harry potter, lord of the rings' in getir götürünü yapar.
devamını gör...
ikisi de çok farklı klasmanda.

lotr 1948 yılında yazılmış. içindeki hikaye, kahramanlar, ırklar, haritalar derya deniz...

harry potter j.k rowling abla tarafından yazılıyor daha sonra filmler çıkmaya başlıyor. ilk 3 filmde oyuncular çocuk olduğu için son filme kadar harry potter izleyicileri o çocuklarla beraber büyüyor bir bakıma. bu da insanın gelişim noktasında film ve kitaplara bir bağlılık yaratıyor.
devamını gör...
ikisini de izledim ikisi de mükemmel seriler. lakin sizi hikayeye bağlayan, kendi evrenine sizi çeken kesinlike harry potter.
devamını gör...
sonuna kadar harry potter
devamını gör...
kıyas yapmak anlamsız ikisi de bu dünya için fazla mükemmel
devamını gör...
meriadoc brandybuck‘ın moria’da kuyuya düşürdüğü kova > tüm hp evreni.

yıl olmuş 2022 hala lise dizisinden hallice hp ile tüm zamanların en iyisini kıyaslıyoruz.
devamını gör...
harry potter in zannedersem 3 kere yönetmeni değişti ve her birisi harry potter evrenini daha farklı şekilde yansıttı. ilk iki film ve benim için serinin en iyi filmleri olan felsefe taşı ve sırlar odasının yönetmeni aynı kişiydi ve harry potter evrenini perdeye yansıtma tarzı kusursuzdu.
izleyiciye şu an sihrin buyunün olduğu fantastik evrendesin hissiyatıni harikulade şekilde veriyordu. filmde kullanılan ton, kamera açıları, mekan tasarımları harry potter evreni için biçilmiş kaftandi.
seri ilerledikçe filmler daha realist bir havaya girdi, sihir büyü ve evren ana unsur olmaktan çıktı. tv dizisi haline büründü. renkler gereksiz bir soldu, mekânlar fantastikligini kaybetti, kamera açıları içinde büyü bulunan fantastik bir dünyada gibi değil bir gizem filmi konseptine döndü.
bu yüzden harry potter kendine has muhteşem hikayesiyle zirvede başlayıp skalasıni düşüren ve tekrar tekrar izleme potansiyeli yüksek bir film iken hikaye derinliği bakımından lord of the rings in ilk trilogy si rakipsizdir. ama dram yönü daha ağır basan bir seri olduğundan her film sonunda insan kendini bok gibi hissettiğinden tekrar tekrar izleme potansiyeli daha düşüktür. bunu diyorum ama ilk üçlemeyi sayısını unuttuğum defa izledim aynı şekilde harry potter i da öyle, hangisi daha çok keyif veriyor derseniz harry potter benim için.
ben harry potter evreninin hastasıyım lan.
devamını gör...
memoli ile kurtlar vadisi'ni kıyaslamak gibi bir versus.
devamını gör...
her ikisini de severim ama hiç düşünmeden harry potter diyorum.
devamını gör...
bu vs'ye harry bile lotr der.
devamını gör...
#1755771
devamını gör...
8 yasinda degilseniz eger cevabi assiri belli bu sorunun.
devamını gör...
lord of the rings bu anketi kazanır ama oyum harry potter den yana
devamını gör...
bir şeyleri bir şeylerle karşılaştırmaktan ne zaman vazgeçeriz merak ediyorum. ikisinin yeri de kalbimde apayrı benim.
devamını gör...
kıyaslamanın doğru olduğunu düşünmüyorum. benim için iki seri de çok farklı ve çok sevdiğim hikayelere sahip. messi ile ronaldo arasında seçim yapmak gibi gereksiz geliyor birini seçmek.
devamını gör...
buna harry potter diyen varsa neyse.
devamını gör...
kıyaslanmasının yanlış olduğunu düşündüğüm karşılaştırma.

harry potter serisi, tüm basitliği ve sadece tek düze bir karakter üzerinden kurulmuş 7 kitap, 8 filmden oluşan bir seriyken kendini okutabilmiş, kitleleri kendine aşık etmiş bir seri.

yüzüklerin efendisi ise, üzerinde bir tez yazımı gibi çalışılmış, bir evrene, haritaya, dile geçmişe ve geleceğe(neredeyse) sahip bir seri. onda da bir yüzük etrafında dönüyor hikaye. ama fark şu ki, evrenin her ayrıntısı somut. orta dünya diye bir yer var gibi bir sanrı bile yaratıyor kitap kendinde.

özetle iyi iki iştir. kıyaslanamayacak kadar farklı iki seridir. üzmeyin kendinizi. takım tutmuyoruz. neyse daha fazla konuşmadan, harry potteri yüzlercekez izlemiş ve okumuşumdur ama lotr izlemem 2yi geçmemiş, okuması ise hala bitmemiştir. ondan sebep önceliğim hep harrydedir.
devamını gör...
j. k. rowling bile bu soruyu lotr olarak cevaplardı.
devamını gör...
gereksiz kıyaslama.

bir kere "harry potter çocuk filmi" itirazına kesinlikle katılmıyorum. başlarda bir miktar öyle olsa bile, yanlış hatırlamıyorsam özellikle 4. bölümden sonra işler bambaşka bir şekle bürünüyor. ne yazık ki birçok kişi ilk bölümleri izleyip bu düşünceye kapılarak devamını izlemediği için bu döngüden çıkamıyorlar.

youtube'da tepki videoları var son yıllarda. 3 tane kocaman adamın olduğu bir kanalda harry potter izlenecekti. bir tanesi tam da yukarıda söylediğim kafadaydı. serinin ortalarına doğru gelindiğinde adamın fikirleri değişmeye başladı. seri bittiğindeyse artık yayınlara gryffindor atkısıyla çıkmaya başlamıştı. ön yargı her zaman kötüdür.

bunun dışında, zevklerin kişiden kişiye değiştiği bir dünyada bir şeyleri kapıştırmayı acayip gereksiz buluyorum. ikisi de gayet özenilmiş kitaplar ve filmler bence. ikisinden de keyif almanın önünde hiçbir engel yok. ayrıca şu daha iyi diye dayatmak da kimsenin fikrini değiştirmez.

görüşüm şudur: ben harry'i izlemekten daha çok keyif aldım. yüzüklerin efendisi'ni açıp ikinci kez izlemem ama diğerini izlerim. bu, lotr kötüdür anlamına kesinlikle gelmiyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
öncelikle bunları film olarak değerlendirmek doğru değil. her uyarlama, kitaba göre eksiktir. istinai durumlar olsa da genel kanı budur. o yüzden değerlendirme kitaplar üzerinden olmalı.

lotr çok büyük bir evren. geniş bir coğrafyaya yayılmış. çok fazla karakter ve karakterlerin yanında çok fazla ırk bulunduruyor. ırkların kendine has özellikleri, güçleri, yaklaşımları var. ırkların kullandığı dillere kadar düşünülmüş ve neredeyse yeni diller yazılmış. etimolojik olarak bambaşka bir kafa yani.

bunun yanında, olağanüstü savaş tasvirleri var. olay örgüsü ve karakter analizleri, herhangi bir mantık hatası içermeyecek şekilde kurgulanmış. yüzüğü kartallarla götürmemelerinin nedeni gibi ironik bir tartışması olsa bile durum o kadar basit değil aslında. bir de yazıldığı dönemin şartları düşünülürse olağanüstü bir hikaye. fakat kabul edelim ki okuması çok zor. ağır bir dil içeriyor.

potter evrenine gelirsek de evet, ilk üç kitap, çocuk hikayesi izlenimi verse de dördüncü kitaptan sonra karanlıklaşan atmosfer, hikayeyi çocuklara özgü bir hikaye olmaktan çıkartıyor.

potter evrenini özel kılan unsurlardan biri de günümüz şartlarında yaşarken, sadece büyücülerin erişebileceği ve muggleların gözlerini boyayabildikleri paralel bir evrene sahip olması.

ama potter evrenini en özel kılan unsur ise insan üzerine anlatıları. dumbledore ve snape üzerinden hayata bakış açısını değiştirebilen ve şekillendirebilen oldukça fazla öğreti içeriyor. olaylara yaklaşım, bakış açısı ve çözümü üzerine müthiş çıkarımlara sahip. sirius black karakterini de bu öğretilere dahil edebiliriz.

bunun yanında hikaye, harry potter hikayesi olsa bile aslında bir lord voldermort hikayesidir. saf kötülük ve de saf iyilik olmadığını voldermort üzerinden anlatır. insanı kötülüğe iten unsurları ve neden sonuç ilişkisi kurmayı öğretir. lord voldemort yaşadıkları ve yaşadıkları sonunda oluştuğu kişi nedeniyle bir bakıma anti kahramandır.

o yüzden iki edebi metini de ayrı ayrı takdir etmek gerek. ama kendi adıma birini seçmem gerekirse harry potter'ı seçerim.

not: her filmde wb logosunun değişmesi voldermort'un güçlenmesini değil, hikayenin karanlıklaşmasını anlatır.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"harry potter vs lord of the rings" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim