201.
muhtemelen gene filistin kamplarında eğitim görüp banka falan soymaya kalkan bir kımıl zararlısı olurdu.
devamını gör...
202.
ama biz gezememişiz.
devamını gör...
203.
devrim yapacağım diye hukuksuz bir sürü eylem yapıp, ülkede hukuk arayışına girmek bana biraz ters, amacına ulaşmamış her devrim terör tanımında kalıcaktır malesef. niyet her zaman her şey değildir, niyetle eylemlerinin çakıştığı çok yer olmaması lazım.
devamını gör...
204.
54 sene önce bugün idam edilmiş eşkiya.
devamını gör...
205.
solcuların bağımsızlık turnusolu,
halbuki bir taraf diğer sscb diğer taraf natoya peşkeş çekecekti memleketi.
halbuki bir taraf diğer sscb diğer taraf natoya peşkeş çekecekti memleketi.
devamını gör...
206.
kadere bakın ki, o zamanın yasalarına göre cezası toplasan birkaç senelik hapisle sonuçlanacak olan gençlerin idamına hükmeden mahkeme başkanı, boğularak can verdi. ilahi adalet dedikleri bu olsa gerek.
devamını gör...
207.
'' ilkbaharı sonbahara çevirdi 6 mayıs
dünyanın dönüşüyle ölüme aktı zaman...
güneş süsü verilmiş cellat,
bembeyaz karanlığa alıp götürdü canları...
ve üç "deniz" üç "yusuf" üç "hüseyin"
üç yürek, üç can, üç sonsuz,
yürüdüler darağacına korkusuz..
öldüm mü sandınız beni 6 mayıs'ta ?
sayın bakalım o günden bu güne doğan çocukların adını...
kaçı cellat, kaçı deniz...
artık idam vakti geldi.ansızın çektiler sandalyemi!
sanıyorlar ki herşey burada bitmiş ama bilmiyorlar ki,
benim adım deniz gezmiş...
utansın karanlık...
utansın toprak...
ağlasın gökyüzü... kızarsın şafak....
3 yürek
3 fidan...
3 gül.
3 güzel insan....''
yaktığınız ateş hiç sönmeyecek, ışıklar içinde uyuyun...!!!
üç yürek...
üç fidan...
üç güzel insan...
devamını gör...
208.
sosyalist düşünceyi lenin de mao da ülkesine her ne kadar kızıl terörle getirmiş olsa da biri işçi diğeri köylü sınıfı üzerinden ideolojiyi kendi halkına uyarlayarak getirdi.
deniz gezmiş'in izlediği yol ise doğruca sovyet kopyası ile hareket etmek oldu. anadolu insanı muhafazakardır, kısmi milliyetçi ve müslümandır. heleki o dönem daha dindar daha muhafazakardı. komünist ideolojiye tamamen uyumsuz hatta anti tez seviyesinde bir sosyolojik yapı var.
burada merhum hakkında yapacağım en net tespit daha içinde yaşadığı halkı tanımıyorken hayal peşinde koşup gençliğini boş yere heba etmesidir. vatana millete hayırlı bir genç olmak yerine copy paste devrim ithal etmeye kalktı.
şimdi kalkıp da ülkeyi natoya karşı korumak istedi amerikan emperyalizmine karşı çıktı vs diye ağzınızdan sıçmayın. kağıt üstünde veriler var türkiye'nin o dönemde ürettiği kömür belli çelik belli. diğer hegamon güç çoktan atom çağına geçmiş sen yaparim diyen age of empires köylüsü gibi takılıyorsun. yapabileceğin tek şey halkı bilinçlendirmek için sistem içinde güçlenmek ve sivil hareket yürütmekken kalkıp polise, jandarmaya ateş açan, banka soyan, farkında olarak ya da olmayarak kızıl ajanlık yapmak seni meşru kılmıyor.
devrim romantizmi de baydı artık yani cidden yeter.
deniz gezmiş'in izlediği yol ise doğruca sovyet kopyası ile hareket etmek oldu. anadolu insanı muhafazakardır, kısmi milliyetçi ve müslümandır. heleki o dönem daha dindar daha muhafazakardı. komünist ideolojiye tamamen uyumsuz hatta anti tez seviyesinde bir sosyolojik yapı var.
burada merhum hakkında yapacağım en net tespit daha içinde yaşadığı halkı tanımıyorken hayal peşinde koşup gençliğini boş yere heba etmesidir. vatana millete hayırlı bir genç olmak yerine copy paste devrim ithal etmeye kalktı.
şimdi kalkıp da ülkeyi natoya karşı korumak istedi amerikan emperyalizmine karşı çıktı vs diye ağzınızdan sıçmayın. kağıt üstünde veriler var türkiye'nin o dönemde ürettiği kömür belli çelik belli. diğer hegamon güç çoktan atom çağına geçmiş sen yaparim diyen age of empires köylüsü gibi takılıyorsun. yapabileceğin tek şey halkı bilinçlendirmek için sistem içinde güçlenmek ve sivil hareket yürütmekken kalkıp polise, jandarmaya ateş açan, banka soyan, farkında olarak ya da olmayarak kızıl ajanlık yapmak seni meşru kılmıyor.
devrim romantizmi de baydı artık yani cidden yeter.
devamını gör...
209.
deniz gezmiş, faşizmle savaşmıyordu. bakınız, bunu açık yüreklilikle söyleyebilirim ki o tarihte ortada savaşılacak bir faşizm de yoktur hakikaten. 1961 anayasası türkiye cumhuriyeti tarihinin en özgürlükçü ve medeni anayasasıydı. devlet ne tamamıyla kendini abd'ye teslim etmişti ne de komünizme yaklaşılmıştı. sovyet baskısı yüzünden nato üyesi olarak abd'ye daha yakın durduğumuz dönemlerdi. toprak bütünlüğümüzü korumak için buna mecburduk, doğu anadoluya ve boğazlara göz dikmiş moskoflara boyun eğemezdik. tabii ki nato'yla ilişkimizi toksik hale getiren çok büyük hatalar da yaptık, örneğin marshall yardımlarını alarak yerli üreticileri iflas ettirmemiz gibi. lakin buna rağmen ortada savaşılacak bir faşizm, bir abd kuklalığı yoktu. özgür basının ve güçler ayrılığının olduğu demokrat bir türkiye vardı. ne savunulacaksa, zaten siyasi zeminde savunulabilirdi ve her türlü hak aranabilirdi.
ta ki bu moskof yalakaları piyasaya çıkana kadar... bunlar ülkeye öyle zararlar verdiler ki anlatmakla bitmez ! ülkenin bugünkü totaliter halini almasında deniz gezmiş ve "yoldaşlarının" payı asla yadsınamaz. soyulan bankalar, öldürülen insanlar, bombalı ve silahlı eylemler, üniversitelerde savaş çıkarmalar ! gezmiş'in yarattığı kaos ve terör bizi 12 eylül sürecine götürdü. darbeyle birlikte özgürlükçü ve sistemli 61 anayasası kalktı, kriz ve diktatörlük peydahlamayı çok seven 82 anayasası geldi. üstelik bu devrimci teröristlerle mücadele edebilmek için abd'ye daha fazla yaklaşmak ve daha çok imtiyaz vermek zorunda kaldık. sola karşı durabilmek adına merkez sağ, türkçü ideolojiyle birleşti ve ortaya türk-islam sentezi çıktı ki bu türkler için felaket çanlarının çalmaya başladığı andır. türkçülüğün yozlaşması, milli değerlerin dini değerlere karşı ezilmesi işte tam bu noktada başlamıştır.
deniz gezmiş ve yoldaşları faşizmle savaşmamıştır, faşizmi yaratmıştır. tamağda ateşi bol olacaktır.
ta ki bu moskof yalakaları piyasaya çıkana kadar... bunlar ülkeye öyle zararlar verdiler ki anlatmakla bitmez ! ülkenin bugünkü totaliter halini almasında deniz gezmiş ve "yoldaşlarının" payı asla yadsınamaz. soyulan bankalar, öldürülen insanlar, bombalı ve silahlı eylemler, üniversitelerde savaş çıkarmalar ! gezmiş'in yarattığı kaos ve terör bizi 12 eylül sürecine götürdü. darbeyle birlikte özgürlükçü ve sistemli 61 anayasası kalktı, kriz ve diktatörlük peydahlamayı çok seven 82 anayasası geldi. üstelik bu devrimci teröristlerle mücadele edebilmek için abd'ye daha fazla yaklaşmak ve daha çok imtiyaz vermek zorunda kaldık. sola karşı durabilmek adına merkez sağ, türkçü ideolojiyle birleşti ve ortaya türk-islam sentezi çıktı ki bu türkler için felaket çanlarının çalmaya başladığı andır. türkçülüğün yozlaşması, milli değerlerin dini değerlere karşı ezilmesi işte tam bu noktada başlamıştır.
deniz gezmiş ve yoldaşları faşizmle savaşmamıştır, faşizmi yaratmıştır. tamağda ateşi bol olacaktır.
devamını gör...
