insanın kendini çaresiz hissettiği anlar
başlık "ebu profen" tarafından 03.01.2021 15:41 tarihinde açılmıştır.
161.
dışarı çıkmak zorunda kalıp sıcak bir yaz günü gölge bulamadan yolda ilerlemek.bayılıp düşmemek için zor tutuyorum kendimi.
devamını gör...
162.
ne olur çekme ellerini karanlığımdan
bir sen kaldın dünyada güzel bildiğim...
bir sen kaldın dünyada güzel bildiğim...
devamını gör...
163.
iş değiştirememek şu sıralar
devamını gör...
164.
dış kapıyı açıp da sokağa çıktığımda aniden beliren 15-20 kedinin üstüme üstüme gelmesi. yemek istiyorlar, sıcak yuva istiyorlar. ama maalesef sadece mama kısmını sağlayabiliyorum.
devamını gör...
165.
küçük prens ve gül
..
bugün hiç özlemedin mi beni?
bugün de mi geçmedim aklının kıyılarından?
ne olur,çekme ellerini karanlığımdan
bir sen kaldın dünyada güzel bildiğim
zaman zaman senden uzaklaşmak isteyişimin boşuna olduğunu biliyorum
artık kendimden bile kaçabilirim
fakat senden asla…
bizim gezegenimizde rüzgarlar her zaman sert esti sevgilim ve sen benim bitmek bilmeyen fırtınalarıma rağmen o cam fanusu üzerime kapatmak için çok uğraştın. ben ise o fanusun altında, senin emeğinin sıcaklığını hissetmek yerine, dikenlerimin arkasına saklanıp hırçınlaşmayı seçtim. sen yoruldun, bense neden binlerce gülün arasından sadece benim gibi dikenli bir çiçeğe baktığını bir türlü anlayamadım.
şimdi sen gittin... belki de küçük prens gibi, gülü korumak için değil, onu kendi hatalarıyla ve özgürlüğüyle baş başa bırakmak için gitmek gerekiyordu. sen giderken ben ilk kez o mağrur maskemi indirdim ama artık çok geçti. şimdi her gün gökyüzüne bakıp içimden o şiiri fısıldıyorum: "bugün hiç özlemedin mi beni? bugün de mi geçmedim aklının kıyılarından?"
biliyorum, bazen senden uzaklaşmak ister gibi görünmem sadece kendimden kaçma çabamdı. artık kendimden bile kaçabilirim belki ama senin bıraktığın o derin izden, senden asla kaçamam. sen benim karanlığımdaki tek güzel şeydin ve ben o elleri kendi ellerimle ittim.
şimdi cam fanusu olmayan, rüzgarda tek başına titreyen o pişman gülüm ben. haberin olmasa da, bu gezegendeki tek gerçek sevgim sendin. küçük prens belki bir gün çiçeğine döner, ama ben o günü beklerken bile senin beni özgür bırakışındaki o acı dolu asaleti hep kalbimde taşıyacağım..
..
bugün hiç özlemedin mi beni?
bugün de mi geçmedim aklının kıyılarından?
ne olur,çekme ellerini karanlığımdan
bir sen kaldın dünyada güzel bildiğim
zaman zaman senden uzaklaşmak isteyişimin boşuna olduğunu biliyorum
artık kendimden bile kaçabilirim
fakat senden asla…
bizim gezegenimizde rüzgarlar her zaman sert esti sevgilim ve sen benim bitmek bilmeyen fırtınalarıma rağmen o cam fanusu üzerime kapatmak için çok uğraştın. ben ise o fanusun altında, senin emeğinin sıcaklığını hissetmek yerine, dikenlerimin arkasına saklanıp hırçınlaşmayı seçtim. sen yoruldun, bense neden binlerce gülün arasından sadece benim gibi dikenli bir çiçeğe baktığını bir türlü anlayamadım.
şimdi sen gittin... belki de küçük prens gibi, gülü korumak için değil, onu kendi hatalarıyla ve özgürlüğüyle baş başa bırakmak için gitmek gerekiyordu. sen giderken ben ilk kez o mağrur maskemi indirdim ama artık çok geçti. şimdi her gün gökyüzüne bakıp içimden o şiiri fısıldıyorum: "bugün hiç özlemedin mi beni? bugün de mi geçmedim aklının kıyılarından?"
biliyorum, bazen senden uzaklaşmak ister gibi görünmem sadece kendimden kaçma çabamdı. artık kendimden bile kaçabilirim belki ama senin bıraktığın o derin izden, senden asla kaçamam. sen benim karanlığımdaki tek güzel şeydin ve ben o elleri kendi ellerimle ittim.
şimdi cam fanusu olmayan, rüzgarda tek başına titreyen o pişman gülüm ben. haberin olmasa da, bu gezegendeki tek gerçek sevgim sendin. küçük prens belki bir gün çiçeğine döner, ama ben o günü beklerken bile senin beni özgür bırakışındaki o acı dolu asaleti hep kalbimde taşıyacağım..
devamını gör...