ne denese olmaz ne yapsa hesap tutmaz ne dese fayda etmez ya o an işte
devamını gör...
uzun süre inandığın bir yalanın gerçekliğini kavradığın andır.
devamını gör...
hastane koridorunda bekleyen olmak. tanrı düşmanımın başına vermesin.
devamını gör...
çok fazla değer verdiğiniz insanın sesini yavaş yavaş unutmaya başladığınız ya da toprağına sarıldığınız an.
devamını gör...
otobüse binecek parası olmadığı andır.
devamını gör...
insan kendi çaresini kendi yaratır diye düşünüyorum. istediklerimiz olmayabilir ama o zaman da elimdekilerle ne isteyebilirim sorusunun cevaplanması gerekir.
devamını gör...
babam kucağımda baygınken annemin bana dönük olan bakışları. kendimi fazlasıyla çaresiz ve kimsesiz hissetmiştim. o günden sonra büyümüş ve bir yetişkin olmuştum.
devamını gör...
senden sakınılan bir şeyin bir başkasına gani gani verildiği an.
devamını gör...
dün hoşlandığım çocuk tarafından o kadar kırıldım ki, en son baktığımda ciddi ciddi serdar ortaç - poşet dinleyip hıçkırararak ağlıyordum.. anlık gelen farkındalık ve çaresizlik hissi.. kapanış

(bkz: işin kötü tarafı duygusal bir şey dinlesem bu kadar hıçkırararak ağlayamazdım aga)
devamını gör...
hiç susmamak isterken konuşamamak
devamını gör...
dün yaşadım bu olayı. babam hastalandı ve yoğun bakımdayken elimden hiçbir şey gelmedi. daha çaresiz bir durum yaşayamam galiba.
çok şükür iyi ama şimdi
devamını gör...
benim için hastane yoğun bakımı önünde babamın öldüğünü söyledikleri andı. anneme nasıl söyleyeceğim dedim. kendi acımı yaşayamadım. çaresizlik o andı benim için.
devamını gör...
kimseye derdini anlatamadığını fark ettiğin an.
devamını gör...
tuvaletini yaparken tuvalet kağıdın son yaprağının kaldığını gördüğünde.
devamını gör...
yapılacak bir şey kalmamışken ölümü beklediği andır.
devamını gör...
bugün elimde torbalarla ağır şeyler taşıyarak biraz da kendimi zorlayarak eve gelirken kötü olmaya başladım. gözüm hafif kararmaya başladı. eve geldiğimde sadece kardeşim vardı. elimdeki torbaları bıraktığımda gözlerim tamamen kararmıştı koltuğa kendimi atıp geçmesini beklerken kardeşimden çaresizce birşeyler yapmasını su falan getirmesini istedim. ama çocuğa o kadar çok fake atmışım ki bir süre inanmadi gerçekten de öyle olduguma. o an çok caresizceydi benim için.
devamını gör...
ağladığım her an.
devamını gör...
“allah’ım bana da bu yazarın çaresizliklerinden ver!” diye dua edesim geldi ama, onu zaten ayda bilmem kaç defa yaşıyorum. birkaç defa yol ortasında bayılıp, gözlerimi açtığımda kendimi hastanede bulmuşluğum bile var. ama kendimi o anlarda bile hiç çaresiz hissetmedim. artık nasıl dibi gördüysem.* en iyisi ben kendi çaresiz anlarımdan hiç bahsetmeyeyim burada…

(bkz: ne güzel hayatlar var)
devamını gör...
kripto para işlerine bulaştıktan sonra elon musk denen boynuzlunun tweetlerine göz atmaktır.
devamını gör...
öleceğini bile bile gözlerine bakıp hala umut olduğunu söylemek.
öleceğini bile bile onu yaşatmak için bırak senin, dünyadaki hiçkimse ya da hiçbir şeyin elinden birşey gelmemesi.
öleceğini bile bile dönüp sana "ben de seni bırakmak istemezdim" diye sessizce ağlayışını dinlemek.
öleceğini bile bile yaşamasını istemek.
öleceğini bildiğin için tanrıya küfürler etmek.
öldüğü için azraile canını alması için yalvarmak.
ve öldüğüne alışmak.
hayata devam etmek.
bırakın kokusunu, sesinin tonunu, yüzünün nasıl göründüğünü bile fotoğraflara bakmadan artık hatırlayamamak.
ve gönder tuşuna basıp, birkaç komik başlığın altında tekrar neşelenmeyi beklemek.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"insanın kendini çaresiz hissettiği anlar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim