141.
türkiyede yaşayan bir hayalperesttir. yahu sen kaç yaşındasın? git üniversiteni bitir. sonra git siyasete atıl, siyasetini yap. gidiyor silah kullanma eğitimi alabileceği kamplara katılıyor. banka soyuyor falan... taşıdığı fikrin halkta karşılığı yok. yazık etmiş kendine ve gençliğine.
devamını gör...
142.
luci akrabalık var mı?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
143.
51 yıl önce bugün idam edilmişlerdi. deniz gezmiş, yusuf aslan, hüseyin inan.
devamını gör...
144.
muhtara sorarsanız;
"bizim serseri veli"
marabaya sorarsanız;
"işini bilmemiş deli"
köylüye sorarsanız;
"ekmeksiz, garibin teki"
çocuklara sorarsanız;
"yüce dağlar aslanı"
kimsesize sorarsanız;
"hükümet bilir onu"
candarmaya sorarsanız;
"devletin dağlarda silah çatması"
vurguncuya sorarsanız;
"yolkesici, yağmacı"
soyguncuya sorarsanız;
"devletin acizliği"
sağcıya sorarsanız;
"siktir et pezevengi!"
solcuya sorarsanız;
"ferman padişahın dağlar bizimdir"

zordur deniz'i anlamak hatta o kuşağı. kendileri isteselerdi en güzel şartlarda hayatlarını devam ettirebilirlerdi. ama onlar türk halkının tam bağımsızlığı için kendilerini feda ettiler.
ah be deniz, bu halk için değer miydi?
devamını gör...
145.
gezmiş ve arkadaşlarını idama hazırlayan ankara belediyesi mezarlıklar başimamı seyit çifçi, 40 yıllık suskunluğunu bozdu.

1948 yılında başladığı görevi sırasında yaşadığı bu olayı 'en acı hadiseydi' diye özetleyen 88 yaşındaki seyit hoca, 'gece saat 03.00 gibiydi. üçünü de getirdiler. elleri kelepçeliydi. idama tanıklık eden 8-10 kadar kişi vardı. bir paşa, merkez komutanı, ankara valisi, emniyet müdürü, infaz savcısı ve memurları ile ben vardım' dedi. idam edileceklerin son vazifelerini yapmak üzere orada bulunduğunu aktaran çiftçi, 'yusuf aslan ve hüseyin inan kelime-i şehadet getirdiler, idama öyle gittiler. deniz gezmiş ise bunu reddetti' dedi. seyit hoca, aslan ve inan'a son vazifelerini yaptırabilmek için abdest aldırmak istediğini ancak orada bulunan merkez komutanının buna izin vermediğini söyledi.

çifçi, daha sonra orada bulunanlara, 'beni buraya mahkumların son vazifelerini yaptırmak için getirttiniz. onların elleri kelepçeli olduğu için abdest almaları mümkün değil. ellerini çözmezseniz abdest alamazlar, ben de vazifemi yapamam' dedim, bunun üzerine orada bulunan paşa, 'hoca ne diyorsa onu yapın' dedi. yusuf aslan ile hüseyin inan'ın elleri çözüldü, abdest aldılar ve kelime-i şehadet getirerek dar ağacağına gittiler. deniz gezmiş ise böyle bir şeyi kabul etmedi. ancak onun idamı kötü şekilde oldu. boyu uzun olduğu için ayağı takıldı ve boynu kırılmadığından yaklaşık 45 dakika orada can çekişti. sonra hayatını kaybetti'' diye yaşanan idamları anlattı.
devamını gör...
146.
"kağıttan bir gemidir devrim
kimbilir kaç yunus görmüş. kaç deniz gezmiş. "

sunay akin
devamını gör...
147.

1977 yılı'nın ağustos ayıydı. mhp genel başkanı alparslan türkeş, önce gülümsedi. sonra sağ kolunu kaldırdı. "önemli değildi" ya da "boş verin" dercesine, eliyle havada küçük daireler çizdi. tavırlarından, olayı önemsemediği ve küçümsediği belliydi. "ektim onları, havalarını aldılar" dedi.
türkeş'in, "ektim onları" dediği deniz gezmiş ve arkadaşlarıydı. olayın geçtiği yer ise ortadoğu teknik üniversitesi'nin eymir gölü'ydü.
alparslan türkeş'in ilginç bir özelliği vardı.
zaman zaman kimseye haber vermeden aracına biner, ankara'nın çevresinde dolaşırdı. tek başına yürüyüşlere çıkardı. genellikle de yürüyüş için odtü'nün eymir gölü çevresini tercih ederdi.
türkeş, 12 mart 1971 öncesinde yine bir sabah erkenden evinden ayrıldı. tek kapılı ford marka aracına bindi; eymir'e doğru yola çıktı.
göl'e geldiğinde, her zamankinden farklı bir hareketlilik olduğunu sezdi. o gün gerçekten eymir gölü'nde bir olağanüstülük yaşanıyordu.
deniz gezmiş ve arkadaşları da oradaydılar.
bu karşılaşma son derece doğaldı. çünkü, o dönemde odtü, tamamen solun hakimiyetindeydi.
türkeş, onları hemen tanıdı.
onlar da alparslan türkeş'i fark ettiler.
deniz gezmiş ve yanındakiler, hemen araçlara atladılar. alparslan türkeş'in peşine düştüler. eymir'in çevresinde ilginç bir takip başladı. önde "başbuğ" alparslan türkeş, arkasında ise 6 mayıs 1972'de yusuf aslan ve hüseyin inan'la birlikte idam edilip, sol için önemli bir sembol haline gelecek olan deniz gezmiş vardı. kim bilir, belki de o gün yusuf aslan ve hüseyin inan da oradaydılar.
türkeş, 1977 yılı'nın ağustos ayı'nda bu tarihi olayı anlatırken çok fazla ayrıntıya girmedi.
sadece, deniz gezmiş ve yanındakilerin odtü'ye ait olan eymir gölü arazisinde bir süre kendisini takip ettiklerini söyledi. onları atlattığını ise "ektim onları" sözleriyle dile getirdi. mimikleriyle de bunun kendisi açısından "ciddiye alınacak bir olay olmadığını" ortaya koymaya çalıştı.

daha sonralarda eymir gölü'nde verilen iftar davetine çağrıldığında gözleri dolar ve dalar alparslan türkeş. sorarlar ne olduğunu;

oğlum, odtü'nün ve eymir gölü'nün benim için ayrı bir yeri ve önemi vardır.

der ve ekler. o zaman detay vermeyen ve önemsiz bir şey gibi bahsettiği olayda alparslan türkeş o gün deniz gezmiş ve arkadaşlarının orda olduklarını bile bile oraya gittiği ancak arkadaşlarının doğrudan arabaya gitmesi üzerine deniz gezmiş ile konuşma fırsatı olmadığını söyler. sonrasında ki takipte ise deniz gezmiş alparslan türkeş'in onları atlatmasına izin vermiş alparslan türkeş de bunu fark etmiştir. "ektim onları "diyerek gülümsemesinin ve sağ eliyle selam vermesinin asıl nedeni budur.alparslan türkeş ilk oylamada oylamaya katılmayarak böyle bir karara imza atmak istememiş ancak son yapılan oylamada idama evet oyu vermiştir. bunu neden yaptığı ise muamma olarak kalmış idamdan sonra ise;

gençlerdi, şans tanımak lazımdı

diyerek üzüntüsünü dile getirmiştir.

deniz gezmiş ülkesinde özgürlük ve aydın bir gelecek istemiş üç genç fidandan biridir. vatan sever ve milliyetçi olmanın sağ ve sol ile alakası olmadığını bilerek kendi inandığı görüşü için ölüme gitmeye hazır bir yigittir.


deniz gezmiş, yusuf aslan ve hüseyin inan'ı öldüren, ölüm emrine imza atarak izin verenlerin adları kimsenin hatrında kalmazken üç fidanın adı dün gibi hatırda.
ruhları şad olsun.
devamını gör...
148.
ruhu şad olsun. bugünün gençlerine örnek olacak bir duruş sergilemiş devrimcidir.
devamını gör...
149.
deniz gezmiş, gayet de ülkesini seven bir devrimciydi. tarihi bilmeyen cahil türkolar atıp tutuyor. o zamanlar ülkücüler, cia’nın köpeğiyken, cia tarafından, başta alparaslan türkeş olmak üzere, cia kamplarında eğitim alırken, altıncı filoya secde ederken; deniz gezmiş ve arkadaşları abd emperyalizmine karşı, altıncı filoya karşı savaş açmışlardı.
devamını gör...
150.
mezardan kalkıp bugün işçi partisinden vekil seçilmiş zuppleri görse sinirden kendini s.kerdi sanırım.
laf olmasın diye idama giderken filtreli sigara içmeyen solculardan kullandığı telefon, giydiği kazak,ayağındaki ayakkabıya kadar amerikan uşaklarına nasıl geldik diye sorar kendisine.
devamını gör...
151.
sabah sabah sövdürtmeyin lan kendinize....salyanızı silin de yazın.
devamını gör...
152.
bağzı cahil cühela faşist ruhluların işkembe-i kübradan atarak pis dillerinde kirlettikleri...

sizin yüzünüzden başlığı engelliycem neredeyse... okuyun lan biraz kafanız acımaz!
devamını gör...
153.
kulaktan dolma sözler ile anlatılmaz. hayatını okumak gerekir. sonra gelip tekrar yazınız.
devamını gör...
154.
bu faşolara nasıl soktuysa elli yıldan bu yana acısı geçmemiş ağzılarından sıçırtıp duruyor bunları.
devamını gör...
155.
türklerin (bkz: che)si lan adam.

çapınız kadar konuşun diyeceğim de, o çap da yok sizde!
devamını gör...
156.
deniz gezmiş ve arkadaşları söylenenin aksine hiç bir zaman moskova'dan yardım almadı. maddi sıkıntı çekiyorlardı çünkü karşılarında nato finanslı eğitim kamplarında yetiştirilmiş ve silahlandırılmış sağcılar vardı. bu sağcıların, maraş, çorum ve malatya'da sivil halk üzerinde yaptığı katliamlar incelenirse solcuların silahlanmaya ne kadar ihtiyacı olduğu anlaşılır. üstelik deniz gezmiş ve arkadaşlarına terörist diyenler neden bu katliamlardan hiç bahsetmezler?
banka soymaları hataydı diyebiliriz. ama bakın bu çocuklar bu pranın 1 kuruşunu bile yemediler.
reis dediğiniz adamlar devletten aldıkları paraları çatır çatır pavyonda harcarlarken deniz gezmiş idam edilmeden önce son isteği olarak filtreli sigara istemişti ve idamından sonra babasına teslim edilen eşyalarının arasında bir paket birinci sigarası vardı.
isteseler bu parayla moskova'ya kaçabilirlerdi.
son olarak şunu yazayım;
"ben amerkan emperyalizmine,sovyet revizyonizmine, romen soytarılığına karşı bir türk devrimcisiyin"
deniz gezmiş
hadi şimdi gidip kumda oynayın...
devamını gör...
157.
terörist.
devamını gör...
158.
.. kolay değil öyle
genç ölmek
yeşil bir dal gibi yüreği
kopartıp ateşe atmak
hiç öyle kolay değil dostlar ..

diyor ozan.. hiç tanımadığı çocuklar da gülsün ve doysun diye tüm açlar, herkese ışısın diye özgür bir dünya; yiğitler de geliyor bazan dünyaya dostlar.. yazık ki, kendi gölgesinden bile korkan kimi ödlekler, efendileri farkeder de bir kemik kırıntısı verir belki diye kendilerine, havlıyorlar onlara utanmazca sıcak karanlıklarında...
devamını gör...
159.
doğum günüdür.
devamını gör...
160.
''insanlar, doğar, büyür, yaşar ve ölürler.
önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığın süre içerisinde fazla şeyler yapabilmektir.
..''
deniz gezmiş
çok şey yazılabilir deniz gezmiş hakkında o yüzden yazılmayanlar hakkında yazmak istedim. özellikle yaptığı savunmadan bahsetmek isitiyorum.deniz'in yaptığı savunmaya her yerden ulaşabilirsiniz.
savunmanın geneli içeriği ve üslubu açısından bir suçlamadır ve bu suçlamanın muhatabı da, başta siyasi iktidarlar olmak üzere, düzenin savunucularının tümüdür.
deniz gezmiş davada yaptığı savunmada, kendilerini bağımsız bir ülkenin çocukları olmaktan mahrum edenleri sanık koltuğuna oturtmuş ve “tarih evvelce bunu yapanları nasıl temize çıkarmışsa bizi de temize çıkaracaktır, buna da inanıyoruz!” demiştir.
deniz,savunmasında iki suçlamaya karşı çıkıyor.
birincisi, en çok zoruna giden bugün de olduğu gibi vatan hainliğinden suçlanmasıdır. özellikle o'nu vatan hainliği ile suçlayanlar için savunmasında,'' biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz. türk halkı ve devletin bağımsızlığına armağan etmiş bulunmaktayız. bu sebeple ölümden çekinmiyoruz. biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen türkiye'nin bağımsızlığını temin edemedik. bugüne kadar da bu özlem içinde kaldık. iddianamede geçen ve bana atfedilen hükümleri kabul etmiyorum. ben silahımı halka, orduya karşı kullanmadım. ancak vatan hainlerine karşı kullanmak maksadıyla taşıdım'' diyor.
ikincisi ise atatürk....
''bu memlekette mustafa kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz. 35 milyon metrekare vatan toprakları işgal altındayken, bizim milli bütünlüğü bozmakla suçlanmamız gülünçtür. mustafa kemal sağ olsaydı bugün çok şaşırırdı. hareketimiz tamamen anayasal bir harekettir. anayasamızın başlangıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme karşı direnme hakkını kullandık. bu sebeple anayasal bir davranışta bulunduk. yaptıklarımızın haklı olduğuna inanıyorum.''

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yeni yaşın kutlu olsun yoldaş...
sen hiç ölmedin...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"deniz gezmiş" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim