihniyeti. ama uğraşacam olum senle.
metnin ilk maddesinde ayrıntıları ile dışardan gelecek türk kökenli olan/olmayan göç, mülteciler için düzenlemeler mevcut. 4 adet mıntıka belirlenmiş. kimin hangi şartlarda sınır dışı edileceği, kime vatandaşlık verileceği, kimin ne şekilde tedavi/iskan edileceği falan anlatılmış. ikinci madde ise bu arkadaşın mağduriyet kastığı kısım. içerdeki aşiret, şeylik, tarikat, beğlik gibi feodal yapıların nasıl düzenleneceği anlatılmış. bu kürtçü türk düşmanının mağduriyet kastığı bölüm fasıl 2. madde 11a'da yer alıyor. bir önceki ve bir sonraki ifadelere bakıyoruz hemen.
madde 10: hepsini uzun uzun yazmıcam. altında 5-6 madde daha var. 10-ç'ye kadar gidiyor. kısa kısa eklicem. öğrenmek isteyen açar okur.
10-a: kanun aşirete hükmî şahsiyet tanımaz. bu hususta her hangi bir hüküm, vesika ve ilâma müstenit de olsa tanınmış haklar kaldırılmıştır. aşiret reisliği, beyliği, ağalığı ve şeyhliği ve bunların her hangi bir vesikaya veya görgü ve göreneğe müstenit her türlü teşkilât ve taazzuvları
kaldırılmıştır.
görüldüğü üzere aşiretlere hukuki bir kimlik tanınmadığı, beğlerin ağaların hükmünün geçersiz olduğu yazılı. ağalık beğlik şeyhlik şıhlık o devirde nerde var? bingo. şimdi bu solcu geçinen kürtçü arkadaş bu maddeye de muhalif midir? merak etmekteyim.
10-b: bu kanunun neşrinden önce her hangi bir hüküm veya vesika ile veya örf ve adetle aşiretlerin şahsiyetlerine veya onlara izafetle reis, bey, ağa ve şeyhlerine ait olarak tanınmış, kayitli, kayitsiz, bütün gayrimenkuller devlete geçer. bu kanun hükümlerine ve devletçe tutulan usullere göre bu gayrimenkuller muhacirlere, mültecilere, göçebelere, naklolunanlara, topraksız veya az topraklı yerli çiftçilere dağıtılıp tapuya bağlanır.
ırkçı, soykırımcı, techirci dediği adam reis, bey, ağa ve şeh şıhtan toprağı alıp halka dağıtmış. muhacir, mülteci ve göçebe tanımı bir önceki fasılın konusu. merak eden açar okur. şimdi soruyorum bu solcuk herife. ağanın beyin elinden toprak alıp bunu toprağı az olan ya da olmayan yerli köylüye dağıtmanın nesi ırkçılık? techir bunun neresinde?
10-c'de reis, beğ, ağa ve şıhların aileleriyle birlikte hem kendi emniyetleri hem de bölge halkına baskı uygulamaması için başka yerlere naklinden içişleri bakanlığının sorumlu olduğu var.
bu kanunun neşrinden önce aşiretlere reislik, beylik,
ağahk, şeyhlik yapmış olanları ve yapmak istiyenleri ve sınırlar boyunda oturmasında emniyet ve asayiş bakımından mahzur bulunanları, ailelerile birlikte, münasip yerlere naklettirip yerleştirmeğe icra vekilleri heyeti karar ile, dahiliye vekili salahiyetlidir.
bu herifin atatürk'e dil uzattığı maddenin hemen öncesindeki madde yani 10-ç ise şu;
türk tebaasından olupta türk kültürüne bağlı bulunmıyan aşiretler fertlerinin dağınık olarak 2 numaralı mıntakalara, türk tabiiyetli ve türk kültürlü göçebe aşiretler fertlerini sıhhat ve yaşama şartları elverişli yerlere nakledip yerleştirmeğe;
türk tebaası olmıyan ve türk kültürüne bağlı bulunmıyan göçebe aşiretler fertlerini icaba göre türkiye dışarısına çıkarmağa
dahiliye vekil i salahiyetlidir.
bak orda ne yazıyor. sıhhat ve yaşama şartları elverişli yerlere nakledip yerleştirmek diyo. son cümle de ise; icaba göre türkiye dışarsına çıkarmak içişleri bakanlığının yetkisine veriyor. yani kürtleri sürün, ermenileri kesin gibi bir emir yok. icabı halinde (isyan, doğal afet vb gibi) durumlarda bu kararı alacak kurumu belirtiyor. gelelim senin mağduriyet kastığın metne;
madde 11-a:
ana dili türkçe olmıyanlardan toplu olmak üzere yeniden köy ve mahalle, işçi ve sanatçı kümesi kurulması veya bu gibi kimselerin bir köyü, bir mahalleyi, bir işi veya bir sanati kendi soydaşlarına inhisar ettirmeleri yasaktır.
başlığa o görseli atan yazarda da suç var. metnin tam halini koysan bunun gibi sığırlar böyle atlayıp okumadıkları, bilmediikleri madde halinde mağduriyet kasamayacaklar. inhisar; tekel demek.
bu madde; ana dili türkçe olmayanların kendi aralarında çeteleşip, önceki maddelerde anlatılan ağalık/şeyhlik/şıhlık/reislik gibi feodal yapılara dönülmesini engellemek ve de belli grupların ekonomik tekel oluşturmasını engellemek için yazılmış bir madde. be alnına kodumunun evladı, be yalancı köpek. solcusun ya hani. nesi battı lan bu maddenin? nesinden rahatsız oldun? şu maddeler o zamandan bu güne adam akıllı uygulansa zaten bugün şikayet ettiğimiz suriyelilerin kendi mahallesini kurması, belli bölgelerde ekonomik tekel oluşturması, yabancıların özelleştirilen bişilere konması vb gibi problemler yaşamıyo olacaktık. ve bak türk olmayan vs demiyor. ana dili türkçe olmayan diyor. sen şimdi diceksin ki kürtlerin ana dili türkçe değil ki. sana osman baydemir'in veciz bir sözü ile cevap vermek istiyorum. hasssssssitttir diyoruz. hasssstirrr.
anayasa madde 3:
madde 3- türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. dili türkçedir.
türkiye cumhuriyeti'nde yaşayan vatandaş olan herkesin ana dili türkçedir. 21 haziran 34'te resmi gazetede yayınlanan kanunun 11. maddesinde geçen ve senin mağduriyet kastığın maddenin kürtlerle bir ilgisi yok. hukuken, anayasa nezdinde onlarında ana dili türkçe sayılıyor. eğer onların ana dilinin türkçe sayılması ile ilgili bir derdin varsa bu anayasayal düzene karşı gelmek suçudur. o zamanlar cezası idamdı. karşı gelen şeyh sait dedelerinin akıbeti ortada. günümüzde cezası ağırlaştırılmış müebbet.
onlarca mücadele sonucu onlarca fedakarlık sonrasında kurulup meclisçe kabul edilmiş anayasaya karşı geliyorsan; asıldığında, hapse atıldığında ağlamayacaksın. ya da götün yiyorsa gidip kendi devletini kuracaksın. ama sarı torbaya girince de ağlamak yok. abd hava kuvvetlerine yalvarmak yok. ya da burda yaptığın gibi saçma sapan şeylerden mağduriyet kasıp manipülasyon yapmayacaksın.
işin daha da komiği; karşı çıktığı maddeden bir sonraki maddeye bakıyoruz. atam resmen o günlerden bugünü görmüş. bunun gibiler için yazmış bu maddeyi.
madde 11-b:
b : türk kültürüne bağlı olmıyanlar veya türk kültürüne bağlı olupta türkçeden başka dil konuşanlar hakkında harsî, askerî, siyasî, içtimaî ve inzibatî sebeplerle, icra vekilleri heyeti kararile, dahiliye vekil i lüzumlu görülen tedbirleri almağa mecburdur. toptan olmamak şart ile başka yerlere nakil ve vatandaşlıktan iskat etmek de bu tedbirler içindedir.
askeri, siyasi, toplumsal, güvenlik sebebli bi bok yerse bunlar; içişleri bakanlığı lüzum görürse tedbir almaya mecburdur. aaaa bak bir sonraki cümlede ne diyor. toptan olmamak kaydı ile sürer ya da vatandaşlıktan atılabilirler. toptan olmamak kaydı ile.
toptan olmamak. techir, soykırım toptan olmadan yapılıyo muydu ya?
konudan bağımsız komik bişi eklicem.
72 ahıska türkü için hdp milletvekili soru önergesi
ahıska'dan gelip bitlis'e yerleştirilen 72 ahıska türküne tahammülü olmayıp soru önergesi veren zihniyetin uşağı bu herif. 72 ahıska türküni kabul edemeyip atatürk'e yok yere ırkçı, faşist, soykırımcı diyen bir herif bu.
yani sevgili sayın mal. mağduriyet kastığın maddelerin hiç birinde ırkçı, techirci, soykırımcı bir ibare yok. aç bak google'dan kendin oku. ama olmaz. illa mağdur olacak. illa ağlayacak. illa yalan ve manipülasyon saçacak.
istediğin kadar mağduriyet kas, ağla umrumda değil. belgeleriyle çürütmeye hazırım. ağlaman, manipülasyonların zerre umrumda değil. ama bir daha atatürk'e dil uzattığını ırkçı, faşist, soykırımcı vs dediğini yazdığını görürsem senin cibilini cibileyetini sağdan soldan öperim, önünü arkanı şaşırırsın.
bunu daha önce de yaptın. atatürk'e paşa iken 6 mecidiye alıp cumhuriyeti kurunca banka sahibi oldu yazdın. la havle dedim. cevap vermedim. ama tbmm'nin resmi sitesine gir. orda osmanlı mebus ve ayan meclislerinin de tutanakları var. atatürk'ün mirliva(tuğgeneral) olduğu 1916 senesininden önce yapılan bakanlık bütçeleri, maaş düzenlemeleri falan var. bütçe tartışmaları var. mebuslar kime ne maaş bağlanmış, maaşlarda zam/indirim vs tartışıyolar. o satır aralarında geçiyor kimin ne kadar maaş aldığı vs. aç oku ne kadarmış mirliva maaşı. ferik eşinin 140 kuruş, diğer paşaların ailelerine ne kadar maaş bağlanmış yazıyor bak aşağıda. bir mecidiye'nin 20 kuruş olduğunu hatırla. bak bakalım şu metne.

o devirde bir paşanın 6 mecidiye maaş alması komik. paşa zevcesi o parayı alıyor zaten. atatürk'ün iş bankası sahibi olduğu iddiana hiç girmiyorum bile. osur osur ipe diz takılıyorsun. ama dediğim gibi. istediğin yerden mağduriyet kas, istediğin kadar ağla. istediğin kadar yalan, dolan, manipülasyon kas. ben gördükçe, yakaladıkça elimden geldiğince karşında olacam. ama işte bu bir tehdittir. bir daha atatürk'e haksız yere dil uzattığını, iftira attığını görürsem senin de ağababalarının da tuluatını silkerim.
eleştir, şunu yanlış yapmış, burda hatası var diyebilirsin. ama iftira atmadan, hakaret etmeden, adam gibi argüman sunarak.
yazımın sonuna gelmişken; atatürk'e attığın ırkçı iftirasını sana iade ediyorum. sen ve senin gibiler 72 ahıska türkü için soru önergesi vererek ispatladınız.
atatürk'e attığın soykırımcı iddiasını sana iade ediyorum. onbinlerce türk/kürt sivilin kanına girip bebek kesen şerefsizlerle aynı safta olduğunuz için.
atatürk'e attığın techirci iddiasını sana iade ediyorum. örgüte yardım etmeyen köyleri yakan, boşaltan, köy korucularını şehit eden örgütle aynı saflarda olduğunuz için.
ayrıca;
#3044960 entryin nedeniyle senin vicdanını silkeyim. çoğunluk akp'ye oy verdi diye gayseri halkı ya da başka insanlara müstehak mı çocuk tecavüzcüleri ile aynı ortamda yaşamak. tepki gösterip sokağa inmeseler başka türlü mağduriyet kasacaktınız dimi lan it? tecavüz edilen çocuk suriyeli olunca kimsenin sesi çıkmıyo. işte bunlar böyle anadolu irfanı falan diye dolaşacaktın.
yalancı, iki yüzlü, cahil ve beceriksiz bir manipülatörsün.
numaralı entrysinde yalan ve manipülasyona başvurmuş atatürk düşmanı, her durumda mağdur, işine geldiğinde insan hakları/demokrasi havarisi işine gelmediğinde de atatürk'ü suçladığı ırkçılığı dibine kadar yapan, türk düşmanı şahıs. yine işine geldiğinde(sadece kürtlerle ilgili konuda) vicdan falan kasarken #3044960 numaralı entrysinde görüldüğü üzere vicdanın v'sini yüreğinde taşımayan art niyetli herif.
şimdi burda hem modlar hem de bu şahsa bir seslenişte bulunuyorum. burdan sonra yazacağım ifadeler tehdit, hakaret barındırmamaktadır. tyrion lannister gibi tehdit/hakaret etmeyeceğim, bu şahsı eğiteceğim. tehdit ya da hakaret ettiğimde anlarsınız zaten farkı.

başlayalım.
#3044935
numaralı entrysinde mustafa kemal atatürk'e ırkçı, soykırımcı diye dil uzatmış. bunu yazmasının sebebi, başka bir yazarın 21 haziran 1934'te yayınlanan resmi gazeteden bir görsel paylaşması. görselde geçen ifade şu;
"ana dili türkçe olmıyanlardan toplu olmak üzere yeniden köy ve mahalle, işçi ve sanatçı kümesi kurulması veya bu gibi kimselerin bir köyü, bir mahalleyi, bir işi veya bir sanati kendi soydaşlarına inhisar ettirmeleri yasaktır. "
google'a 21 haziran 1934 resmi gazete yazdığınızda ilk sırada çıkan sonuçta resmi belgeye ulaşabiliyorsunuz. ben ulaştım. 9 sayfalık bir metin. bu cordarone dediğimiz manipülasyoncu, yalancı ya da okuduğunu anlamaktan aciz arkadaş için kısa bir özet geçeyim. ki ben açıp okuduğunu bile düşünmüyorum. görseli gördü ve atladı. klasik nerden mağduriyet kassam, beynim yok fikrim var kafasındaki manipülasyoncu, yalancı kürtçü zihniyeti. ama uğraşacam olum senle.
metnin ilk maddesinde ayrıntıları ile dışardan gelecek türk kökenli olan/olmayan göç, mülteciler için düzenlemeler mevcut. 4 adet mıntıka belirlenmiş. kimin hangi şartlarda sınır dışı edileceği, kime vatandaşlık verileceği, kimin ne şekilde tedavi/iskan edileceği falan anlatılmış. ikinci madde ise bu arkadaşın mağduriyet kastığı kısım. içerdeki aşiret, şeylik, tarikat, beğlik gibi feodal yapıların nasıl düzenleneceği anlatılmış. bu kürtçü türk düşmanının mağduriyet kastığı bölüm fasıl 2. madde 11a'da yer alıyor. bir önceki ve bir sonraki ifadelere bakıyoruz hemen.
madde 10: hepsini uzun uzun yazmıcam. altında 5-6 madde daha var. 10-ç'ye kadar gidiyor. kısa kısa eklicem. öğrenmek isteyen açar okur.
10-a: kanun aşirete hükmî şahsiyet tanımaz. bu hususta her hangi bir hüküm, vesika ve ilâma müstenit de olsa tanınmış haklar kaldırılmıştır. aşiret reisliği, beyliği, ağalığı ve şeyhliği ve bunların her hangi bir vesikaya veya görgü ve göreneğe müstenit her türlü teşkilât ve taazzuvları
kaldırılmıştır.
görüldüğü üzere aşiretlere hukuki bir kimlik tanınmadığı, beğlerin ağaların hükmünün geçersiz olduğu yazılı. ağalık beğlik şeyhlik şıhlık o devirde nerde var? bingo. şimdi bu solcu geçinen kürtçü arkadaş bu maddeye de muhalif midir? merak etmekteyim.
10-b: bu kanunun neşrinden önce her hangi bir hüküm veya vesika ile veya örf ve adetle aşiretlerin şahsiyetlerine veya onlara izafetle reis, bey, ağa ve şeyhlerine ait olarak tanınmış, kayitli, kayitsiz, bütün gayrimenkuller devlete geçer. bu kanun hükümlerine ve devletçe tutulan usullere göre bu gayrimenkuller muhacirlere, mültecilere, göçebelere, naklolunanlara, topraksız veya az topraklı yerli çiftçilere dağıtılıp tapuya bağlanır.
ırkçı, soykırımcı, techirci dediği adam reis, bey, ağa ve şeh şıhtan toprağı alıp halka dağıtmış. muhacir, mülteci ve göçebe tanımı bir önceki fasılın konusu. merak eden açar okur. şimdi soruyorum bu solcuk herife. ağanın beyin elinden toprak alıp bunu toprağı az olan ya da olmayan yerli köylüye dağıtmanın nesi ırkçılık? techir bunun neresinde?
10-c'de reis, beğ, ağa ve şıhların aileleriyle birlikte hem kendi emniyetleri hem de bölge halkına baskı uygulamaması için başka yerlere naklinden içişleri bakanlığının sorumlu olduğu var.
bu kanunun neşrinden önce aşiretlere reislik, beylik,
ağahk, şeyhlik yapmış olanları ve yapmak istiyenleri ve sınırlar boyunda oturmasında emniyet ve asayiş bakımından mahzur bulunanları, ailelerile birlikte, münasip yerlere naklettirip yerleştirmeğe icra vekilleri heyeti karar ile, dahiliye vekili salahiyetlidir.
bu herifin atatürk'e dil uzattığı maddenin hemen öncesindeki madde yani 10-ç ise şu;
türk tebaasından olupta türk kültürüne bağlı bulunmıyan aşiretler fertlerinin dağınık olarak 2 numaralı mıntakalara, türk tabiiyetli ve türk kültürlü göçebe aşiretler fertlerini sıhhat ve yaşama şartları elverişli yerlere nakledip yerleştirmeğe;
türk tebaası olmıyan ve türk kültürüne bağlı bulunmıyan göçebe aşiretler fertlerini icaba göre türkiye dışarısına çıkarmağa
dahiliye vekil i salahiyetlidir.
bak orda ne yazıyor. sıhhat ve yaşama şartları elverişli yerlere nakledip yerleştirmek diyo. son cümle de ise; icaba göre türkiye dışarsına çıkarmak içişleri bakanlığının yetkisine veriyor. yani kürtleri sürün, ermenileri kesin gibi bir emir yok. icabı halinde (isyan, doğal afet vb gibi) durumlarda bu kararı alacak kurumu belirtiyor. gelelim senin mağduriyet kastığın metne;
madde 11-a:
ana dili türkçe olmıyanlardan toplu olmak üzere yeniden köy ve mahalle, işçi ve sanatçı kümesi kurulması veya bu gibi kimselerin bir köyü, bir mahalleyi, bir işi veya bir sanati kendi soydaşlarına inhisar ettirmeleri yasaktır.
başlığa o görseli atan yazarda da suç var. metnin tam halini koysan bunun gibi sığırlar böyle atlayıp okumadıkları, bilmediikleri madde halinde mağduriyet kasamayacaklar. inhisar; tekel demek.
bu madde; ana dili türkçe olmayanların kendi aralarında çeteleşip, önceki maddelerde anlatılan ağalık/şeyhlik/şıhlık/reislik gibi feodal yapılara dönülmesini engellemek ve de belli grupların ekonomik tekel oluşturmasını engellemek için yazılmış bir madde. be alnına kodumunun evladı, be yalancı köpek. solcusun ya hani. nesi battı lan bu maddenin? nesinden rahatsız oldun? şu maddeler o zamandan bu güne adam akıllı uygulansa zaten bugün şikayet ettiğimiz suriyelilerin kendi mahallesini kurması, belli bölgelerde ekonomik tekel oluşturması, yabancıların özelleştirilen bişilere konması vb gibi problemler yaşamıyo olacaktık. ve bak türk olmayan vs demiyor. ana dili türkçe olmayan diyor. sen şimdi diceksin ki kürtlerin ana dili türkçe değil ki. sana osman baydemir'in veciz bir sözü ile cevap vermek istiyorum. hasssssssitttir diyoruz. hasssstirrr.
anayasa madde 3:
madde 3- türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. dili türkçedir.
türkiye cumhuriyeti'nde yaşayan vatandaş olan herkesin ana dili türkçedir. 21 haziran 34'te resmi gazetede yayınlanan kanunun 11. maddesinde geçen ve senin mağduriyet kastığın maddenin kürtlerle bir ilgisi yok. hukuken, anayasa nezdinde onlarında ana dili türkçe sayılıyor. eğer onların ana dilinin türkçe sayılması ile ilgili bir derdin varsa bu anayasayal düzene karşı gelmek suçudur. o zamanlar cezası idamdı. karşı gelen şeyh sait dedelerinin akıbeti ortada. günümüzde cezası ağırlaştırılmış müebbet.
onlarca mücadele sonucu onlarca fedakarlık sonrasında kurulup meclisçe kabul edilmiş anayasaya karşı geliyorsan; asıldığında, hapse atıldığında ağlamayacaksın. ya da götün yiyorsa gidip kendi devletini kuracaksın. ama sarı torbaya girince de ağlamak yok. abd hava kuvvetlerine yalvarmak yok. ya da burda yaptığın gibi saçma sapan şeylerden mağduriyet kasıp manipülasyon yapmayacaksın.
işin daha da komiği; karşı çıktığı maddeden bir sonraki maddeye bakıyoruz. atam resmen o günlerden bugünü görmüş. bunun gibiler için yazmış bu maddeyi.
madde 11-b:
b : türk kültürüne bağlı olmıyanlar veya türk kültürüne bağlı olupta türkçeden başka dil konuşanlar hakkında harsî, askerî, siyasî, içtimaî ve inzibatî sebeplerle, icra vekilleri heyeti kararile, dahiliye vekil i lüzumlu görülen tedbirleri almağa mecburdur. toptan olmamak şart ile başka yerlere nakil ve vatandaşlıktan iskat etmek de bu tedbirler içindedir.
askeri, siyasi, toplumsal, güvenlik sebebli bi bok yerse bunlar; içişleri bakanlığı lüzum görürse tedbir almaya mecburdur. aaaa bak bir sonraki cümlede ne diyor. toptan olmamak kaydı ile sürer ya da vatandaşlıktan atılabilirler. toptan olmamak kaydı ile.
toptan olmamak. techir, soykırım toptan olmadan yapılıyo muydu ya?
konudan bağımsız komik bişi eklicem.
72 ahıska türkü için hdp milletvekili soru önergesi
ahıska'dan gelip bitlis'e yerleştirilen 72 ahıska türküne tahammülü olmayıp soru önergesi veren zihniyetin uşağı bu herif. 72 ahıska türküni kabul edemeyip atatürk'e yok yere ırkçı, faşist, soykırımcı diyen bir herif bu.
yani sevgili sayın mal. mağduriyet kastığın maddelerin hiç birinde ırkçı, techirci, soykırımcı bir ibare yok. aç bak google'dan kendin oku. ama olmaz. illa mağdur olacak. illa ağlayacak. illa yalan ve manipülasyon saçacak.
istediğin kadar mağduriyet kas, ağla umrumda değil. belgeleriyle çürütmeye hazırım. ağlaman, manipülasyonların zerre umrumda değil. ama bir daha atatürk'e dil uzattığını ırkçı, faşist, soykırımcı vs dediğini yazdığını görürsem senin cibilini cibileyetini sağdan soldan öperim, önünü arkanı şaşırırsın.
bunu daha önce de yaptın. atatürk'e paşa iken 6 mecidiye alıp cumhuriyeti kurunca banka sahibi oldu yazdın. la havle dedim. cevap vermedim. ama tbmm'nin resmi sitesine gir. orda osmanlı mebus ve ayan meclislerinin de tutanakları var. atatürk'ün mirliva(tuğgeneral) olduğu 1916 senesininden önce yapılan bakanlık bütçeleri, maaş düzenlemeleri falan var. bütçe tartışmaları var. mebuslar kime ne maaş bağlanmış, maaşlarda zam/indirim vs tartışıyolar. o satır aralarında geçiyor kimin ne kadar maaş aldığı vs. aç oku ne kadarmış mirliva maaşı. ferik eşinin 140 kuruş, diğer paşaların ailelerine ne kadar maaş bağlanmış yazıyor bak aşağıda. bir mecidiye'nin 20 kuruş olduğunu hatırla. bak bakalım şu metne.

o devirde bir paşanın 6 mecidiye maaş alması komik. paşa zevcesi o parayı alıyor zaten. atatürk'ün iş bankası sahibi olduğu iddiana hiç girmiyorum bile. osur osur ipe diz takılıyorsun. ama dediğim gibi. istediğin yerden mağduriyet kas, istediğin kadar ağla. istediğin kadar yalan, dolan, manipülasyon kas. ben gördükçe, yakaladıkça elimden geldiğince karşında olacam. ama işte bu bir tehdittir. bir daha atatürk'e haksız yere dil uzattığını, iftira attığını görürsem senin de ağababalarının da tuluatını silkerim.
eleştir, şunu yanlış yapmış, burda hatası var diyebilirsin. ama iftira atmadan, hakaret etmeden, adam gibi argüman sunarak.
yazımın sonuna gelmişken; atatürk'e attığın ırkçı iftirasını sana iade ediyorum. sen ve senin gibiler 72 ahıska türkü için soru önergesi vererek ispatladınız.
atatürk'e attığın soykırımcı iddiasını sana iade ediyorum. onbinlerce türk/kürt sivilin kanına girip bebek kesen şerefsizlerle aynı safta olduğunuz için.
atatürk'e attığın techirci iddiasını sana iade ediyorum. örgüte yardım etmeyen köyleri yakan, boşaltan, köy korucularını şehit eden örgütle aynı saflarda olduğunuz için.
ayrıca;
#3044960 entryin nedeniyle senin vicdanını silkeyim. çoğunluk akp'ye oy verdi diye gayseri halkı ya da başka insanlara müstehak mı çocuk tecavüzcüleri ile aynı ortamda yaşamak. tepki gösterip sokağa inmeseler başka türlü mağduriyet kasacaktınız dimi lan it? tecavüz edilen çocuk suriyeli olunca kimsenin sesi çıkmıyo. işte bunlar böyle anadolu irfanı falan diye dolaşacaktın.
yalancı, iki yüzlü, cahil ve beceriksiz bir manipülatörsün.
devamını gör...
40.
küçücük beyniyle faşist deyince tartışma kazandığını sanan dallama bir kürtçü.
devamını gör...
