evernevergreen
başlık "örnek vatandaş" tarafından 09.12.2020 00:36 tarihinde açılmıştır.
nickaltı sahibi yazar profili: evernevergreen
141.
nickinin hakkını vererek artık online olmayacağını söylemiştir.
yeni gelecek editörün bu arkadaşın son yazdığını iyi bi şekilde okuyup anlaması öenmlidir ki kendisi de bu duruma düşmesin.
yeni gelecek editörün bu arkadaşın son yazdığını iyi bi şekilde okuyup anlaması öenmlidir ki kendisi de bu duruma düşmesin.
devamını gör...
142.
valla gitsin kafa dinlesin bu sözlük yola ciktiklarini yolda bulduklari ile degistiriyorsa zaten hakkı. böyle bir plansizlik olamaz yani yok.
butik bir sozlukte olamaz bu kafayla. neyse kendisi sözlükte uzaktan uzaktan takip ettiğim sevdiğim bir yazardır. gidişi onun için iyi olsun.
butik bir sozlukte olamaz bu kafayla. neyse kendisi sözlükte uzaktan uzaktan takip ettiğim sevdiğim bir yazardır. gidişi onun için iyi olsun.
devamını gör...
143.
evernevergreen, birçok kullanıcı gibi benim de önemsediğim, referans kabul ettiğim bir yazar. dolayısıyla söyledikleri önemli.
kendisi bir durum değerlendirmesi yapmış ve bunun gereği olduğunu düşündüğü bir tavır ortaya koymuştur. bu yüzden kendisinin son tanımı, veda yönünden çok bu tavırsal içeriğiyle düşünülmelidir.
kendisinin bir yönetim paydaşı olarak sözlük yapısıyla ilişkisi, elbette biz yazarlarınkinden çok daha farklı arka planlar barındırıyordur ve bunların tamamına hakim olamayacağımız gibi üzerinden bir haklılık, haksızlık yargısında bulunmamız da doğru olmayacaktır.
fakat aynı durum sözlük yönetimi için geçerli değildir ve bir yönüyle sözlük kullanıcılarının tamamına yansımış bu eleştirel tutuma, sözlük yönetiminin yaklaşımı, bizler için de belirleyici olacak kadar önemlidir.
evernevergreen, daha tanımının girişinde başka yazarların da adını vererek,
tek seferlik bir olay veya durum olmaktan çok, benzer durumların çokça yaşandığı bir süreç sonucunda bu noktaya geldiğinin kendince ironik ipuçlarını veriyor aslında. dolayısıyla bunu, kişiler üzerine yapılan bir eleştiri değil, yönetim anlayışı üzerine yapılan bir eleştiri olarak okumak gerekiyor.
kendisinin de bu yönetimin paydaşlarından biri olduğu ve doğal olarak, meselenin bizim bilmediğimiz kısımlarına da hakimiyeti düşünülürse bu eleştiri, sözlük yönetimince çok daha izaha muhtaç bir duruma dönüşüyor.
biz yazar ve kullanıcıların sözlüğün finansal müşterekleri, hak sahipleri veya hissedarları olmayışımız, beklentilerimizi de sözlük yönetimi açısından bir yükümlülük olmaktan çıkarıp onları, salt sözlük yönetiminin insafına kalmış bir tercih meselesi yapar mı?
burada hiçbir telife konu olmadan gönüllülük esasıyla ürettiğimiz içerikler, bizlerin ticari değil, etik kaygılarımızın bir sonucuysa bu sonuç, sözlüğe de tarafsızlık, demokratiklik, eleştiri, talep ve beklentilerimizin önemsenip gereklerinin yerine getirilmesi gibi birtakım etik sorumluluklar yükler.
bir süredir, farklı başlık ve tanımlarda "küstürülmüş yazarlar" şeklinde özetlenebilecek konulara da sık sık rastlıyoruz ve bir şekilde geçiştirilen, arada kaynayan, giderek artan bu dalga, açıkçası rahatsız edici bir hal almaya başladı.
kendisi bir durum değerlendirmesi yapmış ve bunun gereği olduğunu düşündüğü bir tavır ortaya koymuştur. bu yüzden kendisinin son tanımı, veda yönünden çok bu tavırsal içeriğiyle düşünülmelidir.
kendisinin bir yönetim paydaşı olarak sözlük yapısıyla ilişkisi, elbette biz yazarlarınkinden çok daha farklı arka planlar barındırıyordur ve bunların tamamına hakim olamayacağımız gibi üzerinden bir haklılık, haksızlık yargısında bulunmamız da doğru olmayacaktır.
fakat aynı durum sözlük yönetimi için geçerli değildir ve bir yönüyle sözlük kullanıcılarının tamamına yansımış bu eleştirel tutuma, sözlük yönetiminin yaklaşımı, bizler için de belirleyici olacak kadar önemlidir.
evernevergreen, daha tanımının girişinde başka yazarların da adını vererek,
tek seferlik bir olay veya durum olmaktan çok, benzer durumların çokça yaşandığı bir süreç sonucunda bu noktaya geldiğinin kendince ironik ipuçlarını veriyor aslında. dolayısıyla bunu, kişiler üzerine yapılan bir eleştiri değil, yönetim anlayışı üzerine yapılan bir eleştiri olarak okumak gerekiyor.
kendisinin de bu yönetimin paydaşlarından biri olduğu ve doğal olarak, meselenin bizim bilmediğimiz kısımlarına da hakimiyeti düşünülürse bu eleştiri, sözlük yönetimince çok daha izaha muhtaç bir duruma dönüşüyor.
biz yazar ve kullanıcıların sözlüğün finansal müşterekleri, hak sahipleri veya hissedarları olmayışımız, beklentilerimizi de sözlük yönetimi açısından bir yükümlülük olmaktan çıkarıp onları, salt sözlük yönetiminin insafına kalmış bir tercih meselesi yapar mı?
burada hiçbir telife konu olmadan gönüllülük esasıyla ürettiğimiz içerikler, bizlerin ticari değil, etik kaygılarımızın bir sonucuysa bu sonuç, sözlüğe de tarafsızlık, demokratiklik, eleştiri, talep ve beklentilerimizin önemsenip gereklerinin yerine getirilmesi gibi birtakım etik sorumluluklar yükler.
bir süredir, farklı başlık ve tanımlarda "küstürülmüş yazarlar" şeklinde özetlenebilecek konulara da sık sık rastlıyoruz ve bir şekilde geçiştirilen, arada kaynayan, giderek artan bu dalga, açıkçası rahatsız edici bir hal almaya başladı.
devamını gör...
144.
sözlükten ayrılma kararına üzüldüğüm değerli bir yazardır. aslında sözlükteki yazarlar hakkında değerlendirmelerimi çoğu kez kendimde saklı tutmakla birlikte pek azını ifade etmeye cesâret buluyorum. zira, değerlendirmelerim hatalı olabilir, bu hata belki gücendirici olur, kalp kırar; belki de sahte, yapmacık bir methiyeden öte bir anlam ifade etmez diye korkuyorum.
bir de kültürümüzde yer etmiş bir şey var: ‘‘insanları yüzüne karşı övmek doğru değildir; onun kibirlenmesine sebep olup vebâlini alırsın’’ derler. nitekim, hz. peygamber’in (allah'ın salât ve selâmı o'nun ve âilesinin üzerine olsun) yüze karşı övgülerde bulunanın yüzüne toprak atılmasını tavsiye ettiği kitaplarda anlatılır. fakat, burada niyet olgusunun önemli olduğuna, eylemden ziyâde niyetin iyi veya kötülüğüne göre övgü yahut eleştirinin değerlendirilmesi gereğine inanıyorum.
iyi olan niteliklerin ve bu niteliklere sahip olan insanların belli bir denge ve ölçü içinde sözlükte ya da sosyal hayat içinde çeşitli platformlarda anlatılmasından yanayım. çünkü, iyi, güzel, doğru olan şeyler anlatıldıkça toplumda değer ve itibâr bulur. iyi insanlar, doğru ve dürüst insanlar mûteber ve saygın insanlardır, gelecekte de bu kıymetleriyle âlî ve hürmete lâyık olmaya devam edeceklerdir. âdâlet, sevgi, merhamet, sorumluluk ve bilgelik onların ellerinde nesilden nesile aktarılacak, her devirde kötülüğün karşısında iyilik, yanlışın karşısında doğru, pespâyeliğin karşısında erdem dimdik ayakta kalacaktır.
sözlükte editörlük göreviyle muvazzaf, değerli yazar arkadaşımız da sözlükte insânî hasletleri ile tanınmış bir yazardır. o'nun kararına saygı duymakla beraber, bu kararını tekrar gözden geçirmesini ümit ediyorum. kendisinin sözlükle ilgili işlerde özverili çalışmalarının bizzat şâhidiyim. ayrıca, değerli paylaşım ve tanımlarından istifâde etmiş bir insanım. sözlükte gönlünü kıran her ne ise bunu önemsememesini, burada gerçekten tanımlarını ve yorumlarını dikkatle değerlendiren önemli bir okuyucu kitlesinin olduğunu, o'nun sevinç ve üzüntülerini paylaşan sanal arkadaşlarının bulunduğunu hatırlatmak isterim. yazarlık hukukundan gelen bu saygı ve sevgi, değerli editörümüzün kendisine aktarılan problemlere yine saygıyı esas alan, çözüm odaklı yaklaşımından ve kıymetli tanımlarıyla sözlüğe katkısından kaynaklanmaktadır. kendisinden, onu önemseyen, duygu ve düşüncelerine değer veren, analiz ve tanımlarını okuyup yararlanan, sayan ve seven takipçileri ve sözlük üyelerinin ''gitme, kal!'' çağrılarına kayıtsız kalmamasını, belki bundan sonra editörlük ya da sözlükte başka bir görevi kabul etmek istemese bile değerli tanım ve yorumlarından biz okuyucularını yoksun bırakmamasını istirhâm ediyor, ona sağlık ve âfiyetler, işlerinde başarılar diliyorum.
bir de kültürümüzde yer etmiş bir şey var: ‘‘insanları yüzüne karşı övmek doğru değildir; onun kibirlenmesine sebep olup vebâlini alırsın’’ derler. nitekim, hz. peygamber’in (allah'ın salât ve selâmı o'nun ve âilesinin üzerine olsun) yüze karşı övgülerde bulunanın yüzüne toprak atılmasını tavsiye ettiği kitaplarda anlatılır. fakat, burada niyet olgusunun önemli olduğuna, eylemden ziyâde niyetin iyi veya kötülüğüne göre övgü yahut eleştirinin değerlendirilmesi gereğine inanıyorum.
iyi olan niteliklerin ve bu niteliklere sahip olan insanların belli bir denge ve ölçü içinde sözlükte ya da sosyal hayat içinde çeşitli platformlarda anlatılmasından yanayım. çünkü, iyi, güzel, doğru olan şeyler anlatıldıkça toplumda değer ve itibâr bulur. iyi insanlar, doğru ve dürüst insanlar mûteber ve saygın insanlardır, gelecekte de bu kıymetleriyle âlî ve hürmete lâyık olmaya devam edeceklerdir. âdâlet, sevgi, merhamet, sorumluluk ve bilgelik onların ellerinde nesilden nesile aktarılacak, her devirde kötülüğün karşısında iyilik, yanlışın karşısında doğru, pespâyeliğin karşısında erdem dimdik ayakta kalacaktır.
sözlükte editörlük göreviyle muvazzaf, değerli yazar arkadaşımız da sözlükte insânî hasletleri ile tanınmış bir yazardır. o'nun kararına saygı duymakla beraber, bu kararını tekrar gözden geçirmesini ümit ediyorum. kendisinin sözlükle ilgili işlerde özverili çalışmalarının bizzat şâhidiyim. ayrıca, değerli paylaşım ve tanımlarından istifâde etmiş bir insanım. sözlükte gönlünü kıran her ne ise bunu önemsememesini, burada gerçekten tanımlarını ve yorumlarını dikkatle değerlendiren önemli bir okuyucu kitlesinin olduğunu, o'nun sevinç ve üzüntülerini paylaşan sanal arkadaşlarının bulunduğunu hatırlatmak isterim. yazarlık hukukundan gelen bu saygı ve sevgi, değerli editörümüzün kendisine aktarılan problemlere yine saygıyı esas alan, çözüm odaklı yaklaşımından ve kıymetli tanımlarıyla sözlüğe katkısından kaynaklanmaktadır. kendisinden, onu önemseyen, duygu ve düşüncelerine değer veren, analiz ve tanımlarını okuyup yararlanan, sayan ve seven takipçileri ve sözlük üyelerinin ''gitme, kal!'' çağrılarına kayıtsız kalmamasını, belki bundan sonra editörlük ya da sözlükte başka bir görevi kabul etmek istemese bile değerli tanım ve yorumlarından biz okuyucularını yoksun bırakmamasını istirhâm ediyor, ona sağlık ve âfiyetler, işlerinde başarılar diliyorum.
devamını gör...
145.
genel olarak her olayda tavrım, iki tarafı da dinlemeden bir yargıya varmamak yönündedir. fakat bir mevzu (yahut benzer mevzular) 1'den fazla kez ve farklı insanlar tarafından dile getirildiğinde taraflardan diğerini de dinlemek isteği, anlamını yitiriyor bir süre sonra.
ne yaşandı, neden yaşandı bilmiyorum. galiba artık bilmek de istemiyorum çünkü zaten öncekilere benzer savunmalar yapılacaktır ve hiçbir yazarı da tatmin etmeyecektir diye tahmin ediyorum. "kimseyi tatmin etmek gibi bir mecburiyetimiz yok" da denebilir tabii. zaten böyle düşünülüyorsa biz boşa yazıp çiziyoruz demektir.
özetle; olay aslında sevgili evernevergreen'den çıkalı çok oldu. ters giden bir şeyler var. bunu herkes ya işin mutfağında olduğundan bizzat yaşadığı için biliyor ya da buraya yansıyanlardan anlıyor yahut hissediyor.
olup bitenler ever'a -kaba tabirle- koymaz. o nereye giderse gitsin iyi olacaktır ki olsun da zaten, hak ediyor bunu. belki herkes tarafından değil ama çoğunluk tarafından sevilen ender yazarlardan biri çünkü. fakat herhangi bir sözlük, yazarlarının ikazlarını vakitlice dikkate almazsa sonunun nasıl olacağını iyi kötü hepimiz bir yerlerde gördük, yaşadık.
hayatın sonu mu sözlüğün kendisini bitirmesi? elbette değil. ancak güzel niyetlerle çıkılmış bir yol ve birkaç senede harcanmış onca emeğe de yazık neticede.
ne yaşandı, neden yaşandı bilmiyorum. galiba artık bilmek de istemiyorum çünkü zaten öncekilere benzer savunmalar yapılacaktır ve hiçbir yazarı da tatmin etmeyecektir diye tahmin ediyorum. "kimseyi tatmin etmek gibi bir mecburiyetimiz yok" da denebilir tabii. zaten böyle düşünülüyorsa biz boşa yazıp çiziyoruz demektir.
özetle; olay aslında sevgili evernevergreen'den çıkalı çok oldu. ters giden bir şeyler var. bunu herkes ya işin mutfağında olduğundan bizzat yaşadığı için biliyor ya da buraya yansıyanlardan anlıyor yahut hissediyor.
olup bitenler ever'a -kaba tabirle- koymaz. o nereye giderse gitsin iyi olacaktır ki olsun da zaten, hak ediyor bunu. belki herkes tarafından değil ama çoğunluk tarafından sevilen ender yazarlardan biri çünkü. fakat herhangi bir sözlük, yazarlarının ikazlarını vakitlice dikkate almazsa sonunun nasıl olacağını iyi kötü hepimiz bir yerlerde gördük, yaşadık.
hayatın sonu mu sözlüğün kendisini bitirmesi? elbette değil. ancak güzel niyetlerle çıkılmış bir yol ve birkaç senede harcanmış onca emeğe de yazık neticede.
devamını gör...
146.
normal sözlük'te onu tanıma şerefini bahşettiği için kendisine teşekkür ederim. hayatında başarılar. yolu açık olsun.
devamını gör...
147.
kendisine de yazmıştım zaten ama buradan da yazmak istiyorum. emeklerin için gerçekten çok teşekkürler. gönüllü yapılan bir işte bu kadar titizlik beklemiyor insan. buradaki çalışmaların çok güzeldi.
bizim ülkenin genel sorunlarından ayrılamazdı zaten normal sözlük de. çalışan bir şeyi bozmayacaksın arkadaş,, niye elliyosunuz ki? evernevergreen işi hakkıyla yapan biriydi. al işte bozdunuz.
bizim ülkenin genel sorunlarından ayrılamazdı zaten normal sözlük de. çalışan bir şeyi bozmayacaksın arkadaş,, niye elliyosunuz ki? evernevergreen işi hakkıyla yapan biriydi. al işte bozdunuz.
devamını gör...
148.
149.
umarım hayatında hep değerini bilen kişiler olur. başka bir sözlükte bir gün karşılaşmak dileğiyle.
devamını gör...
150.
yine de üzüldüm. tarafına yapılan resmen gotelekliktir. açıklaması yok. zaten aplikasyon da çok bı cacık değil yani bir yıl beklenecek bir durum da yokmuş. chat gpt de yazılmış resmen. yolun tantuniye düşerse haber ver madem.
devamını gör...
151.
sözlükte editörlüğe başladığım günden bu yana her türlü çaylak sorumu cevaplayan, her hastalık iznimde ne zaman döneceğimi değil de halimi hatırımı soran, her editörüne aynı ilgiyi gösteren, kitap editörleri olarak muhabbetinden ve baş editörlüğünden inanılmaz keyif aldığımız, muhabbetine bayıldığımız biricik everımız. öyle ki hiçbir zaman evernevergreen olmadı bizim için. her zaman "everımız" oldu. reşata bile tahammül etti, hatta çok iyi anlaştılar. ekipte karışıklığa mahal vermedi, metalar onun sayesinde kusursuzdu. (army bebeğimin de emeği çok ama bugün konumuz ever). tüm kitap editörleri meşgul olsa ever müsaitti, hepimizden çok çalıştı. son bir haftada dahi farkını ortaya koyup bizden daha aktif günler geçirdi. sarı bezini serdi, hiç kullanılmamış izlenimi veren o kusursuz sarı bezini... *
bir pazar günü ansızın öğrendik ki baş editörlüğüne son verilmiş. neden? la bu kız size neetti? aylardır tek bir editörle tek bir sorun yaşamamış bir baş editörün elinden baş editörlüğünü almak neden? kime danıştınız da aldınız bu kararı? neye ya da kime kandınız? üç beş gün sonra bir anda benim de editörlüğümü alacak mısınız? hiçbir sebep yokken? kendinizce bana da daha uygun bir görev mi bulacaksınız? verdiğim emekleri hiçe sayarak?
everımın peşinden gitmemek için zor tutuyorum kendimi ama aylarca verdiğim emeğe kıyamıyorum sadece. hoş siz onu da harcarsınız...
everımın kitap inceleme tanımlarının eksilecek olması bile bu sözlük için büyük bir kayıp... bazı eksikler uygulama ile kapatılamaz.
seni çok seviyorum ever.
bir pazar günü ansızın öğrendik ki baş editörlüğüne son verilmiş. neden? la bu kız size neetti? aylardır tek bir editörle tek bir sorun yaşamamış bir baş editörün elinden baş editörlüğünü almak neden? kime danıştınız da aldınız bu kararı? neye ya da kime kandınız? üç beş gün sonra bir anda benim de editörlüğümü alacak mısınız? hiçbir sebep yokken? kendinizce bana da daha uygun bir görev mi bulacaksınız? verdiğim emekleri hiçe sayarak?
everımın peşinden gitmemek için zor tutuyorum kendimi ama aylarca verdiğim emeğe kıyamıyorum sadece. hoş siz onu da harcarsınız...
everımın kitap inceleme tanımlarının eksilecek olması bile bu sözlük için büyük bir kayıp... bazı eksikler uygulama ile kapatılamaz.
seni çok seviyorum ever.
devamını gör...
152.
üst edit : içerik oldukça uzun oldu, ancak sorusu olan yazarların, bütün sorularını cevaplayacağı bir yazı hazırladım.
kendisine emeklerinden ötürü teşekkür ettiğim normal sözlük'ün emektarı.
fakat vedaların da bir kalitesi olmalı.
olmayan şeyler olmuş gibi anlatılmamalı.
kimseyi zan altında bırakmamalı.
ateist kaplumbağa'nın çorbasını konusunu hiçbir şekilde anlayamadım. kendisini çok severim, hakkında tek bir olumsuz düşüncem dahi yok. keşke hep burada olsa, yazsa da ben de okusam.
ben sevgili kaplumbağa ile ilgili görüşümü #1488992 burada yazmışım. hala aynı görüşteyim.
kendisine karşı tek bir hatam, kusurum olmadı, olamaz da.
bazı ithamları boş bırakıp, altını doldurmadan söylem üretmeyi doğru bulmuyorum.
bu yaklaşım insanları yanlış yönlendirmekten başka bir şey de değil.
atforvendetta ise daha dün görüştük, birkaç gün öncesinde 1 saatin üzerinde telefonda konuştuk, dertleştik.
bu hafta içi de oturup 2 bira yuvarlayacağız.
bizim bir problemimiz yok.
sözlükte kalmasını, ekibin önemli bir parçası olmasını, arka planda bu işleri benimle beraber yürütmesini istediğimi kendisine çokça aktardım.
esasen biz sevgili at ile her konuda da anlaştık, o da burada olmayı sözlüğü beraber büyütmeyi çok istiyor.
fakat kendisinin özel bir durumu hasıl oldu, bu özel durum onun elini kolunu bağladı.
ben, kendisinin moderatör yetkisini dahi dün aldım. düne kadar mod yetkisi mevcuttu ve kimi zaman işlem de yapmaktaydı.
velhasıl, at ile bizim bireysel bir problemimiz yok. kendisini severim, sanırım o da beni seviyor.
olgun ve güzel bir ilişkimiz var <3
sevgili atın hesabı aktif, kendisinin elini kolunu bağlamıyorum, bugüne kadar da hiçbir konuda ona tek bir kelime baskım olmadı.
bu zamana kadar o ne isterse o oldu.
eğer var ise herhangi bir konuda memnuniyetsizliği, sıkıntısı ya da sorunu kendisi yazabilir, ben de öğrenirim.
çünkü bana at'ın aktardığı ile sözlükte yazılanlar çok farklı.
sevgili at beyin düşünceleri böyle değilken, ever'ın at üzerinden bu şekilde algı yapması çok üzücü.
keşke bu yol seçilmese.
bir de pavlov'un göbeği meselesi var. bazı yazarlar onu yediğimi, sözlüğün dışına ittiğimi söylüyor, yazıyor, çiziyor.
ben bu komplo teorilerinin nereden nasıl yayıldığını anlamakta güçlük çekiyorum.
yahu daha bu hafta sonumu yanında geçirdim pavlov'un ben *
çooooooooook sıkı bir dostumdur.
gelelim evernevergreen ve editörlük konusuna.
şu anda var olan, halihazırdaki editörlük sisteminin işlemediği, bir gelişim yapılması gerektiği konusunda ever'da mutabıktı.
şikayetleri de oldukça fazlaydı.
zaten, hatırlayanlarımız olacaktır, editörlük görevi dizi/film/kitap başlıklarını meta başlık olarak düzenlemek için acil olarak hasıl olmuştu.
15.000 kadar dizi/film/kitap başlığına, afiş, fragman, kadro vb. bilgileri girip meta başlık formatına dönüştürmek için hızlı bir ekip oluşturmuştuk.
bu başlıkların tamamı meta başlığına dönüştürüldü.
ve biz sonrasında editörlük sistemi için bir gelişim yapmadık. atılım yapmak için mobil uygulamamızı bekleme kararı aldık.
bu da herkesin malumu.
mobil uygulama gelince teknik anlamda birçok gelişime gidileceği, editörlük sisteminin de tamamen değişeceğini ever'a defaatle söyledim.
planımız, editörlerin anonimleştirilmesi, moderatörler ile editörlerin bağlamının arttırılması ve editör-moderatör arasında sirkülasyon sağlanmasıdır.
bu planı ever'a açıklayıp, burada 2'li baş editörlüğe artık gerek kalmadığını, sözlüğün bireysel çalışabileceği başka bir alanına kaymak isterse beraber yol yürümeye devam etmek istediğimi hatta sözlük için emektar yazarlardan oluşan 7 kişilik bir kadro kurup, bu kadroya önemli kararları danışmak istediğimi, sözlüğün geleceği ve yapılabilecek işler ile hasbihaller yapmak istediğimi, kendisini de bu 7 kişilik emektar sözlük grubunda görmek istediğimi önemle rica ettim.
beni nasıl editörlükten alırsınız dedi, kabul etmedi. işin aslı budur.
yine de ever için bir yöntem bulunup, örneğin moderasyona alınıp, farklı bir ünvan bulunup moderatör-editör gibi bir devam yolu çıkamaz mıydı?
zorlasak çıkardı elbet.
ama ben ever'in sözlüğü tam ortasından temsil eden bir statüde görev almasını istemedim.
aynı zamanda bir topluluğun içerisinde görev almasını da sakıncalı olarak görüyorum.
bunun için çoooooooooook geçerli sebeplerim var.
şimdi gel gelelim madalyonun diğer tarafına.
evernevergreen'in görev aldığı süre boyunca asla doğru bulmayacağım birkaç olayına şahitlik ettim.
özellikle bunlardan bir tanesi benim için hatta bir insan için hazmedilmesi epey zordu.
burada tek tek yazmak bana yakışmaz, yukarıda da yazdığım gibi vedaların da bir kalitesi olmalı, buna inanıyorum.
bir de üstelik, şahit olduğum olaylardan birisinin bağlamı olan kişiye çok değer veriyorum.
onun hatırına da olsa yine susarım.
sizlere bir yoldaş tavsiyesinde bulunayım, insanları bu kadar kolay kahramanlaştırmayın.
yoldaş da altı boş olan bir konuda atıp tutmaz.
uzun lafın kısası hiçbir şey göründüğü gibi değil sevgili arkadaşlar, bu konuların bir de görünmeyen, dışarıya yansımayan karanlık tarafları var.
ha şunu da söyleyeyim, ever bugün çıkıp "söyle beni burada zan altında bırakma" desin, hemen peşin sıra, sıralarım.
hiç kimse, sırf egolarından sebep aslı astarı olmayan şeyleri çarpıtıp hem sözlüğü hem burada emek veren onlarca arkadaşımı hedef tahtası yapamaz.
nihayetinde peygamber değilim, hatalarım olmuş mudur? elbette olmuştur.
ancak sözlükte yazılıp çizilen, sözlükle ya da bazı yazarlar ile ilgili ortaya atılan konuların neredeyse tamamının inanın gerçekle alakası yok.
discord adresim birçok yazarda var, merakınız olursa bana ulaşın/arayın sorun.
hiçbir soruyu cevapsız bırakmam.
ancak lütfen böyle komik algılara da kanmayın.
hiçbir yönetici, her şey iyi giderken radikal kararlar almaz.
sözlüğü geliştirmek, ileri taşımak üzere bazı sıkı hamleler yapıyoruz.
bu mecrayı "gezegen üzerindeki en müthiş platform" yapmak için inanın çok çabalıyoruz, normal sözlük’ü büyütmek için ekip arkadaşları arıyoruz başlığına 60 üzerinde başvuru geldi.
burayı büyüteceğiz. kurumsal anlamda buraya emek verenlerin emeklerinin dönüşümünü verebilen, dışarıdan imrenerek bakılan bir platform inşa edeceğiz.
artık sözlük içi bu bunu dedi, şu şunu yazdı yoldaş açıklama yapsın gibi konuların hiçbirisinde olmak istemiyorum. eğer ever "açıkla" derse açıklarım, onun haricinde bu ve bu tür konular için son yazımdır.
yapılacak çok fazla birikmiş iş var, rotamı oraya çevireceğim.
sözlük gündemine kasti olarak dedikodu düşüren, fitne sokan, sözlüğün zararına işler yapmaktan geri durmayan yazarların da oluşturacağımız bu yeni yapıda yeri yok. yeterince toleranslı davrandığımızı düşünüp, buradaki huzuru daim kılmak adına bu kişileri sözlükten uzaklaştıracağız.
kendisine emeklerinden ötürü teşekkür ettiğim normal sözlük'ün emektarı.
fakat vedaların da bir kalitesi olmalı.
olmayan şeyler olmuş gibi anlatılmamalı.
kimseyi zan altında bırakmamalı.
ateist kaplumbağa'nın çorbasını konusunu hiçbir şekilde anlayamadım. kendisini çok severim, hakkında tek bir olumsuz düşüncem dahi yok. keşke hep burada olsa, yazsa da ben de okusam.
ben sevgili kaplumbağa ile ilgili görüşümü #1488992 burada yazmışım. hala aynı görüşteyim.
kendisine karşı tek bir hatam, kusurum olmadı, olamaz da.
bazı ithamları boş bırakıp, altını doldurmadan söylem üretmeyi doğru bulmuyorum.
bu yaklaşım insanları yanlış yönlendirmekten başka bir şey de değil.
atforvendetta ise daha dün görüştük, birkaç gün öncesinde 1 saatin üzerinde telefonda konuştuk, dertleştik.
bu hafta içi de oturup 2 bira yuvarlayacağız.
bizim bir problemimiz yok.
sözlükte kalmasını, ekibin önemli bir parçası olmasını, arka planda bu işleri benimle beraber yürütmesini istediğimi kendisine çokça aktardım.
esasen biz sevgili at ile her konuda da anlaştık, o da burada olmayı sözlüğü beraber büyütmeyi çok istiyor.
fakat kendisinin özel bir durumu hasıl oldu, bu özel durum onun elini kolunu bağladı.
ben, kendisinin moderatör yetkisini dahi dün aldım. düne kadar mod yetkisi mevcuttu ve kimi zaman işlem de yapmaktaydı.
velhasıl, at ile bizim bireysel bir problemimiz yok. kendisini severim, sanırım o da beni seviyor.
olgun ve güzel bir ilişkimiz var <3
sevgili atın hesabı aktif, kendisinin elini kolunu bağlamıyorum, bugüne kadar da hiçbir konuda ona tek bir kelime baskım olmadı.
bu zamana kadar o ne isterse o oldu.
eğer var ise herhangi bir konuda memnuniyetsizliği, sıkıntısı ya da sorunu kendisi yazabilir, ben de öğrenirim.
çünkü bana at'ın aktardığı ile sözlükte yazılanlar çok farklı.
sevgili at beyin düşünceleri böyle değilken, ever'ın at üzerinden bu şekilde algı yapması çok üzücü.
keşke bu yol seçilmese.
bir de pavlov'un göbeği meselesi var. bazı yazarlar onu yediğimi, sözlüğün dışına ittiğimi söylüyor, yazıyor, çiziyor.
ben bu komplo teorilerinin nereden nasıl yayıldığını anlamakta güçlük çekiyorum.
yahu daha bu hafta sonumu yanında geçirdim pavlov'un ben *
çooooooooook sıkı bir dostumdur.
gelelim evernevergreen ve editörlük konusuna.
şu anda var olan, halihazırdaki editörlük sisteminin işlemediği, bir gelişim yapılması gerektiği konusunda ever'da mutabıktı.
şikayetleri de oldukça fazlaydı.
zaten, hatırlayanlarımız olacaktır, editörlük görevi dizi/film/kitap başlıklarını meta başlık olarak düzenlemek için acil olarak hasıl olmuştu.
15.000 kadar dizi/film/kitap başlığına, afiş, fragman, kadro vb. bilgileri girip meta başlık formatına dönüştürmek için hızlı bir ekip oluşturmuştuk.
bu başlıkların tamamı meta başlığına dönüştürüldü.
ve biz sonrasında editörlük sistemi için bir gelişim yapmadık. atılım yapmak için mobil uygulamamızı bekleme kararı aldık.
bu da herkesin malumu.
mobil uygulama gelince teknik anlamda birçok gelişime gidileceği, editörlük sisteminin de tamamen değişeceğini ever'a defaatle söyledim.
planımız, editörlerin anonimleştirilmesi, moderatörler ile editörlerin bağlamının arttırılması ve editör-moderatör arasında sirkülasyon sağlanmasıdır.
bu planı ever'a açıklayıp, burada 2'li baş editörlüğe artık gerek kalmadığını, sözlüğün bireysel çalışabileceği başka bir alanına kaymak isterse beraber yol yürümeye devam etmek istediğimi hatta sözlük için emektar yazarlardan oluşan 7 kişilik bir kadro kurup, bu kadroya önemli kararları danışmak istediğimi, sözlüğün geleceği ve yapılabilecek işler ile hasbihaller yapmak istediğimi, kendisini de bu 7 kişilik emektar sözlük grubunda görmek istediğimi önemle rica ettim.
beni nasıl editörlükten alırsınız dedi, kabul etmedi. işin aslı budur.
yine de ever için bir yöntem bulunup, örneğin moderasyona alınıp, farklı bir ünvan bulunup moderatör-editör gibi bir devam yolu çıkamaz mıydı?
zorlasak çıkardı elbet.
ama ben ever'in sözlüğü tam ortasından temsil eden bir statüde görev almasını istemedim.
aynı zamanda bir topluluğun içerisinde görev almasını da sakıncalı olarak görüyorum.
bunun için çoooooooooook geçerli sebeplerim var.
şimdi gel gelelim madalyonun diğer tarafına.
evernevergreen'in görev aldığı süre boyunca asla doğru bulmayacağım birkaç olayına şahitlik ettim.
özellikle bunlardan bir tanesi benim için hatta bir insan için hazmedilmesi epey zordu.
burada tek tek yazmak bana yakışmaz, yukarıda da yazdığım gibi vedaların da bir kalitesi olmalı, buna inanıyorum.
bir de üstelik, şahit olduğum olaylardan birisinin bağlamı olan kişiye çok değer veriyorum.
onun hatırına da olsa yine susarım.
sizlere bir yoldaş tavsiyesinde bulunayım, insanları bu kadar kolay kahramanlaştırmayın.
yoldaş da altı boş olan bir konuda atıp tutmaz.
uzun lafın kısası hiçbir şey göründüğü gibi değil sevgili arkadaşlar, bu konuların bir de görünmeyen, dışarıya yansımayan karanlık tarafları var.
ha şunu da söyleyeyim, ever bugün çıkıp "söyle beni burada zan altında bırakma" desin, hemen peşin sıra, sıralarım.
hiç kimse, sırf egolarından sebep aslı astarı olmayan şeyleri çarpıtıp hem sözlüğü hem burada emek veren onlarca arkadaşımı hedef tahtası yapamaz.
nihayetinde peygamber değilim, hatalarım olmuş mudur? elbette olmuştur.
ancak sözlükte yazılıp çizilen, sözlükle ya da bazı yazarlar ile ilgili ortaya atılan konuların neredeyse tamamının inanın gerçekle alakası yok.
discord adresim birçok yazarda var, merakınız olursa bana ulaşın/arayın sorun.
hiçbir soruyu cevapsız bırakmam.
ancak lütfen böyle komik algılara da kanmayın.
hiçbir yönetici, her şey iyi giderken radikal kararlar almaz.
sözlüğü geliştirmek, ileri taşımak üzere bazı sıkı hamleler yapıyoruz.
bu mecrayı "gezegen üzerindeki en müthiş platform" yapmak için inanın çok çabalıyoruz, normal sözlük’ü büyütmek için ekip arkadaşları arıyoruz başlığına 60 üzerinde başvuru geldi.
burayı büyüteceğiz. kurumsal anlamda buraya emek verenlerin emeklerinin dönüşümünü verebilen, dışarıdan imrenerek bakılan bir platform inşa edeceğiz.
artık sözlük içi bu bunu dedi, şu şunu yazdı yoldaş açıklama yapsın gibi konuların hiçbirisinde olmak istemiyorum. eğer ever "açıkla" derse açıklarım, onun haricinde bu ve bu tür konular için son yazımdır.
yapılacak çok fazla birikmiş iş var, rotamı oraya çevireceğim.
sözlük gündemine kasti olarak dedikodu düşüren, fitne sokan, sözlüğün zararına işler yapmaktan geri durmayan yazarların da oluşturacağımız bu yeni yapıda yeri yok. yeterince toleranslı davrandığımızı düşünüp, buradaki huzuru daim kılmak adına bu kişileri sözlükten uzaklaştıracağız.
devamını gör...
153.
evernevergreen'in yakındığı husus da zaten (ki yanılıyorsam birileri beni düzeltebilir) karar alma süreçlerinin bir parçası olmayıp, alınan kararların sadece bildirimde bulunulan tarafı olmak. bu da bir, şirket işleyişi prensibidir. bu noktada sanırım, bir anlayış farkı ortaya çıkıyor ve ben de şirket yerine komün prensiplerine dayalı bir işleyişi görmek isteyenlerdenim. yani halihazırda bir kararın muhatabı durumundaysak, o kararın alınma sürecinin de muhatabı olmayı gerektiren asgari düzeyde bir demokratiklik beklentisidir bu.
bunun yerine iradelerimizin gölgelendiği bir mecra fikri ya da yeni bir "ben yaptım oldu" sahası, hiçbirimizi heyecanladıracak bir fikir veya saha olamaz. işte bu nedenle de konu, bizim için evernevergreen'in şahsi bir meselesi olmaktan fazlası oluyor.
yani, üst hiyerarşik bir yapı da olsa kararların karşılıklı uzlaşı ve ikna ile sağlanmış bir ortak akıl ürünü olması, biz yazarların da sözlükle çok daha sağlıklı aidiyet ilişkileri kurabilmemizi sağlayacaktır.
velev ki evernevergreen ya da bir başka yetkilinin sözlükteki çalışma ilkeleri ve dahi vizyonu, yönetimle uyumsuz veya ters düşmüş ve bu durumlar da hiç gerekmediği halde bize yansımış olsun. bu noktada da biz, bu mahremiyet alanlarını ya da bağırsaklarına kadar konuları teker teker bilmeyi değil, kullanılan tüm diyalog kanallarına rağmen karşılıklı bir uzlaşıya varıldığının veya varılamadığının kabulüyle ikna olmuş taraflar, uzlaşımlı ayrılıklar görmek isteriz.
görmek istemediklerimiz de var elbet, iyi niyetli saikler içeriyor olsa da hiçbir açıklamada, düne kadar önemli görevler üstlenmiş birinin bugün, aynı görevler için "sakıncalı" biri olarak yaftalanması, bana çok profesyonelce gelmemekle beraber oldukça da kafa karıştırıcı. sözlükteki görev ve yetki tanımlamaları, herhangi bir kura sistemine göre mi yapılıyor? evernevergreen krizi de bu anlamda, bir deneme yanılma süreciyle mi ilgili bir sonuç? ya da bizler, olası daha kaç sakıncalı unsurun kontrolüne tabiyiz?
zira sözlük temsiliyeti adına, kullanıcılarla görece çok daha pozitif diyaloglar sağlayabilmesiyle ön plana çıkmış bir editörün bile kolayca "sakıncalı" olabilmesi, aslında hükümlerimizle ilgili bir büyük sakıncanın bence ta kendisi.
bazı ayrımları iyi koymak gerekir. konuyla ilgili şu ana kadar rahatlığında da merakında da olmadığımız "bilmediğimiz şeyler"in işaret edilmesi yerine, bence gün gibi ortada olan kötü bir süreç yönetimine odaklanmak, herkes için daha faydalı olabilir.
bunun yerine iradelerimizin gölgelendiği bir mecra fikri ya da yeni bir "ben yaptım oldu" sahası, hiçbirimizi heyecanladıracak bir fikir veya saha olamaz. işte bu nedenle de konu, bizim için evernevergreen'in şahsi bir meselesi olmaktan fazlası oluyor.
yani, üst hiyerarşik bir yapı da olsa kararların karşılıklı uzlaşı ve ikna ile sağlanmış bir ortak akıl ürünü olması, biz yazarların da sözlükle çok daha sağlıklı aidiyet ilişkileri kurabilmemizi sağlayacaktır.
velev ki evernevergreen ya da bir başka yetkilinin sözlükteki çalışma ilkeleri ve dahi vizyonu, yönetimle uyumsuz veya ters düşmüş ve bu durumlar da hiç gerekmediği halde bize yansımış olsun. bu noktada da biz, bu mahremiyet alanlarını ya da bağırsaklarına kadar konuları teker teker bilmeyi değil, kullanılan tüm diyalog kanallarına rağmen karşılıklı bir uzlaşıya varıldığının veya varılamadığının kabulüyle ikna olmuş taraflar, uzlaşımlı ayrılıklar görmek isteriz.
görmek istemediklerimiz de var elbet, iyi niyetli saikler içeriyor olsa da hiçbir açıklamada, düne kadar önemli görevler üstlenmiş birinin bugün, aynı görevler için "sakıncalı" biri olarak yaftalanması, bana çok profesyonelce gelmemekle beraber oldukça da kafa karıştırıcı. sözlükteki görev ve yetki tanımlamaları, herhangi bir kura sistemine göre mi yapılıyor? evernevergreen krizi de bu anlamda, bir deneme yanılma süreciyle mi ilgili bir sonuç? ya da bizler, olası daha kaç sakıncalı unsurun kontrolüne tabiyiz?
zira sözlük temsiliyeti adına, kullanıcılarla görece çok daha pozitif diyaloglar sağlayabilmesiyle ön plana çıkmış bir editörün bile kolayca "sakıncalı" olabilmesi, aslında hükümlerimizle ilgili bir büyük sakıncanın bence ta kendisi.
bazı ayrımları iyi koymak gerekir. konuyla ilgili şu ana kadar rahatlığında da merakında da olmadığımız "bilmediğimiz şeyler"in işaret edilmesi yerine, bence gün gibi ortada olan kötü bir süreç yönetimine odaklanmak, herkes için daha faydalı olabilir.
devamını gör...
154.
deprem döneminde yetkisi olmadığı halde yazarları uyardığı ve sert, kaba, öfkeli bir üslup kullandığı için yaptırım uygulanmıştır.
devamını gör...
155.
#2548804
sonuna kadar haklıydı.
sonuna kadar haklıydı.
devamını gör...
156.
beni bu olanlar ilgilendirmiyor keşke her şey aleni olarak dışarıya yansıtılmasa burası bir sözlük platformuysa öyle kalsa. banane bunların tamamından.
devamını gör...
157.
can dostum sözlükten giderse çok büyük eksiklik olur.
devamını gör...
158.
sözüm ona "yolların ayrılmasının" yegane sebebi kişisel olaylardır. bu editörü fazla tanımam, o da beni tanımaz. fakat ne yüzünden "yolların ayrıldığının" farkındayım.
kurumsallaşma bu değil. siz mevcut türkiye siyasi iktidarı gibi sözlük yönetimini tekelleştirmek istiyorsunuz. madem ilerleme kaydetmek istiyorsunuz o zaman liyakata önem verdiğinizi kanıtlayın. profesyonel değilsiniz ve olmaya çalışırken de komik duruma düşüyorsunuz.
ne bileyim yahu? insanız. herkes herkesi sevmek zorunda değil, iyi anlaşmak zorunda hiç değil. "açık edilmekle ilgili bilgi" her ne ise merak etmiyorum. hiçbirimizi de alâkadar etmez. lakin birinin iyi yönlerini çabucak unutuyoruz ve tek yanlışında hemen gözden çıkarıyoruz. bu doğru değil. işte birlikte çalıştığım insanı sevmem ama bana yardımcı olduğu için saygı duyarım. oy vereceğim cumhurbaşkanı adayını sevmeyebilirim ama sırf işini iyi yaptığı için ona görevi için şans veririm.
sırf birilerine yakın davranmadı veya aynı düşünceleri paylaşmadı diye işini layıkıyla yapan nadir insanlardan olan hanımefendinin emeklerinin hiçe sayılması beni bile sinir ediyorken kendisi için ekstra üzgünüm.
neyse ki böyle başarılı ve azimli insanların her yerde iyi olacağının farkındayım. yolları ayırmaya karar verenlerin kaybıdır ever hanımefendi.
gidişiyle sözlükteki tek adam rejimini göze sokmuştur. zira ever veda tanımında vakti evvel "görevinden azlini talep etmiş" ama kabul görmemiş. şimdi de bir kişinin ağzından çıkan yolumuzu ayıralım ile haklı üzüntüsünü ve siniri paylaşarak gitmiş.
neyse ne.
kurumsallaşma bu değil. siz mevcut türkiye siyasi iktidarı gibi sözlük yönetimini tekelleştirmek istiyorsunuz. madem ilerleme kaydetmek istiyorsunuz o zaman liyakata önem verdiğinizi kanıtlayın. profesyonel değilsiniz ve olmaya çalışırken de komik duruma düşüyorsunuz.
ne bileyim yahu? insanız. herkes herkesi sevmek zorunda değil, iyi anlaşmak zorunda hiç değil. "açık edilmekle ilgili bilgi" her ne ise merak etmiyorum. hiçbirimizi de alâkadar etmez. lakin birinin iyi yönlerini çabucak unutuyoruz ve tek yanlışında hemen gözden çıkarıyoruz. bu doğru değil. işte birlikte çalıştığım insanı sevmem ama bana yardımcı olduğu için saygı duyarım. oy vereceğim cumhurbaşkanı adayını sevmeyebilirim ama sırf işini iyi yaptığı için ona görevi için şans veririm.
sırf birilerine yakın davranmadı veya aynı düşünceleri paylaşmadı diye işini layıkıyla yapan nadir insanlardan olan hanımefendinin emeklerinin hiçe sayılması beni bile sinir ediyorken kendisi için ekstra üzgünüm.
neyse ki böyle başarılı ve azimli insanların her yerde iyi olacağının farkındayım. yolları ayırmaya karar verenlerin kaybıdır ever hanımefendi.
gidişiyle sözlükteki tek adam rejimini göze sokmuştur. zira ever veda tanımında vakti evvel "görevinden azlini talep etmiş" ama kabul görmemiş. şimdi de bir kişinin ağzından çıkan yolumuzu ayıralım ile haklı üzüntüsünü ve siniri paylaşarak gitmiş.
neyse ne.
devamını gör...
159.
ben bile çıldırtamadım, kıramadım şu zerafeti siz nasıl kıydınız ulan bu ponçiğe?
bahceniz bahar gormesin diycem ama sizi de seviyom fakat ever baskaydi.
1 defa olsun nezaketi elden bırakmayan insanı uzmeyi basarmişsiniz.
bahceniz bahar gormesin diycem ama sizi de seviyom fakat ever baskaydi.
1 defa olsun nezaketi elden bırakmayan insanı uzmeyi basarmişsiniz.
devamını gör...
160.
varlığını çok özleyip geçmiş doğum gününü kutlamak istediğim kıymetli yazarımız.
keşke yazıların kalsaydı da okuyup avunabilseydik.
keşke yazıların kalsaydı da okuyup avunabilseydik.
devamını gör...