210.
filistinde eğitim görüp, filistini savunan ama kendisinden nefret eden sağcılar vardır.
devamını gör...
211.
asılması bu ülkenin utancıdır. güzel yürekli devrimci. kapitalizimin oyun kurucusu olabilecek ksdar yetenekli ve zekiyken halkı için adalet için eşitlik için katledildi.
sizler mitler yazdınız bizler devamını getireceğiz.
yüryüzü aşkın yüzü oluncaya dek.
sizler mitler yazdınız bizler devamını getireceğiz.
yüryüzü aşkın yüzü oluncaya dek.
devamını gör...
212.
deniz, hüseyin, yusuf…
simsiyah bir geçmişin, hiç solmayan fidanları…
simsiyah bir geçmişin, hiç solmayan fidanları…
devamını gör...
213.
bu adam kavaklıdere’de 2 polisi ağır yaralamış, iş bankası emek şubesini soymuş, kendisine düzenlenen operasyonda bir askerimiz şehit olmuş ayrıca askerden firar etmiştir.
sorarlarsa anti-amerikancı dersiniz.
edit: şimdi baktım da adam derken hiç yakışık almamış. özür dilerim.
sorarlarsa anti-amerikancı dersiniz.
edit: şimdi baktım da adam derken hiç yakışık almamış. özür dilerim.
devamını gör...
214.
üç üniversiteli gencin katledilmesi… siyasi bir suç kapsamında yargılanabilecekken bu üç fidan, idam edildi. oysa yaşasalardı, belki de bu ülkenin yönetiminde en iyi şekilde söz sahibi olacaklardı. “banka soydular” deniliyor, ama o parayı kendi nefisleri için kullanmadıkları gerçeği görmezden geliniyor. amaçları, banka kredileri üzerinden yapılan yolsuzlukları ve sistemin kitabına uydurulmuş soygunlarını protesto etmekti.
o gün gülerek ellerini kaldıran 273 kişinin vicdanı hiç mi sızlamadı? asıl sorgulanması gereken budur. bu karara ortak olanların, yıllardır bu halkı nasıl birbirine düşürdüğünü, ana kuzularını nasıl göz göre göre harcadığını görüyoruz.
türk, kürt… vekil aynı vekil; çoğunun derdi halk değil, kendi çıkarları. at gözlüğü takmış bir güruh, önce bunu sorgulamalı.
halkı için mücadele etmiş üç fidanı saygıyla selamlıyor, anıyorum.
o gün gülerek ellerini kaldıran 273 kişinin vicdanı hiç mi sızlamadı? asıl sorgulanması gereken budur. bu karara ortak olanların, yıllardır bu halkı nasıl birbirine düşürdüğünü, ana kuzularını nasıl göz göre göre harcadığını görüyoruz.
türk, kürt… vekil aynı vekil; çoğunun derdi halk değil, kendi çıkarları. at gözlüğü takmış bir güruh, önce bunu sorgulamalı.
halkı için mücadele etmiş üç fidanı saygıyla selamlıyor, anıyorum.
devamını gör...
215.
bugün 6 mayıs. takvimlerin üzerine kan sıçradığı, ankara’nın ayazında üç fidanın, üç koca yüreğin aynı şafak vaktinde toprağa düştüğü gün. 1972’nin o uğursuz sabahında, ankara merkez kapalı cezaevi’nin avlusunda sadece bir idam kararı uygulanmadı bir kuşağın umudu, tam bağımsızlık hayali ve bu memleketin en güzel üç çocuğu, deniz gezmiş, yusuf aslan ve hüseyin inan darağacına gönderildi..
hani bugün birileri klavye başında, sıcak yatağında uzanırken "hırsızdı, teröristti, banka soydu" falan diye zırvalıyor ya, malum sözlüklerde "devlet düşmanıydı, hak etti" diye kin kusan o tipler... onlara bakınca insanın içindeki öfke yeniden bileniyor. ulan, 25 yaşında bir gencin, cebinde sadece birkaç lirası varken, tam bağımsız bir ülke hayali kurduğu için boynuna o yağlı ilmeği geçirmek hangi adalete sığar..? hangi hukuk, hangi orantı bu..?
deniz, o dev cüsseli ama çocuk kalpli deniz... o meşhur savunmasında yargıçların gözünün içine baka baka şöyle demişti:
"türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim. ve bu sebeple hayatımızı ortaya koyduk. biz anayasayı çiğnemedik, anayasayı asıl çiğneyenler memleketi parsel parsel satanlardır!"
adamlar banka soygununu diline dolamış. evet, devrim için kamulaştırdılar o paraları. ama kendi ceplerine bir kuruş indirmediler. o gün o bankadan alınan parayla lüks hayat sürmediler. o para halkın kurtuluşu için, emperyalizme karşı bir kurşun, bir bildiri, bir umut olsun diye kullanıldı. bugün memleketin kasasını boşaltanlara "sayın" diyenlerin, deniz'e "hırsız" demesi tarihin en büyük ironisidir.
"terörist" diyorlar... parkasıyla, botlarıyla dağda bayırda dolaşan, tek derdi köylünün sömürülmemesi, işçinin hakkını alması olan bir gence terörist demek vicdan körlüğüdür. deniz ve arkadaşları, amerikan 6. filosu'nu denize dökerken "tam bağımsız türkiye" diye haykırıyordu. o gün o gemilere selam duranların torunları bugün gelmiş deniz'e, yusuf'a, hüseyin'e dil uzatıyor.
üç fidanın canını aldılar ama fikirlerini boğamadılar. kimse bana "yasalardı, kanunlardı" masalı anlatmasın. bu bir yargılama değil, bir intikamdı. menderes'lerin idamına karşılık siyaset koridorlarında "üçe üç" diyerek pazarlık masasında koparılan canlardı onlar. hiçbirinin eline insan kanı bulaşmamıştı bir cana kıymamışlardı. sadece sömürü düzenine başkaldırdıkları için orantısız bir öfkeyle cezalandırıldılar.
bugün orada burada devletine başkaldıranın sonu budur diye klavye delikanlılığı yapanlar bilsin ki deniz, yusuf ve hüseyin bu halkın ortak vicdanıdır. o 25 yaşındaki çocukların cellatlarından helallik istemeyen o vakur duruşu, bugün hala milyonların kalbinde bir sızıdır.
deniz koyduk adını, denizler gibi sonsuz olsun diye..
o yeşil parkanın gölgesi, o bembeyaz dişlerin sergilendiği o korkusuz gülüş, o çelikten inanç hala bu memleketin sokaklarında nefes alıyor. 25 yaşında bir ömrü, bir halkın kurtuluşuna feda edip ölümsüzlük kürsüsüne çıkmak... bu her babayiğidin harcı değil, bu ancak yüreği vatan kadar büyük olanların işidir.
selam olsun şafağı zapt eden o güzel çocuklara. selam olsun tam bağımsızlık uğruna ömrünü bir gül bahçesine girercesine feda edenlere.
hani bugün birileri klavye başında, sıcak yatağında uzanırken "hırsızdı, teröristti, banka soydu" falan diye zırvalıyor ya, malum sözlüklerde "devlet düşmanıydı, hak etti" diye kin kusan o tipler... onlara bakınca insanın içindeki öfke yeniden bileniyor. ulan, 25 yaşında bir gencin, cebinde sadece birkaç lirası varken, tam bağımsız bir ülke hayali kurduğu için boynuna o yağlı ilmeği geçirmek hangi adalete sığar..? hangi hukuk, hangi orantı bu..?
deniz, o dev cüsseli ama çocuk kalpli deniz... o meşhur savunmasında yargıçların gözünün içine baka baka şöyle demişti:
"türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim. ve bu sebeple hayatımızı ortaya koyduk. biz anayasayı çiğnemedik, anayasayı asıl çiğneyenler memleketi parsel parsel satanlardır!"
adamlar banka soygununu diline dolamış. evet, devrim için kamulaştırdılar o paraları. ama kendi ceplerine bir kuruş indirmediler. o gün o bankadan alınan parayla lüks hayat sürmediler. o para halkın kurtuluşu için, emperyalizme karşı bir kurşun, bir bildiri, bir umut olsun diye kullanıldı. bugün memleketin kasasını boşaltanlara "sayın" diyenlerin, deniz'e "hırsız" demesi tarihin en büyük ironisidir.
"terörist" diyorlar... parkasıyla, botlarıyla dağda bayırda dolaşan, tek derdi köylünün sömürülmemesi, işçinin hakkını alması olan bir gence terörist demek vicdan körlüğüdür. deniz ve arkadaşları, amerikan 6. filosu'nu denize dökerken "tam bağımsız türkiye" diye haykırıyordu. o gün o gemilere selam duranların torunları bugün gelmiş deniz'e, yusuf'a, hüseyin'e dil uzatıyor.
üç fidanın canını aldılar ama fikirlerini boğamadılar. kimse bana "yasalardı, kanunlardı" masalı anlatmasın. bu bir yargılama değil, bir intikamdı. menderes'lerin idamına karşılık siyaset koridorlarında "üçe üç" diyerek pazarlık masasında koparılan canlardı onlar. hiçbirinin eline insan kanı bulaşmamıştı bir cana kıymamışlardı. sadece sömürü düzenine başkaldırdıkları için orantısız bir öfkeyle cezalandırıldılar.
bugün orada burada devletine başkaldıranın sonu budur diye klavye delikanlılığı yapanlar bilsin ki deniz, yusuf ve hüseyin bu halkın ortak vicdanıdır. o 25 yaşındaki çocukların cellatlarından helallik istemeyen o vakur duruşu, bugün hala milyonların kalbinde bir sızıdır.
deniz koyduk adını, denizler gibi sonsuz olsun diye..
o yeşil parkanın gölgesi, o bembeyaz dişlerin sergilendiği o korkusuz gülüş, o çelikten inanç hala bu memleketin sokaklarında nefes alıyor. 25 yaşında bir ömrü, bir halkın kurtuluşuna feda edip ölümsüzlük kürsüsüne çıkmak... bu her babayiğidin harcı değil, bu ancak yüreği vatan kadar büyük olanların işidir.
selam olsun şafağı zapt eden o güzel çocuklara. selam olsun tam bağımsızlık uğruna ömrünü bir gül bahçesine girercesine feda edenlere.
devamını gör...
216.
deniz gezmiş’e “terörist” diyenler, bebek katili öcalan’a “önder” diyor.
devamını gör...
217.
ısminin alti hazimsiz tiplemelerin istilasina ugramis devrimci kisilik. yasasin dunya halklarinin bagimsizlik mucadelesi. yasasin marx, mao ve umit ozcan'in yuce ideolojisi.
devamını gör...
218.
tartışmanın arasına parazit yapayım dedim.
1969 yılında filistin'e silahlı eğitim almaya gitmiş, kamplara katılmış ve kısa bir süre israil'e karşı direniş hareketinin içinde bulunmuştur.
politik bağlamda filistin meselesinin dönüşümünü anlamak için o dönemleri okumakta büyük fayda var.
bir diğeri için: çakal carlos*
1969 yılında filistin'e silahlı eğitim almaya gitmiş, kamplara katılmış ve kısa bir süre israil'e karşı direniş hareketinin içinde bulunmuştur.
politik bağlamda filistin meselesinin dönüşümünü anlamak için o dönemleri okumakta büyük fayda var.
bir diğeri için: çakal carlos*
devamını gör...
219.
deniz gezmiş ve arkadaşlarının idamı tbmmde hemen hemen tüm partiler tarafından kabul görmüştür.
adalet partisi (ap) 218 milletvekili kabul, 36 milletvekili red oyu verdi.
cumhuriyet halk partisi (chp) 29 milletvekili kabul, 2 vekil çekimser, 47 milletvekili red oyu verdi.
güven partisi (gp) 10 kabul 5 milletvekili oylamaya katılmadı.
millet partisi ve erbakan oylamaya katılmadı.
görüleceği gibi islamcılar hariç herkes idamını canı gönülden desteklemiştir.
adalet partisi (ap) 218 milletvekili kabul, 36 milletvekili red oyu verdi.
cumhuriyet halk partisi (chp) 29 milletvekili kabul, 2 vekil çekimser, 47 milletvekili red oyu verdi.
güven partisi (gp) 10 kabul 5 milletvekili oylamaya katılmadı.
millet partisi ve erbakan oylamaya katılmadı.
görüleceği gibi islamcılar hariç herkes idamını canı gönülden desteklemiştir.
devamını gör...
220.
deniz koydum adını. denizlerin anısına
devamını gör...