1.
bu başlığın konusu demokrasi iyidir/kötüdür değildir.
yani islam iyidir/kötüdür demokrasi iyidir/kötüdür mevzusu bu başlığın konusu değildir. herkesin dini de inancı da sevdiği de kendinedir.
bu başlığın konusu bir müslüman'ın islam dışındaki ideolojilere bakış açısıdır. yani itikadi açıdan bir müslüman'ın demokrasiyi savunup savunamayacağıdır. o yüzden beğenmiyorsanız da fanatiklik yapmanıza gerek yok.
size bugün bazı dindar kesimlerin öve öve bitiremediği diğerlerinin ise n'olacak canım o da bir yoldur diye omuz silktiği demokrasiyi anlatmak istiyorum. buyurun yaklaşın ve kulak verin. bu işin kısa yolu yok maalesef. o yüzden sabırla dinleyelim.
demokrasi nedir?
öncelikle demokrasinin tanımlarına bakalım.
wikipedia ve tdk demokrasiyi şöyle tanımlar:
tdk:
halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi, el erki, demokratlık: "bu kitapta toplanan yazıların bir kısmı bizim için hayati bir mesele olan demokrasi ile ilgilidir." -m. kaplan.
wikipedia:
demokrasi, dünyadaki tüm üye veya vatandaşların, organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir tür yönetim biçimidir. yunanca bu ses hakkındadimokratia (yardım·bilgi) (δῆμος, yani dimos, halk zümresi, ahali + κράτος, yani kratos, iktidar) sözcüğünden türemiştir. türkçeye, fransızca démocratie sözcüğünden geçmiştir. genellikle devlet yönetim biçimi olarak değerlendirilmesine rağmen, üniversiteler, işçi ve işveren organizasyonları ve bazı diğer sivil kurum ve kuruluşlar da demokrasi ile yönetilebilir.
ana yurdu antik yunanistan'daki filozoflar aristo ve platon (eflatun) tarafından eleştirilmiş, halk içinde "ayak takımının yönetimi" gibi aşağılayıcı kavramlarla nitelendirilmiştir. fakat demokrasi diğer yönetim şekillerinin arasından sıyrılarak günümüzde en yaygın kullanılan devlet sistemi haline gelmiştir.
demokrasi ne değildir?
burada demokrasi nedir sorusuyla beraber ne değildir sorusunun da cevabını alıyoruz. demorkasi; sadece "halkın yöneticisini seçmesi" değildir. sadeleştirirsek demokrasi; devletin ya da bir topluluğun, halkın/üyelerin isteği ve egemenliği doğrultusunda yönetilmesidir. yani bir yönetim biçimidir.
şimdi bu tanımlara göre bizi ilgilendiren kısımları vurgulayalım.
1. demokrasi (sadece) seçim demek değildir. yani bir ülkenin demokrat olması, o ülkeyi yönetecek kişinin seçilmesi ile sınırlı olması demek değildir. bu; daha çok cumhuriyetin tanımıdır. kaldı ki bu seçim konusuna tekrar döneceğiz.
2. demokrasi aynı zamanda bir yönetim biçimidir.
yani ülkenin anayasası hazırlanırken, demokrasi dikkate alınarak hazırlanmalıdır.
yani bir kanun demokrasi ile çelişmemeli.
yani demokrasi kanunlar üzerinde belirleyici etki sahibidir.
3. demokrasi halkın egemenliği demektir.
yani hakimiyeti, yani kanun koyucu olması.
yani emirleri ve yasakları belirleyici olması demektir.
yani bir eylem için çok az kişi şu yasaklansın diyorsa geri kalan herkes serbest diyorsa demokrasinin gereği olarak o serbesttir. serbest olmak zorundadır. bunun aksi demokrasiye aykırı olur.
şimdi bu noktada; internet'te demokrasiyi aratırsanız sayfalar dolusu bilgilerle karşılaşırsınız. her biri yaldızlı, her biri soft, ılık ılık anlatılan sayfalarca yazı. bunların içerisinde çok meşhur ve müsbet olmaya çalışan dini oluşumlar da var. öyle ki; meşhur bir cemaatten "müslümanların karşı çıkmaları bir yana şiddetle savunmaları gerektiği inancındayım." diyenine bile denk gelirsiniz.
ben basitlikten yanayım. ve demokrasi basitçe bu anlattığım gibidir.
basit bir örnek
şimdi bu tarifi alarak şöyle bir örnekle devam edelim. islam'da içki haram… bu kadarını herkes biliyor.
allah yasaklıyor. bu bir kanun. allah'ın kanunu.
demokrasi der ki, insanlar içki içmek istiyor, insanlar içki serbest olsun diyorsa o zaman serbest olmalı. müslüman bile olsa, bir bireyin içki içmekten alıkonulmaması gerekir. aksi demokrasiye ters olur.
yani islam içki müslümana yasak diyorken, demokrasi müslümanın içki içmesi onun hakkıdır diyor.
bu tarif, hoşumuza gitmedi değil mi?! (müslümanları kastediyorum, diğerleri üstüne alınmasın)
e az önce özgürlük diyorduk, ipek gibi cümleler ile demokrasiyi tarif ediyorduk. böyle güzel bir rüyanın üzerine oldu mu şimdi?!
son olarak yeni bir paragraf açmadan önce demokrat(!) müslümanların demokrasiye getirdiği delil(?)i de burada paylaşalım;
onlar, rabblerinin çağrısına uyarlar ve namazı dosdoğru kılarlar. işlerini birbirlerine danışarak yaparlar ve kendilerine verdiğimiz rızklardan hayırda harcarlar. şura:38
fesubhanallah! akaid ve fıkıh'a dayandırılmadan böyle konuşmak ne büyük tehlike ya rabbi! bu kelimeler ağır gelmesin. akaid ve fıkıh her müslüman'ın abc si olmalıdır. aksi halde insan bilmeden dinden çıkabilir. bunlar bir yere kadar (temel düzeyde) her müslümana farz olan ilimlerdir.
şimdi konuyu 4 şekilde ele alacağız.
1. insan, ne kadar özgürdür? istişarenin sınırı nedir? şura 38 her şeyde istişare mi demek?
2. islam eksik midir? neden başka bir sistemi yamayalım?
3. herhangi birisi devlet başkanı seçilebilir mi? yetkileri nelerdir?
4. bu konuyla ilgili ayetler nelerdir.
insan, ne kadar özgürdür? istişarenin sınırı nedir? şura 38 her şeyde istişare mi demek?
ilk olarak insan dünya'da özgür bırakılmıştır. bunun anlamı, yaptığı şeyin cezası hemen verilmez. nitekim;
eğer allah, insanların yaptıklarının hesabını hemen görecek olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. fakat o, onlara belli bir zamana kadar süre vermektedir. belirlenen süre dolduğu zaman da kuşkusuz allah kendi kullarını en iyi görendir. (fatır 45)
elbet yapacaklarının bir sonucu olacaktır. allah'ın kanunlarına göre hareket ederse o'nun rızası ile beraber ebedi cenneti, eğer kanunları yok sayar, reddederse, o'nun gazabı ile beraber ebedi cehennemi kazanacaktır.
bu minvalde aslında insan allah'ın koyduğu kanunlar kadar özgürdür. serbestçe yapabildiği iyi/kötü her bir ameli ahirette karşısına çıkacaktır.
hal böyleyken, yeryüzünde 7 milyar insan çıksa dese ki zina serbest olsun, allah'ın haram hükmü karşısında bir kıymeti yoktur.
bilakis bu harama fikren muhalefet eden, dünyadaki bütün insanların hayatını da kurtarsa, allah'a şirk koşan birisi olarak kafir ve cehennemlik olur. zira allah'ın onu yaratmasındaki en temel sebebe muhalefet islam akdine etmiştir.
allah şirk koşanları asla bağışlamaz (4-nisa, 48) (5-maide, 72)
(p: amelin sınırlarını ne çizer?)
islam'da bir konu hakkında karar alınırken sırasıyla şu kaynaklara bakılır.
a. kur'an ve sünnet
b. icma
c. kıyas
istişare ile helal/haram konusunda karar alınamaz. istişare ile ancak "haram olmayan seçeneklerden hangisini seçelim?" sorusuna cevap aranabilir.
islam eksik midir?
2.inci konumuz işe şudur; diyelim ki demokrasi, kur'an-ı kerim'in emirlerine muhalif olmayacak şekilde düzenlenmiş bir sistem olsun. hatta tüm öngörüleri/kuralları islam ile birebir aynı olsun.
böyle olsa bile islam; islam'dır, demokrasi; demokrasidir.
allah önümüze kur'an gibi bir kitap, hz. muhammed gibi bir örnek ve diğer peygamberlerden emsal bırakmıştır. bu emsaller, bu ayetler boşa değildir. kur'an; bir hikaye kitabı da değildir.
bilakis bu kitap, bir medeniyet kurmak üzere gönderilmiştir. hem de kıyamete kadar sürecek bir medeniyet. böylesi bir medeniyetin kuruluşunun hangi parçası 1 dakika sonrasını bile bilmeyen insana bırakılabilir?! açıp bakarsanız kur'an'da ibadet konularının aslında pek az olduğunu görürsünüz.
öte yandan islam'da bir eksiklik mi var ki bunu demokrasi, laiklik, sosyalizm ve hatta feminizm gibi sistem ve ideolojiler ile yamayalım?!
demokrasi özgürlük ise islam nedir o zaman?! tam tersi midir? bir müslümanın bunu düşünmesi ne ferasetsizliktir?!
devlet başkanının yetkileri
3. gelelim islam'da halife/devlet başkanına. demokrasi seçim değil yönetim biçimidir demiştik. seçim ise demokrasinin bir alt ögesidir ve aslında cumhuriyet ile daha alakalıdır. o zaman buyurun seçelim; seçelim ama kimi seçelim?
evet dostlar, sanılanın aksine bu konuda da yine islam'ın çizdiği sınırlar var. şöyle ki;
kıyasla; müslümanların kendilerine bir imam seçmeleri vaciptir. (burada imam; türkçe'deki imam değildir. lider kastedilmektedir)
bu imamda bulunması gereken vasıflar (alimlerin ittifak ettiği üzere) şunlardır;
* müslüman olacak
* müctehid olacak (yani ileri derece fıkıh bilgisi olacak)
* savaş ve askeri meselelerde basiret sahibi olacak
* cezaların tatbikine ve hak almaya muktedir olacak.
* adil olacak
* mükellef, erkek ve hür olacak
* hükmünü sürdürmeye ve emrinden çıkanı yenmeye gücü yetecek.
görüleceği üzere keyfi kanun olmadığı gibi keyfi imamet de mümkün olamamaktadır.
kur'an ne diyor?
4. bu konu içki, zina, faiz gibi en büyük günahlardan bile daha önemli, hayati bir konudur. zira diğerleri affedilmese bile, dayanılmaz azaplar ve nihayet bir gün cennete ebedi olarak girilebilecek günahlar iken, bu; ebedi cehenneme götürecek şirk konusudur.
bunun önemini vurgulamak için öncelikle iman ile ilgili bazı ayetleri paylaşalım.
a) şirk nedir?
şirk; bir tek puta tapmak mıdır? kur’an’a göre allah’a şirk koşulanlar;
1. reisler, aristokratlar ve sapkın din adamları:
"onlar, allah’ı bırakıp bilginlerini (reislerini) ve rahiplerini rabler (ilahlar) edindiler ve meryem oğlu mesih’i de. oysa onlar, tek olan bir ilaha ibadetten başka bir şeyle emrolunmadılar. o’ndan başka ilah yoktur. o, bunların şirk koştukları şeylerden yücedir.”9 (tevbe, 9/31)
2. kendi heva ve hevesleri:
“kendi istek ve arzularını (nefsini) ilah edineni gördün mü?” (furkan, 25/43)
3. başka insanlar veya yaratıklar:
“allah’tan başka taptıklarınız sizler gibi kullardır. eğer doğru iseniz, hemen onları çağırın da size icabet etsinler.” (araf, 7/194)
4. beşeri ideolojiler ve insanların koydukları kanunlar:
“…..hayır! “biz atalarımızı belli bir inanç üzerinde bulduk ve ancak onların izinden giderek doğru yolu buluyoruz” derler” (zuhruf, 43/23)
5. allah'a rağmen ilah edinmek, başkasına sığınıp korkmak:
allah dedi ki: “iki ilah edinmeyin: o, ancak tek bir ilahtır. öyleyse benden, yalnızca benden korkun. göklerde ve yerde ne varsa o’nundur. böyleyken allah’tan başkasından mı korkup sakınıyorsunuz?” (nahl, 16/51,52)
b) şirkin kötülüğü, cezası ve süresi
“şirk, büyük bir zulümdür.” (lokman, 31/13)
“çünkü o allah, kendisine ortak koşana şüphesiz cenneti haram kılmıştır, onun barınma yeri ateştir. zulmedenlere yardımcı yoktur.” (maide, 5/72)
allah (azze ve celle) ; diğer günahları affedebileceği gibi şirki de affedebilir mi?:
“hiç şüphesiz, allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar..” (nisa, 4/48)
sonuç
şirk ile ilgili tanımlara baktığımızda, fikirleri, şahısları, objeleri allah'a şirk koşmak kavramlarını görüyoruz. ilah demek; sadece kendisine ibadet edilen demek değildir. kur'an-ı kerim'in mealini okuduğunuzda göreceksiniz ki, kitabın önemli bir bölümü insanların “allah yaratsın, yağmur yağdırsın, topraktan bize ekinler bitirsin ama işimize karışmasın” dayatmasına karşılık “hüküm, ancak allah'ındır” düsturunu savunmaktadır. öyle ise; allah'ın koyduğu kanunların üstüne kanun getirmek şirk; yani o'nun hükmüne ortak olmaktır (küçüklükten aşina olduğumuz deyimle ortak koşmak). bu bağlamda ilah; aynı zamanda ve mekke'li müşriklerin karşı çıktığı anlamıyla “kanun koyucu” anlamına gelmektedir.
zira allah(a.c.) şöyle buyurmuştur.
şayet o inkârcılara, "gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı yasalarına boyun eğdiren kimdir?" diye soracak olsan, hiç tereddütsüz "allah’tır" derler. o halde haktan nasıl yüz çevirirler?
kullarından rızkı dilediğine bol bol, dilediğine de ölçülü veren allah’tır. allah her şeyi hakkıyla bilir.
yine onlara, "göklerden su indirip de onunla ölü toprağa hayat veren kimdir?" diye sorsan, hiç tereddütsüz "allah’tır" derler. de ki: "hamd allah’a mahsustur; ama onların çoğu akıllarını kullanmazlar." (ankebût 61-63)
olayın önemini böylece vurguladıktan sonra, haramlarına delil göstermeye çalıştıkları ve aslında öyle olmadığını yukarıda izah ettiğimiz demokrasiye sözde delil gösterilen şura:38'e karşı delil olarak şu 4 ayetle baş başa bırakıp yazıyı bitiriyorum.
1) “yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni allah’ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar.onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak zan ve tahminle yalan söylerler” (en’am, 6/116)
2) “onlar hâla cahiliye hükmünü mü istiyorlar? kesin bilgiyle inanan bir topluluk için, allah’tan daha güzel kanun koyan kimdir?” (maide, 5/50)
3) “…sana ulaşan bu ilimden sonra onların arzularına uyarsan , allah’tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.” (bakara, 2/120)
4) “allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” 16 (nisa, 4/58)
yani islam iyidir/kötüdür demokrasi iyidir/kötüdür mevzusu bu başlığın konusu değildir. herkesin dini de inancı da sevdiği de kendinedir.
bu başlığın konusu bir müslüman'ın islam dışındaki ideolojilere bakış açısıdır. yani itikadi açıdan bir müslüman'ın demokrasiyi savunup savunamayacağıdır. o yüzden beğenmiyorsanız da fanatiklik yapmanıza gerek yok.
size bugün bazı dindar kesimlerin öve öve bitiremediği diğerlerinin ise n'olacak canım o da bir yoldur diye omuz silktiği demokrasiyi anlatmak istiyorum. buyurun yaklaşın ve kulak verin. bu işin kısa yolu yok maalesef. o yüzden sabırla dinleyelim.
demokrasi nedir?
öncelikle demokrasinin tanımlarına bakalım.
wikipedia ve tdk demokrasiyi şöyle tanımlar:
tdk:
halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi, el erki, demokratlık: "bu kitapta toplanan yazıların bir kısmı bizim için hayati bir mesele olan demokrasi ile ilgilidir." -m. kaplan.
wikipedia:
demokrasi, dünyadaki tüm üye veya vatandaşların, organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir tür yönetim biçimidir. yunanca bu ses hakkındadimokratia (yardım·bilgi) (δῆμος, yani dimos, halk zümresi, ahali + κράτος, yani kratos, iktidar) sözcüğünden türemiştir. türkçeye, fransızca démocratie sözcüğünden geçmiştir. genellikle devlet yönetim biçimi olarak değerlendirilmesine rağmen, üniversiteler, işçi ve işveren organizasyonları ve bazı diğer sivil kurum ve kuruluşlar da demokrasi ile yönetilebilir.
ana yurdu antik yunanistan'daki filozoflar aristo ve platon (eflatun) tarafından eleştirilmiş, halk içinde "ayak takımının yönetimi" gibi aşağılayıcı kavramlarla nitelendirilmiştir. fakat demokrasi diğer yönetim şekillerinin arasından sıyrılarak günümüzde en yaygın kullanılan devlet sistemi haline gelmiştir.
demokrasi ne değildir?
burada demokrasi nedir sorusuyla beraber ne değildir sorusunun da cevabını alıyoruz. demorkasi; sadece "halkın yöneticisini seçmesi" değildir. sadeleştirirsek demokrasi; devletin ya da bir topluluğun, halkın/üyelerin isteği ve egemenliği doğrultusunda yönetilmesidir. yani bir yönetim biçimidir.
şimdi bu tanımlara göre bizi ilgilendiren kısımları vurgulayalım.
1. demokrasi (sadece) seçim demek değildir. yani bir ülkenin demokrat olması, o ülkeyi yönetecek kişinin seçilmesi ile sınırlı olması demek değildir. bu; daha çok cumhuriyetin tanımıdır. kaldı ki bu seçim konusuna tekrar döneceğiz.
2. demokrasi aynı zamanda bir yönetim biçimidir.
yani ülkenin anayasası hazırlanırken, demokrasi dikkate alınarak hazırlanmalıdır.
yani bir kanun demokrasi ile çelişmemeli.
yani demokrasi kanunlar üzerinde belirleyici etki sahibidir.
3. demokrasi halkın egemenliği demektir.
yani hakimiyeti, yani kanun koyucu olması.
yani emirleri ve yasakları belirleyici olması demektir.
yani bir eylem için çok az kişi şu yasaklansın diyorsa geri kalan herkes serbest diyorsa demokrasinin gereği olarak o serbesttir. serbest olmak zorundadır. bunun aksi demokrasiye aykırı olur.
şimdi bu noktada; internet'te demokrasiyi aratırsanız sayfalar dolusu bilgilerle karşılaşırsınız. her biri yaldızlı, her biri soft, ılık ılık anlatılan sayfalarca yazı. bunların içerisinde çok meşhur ve müsbet olmaya çalışan dini oluşumlar da var. öyle ki; meşhur bir cemaatten "müslümanların karşı çıkmaları bir yana şiddetle savunmaları gerektiği inancındayım." diyenine bile denk gelirsiniz.
ben basitlikten yanayım. ve demokrasi basitçe bu anlattığım gibidir.
basit bir örnek
şimdi bu tarifi alarak şöyle bir örnekle devam edelim. islam'da içki haram… bu kadarını herkes biliyor.
allah yasaklıyor. bu bir kanun. allah'ın kanunu.
demokrasi der ki, insanlar içki içmek istiyor, insanlar içki serbest olsun diyorsa o zaman serbest olmalı. müslüman bile olsa, bir bireyin içki içmekten alıkonulmaması gerekir. aksi demokrasiye ters olur.
yani islam içki müslümana yasak diyorken, demokrasi müslümanın içki içmesi onun hakkıdır diyor.
bu tarif, hoşumuza gitmedi değil mi?! (müslümanları kastediyorum, diğerleri üstüne alınmasın)
e az önce özgürlük diyorduk, ipek gibi cümleler ile demokrasiyi tarif ediyorduk. böyle güzel bir rüyanın üzerine oldu mu şimdi?!
son olarak yeni bir paragraf açmadan önce demokrat(!) müslümanların demokrasiye getirdiği delil(?)i de burada paylaşalım;
onlar, rabblerinin çağrısına uyarlar ve namazı dosdoğru kılarlar. işlerini birbirlerine danışarak yaparlar ve kendilerine verdiğimiz rızklardan hayırda harcarlar. şura:38
fesubhanallah! akaid ve fıkıh'a dayandırılmadan böyle konuşmak ne büyük tehlike ya rabbi! bu kelimeler ağır gelmesin. akaid ve fıkıh her müslüman'ın abc si olmalıdır. aksi halde insan bilmeden dinden çıkabilir. bunlar bir yere kadar (temel düzeyde) her müslümana farz olan ilimlerdir.
şimdi konuyu 4 şekilde ele alacağız.
1. insan, ne kadar özgürdür? istişarenin sınırı nedir? şura 38 her şeyde istişare mi demek?
2. islam eksik midir? neden başka bir sistemi yamayalım?
3. herhangi birisi devlet başkanı seçilebilir mi? yetkileri nelerdir?
4. bu konuyla ilgili ayetler nelerdir.
insan, ne kadar özgürdür? istişarenin sınırı nedir? şura 38 her şeyde istişare mi demek?
ilk olarak insan dünya'da özgür bırakılmıştır. bunun anlamı, yaptığı şeyin cezası hemen verilmez. nitekim;
eğer allah, insanların yaptıklarının hesabını hemen görecek olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. fakat o, onlara belli bir zamana kadar süre vermektedir. belirlenen süre dolduğu zaman da kuşkusuz allah kendi kullarını en iyi görendir. (fatır 45)
elbet yapacaklarının bir sonucu olacaktır. allah'ın kanunlarına göre hareket ederse o'nun rızası ile beraber ebedi cenneti, eğer kanunları yok sayar, reddederse, o'nun gazabı ile beraber ebedi cehennemi kazanacaktır.
bu minvalde aslında insan allah'ın koyduğu kanunlar kadar özgürdür. serbestçe yapabildiği iyi/kötü her bir ameli ahirette karşısına çıkacaktır.
hal böyleyken, yeryüzünde 7 milyar insan çıksa dese ki zina serbest olsun, allah'ın haram hükmü karşısında bir kıymeti yoktur.
bilakis bu harama fikren muhalefet eden, dünyadaki bütün insanların hayatını da kurtarsa, allah'a şirk koşan birisi olarak kafir ve cehennemlik olur. zira allah'ın onu yaratmasındaki en temel sebebe muhalefet islam akdine etmiştir.
allah şirk koşanları asla bağışlamaz (4-nisa, 48) (5-maide, 72)
(p: amelin sınırlarını ne çizer?)
islam'da bir konu hakkında karar alınırken sırasıyla şu kaynaklara bakılır.
a. kur'an ve sünnet
b. icma
c. kıyas
istişare ile helal/haram konusunda karar alınamaz. istişare ile ancak "haram olmayan seçeneklerden hangisini seçelim?" sorusuna cevap aranabilir.
islam eksik midir?
2.inci konumuz işe şudur; diyelim ki demokrasi, kur'an-ı kerim'in emirlerine muhalif olmayacak şekilde düzenlenmiş bir sistem olsun. hatta tüm öngörüleri/kuralları islam ile birebir aynı olsun.
böyle olsa bile islam; islam'dır, demokrasi; demokrasidir.
allah önümüze kur'an gibi bir kitap, hz. muhammed gibi bir örnek ve diğer peygamberlerden emsal bırakmıştır. bu emsaller, bu ayetler boşa değildir. kur'an; bir hikaye kitabı da değildir.
bilakis bu kitap, bir medeniyet kurmak üzere gönderilmiştir. hem de kıyamete kadar sürecek bir medeniyet. böylesi bir medeniyetin kuruluşunun hangi parçası 1 dakika sonrasını bile bilmeyen insana bırakılabilir?! açıp bakarsanız kur'an'da ibadet konularının aslında pek az olduğunu görürsünüz.
öte yandan islam'da bir eksiklik mi var ki bunu demokrasi, laiklik, sosyalizm ve hatta feminizm gibi sistem ve ideolojiler ile yamayalım?!
demokrasi özgürlük ise islam nedir o zaman?! tam tersi midir? bir müslümanın bunu düşünmesi ne ferasetsizliktir?!
devlet başkanının yetkileri
3. gelelim islam'da halife/devlet başkanına. demokrasi seçim değil yönetim biçimidir demiştik. seçim ise demokrasinin bir alt ögesidir ve aslında cumhuriyet ile daha alakalıdır. o zaman buyurun seçelim; seçelim ama kimi seçelim?
evet dostlar, sanılanın aksine bu konuda da yine islam'ın çizdiği sınırlar var. şöyle ki;
kıyasla; müslümanların kendilerine bir imam seçmeleri vaciptir. (burada imam; türkçe'deki imam değildir. lider kastedilmektedir)
bu imamda bulunması gereken vasıflar (alimlerin ittifak ettiği üzere) şunlardır;
* müslüman olacak
* müctehid olacak (yani ileri derece fıkıh bilgisi olacak)
* savaş ve askeri meselelerde basiret sahibi olacak
* cezaların tatbikine ve hak almaya muktedir olacak.
* adil olacak
* mükellef, erkek ve hür olacak
* hükmünü sürdürmeye ve emrinden çıkanı yenmeye gücü yetecek.
görüleceği üzere keyfi kanun olmadığı gibi keyfi imamet de mümkün olamamaktadır.
kur'an ne diyor?
4. bu konu içki, zina, faiz gibi en büyük günahlardan bile daha önemli, hayati bir konudur. zira diğerleri affedilmese bile, dayanılmaz azaplar ve nihayet bir gün cennete ebedi olarak girilebilecek günahlar iken, bu; ebedi cehenneme götürecek şirk konusudur.
bunun önemini vurgulamak için öncelikle iman ile ilgili bazı ayetleri paylaşalım.
a) şirk nedir?
şirk; bir tek puta tapmak mıdır? kur’an’a göre allah’a şirk koşulanlar;
1. reisler, aristokratlar ve sapkın din adamları:
"onlar, allah’ı bırakıp bilginlerini (reislerini) ve rahiplerini rabler (ilahlar) edindiler ve meryem oğlu mesih’i de. oysa onlar, tek olan bir ilaha ibadetten başka bir şeyle emrolunmadılar. o’ndan başka ilah yoktur. o, bunların şirk koştukları şeylerden yücedir.”9 (tevbe, 9/31)
2. kendi heva ve hevesleri:
“kendi istek ve arzularını (nefsini) ilah edineni gördün mü?” (furkan, 25/43)
3. başka insanlar veya yaratıklar:
“allah’tan başka taptıklarınız sizler gibi kullardır. eğer doğru iseniz, hemen onları çağırın da size icabet etsinler.” (araf, 7/194)
4. beşeri ideolojiler ve insanların koydukları kanunlar:
“…..hayır! “biz atalarımızı belli bir inanç üzerinde bulduk ve ancak onların izinden giderek doğru yolu buluyoruz” derler” (zuhruf, 43/23)
5. allah'a rağmen ilah edinmek, başkasına sığınıp korkmak:
allah dedi ki: “iki ilah edinmeyin: o, ancak tek bir ilahtır. öyleyse benden, yalnızca benden korkun. göklerde ve yerde ne varsa o’nundur. böyleyken allah’tan başkasından mı korkup sakınıyorsunuz?” (nahl, 16/51,52)
b) şirkin kötülüğü, cezası ve süresi
“şirk, büyük bir zulümdür.” (lokman, 31/13)
“çünkü o allah, kendisine ortak koşana şüphesiz cenneti haram kılmıştır, onun barınma yeri ateştir. zulmedenlere yardımcı yoktur.” (maide, 5/72)
allah (azze ve celle) ; diğer günahları affedebileceği gibi şirki de affedebilir mi?:
“hiç şüphesiz, allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar..” (nisa, 4/48)
sonuç
şirk ile ilgili tanımlara baktığımızda, fikirleri, şahısları, objeleri allah'a şirk koşmak kavramlarını görüyoruz. ilah demek; sadece kendisine ibadet edilen demek değildir. kur'an-ı kerim'in mealini okuduğunuzda göreceksiniz ki, kitabın önemli bir bölümü insanların “allah yaratsın, yağmur yağdırsın, topraktan bize ekinler bitirsin ama işimize karışmasın” dayatmasına karşılık “hüküm, ancak allah'ındır” düsturunu savunmaktadır. öyle ise; allah'ın koyduğu kanunların üstüne kanun getirmek şirk; yani o'nun hükmüne ortak olmaktır (küçüklükten aşina olduğumuz deyimle ortak koşmak). bu bağlamda ilah; aynı zamanda ve mekke'li müşriklerin karşı çıktığı anlamıyla “kanun koyucu” anlamına gelmektedir.
zira allah(a.c.) şöyle buyurmuştur.
şayet o inkârcılara, "gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı yasalarına boyun eğdiren kimdir?" diye soracak olsan, hiç tereddütsüz "allah’tır" derler. o halde haktan nasıl yüz çevirirler?
kullarından rızkı dilediğine bol bol, dilediğine de ölçülü veren allah’tır. allah her şeyi hakkıyla bilir.
yine onlara, "göklerden su indirip de onunla ölü toprağa hayat veren kimdir?" diye sorsan, hiç tereddütsüz "allah’tır" derler. de ki: "hamd allah’a mahsustur; ama onların çoğu akıllarını kullanmazlar." (ankebût 61-63)
olayın önemini böylece vurguladıktan sonra, haramlarına delil göstermeye çalıştıkları ve aslında öyle olmadığını yukarıda izah ettiğimiz demokrasiye sözde delil gösterilen şura:38'e karşı delil olarak şu 4 ayetle baş başa bırakıp yazıyı bitiriyorum.
1) “yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni allah’ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar.onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak zan ve tahminle yalan söylerler” (en’am, 6/116)
2) “onlar hâla cahiliye hükmünü mü istiyorlar? kesin bilgiyle inanan bir topluluk için, allah’tan daha güzel kanun koyan kimdir?” (maide, 5/50)
3) “…sana ulaşan bu ilimden sonra onların arzularına uyarsan , allah’tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.” (bakara, 2/120)
4) “allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” 16 (nisa, 4/58)
devamını gör...
2.
aslında ikisini birlikte doğru kullanabilsek
ikisininde uç noktalarında durmayıp
ortak paylarından yararlanabilsek
hiç sıkıntımızın olacağını düşündüğüm durum
ikisininde uç noktalarında durmayıp
ortak paylarından yararlanabilsek
hiç sıkıntımızın olacağını düşündüğüm durum
devamını gör...
3.
amerika'da sosyalist bir parti iktadara gelebilir mi? bütün abd halkı istese de olmaz. bu amerika'da demokrasi olmadığını mı gösterir?
devamını gör...
4.
islam, demokrasiye karşı değildir. demokrasinin işleyişinin, şartlar ve durumlara göre uygulanıp, uygulanmayacağını yorumlar.
murtaza mutahhari*; islami demokrasinin uygulanması için, toplumun her kesiminin belli bir düzeyde bilinçli olması gerektiğini, doğru ve yanlışın, menfaat ve zararın boyutlarının, seçim yapacak kişilerin bilgisi dahilinde olması gerektiğini savunur.
islam da icma* nın uygulanabilmesi için, doğru ve yanlışın apaçık ortada olması gerekir. doğru ve yanlış gizli kalmış ise icma uygulanmaz.
kısacası islamın demokrasiye yaklaşımı, toplumun bilinciyle doğru orantılıdır. eğer toplum, seçme yetisine haiz ise uygulanır. eğer toplum, seçme yetisine haiz değil ise uygulanamaz.
nitekim hz ali şöyle buyuruyor;
"zalimlerin saltanatı, cahillerin omuzlarında yükselir."
murtaza mutahhari*; islami demokrasinin uygulanması için, toplumun her kesiminin belli bir düzeyde bilinçli olması gerektiğini, doğru ve yanlışın, menfaat ve zararın boyutlarının, seçim yapacak kişilerin bilgisi dahilinde olması gerektiğini savunur.
islam da icma* nın uygulanabilmesi için, doğru ve yanlışın apaçık ortada olması gerekir. doğru ve yanlış gizli kalmış ise icma uygulanmaz.
kısacası islamın demokrasiye yaklaşımı, toplumun bilinciyle doğru orantılıdır. eğer toplum, seçme yetisine haiz ise uygulanır. eğer toplum, seçme yetisine haiz değil ise uygulanamaz.
nitekim hz ali şöyle buyuruyor;
"zalimlerin saltanatı, cahillerin omuzlarında yükselir."
devamını gör...
5.
birbirinden tamamen bağımsız ve birbirini red eden düşman inançlar.
yumuşak ve sert
aydınlık ve karanlık
yüksek ve alçak
beyaz ve siyah
anladın?
yumuşak ve sert
aydınlık ve karanlık
yüksek ve alçak
beyaz ve siyah
anladın?
devamını gör...
6.
itikadi açıdan bir müslümanın demokrasiyi savunması imkansızdır. savunursa zaten dinden çıkar, zira bir mümin insan yasasını allahın yasasının üstüne koyamaz. günümüzde pek çok müslümanın oy kullanmaya karşı çıkmasının sebebi de budur.
devamını gör...
7.
"demokrasi der ki, insanlar içki içmek istiyor, insanlar içki serbest olsun diyorsa o zaman serbest olmalı. müslüman bile olsa, bir bireyin içki içmekten alıkonulmaması gerekir. aksi demokrasiye ters olur.
yani islam içki müslümana yasak diyorken, demokrasi müslümanın içki içmesi onun hakkıdır diyor."
bu aciklamadan sonrasini okumadim. cunku yanlis anlamadiysam cok sacma geldi. demokrasi sayesinde o toplum/ulke icinde icki serbest olabilir ama musluman bireye yada herhangi birine icki icmeyi mecburi tutmaz. zaten kuranda demiyor mu; sizin dininiz size, onlarin dini de onlara. buraya bir aciklama gelirse kalanini da okuyabilirim. ama cok kotu bir ornek olmus bu.
yani islam içki müslümana yasak diyorken, demokrasi müslümanın içki içmesi onun hakkıdır diyor."
bu aciklamadan sonrasini okumadim. cunku yanlis anlamadiysam cok sacma geldi. demokrasi sayesinde o toplum/ulke icinde icki serbest olabilir ama musluman bireye yada herhangi birine icki icmeyi mecburi tutmaz. zaten kuranda demiyor mu; sizin dininiz size, onlarin dini de onlara. buraya bir aciklama gelirse kalanini da okuyabilirim. ama cok kotu bir ornek olmus bu.
devamını gör...
8.
islam'da demokrasi olamaz bilale anlatır gibi anlatıyorum.
islamin yönetim biçimi seriattur ve islam'a göre tek yasa yapıcı allah'tır. dolayısı ile oy vermek dahil bütün demokratik etlemler şirktir.
islamin yönetim biçimi seriattur ve islam'a göre tek yasa yapıcı allah'tır. dolayısı ile oy vermek dahil bütün demokratik etlemler şirktir.
devamını gör...
9.
kuran'daki gerçek islam demokrasiyi ister ve hatta emreder: www.kurandakidin.com/2011/1...
devamını gör...
10.
demokrasi ve islam kelimeleri bile bir araya gelemez. demokrasi alttan yukarı doğru bir örgütlenmedir, islamda ise kelle alır.
devamını gör...
11.
modern düşüncelerin baskısı ile şûra kavramı üzerinden kapı aralanmaya çalışılsa da zor görünen bir karşılaştırma. islam'da demokrasinin olabileceğini ya da asgari demokrasinin islam'a ters olmadığını söyleyebilmek için islam'ın bir devlet ve yönetim modeli önermediğini en baştan kabul etmek gerekir. buradan hareketle keyfimizce demokraside kulaç atabiliriz. şûra denilince de sanırım kişinin aklına kamuoyu gibi bir şey geliyor. oysa şûranın çerçevesi çok dardır ve farklı bir görüş almaktan ziyade tepedeki kişinin kendi görüşünü dolaylı da olsa onaylatmasından öte değildir. tarih içinde müslüman yöneticilerin pratiği bize bunu göstermektedir.
devamını gör...
12.
star wars

kendimi obi-wan kenobi gibi hissetmemi sağlayan başlık oldu.
demokrasi türkiye versiyonu gibi çoğunluğun dediğinin yapılması falan değildir. ideal demokrasi azınlıkların dahi haklarının korunmasıyla başlar. meclis, senato vb. gibi kurumlar aşağı yukarı bu işlere yarıyor zaten. yoksa halkın diktatör seçmesi demokrasi falan değildir. islam'ın öngördüğü sistem de kardeşleri gibi kapalı bir sistemdir. yani siz kim kime ne kadar rüşvet vermiş el altından neler dönmüş bilemezsiniz. bu yüzden şura dediğiniz adamlar sizin cebinizdeki parayı saçma sapan bir yere harcayıverirler. en kötüsü sizin bundan haberiniz dahi olmaz. bunlar demokrasilerde olmuyor mu? elbette oluyor fakat kapalı ve baskıcı rejimlerde 100x oluyorsa demokrasilerde 10x oluyordur.
burada islam hukukunu övenler 100 sene önce halife için rahat koltuğunda otururken tamamen kendi siyasi hamlelerine alet edeceği askerden öte bir şey değildi. sizin dedeleriniz halifenin emriyle arap çöllerinden avrupa bataklığına kadar savaşırken halife sarayında düğün yapıp gerdeğe giriyordu. öyle hz. ömer hikayeleri anlatmakla olmuyor bu işler.
devamını gör...
13.
islamın mantığına göre , islam ile demokrasi kol koladır. ama gelin görün ki uygulamada islam ile kapitalizm kol koladır. kur’an’da her ne kadar dönemin şartlarına göre düşünülmesi gerektiği söylense de , nedense uygulamada tamamen o dönem baz alınarak hareket ediliyor. köle olayı , şu an şekil değiştirmiş durumda. 3 kuruş maaşa tüm ay çalışan kişinin kazandığı para sadece karnını doyurmasına yetecek kadar oluyor. kölelik nedir peki? karın tokluğuna bir efendiye hizmet etmektir. ben bir fark göremiyorum.
ayrıca dün bir vekilin maaşından şikayet ettiğini gördüm; bu zat ‘asgari ücretle gayet güzel geçinilir’ diyen tayfadan. ama sen şu kadar maaşla geçinemiyorsun dediğinde ‘ben farklıyım’ diyebiliyor bu kişi/kişiler. bu durumda islamın eşitlik/hak ibaresi nerede?
ayrıca dün bir vekilin maaşından şikayet ettiğini gördüm; bu zat ‘asgari ücretle gayet güzel geçinilir’ diyen tayfadan. ama sen şu kadar maaşla geçinemiyorsun dediğinde ‘ben farklıyım’ diyebiliyor bu kişi/kişiler. bu durumda islamın eşitlik/hak ibaresi nerede?
devamını gör...
"islam ve demokrasi" ile benzer başlıklar
demokrasi
94