iyi, ellerimden öperim.
devamını gör...
valla cok iyi gül gibi geçinip gidiyoruz, iste başka hiç kimseyle anlaşamadığımız için birbirimizin kıymetini çok iyi biliriz biz.
canım kendim.nasil tatlı kurban olurum.
devamını gör...
dün sabaha karşı kendimle konuştum
ben hep kendime çıkan bir yokuştum
yokuşun başında bir düşman vardı
onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.

işte tam olarak böyle.
devamını gör...
birbirimizin kölesi ve birbirimizin yaratıcısıyız, birbirimizin gölgesi ve şekli olmaya alışmışız. nihayetinde tavuk yumurta misali takılıyoruz bu dünyada.
devamını gör...
benim derdim artık benim bile umrumda değil.
devamını gör...
çok iyi selamı var sana.
devamını gör...
iyice kasvetli kasvetli yazmak istemiyordum ama tutmak istemiyorum içimdekileri sanırım artık.

kendimle aram yok bu aralar. arada bir çok iyiyim, arada bir çok kötüyüm.
kendimi o kadar çok düşünüyorum ki, fazla iş göz çıkarır mı denirdi? öyle bir şeyler vardı. ondan oluyor işte.

çözebilsem bir beni diyorum ya da bir başlasam kendimi oluşturmaya, içim rahatlayacak. biliyorum güzel olacak, nefes alacağım ferah ferah.


ama öyle bir gün çatıyor ki, öyle kuvvetli bir griliğe saplanıyorum ki içinden çıkarabilene aşk olsun.

ben en son 2 yıl önce, hissetmek için burada kalmaya karar vermiştim. hissetmediğim her an ölüme daha çok yaklaştığımı hissedeceğimi bile bile, burada kalma kararı vermiştim.

onu yitirdim şu sıralar, yalnızca bilmek yetmiyormuş. o eşikte bu sıklıkla gezinmek, eşiğin herhangi bir tarafında olamamak daha yorucuymuş.

insanların kalabalık içerisinde hızlı hızlı yürümelerini görmek, aralarına karışmak bile bana hayatı hissettiriyordu oysaki. her şeye muhtaç kaldım. duvarlar bu hissi vermiyor, yaşadığımı hissedemiyorum.

bu yüzden kendimle aram yok.
devamını gör...
uzun zamandır konuşmuyoruz.
devamını gör...
yok, aramızın nasıl olduğunu, onun nasıl olduğunu bilmiyorum.

bazı geceler uykudan önce soruşuruz birbirinizi o bana içini döker ben ona içimin içini. o bir söyler, ben bin. hem onun söylediği bir bazen öyle bir "bir" olur ki sabahı ettirir. saplanmak bu ya, saplanır kalırım. şafağa çıkarım, bazen çıkışım olmaz; uyanınca aramaya devam... işte böyle zamanlarda anlarım ki onun işi benim düşünemediklerimi bana hatırlatmasıdır. görevi derim, teşekkür bile etmem. bazı geceler nerelere koyacağımı bilemediğim egomu bir de onunla tatmin etmeye kalkarım -gerçi, bunu herkesin yaptığına kaniyim artık-, bu sırada nasılsın diye sormak içimden gelmez. dursun o, dinlesin dursun. ben sızana kadar ferahlatsın örümcek ağı tutmuş yüreğimi.
az laf çok iş...

kendimle aram nasıl mı?
iki eski dost ama biri düşman. hep düşmandı. herkes gibi kendine düşman. delirmenin ince çizgisi bu konuya pek yakın. deli olmayanlar kendini yok sayanlardır. bir gün kendimizi karşımıza alıp konuşursak sanırım bizi hiç kimse anlamayacak.

size bir sır vereyim, onunla konuşmasanızda aynı şeyleri hissettiğiniz iki zaman var. birincisi gerçekten sevgi dolu, mutlu hissettiğiniz an (hatırlamamanız normal çünkü uzun zamandır gerçekten mutlu olmadınız), bu belirsiz olanı, ikincisi ise en bitmiş, en üzüntülü, en son olmak istediğiniz duruma düştüğünüz an. işte bu an bir an için birleşirsiniz. bu an, bu acıya katlanmak zorunda olduğunuzu anlayana kadardır. zorundayız, bu ağırlığı taşımak zorundayız.
devamını gör...
kendime çok dargınım zamanı bu kadar boşa harcadığım için.
devamını gör...
kendimle takılıyorum o kadar iyi.
devamını gör...
pek iyi değil. bu ara yine her şeyi kafaya takıp yaşanan olayların tek suçlusu benmişim gibi hissediyorum.
devamını gör...
muhabbetimiz pek iyidir sevgili kendimle.
devamını gör...
tango yapıyoruz. bir yaklaşıp, bir uzaklaşıyoruz. aramızda bir tutku var. benlik oluşturmak kolay değil. yaşasın (bkz: varoluşsal sancılar)
devamını gör...
bu bir sır.
devamını gör...
fazla gelgitli.
devamını gör...
hayatın haz ve acı arasındaki gelgitten ibaret olduğunu kavrayan, bunu mutlak değişmezliğini kabul etmiş ve aşmaya çalışmayan bir özne olarak kendimi seviyorum. zaman zaman acımasızca eleştirsem, hatalarımı büyütsem de bütün bu deneyimlerin biricikliğini; yanlışların, doğruların, kısaca tüm seçimlerimin sorumluluğunu alabilmeyi cesurca yaşamak olarak addediyorum. başka birine dönüşmek ya da yerine geçmek istemezdim.
devamını gör...
bilmiyorum. ben sormuyorum, o söylemiyor. konuşmayalı çok oldu.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
100.
çok konuşanı sevmem
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kendinle aran nasıl sorunsalı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim