terör örgütü yandaşı, türk düşmanı bir terörist.
devamını gör...
#3109058

israil düşmanlığını sevdiğim yazar.
devamını gör...
sen o kadar entrylerinde “bozit” ve “faşit” de ama hiç hesabın ceza almasın, ne güzel dünya ya.
devamını gör...
#3123300
seni şuraya alalım.
(bkz: normal sözlük ağlama duvarı)
devamını gör...
#2306670 duruyorsa profil link rica edeceğim, merak ettim çalışmalarınızı.
devamını gör...
#3044935

kemalizm/atatürkçülük faşizmdir dedikten sonra (faşizm nedir onun tanımını bile bilmez bu ama neyse) bunu yazması şaşırtmadı, eh atatürkçülük faşizmdir diyen, atatürk için de bunları der.

öncelikle etnikçi, kürtçü şahsiyetlerin duyunca zevkten ayakta titremeye başladıkları "şark ıslahat planı" gerçek değildir. neden değildir

söz konusu raporu ve maddelerini ilk olarak ortaya atan mehmet bayraktar’ın,1999 yılında yazmış olduğu “kürt sorunu ve demokratik çözüm” adlı eserini inceliyoruz. söz konusu rapor güya 25 eylül 1925 yılında türkiye büyük millet meclisine sunulmuş. söz konusu vikipedi maddesi de şimdi bu bilginin kaynağını veli yadırgı adlı sözde akademisyene ithaf ediyor. neden sözde dediğimi de birazdan anlatacağım. kısaca tekrardan vurgulayalım, çünkü tarih önemli, 25 eylül 1925. bu belgenin varlığını gerçekmiş gibi ortaya koyanlar ise belgenin aslını hiçbir zaman kitaplarına, dergilelerine, makalelerine koyamamışlardır. belgenin kendisi olmadığı için, maddeler uydurulmuş ve böylece insanlar kandırılmıştır. belgenin sahtesi bile yoktur. mustafa armağan gibi şahsiyetlerin sahte belge uydurup, bunları gerekli uygulamalarla düzenleyip kitaplarında yer ettiği oluyordu. bu iddia edilen raporda bu girişim dahi yok. bugün hiç kimse alın işte rapor budur diyemez. maddelerini raporda gösteremez.

neden gösteremeyeceğini de anlatalım. bir kere türkiye büyük millet meclisi 25 eylül 1925 tarihinde tatildedir. yasama dönemi içinde değildir. bu ne demek? türkiye büyük millet meclisi o tarihte kapalıdır. nitekim diyoruz ki, acaba gizli görüşme olmuş mudur, bu sebepten dolayı da gizli oturumlara, gizli celselere göz atıp araştırmaya koyulduk. yine görüleceği üzere 25 eylül 1925 tarihinde herhangi bir gizli oturum gerçekleşmemiştir. kısacası türkiye büyük millet meclisi’ne sunulduğu söylenen belge, o tarihte sunulmuş olmasının imkânı dahi yoktur. ancak sözde ideolojik paçavra akademisyenleri ve mehmet bayraktar bu hususları tabi ki sorgulamamışlardır. onlar için önemli olan türk milleti’nin tüm unsurlarına nefret tohumları ekmek, böylece türk milleti’nin ulusal birlik ve beraberlik, yurttaşlık bilincini zedelemektir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
iddia edilen tarih olan 25 eylül 1925 tarihi yasama yıllarının dışındadır. sonuç olarak meclis, 25 eylül 1925 tarihinde açık değildir ve böylece tbmm'ye herhangi bir maddenin, kanun tasarısının, raporun sunulmuş olması imkan dahilinde değildir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kamuya kapalı yani gizli yapılan oturumlara göz attığımızda da 25 eylül 1925 tarihinde herhangi bir gizli oturumda bulunulmamıştır. böylece gizli, kamuya o dönem kapalı olan zabıt ceridelerinde de söz konusu sözde rapor bulunmamaktadır

peki gerçek nedir? türkiye cumhuriyeti’nin doğu ve güneydoğu raporları toplamda 27 tanedir. bu raporların tamamı liste halinde tarihsel sırasıyla şu şekildedir:

1)ziya gökalp'in "kürt aşiretleri hakkında sosyolojik tetkikler" adlı kitabı (1924).

2)kütahya milletvekili neşit hakkı uluğ'un "doğu'dan bir mektup" başlıklı çalışması. (1925).

3)mülkiye müfettişi hamdi bey'in raporu (1926)

4)elaziz valisi cemal (bardakçı)'nın raporu (1926)

5)milli emniyet hizmetleri (meh) teşkilatı'nın van vilayeti raporu (1928)

6)meh'in urfa vilayeti raporu (1928)

7)meh'in hakkâri vilayeti raporu (1928)

8)meh'in elaziz vilayeti raporu (1928)

9)meh'in mardin vilayeti raporu (1928)

10)meh'in siirt vilayeti raporu (1928)

11)meh'in diyarbakır vilayeti raporu (1928)

12)elaziz valisi nizamettin ataker'in raporu

13)birinci umum müfettişi ibrahim tali (öngören) bey'in birinci raporu (1930)

14)büyük erkanı harbiye reisliği'ne rapor (fevzi çakmak raporu). (1930)

15)halis paşa (korg. ömer halis bıyıktay) raporu (1930)

16)dahiliye vekili şükrü kaya raporu (1931)

17)birinci umum müfettiş ibrahim tali bey'in ikinci raporu (1931)

18)jandarma umum kumandanlığı raporu (1932)

19)erzincan valisi ali kemali bey'in erzincan kitabı (1932)

20)ismail hüsrev tökin'in "türkiye köy iktisadiyatı" adlı kitabı (1934)

21)başvekil ismet inönü’nün şark seyahat raporu (1935)

22)iktisat vekili celal bayar'ın şark raporu (1936)

23)dahiliye vekili şükrü kaya'nın umumi müfettişler konferansı'nı açış konuşması (1936)

24)birinci umumi müfettiş abidin özmen'in umumi müfettişler konferansı'ndaki konuşması (1936)

25)üçüncü umumi müfettişi tahsin uzer'in umumi müfettişler konferansı'ndaki konuşması (1936)

26)dördüncü umum müfettişi korg. abdullah alpdoğan'ın umumi müfettişlikler konferansı'ndaki konuşması ve raporu (1936)

27)dördüncü umum müfettişliğin ikinci raporu (1937 veya 1938)

arşivlerimiz gizli olmadığı için, her bir türk vatandaşının online arşivlere göz atma ve inceleme hakkı olduğu için ben de bakınayım dedim. devlet arşivleri başkanlığı’nın sitesine girip “şark”, “kürt”, “doğu”, “ıslahat” vb. anahtar kelimeler ile arşivleri taradım. söz konusu karşıma çıkan raporlar doğal olarak sadece ismet inönü’nün başbakanken hazırlamış olduğu şark seyahat raporu (1935) ve celal bayar'ın hazırlamış olduğu şark raporu (1936) çıktı. ismet inönü'nün hazırlamış olduğu rapor da ankara başvekalet matbaası tarafından 1935 yılında basılmış olup çeşitli tezlere ve kitaplara konu olmuştur. bunlardan en önemlisi raporun tıpkı basımlarının da bulunduğu “ileri dergisinin 27. sayısı” ve yine saygı öztürk’ün 2007 yılında yazmış olduğu ve söz konusu raporun yanlış bir adlandırmayla “ismet paşa'nın kürt raporu” adlı eseridir.

bugün de tekrardan bir atatürk düşmanının kolpasını patlattık çok şükür. yarına allah kerim. hoş adamın argümanı "filmde alman askerleri ölüyor, türklere ne yovvv" olunca normal böyle zırvalar. he bir de şeyh sait isyanından dolayı ohal ilan edilmesi de faşizmmiş. öyle diyor.

buradan
devamını gör...
yalnız cordo ve hüso nun içinden benim yerime gençlerin geçmesi de ayrı bir tat veriyor.
devamını gör...
#3109058

sabahtan akşama türkiyenin kürtlere yaptığı eziyetten, kemalizmin faşizminden yakınıp israil'de yaşayan bütün yahudilerin beşikten mezara katledilmesini savunan ümstad. utanmasa gamalı haç asıp "heil hitler" diye bağıracak. silerse diye

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu yahudilere dediklerinin çeyreğini kendisinin cenahı için deseler ortalığı ayağa kaldırıp yaygara koparır ırkçılar yukarı, faşistler aşağı diye.
devamını gör...
bir yıl önce samimiyet kurduğum, bazı konularda fikir ayrılıklarına düşsek de samimi bulmaya devam ettiğim yazardır. herkesin favori yazarları vardır, kendisi benim favorilerim arasındadır.
en son nikaltısını bir yıl önce girmişim, yenilemek lazım geldi.
devamını gör...
her fırsatta türk milli takımı aleyhine konuşan provokatör. milli maç günlerinde milli duyguları yüksek insanları tahrik etmekle meşgul olan bir insan.

türkiye ve türk milleti aleyhtarlığının ötesinde çok sıkıntılı tanımlar girer. fakat hiçbir şekilde hak ettiği cezayı almaz...
devamını gör...
#3159762

mesaj alimi kapali diye burdan yazdim, baslik altinda sallamak sozlugu foruma cevirebiliyor biraz. itirazlarini dm kutusunu acip yaparsa makbule gecer. yoksa "ahahaha bos yapma yaww" deyip aslinda konudan 1 sey anlamamis birinden farki kalmaz.

t: 1 yazar.
devamını gör...
#2593833

akp'nin kemalist olduğunu iddia eden bir yaşayıcı. %99 oranında eminim normal sözlük 15 senelik falan olsaydı muhtemelen 2010 yıllarında yetmez ama evet diye dolaştığı entarilerini okuyacaktık.

aaa ama olur mu hiç öyle? "kemaliz vesayeti kaldıracağız " diye yola çıkan ve bu emel doğrultusunda nice atatürkçü subay, akademisyen, gazeteciyi hedef gösteren sol ve liberaller tünelin ucu bombok yere çıkınca ufak çaplı bir şoka girdiler. "ya acaba biz armut muyuz" diye sorguladıklarında varoluşsal sancılara girdikleri için bir kaçış mekanizması olarak eskiden destek verip peşinden tokat üstüne tokat yediklerini kemalist yaptılar.

tabi insan gerçekten hayret ediyor. kenan evren ile akp nasıl aynı potada eritilebiliyor anlamak güç.
devamını gör...
az önce akışta son entrysi karşıma çıktı. (bkz: istanbul'da kadın polisi öldüren sapık katil)

şimdi bu başlığı okuyan insan ne düşünür? sapık bir adam varmış, kadına tecavüz edip sonra da öldürmüş değil mi? ben en azından öyle anladım.

içeriği okuyunca ise, hayır- eskiden hüküm giymiş bir sapık var işte o da polise kurşun sıkmış ve s. ve s.

istanbulda polisin öldürülmesi ve s. diye açılmalıydı başlık yani. benim düşüncem bu.

sonra nickaltına baktım, bi sürü insan kin kusmuş bu yazara. acaba ne alıp veremedikleri var diye hesabında gezindim, ama pek ilginç bir şey bulamadım. her şeyi çarpıtması dışında.

arkadaşlar, bu tür insanlar için(zaten kendisinin instagram hesabında da belirttiği gibi) sjw denir. ciddiye alınacak insanlar değildir. bu kadar
devamını gör...
narin güran cinayeti hakkında ne düşündüğünü merak ettiğim yazar.
devamını gör...
#3208824 başınız sağolsun.
devamını gör...
@bez bebek nana #3208850 sağol.
devamını gör...
başınız sağ olsun.
devamını gör...
abi, vejetaryen misin? mesaj alımın kapalı da, buradan sorayım dedim.
devamını gör...
#3215806

tedbiren yemeksepeti, getir, hemen yemek, benusen esnaf lokantası, dilber teyze ev yemekleri, migros ve alibaba uygulamalarını kuran insanların ibret alması gereken yazar.

afiyet olsun. *
devamını gör...
mesaj alımı kapalı olduğu için buradan yazıyorum.
#3218568

30 yıldan beri savaşa savaşa devlet güçlerini merkezi yerlere çekilip oralarda üs kurmaya zorlamışsınız.

pardon da kim kimi nereye çekilmeye zorlamış?
99'da ateşkes ilan eden pkk, 2004'te saldırılara yeniden başlıyor. 25 nisan 2013'de ise örgüt; tüm silahlı güçlerini kuzey ırak'a çektiğini duyuruyor. kaynak, bbc

kim çekilmiş pardon?

30 yıldır savaşan bir örgütün bunu görememesi, görmek istememesidir diye açıklanabilir.

ilk çözüm sürecinin biteceğinin en baştan belli oluşunu örgütün hükümet tarafından kandırılmasına bağlıyorsunuz sanırım. bu ifadenizden ilk çözüm sürecinin başarısızlığının sebebi; size göre örgütün, hükümetin sözlerine kanıp bişileri görememesi, asıl suçlunun örgüt değil devlet olması.

örgüt temiz, pür-i pak, barış güvercini, barış istiyor ama devletin "itlik(!)" yapacağını öngörememiş ve aa tuh çözüm süreci bozulmuş. hadi be oradan. hükümet o dönem örgüt yöneticilerini haburda karşılamadı mı? ayak üstü mahkeme kurup eli kanlı teröristleri serbest bırakmadı mı? kaç kere öcalan itinin mektupları okunmadı mı? devlet dairelerinden tc ibaresi kaldırıldı, siyasi ve sosyal onca iyileştirme/reform yapılmadı mı? bu mu silah bırakan örgüte karşı anında silahlan devlet/hükümet? yine mi mağdursunuz, yine mi en haklı sizsiniz, haksız it olan foşik tece?

aksine; barış ayağına daha da silahlanan, şehirleri cephaneliğe çeviren, yapılan onca çalışmaya rağmen kalleşlik yapan örgüttür. dertleri hiç bir zaman barış, kardeşlik vs olmamıştır. devlet/hükümet bunu süreç içinde görmemiş/görememiş ya da görmek istememiştir. hükümetin kürtlerle işi bitince de fişi çekmiştir. bu kadar basit.

pkk'nın çekilmesinden sonra başlayan çözüm süreci garabetinde şehirleri; o şehrin hdp'li belediyelerinin desteği ile tüneller, cephaneler, sığınaklar, mayınlar ve eytler ile dolduran kim? çözüm sürecinde bu faaliyeti farkedip üstlerine bildiren subayları tayin eden/süren iktidarı alkışlayan kim?

süreç boyunca; ordu birimlerinin ilin valisinden izin almadan terörist sızmalara müdahele etmesinin, sıradan bir asayiş operasyonu yapmasının yasaklandığını neden söylemezsin? örgütün silahı indirir indirmez , devletin silaha sarıldığı anlamı çıkıyor yazdıklarınızdan. hadi oradan. bakın aşağıda bir haber var.

haber sputnik haber tarihi 2015.
tsk 2014'te 290 operasyon için izin istemiş, 8'ine izin verilmiş mesela bak. aynı kaynakta cb erdoğan'ın açıklamasına bir atıf var. aşağı ekliyorum;


cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın geçen çarşamba günü trt 1'deki programda yaptığı, "çözüm süreci içerisinde valilerimiz kendilerine verdiğimiz talimatlar gereği ciddi manada bu terör örgütlerine karşı şu andaki operasyonlara girmiyorlardı" açıklaması kamuoyunda, "valilerin izin vermediği ancak özellikle türk silahlı kuvvetleri'nin (tsk) operasyon yapılmasını istediği olaylar ve yerler nerelerdi" sorusuna neden oldu. tsk kara kuvvetleri unsurları, emasya (emniyet-asayiş yardımlaşma) protokolü uyarınca, şubat 2010'a kadar gerekli gördüğü takdirde şehirlerdeki olaylara valinin izni olmadan müdahale edebiliyordu. ancak emasya protokolünün şubat 2010'da yürürlükten kaldırılmasından sonra şehirlerde operasyon yapabilmek için valilikten izin alma şartı getirildi.


kalekol inşaatları çözüm sürecinden çok çok önce 2010-11'li yıllarda başladı. kaynak

yukarda belirttiğim üzere pkk'nın çekilmesi 2013. yani pkk silahları indirmeden önce kalekol yapımları başlanmış. ki kalekolların yapım sebebi de pkk'nın 2007 dağlıca, 2008 aktütün ve diğer kalleşçe saldırıları. ne olacaktı? elin iti sınırdan girecek, baskın yapıp ülkedeki insanın güvenliği için nöbet tutan 50-60 tane gariban mehmetçiği 200-300 kişi ile kuşatıp katledecek. devlet de o askeri korumak için önlem almayacak öyle mi?

30 yıldır savaşan bir örgütün barışa hazırlandığını sanmak ya da ummak da nereden baksanız tutarsız, nereden baksanız ahmakça.

"30 yıldan beri savaşa savaşa devlet güçlerini merkezi yerlere çekilip oralarda üs kurmaya zorlamışsınız."

30 yıl boyunca her türlü savaşı, çatışmayı gerçekleştir. sivil, asker, çoluk çocuk demeden binlerce insanı kalleşçe katlet. bu kadar barış meraklısı ve güvenilir bir yapı olsa bu örgüt 30 sene bunca insanı katletmezdi sanırım değli mi? ya da ne bileyim uyuşturucu kaçırıp gençleri zehirlemezdi. 30 yıl boyunca her türlü kalleşlikle çatış, uyuşturucu parası ile sivil-asker kurşun sık, en ufak karşılık alınca bizi eziyolay diye ağla, ab/abd kapılarında yat kurtarın bizi diye.

sonra da dur tamam kanka silahlarımı indiriyorum, çekiliyorum de ve yaptığın onca katliamın hesabı sorulmasın. yok ya. ben de yarın çıkayım dağa, beşiktaşlı olmayanları öldürme motivasyonuyla örgüt kurayım. fenerli, geseli binlerce kişiyi öldüreyim. ardından dur tamam barış yapalım. ama barış istiyorsan beni yargılama, hapis verme, benim destekçilerimden hesap sorma, bana ve beşiktaş'a da toprak/özerklik/hak ver diyip çıkayım işin içinden. bu mudur adalet?

hasta oluyorum şu işinize geldiğinde mağdur olmanıza, işinize geldiğinde "örgüt devleti çekilmeye zorladı" diye aptalca kahramanlıklar çıkarma çabanıza. şehirde barış, insan hakları, demokrasi, kardeşlik diye ötüp, dağda bunların tam tersini gerçekleştirmeniz de buna benzer. her türlü katliamı yap, yapanları destekle. karşılık alınca katliamcı foşik tece diye ağla.

entry metnindeki şu ibareye katılabilirim.

devlet pkk elele bu savaş ortamını sürdürmekten yana. nasılsa kendi egemenlerinin çocukları ölmüyor. ne bir feodal ağanın, ne bir paşanın, ne sabancıların oğlu ölmüyor. devam etsin savaş.
bu da öyle olacaktır.


doğru. ne bir hükümet yetkilisinin, ne bir ağanın ne bir paşanın ne de bir kalantorun çocuğu, ne de mesela pervin buldan'ın çocukları terörden etkilenmiyor. terör ve onu besleyenler kaçakçılık, uyuşturucu işlerinin rantından maddi olarak nemalanıyor. siyasi olarak da bu çatışmadan nemalanıyor haklısınız. ancak yine de entrynizin ilk kısmındaki ibareler yanlış, manipülatif ve fazlasıyla da yanlı. ve hatta ilk bir kaç cümle apaçık örgüt sempatizanlığı.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"cordarone" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim