541.
542.

yahu kadın! ben seni...
yahu kadın!
ben seni darmadağın seviyorum.
nedir bu derli toplu olacağım derdi?
saçın dağınıkmış
üstün başın berbatmış
yüzün gözlerin yorgunmuş
bunlardan bana ne?
geceler boyu yüzüme gözüme bulaşan başkası sanki!
ben seni benim dağınıklığıma karışasın diye sevdim.
hangi ağacın bir diğerine karışmış kökleri düzgün ki?
hangi dağ bir öbürünün hizasında?
hangi göl kıvrım kıvrım değil?
hangi bulut öyle, onlar kadar dağınık?
onlar kadar güzelsin diyorum.
uzayan gölgem ol,
karanlığınla bile dokun, yeter diyorum
dinletemiyorum.
-can yücel
devamını gör...
543.
544.
devamını gör...
545.

sevgili bilge,
bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım, ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanmadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.
oğuz atay
devamını gör...
546.
547.
548.
549.
550.
551.
552.
553.
554.
555.
556.
557.
558.
559.
560.
"ben sadece bir yere yürüyerek yaklaşmayı bilirim. bir sokak fotoğrafçısı yürümekten, izlemekten, beklemekten ve konuşmaktan ve sonra izleyip biraz daha beklemekten başka ne yapar ki, beklenmedik, bilinmeyen ya da gizli olandan emin olmaya çalışarak. bilinenin kalbi hemen köşede bekliyor" - alex webb
alex webb, güvercin pazarı, 2001, istanbul
alex webb, güvercin pazarı, 2001, istanbul
devamını gör...















