121.
elli yıl önce bugün idam edilmiş koca yürekli devrimci.
yaşasın tam bağımsız türkiye diyerek ölüme giden üç fidandan biri.
nasıl öldürüldüğünü bilmek isterseniz gülünün solduğu akşam kitabını okuyabilirsiniz.
yaşasın tam bağımsız türkiye diyerek ölüme giden üç fidandan biri.
nasıl öldürüldüğünü bilmek isterseniz gülünün solduğu akşam kitabını okuyabilirsiniz.
devamını gör...
122.
tam bağımsız türkiye gibi ne olduğu belli olmayan bir şeyi savunmuşlardır. teknolojinin ulaşım ve iletişim imkanlarını müthiş bir şekilde geliştirdiği, ekonomilerin ve kültürlerin iç içe geçtiği bir dönemde tam bağımsızlık ne demektir? günümüzde hiçbir ülke tam bağımsız olamaz. ne ekonomik anlamda ne de politik anlamda. ki bu kuşağın faaliyette bulunduğu yıllarda koskaca avrupa ülkeleri dahi sovyet orduları bizi işgal edecek korkusuyla abd'nın nükleer şemsiyesi altına girmişken, sovyetlerin komşusu olarak tam bağımsızlık naraları atmak işgal ile sonuçlanması gayet muhtemel bir sonuç doğuracaktı. ki bu sonucu doğurmasa dahi o yıllardaki bir sosyalist devrim muhtemeler aşağıdaki sonucu doğuracaktı:
komünizm 70'lerde türkiye'ye gelseydi ne olurdu size tarihte yaşanan benzer deneyimlerden bir senaryo çizmeye çalışayım.
seçimle iktidara gelmesi pek mümkün olmadığı için, nispeten şehirlerde işçi sınıfının desteğine sahip ve en azıdan ordunun alt kademelerinde örgütlenmiş bir sosyalist akım iktidarı ele geçirir. belirli bir zaman sonra özel sanayi işletmelerine el koyar, bu işletmelerin sahipleri, nitelikli mühendisleri, yöneticileri vb. göçmenler olarak (emigré'ler) olarak sermayeleri ve tabii ki know-how'ları ile birlikte yurt dışına kaçarlar. var olan yabancı sermaye de yurt dışına kaçar. topraksız köylüler büyük toprak sahiplerinin topraklarına el koyar. dışarı kaçan emigré'ler ordunun içinde buldukları destek ile sosyalist iktidara karşı bir iç savaş başlatırlar. 3 yıl süren bu iç savaş sonucunda ülke yakılıp yıkılır ancak küçük köylünün ve şehir proleteryasının desteği ile sosyalist iktidar galip gelir.
sonrasında karşı devrimcileri destekleyen kesimlere karşı tasfiye hareketi başlar. gulaglar devreye girer. iş bilen tüm mühendisler ve yöneticiler gittiği için, batı ülkeleri ve belki de aynı çizgide olmadığımız sscb tarafından uygulanacak ambargo sebebiyle, ekonomi tek elden yönetilemediği için, yabancı sermaye kaçıp gittiği için büyük bir ekonomik kriz baş gösterir. enflasyon alır başını gider. üretimin verimliliği muazzam ölçülerde düşer. tabii ki bunların müsebbibi sosyalizm değil fabrikaları yöneten, eski düzenden kalma mühendisler, beyaz yakalar vb'dir. rejimi sabote etmeye çalışıyorlardır. bu karşı devrimciler açığa çıkartılıp toplama kamplarına gönderilir.
bu arada sosyalist parti içindeki muhalefet de şüpheleri üzerinde toplar. abd ve batı ülkeleri ile yaptıkları sözde "komplo" açığa çıkarılır ve hepsi tasfiye edilerek kamplara gönderilir. sanayiyi kalkındırmak için tarımdan sanayiye kaynak aktarmak gerekir. bunun için tarımda topyekûn kollektivizasyon şarttır. 2 tane ineği, 1 dönüm arazisi olan kodaman ("kulak") ilan edilir. mallarına (ekinlerine, topraklarına, hayvanlarına) devlet kollektifleştirme adına el koyar. köylüler bunları bedava vereceğine hayvanları kesmeye, ekinleri yakmaya ya da hiç ekmemeye başlar. büyük bir gıda kıtlığı baş gösterir. köylülerin bu tepkisi tabii ki, sosyalist iktidara göre, onların yüzyıllardır süre gelen yanlış bilinçlerinden kaynaklıdır. (dini inançlar vb.) bunu gidermek için sürülmeleri, yeniden yerleştirilmeleri ya da kamplara gönderilmeleri gereklidir. gördüğümüz gibi pek iç açıcı bir tablo değil.
türkiye'nin tarihi ve bugünü ile dört dörtlük olduğu söylenemez, ancak bir sosyalizm deneyiminin yaşatacağı felaketleri de yaşamamıştır. yukarıda çizdiğim senaryo, aşağı yukarı, sadece bir ülkede değil değişik ülkelerde, devrimci (fransız devriminden, ekim devrimine oradan çin'e) dönemlerde yaşanan olaylardır. hepsi benzer süreçlerden geçmişlerdir, türkiye'de böyle bir şey olsaydı bunlardan farklı olmasını gerektirecek bir şey yoktu. sonradan da durumu toparlamak epey güç olurdu. işte rusya'ya bakın, petrol var, arazi var, insan kaynağı var, teknoloji dahi var ama yaşam standardı yerlerde sürünüyor. hukuk yok, demokrasi yok vb. hala kendini toplayamıyor.
komünizm 70'lerde türkiye'ye gelseydi ne olurdu size tarihte yaşanan benzer deneyimlerden bir senaryo çizmeye çalışayım.
seçimle iktidara gelmesi pek mümkün olmadığı için, nispeten şehirlerde işçi sınıfının desteğine sahip ve en azıdan ordunun alt kademelerinde örgütlenmiş bir sosyalist akım iktidarı ele geçirir. belirli bir zaman sonra özel sanayi işletmelerine el koyar, bu işletmelerin sahipleri, nitelikli mühendisleri, yöneticileri vb. göçmenler olarak (emigré'ler) olarak sermayeleri ve tabii ki know-how'ları ile birlikte yurt dışına kaçarlar. var olan yabancı sermaye de yurt dışına kaçar. topraksız köylüler büyük toprak sahiplerinin topraklarına el koyar. dışarı kaçan emigré'ler ordunun içinde buldukları destek ile sosyalist iktidara karşı bir iç savaş başlatırlar. 3 yıl süren bu iç savaş sonucunda ülke yakılıp yıkılır ancak küçük köylünün ve şehir proleteryasının desteği ile sosyalist iktidar galip gelir.
sonrasında karşı devrimcileri destekleyen kesimlere karşı tasfiye hareketi başlar. gulaglar devreye girer. iş bilen tüm mühendisler ve yöneticiler gittiği için, batı ülkeleri ve belki de aynı çizgide olmadığımız sscb tarafından uygulanacak ambargo sebebiyle, ekonomi tek elden yönetilemediği için, yabancı sermaye kaçıp gittiği için büyük bir ekonomik kriz baş gösterir. enflasyon alır başını gider. üretimin verimliliği muazzam ölçülerde düşer. tabii ki bunların müsebbibi sosyalizm değil fabrikaları yöneten, eski düzenden kalma mühendisler, beyaz yakalar vb'dir. rejimi sabote etmeye çalışıyorlardır. bu karşı devrimciler açığa çıkartılıp toplama kamplarına gönderilir.
bu arada sosyalist parti içindeki muhalefet de şüpheleri üzerinde toplar. abd ve batı ülkeleri ile yaptıkları sözde "komplo" açığa çıkarılır ve hepsi tasfiye edilerek kamplara gönderilir. sanayiyi kalkındırmak için tarımdan sanayiye kaynak aktarmak gerekir. bunun için tarımda topyekûn kollektivizasyon şarttır. 2 tane ineği, 1 dönüm arazisi olan kodaman ("kulak") ilan edilir. mallarına (ekinlerine, topraklarına, hayvanlarına) devlet kollektifleştirme adına el koyar. köylüler bunları bedava vereceğine hayvanları kesmeye, ekinleri yakmaya ya da hiç ekmemeye başlar. büyük bir gıda kıtlığı baş gösterir. köylülerin bu tepkisi tabii ki, sosyalist iktidara göre, onların yüzyıllardır süre gelen yanlış bilinçlerinden kaynaklıdır. (dini inançlar vb.) bunu gidermek için sürülmeleri, yeniden yerleştirilmeleri ya da kamplara gönderilmeleri gereklidir. gördüğümüz gibi pek iç açıcı bir tablo değil.
türkiye'nin tarihi ve bugünü ile dört dörtlük olduğu söylenemez, ancak bir sosyalizm deneyiminin yaşatacağı felaketleri de yaşamamıştır. yukarıda çizdiğim senaryo, aşağı yukarı, sadece bir ülkede değil değişik ülkelerde, devrimci (fransız devriminden, ekim devrimine oradan çin'e) dönemlerde yaşanan olaylardır. hepsi benzer süreçlerden geçmişlerdir, türkiye'de böyle bir şey olsaydı bunlardan farklı olmasını gerektirecek bir şey yoktu. sonradan da durumu toparlamak epey güç olurdu. işte rusya'ya bakın, petrol var, arazi var, insan kaynağı var, teknoloji dahi var ama yaşam standardı yerlerde sürünüyor. hukuk yok, demokrasi yok vb. hala kendini toplayamıyor.
devamını gör...
123.
bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
gittiler akşam olmadan ortalık karardı
mahur - attila ilhan
güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
gittiler akşam olmadan ortalık karardı
mahur - attila ilhan
devamını gör...
124.
o günleri bizzat yaşayan babama göre büyük devrimci, yine anneme göre teröristin önde gideni.
hayatını okuduğum kadarıyla da komünizm sevdalısı, silahlı kamplarda eğitim almış bugünün pkk militanı seviyesinde biri.
sol görüşten olması sebebiyle de bugün kahraman ilan edilmiş.
devre arkadaşı ve bugün başımızda olan siyasal islamcılara baktığımızda da 68 kuşağının pek öyle abartıldığı gibi olmadığını hatta rezalet olduğunu görüyoruz.
el birliğiyle güzelim ülkenin canına okumuşlar.
hayatını okuduğum kadarıyla da komünizm sevdalısı, silahlı kamplarda eğitim almış bugünün pkk militanı seviyesinde biri.
sol görüşten olması sebebiyle de bugün kahraman ilan edilmiş.
devre arkadaşı ve bugün başımızda olan siyasal islamcılara baktığımızda da 68 kuşağının pek öyle abartıldığı gibi olmadığını hatta rezalet olduğunu görüyoruz.
el birliğiyle güzelim ülkenin canına okumuşlar.
devamını gör...
125.
banka soyguncusu kişidir.
devamını gör...
126.
deniz gezmiş'i bugün sahiplenen kürtçüler ile deniz gezmiş'in siyasi eylem ve söylem dünyası arasında büyük tezatlar olduğu pek dile getirilmemiştir.
deniz gezmiş'in fikri gelişimi militarist kemalist olarak tanımlayabileceğimiz milli demokratik devrimcilerin yani doğan avcıoğlu ve ekibinin etrafında şekillenmiştir.
halbuki bugün mdd'ciler sağ olsaydı kürtçülerin gözünde hepsi ulusalcı, kemalist ve faşist olarak yaftalanıyor olacaktı.
gezmiş ve ekibinin devrimci sol anlayışı mustafa kemal'in sosyalist yorumudur çoğunlukla.
(bkz: tam bağımsız türkiye için mustafa kemal yürüyüşü) örnek verilebilir bu çerçevede.
aynı zamanda ibrahim kaypakkaya gibi solun bir başka kürtçü fraksiyon önderi ile büyük çatışma halindedir ve nitekim sonunda kavgaya varacak şekilde kopuşlar yaşanmıştır.
diğer taraftan içinden abdullah öcalan , kemal burkay ve kemal bingöllü gibi profilleri çıkaracak olan başlarda anıtkabir'de yemin ederek kurulmuş olan ulusalcı kürt solunun siyasi fraksiyonu olan devrimci doğu kültür ocakları - ddko - ile de deniz gezmiş çevresinin sürekli çekişme ve sürtüşme halinde olduğu bilinir.
nihayetinde 80 darbesi sonrası sağ - sol kavramları iğdiş edilir ve türk solu kavramı tamamen içi boş bir harabeye dönüştürülür. gezmiş gibi zamanın türk solu önderleri de kürtçülerin dümen suyuna eklenerek tıpkı öcalan ve yılmaz güney gibi terörist bir figür olarak marjinalize edilir.
deniz gezmiş'in fikri gelişimi militarist kemalist olarak tanımlayabileceğimiz milli demokratik devrimcilerin yani doğan avcıoğlu ve ekibinin etrafında şekillenmiştir.
halbuki bugün mdd'ciler sağ olsaydı kürtçülerin gözünde hepsi ulusalcı, kemalist ve faşist olarak yaftalanıyor olacaktı.
gezmiş ve ekibinin devrimci sol anlayışı mustafa kemal'in sosyalist yorumudur çoğunlukla.
(bkz: tam bağımsız türkiye için mustafa kemal yürüyüşü) örnek verilebilir bu çerçevede.
aynı zamanda ibrahim kaypakkaya gibi solun bir başka kürtçü fraksiyon önderi ile büyük çatışma halindedir ve nitekim sonunda kavgaya varacak şekilde kopuşlar yaşanmıştır.
diğer taraftan içinden abdullah öcalan , kemal burkay ve kemal bingöllü gibi profilleri çıkaracak olan başlarda anıtkabir'de yemin ederek kurulmuş olan ulusalcı kürt solunun siyasi fraksiyonu olan devrimci doğu kültür ocakları - ddko - ile de deniz gezmiş çevresinin sürekli çekişme ve sürtüşme halinde olduğu bilinir.
nihayetinde 80 darbesi sonrası sağ - sol kavramları iğdiş edilir ve türk solu kavramı tamamen içi boş bir harabeye dönüştürülür. gezmiş gibi zamanın türk solu önderleri de kürtçülerin dümen suyuna eklenerek tıpkı öcalan ve yılmaz güney gibi terörist bir figür olarak marjinalize edilir.
devamını gör...
127.
savunduğu ideoloji uğruna pek kabul edilemeyecek şeyler yapmış bir arkadaş. o ideolojiyi savunanlar hala sever. benim gibi kalıp ideolojilerden bıkmışlar ise pek de önemsemez.
devamını gör...
128.
inandığı ve yaptıkları dolayısıyla taban tabana zıt görüşlerde olsam da gençliğine kıyamıyorum.hic bir ideoloji ve düşünce bahar görmemiş gencecik insanlari darağacına goturmemeli.
devamını gör...
129.
haksızlığa karşı gencecik yaşında onuruyla, onursuzca öldürülmüş darağacında ki üç fidandan biridir.
devamını gör...
130.
boncuklu bir kubur kurdu tarafından idam sehpasına çıkarken torbasına dolduran mhpli teröristlere benzetilip ağladığı söylenen genç devrimci. neyse ki siyaset meydanında idam hükmünü veren cellat ali elmiverdibaşkabirşeymiverdi adlı alçağın yanında halit çelenk de var ve cinayetin her safhasını tek tek biliyoruz.
devamını gör...
131.
muhtara sorarsanız
bizim serseri veli
marabaya sorarsanız
işini bilmemiş deli
köylüye sorarsanız
ekmeksiz garibin teki
çocuklara sorarsanız
yüce dağlar aslanı aslan koçero
kimsesize sorarsanız
hükümet bilir onu
candarmaya sorarsanız
devletin dağlarda silah çatması
vurguncuya sorarsanız
yol kesici yağmacı
soyguncuya sorarsanız
devletin acizliği
sağcıya sorarsanız
siktiret pezevengi
solcuya sorarsanız
'ferman padişahın dağlar bizimdir'
bizim serseri veli
marabaya sorarsanız
işini bilmemiş deli
köylüye sorarsanız
ekmeksiz garibin teki
çocuklara sorarsanız
yüce dağlar aslanı aslan koçero
kimsesize sorarsanız
hükümet bilir onu
candarmaya sorarsanız
devletin dağlarda silah çatması
vurguncuya sorarsanız
yol kesici yağmacı
soyguncuya sorarsanız
devletin acizliği
sağcıya sorarsanız
siktiret pezevengi
solcuya sorarsanız
'ferman padişahın dağlar bizimdir'
devamını gör...
132.
pofpoflanmış bir tiptir. abartılmıştır yani.
devamını gör...
133.
bana bir tık fazla abartı geliyor diye düşünüyorum. bu benim şahsi fikrim tabii.
devamını gör...
134.
esasında milliyetçi duygularla dolup taşan, tam bağımsız bir türkiye için bir takım eylemlere ön ayak olup, emperyalizmin tamamen karşısında bir duruşla, yaşından, yaşıtlarından çok büyük eylemlere imza atmış türk devrimci. kendini şu şekilde tanımlar; “ben amerikan emperyalizmine, sovyet revizyonizmine, rumen soytarılığına, bulgar dalkavukluğuna karşı bir türk devrimcisiyim.”
idam edileceği gün dahi boyun eğmemiş, duruşundan zerre taviz vermemiştir. ideolojisini beğenirsiniz beğenmezsiniz ama deniz ve arkadaşlarının yaptığı işleri, damarlarında akan o deli cesaretini ve doğru bildiğinden vazgeçmeme tutkusunu hafife alan ya yarım yamalak bilgilerle konuşuyordur, ya da ideolojik duruş olarak denizin tam karşısındadır.
ruhları şad olsun.
idam edileceği gün dahi boyun eğmemiş, duruşundan zerre taviz vermemiştir. ideolojisini beğenirsiniz beğenmezsiniz ama deniz ve arkadaşlarının yaptığı işleri, damarlarında akan o deli cesaretini ve doğru bildiğinden vazgeçmeme tutkusunu hafife alan ya yarım yamalak bilgilerle konuşuyordur, ya da ideolojik duruş olarak denizin tam karşısındadır.
ruhları şad olsun.
devamını gör...
135.
bugün ayağa kalksa önce doğu perinçek’i tokatlar, yarın kılıçdaroğlu’nu istifaya davet eder, öteki gün siyasal islamcılara karşı ülkeyi isyana teşvik ederdi.
pkk’lıların kendisini sahiplenmesine bakmayın, aslında nefret ederler.
pkk’lıların kendisini sahiplenmesine bakmayın, aslında nefret ederler.
devamını gör...
136.
büyük bir devrimci olan öğrenci lideri. aydın menderes asıldıktan sonra 3 e 3 intikam güdüsüyle asılmıştır.
not; başka başka internet platformlarında nikimi deniz seçmemin sebebidir.
not; başka başka internet platformlarında nikimi deniz seçmemin sebebidir.
devamını gör...
137.
iyi ki doğdun deniz, senden ilham alarak yürüyoruz bu yollarda. senin baş koyduğun yolun çok daha kötüsünde yaşamaya çalışıyoruz.
devamını gör...
138.
bi allah’ın kulu buna değinmemiş yaa, adam türkiye diye diye öldü ve bugün doğdu open.spotify.com/track/5wvn...
devamını gör...
139.
iyi ki doğmuş güzel abim... bir sigara eşliğinde rodrigo'yu dinleme günüdür.
devamını gör...
140.
asılmasaydı şu anki gibi kahraman olarak görülür müydü diye düşündüğüm devrimci.
la casa de papel'in türk versiyonu çekilse muhakkak maske olarak kendi yüzünün maskesi yapılırdı salvador dali yerine.
hayatını birkaç farklı kaynaktan okudum. üniversite yakmak, banka soymak, adam kaçırmak gibi yaptığı faaliyetlerin hepsi sıralanırsa hayatı için resmen bir suç resmi geçidi gibi demek kesinlikle abartı olmaz. peki tamam adam öldürmedi ama onun haricinde her türlü haltı etmiş. yaptığı bir tane pozitif yapıcı olumlu iyilik masumiyet içeren bir şey aradım bulamadım. asıldığı için demokrasi sayıklayan kitleler tarafından kahraman ilan edilen şimdi yaşasaydı herhalde zamanında asılmadı hainleri yaşattılar diye muhakkak kendisine küfreden yüzlerce insan mevcut olacaktı ki ha tabii bir de zaman insanı da değiştiriyor dün adnan menderes'i tokatlayan deniz baykal bugün milyonlarca insanın acı çekmesine sebep olmuştur.
yav bu adamı star wars ile kıyaslayan kafalar bile olmuştu dün star wars'u(4 mayıs) kutlayanlar bugün deniz gezmiş'i anıyor diye.. hee tabii darth vader force choke yaptı tabi..
la casa de papel'in türk versiyonu çekilse muhakkak maske olarak kendi yüzünün maskesi yapılırdı salvador dali yerine.
hayatını birkaç farklı kaynaktan okudum. üniversite yakmak, banka soymak, adam kaçırmak gibi yaptığı faaliyetlerin hepsi sıralanırsa hayatı için resmen bir suç resmi geçidi gibi demek kesinlikle abartı olmaz. peki tamam adam öldürmedi ama onun haricinde her türlü haltı etmiş. yaptığı bir tane pozitif yapıcı olumlu iyilik masumiyet içeren bir şey aradım bulamadım. asıldığı için demokrasi sayıklayan kitleler tarafından kahraman ilan edilen şimdi yaşasaydı herhalde zamanında asılmadı hainleri yaşattılar diye muhakkak kendisine küfreden yüzlerce insan mevcut olacaktı ki ha tabii bir de zaman insanı da değiştiriyor dün adnan menderes'i tokatlayan deniz baykal bugün milyonlarca insanın acı çekmesine sebep olmuştur.
yav bu adamı star wars ile kıyaslayan kafalar bile olmuştu dün star wars'u(4 mayıs) kutlayanlar bugün deniz gezmiş'i anıyor diye.. hee tabii darth vader force choke yaptı tabi..
devamını gör...