yazar: jack london
yayım yılı: 1909
jack london tarafından 1909'da yazılan ve otobiyografik özellik taşıyan eser, denizcilikle uğraşan martin'in, arkadaşı arthur'u kurtarması sonucu davet edildiği evde ruth adlı bir kadınla karşılaşmasını ve onun için kendisini değiştirmek ve geliştirmek istemesini konu alır. zinya çiçeği'ne benzettiği ruth kendisine bu gelişme yolculuğunda yardım edecektir. eserde sınıf farklılıklarını, insanların sınıflara göre şekil almasını ve bireyin kalabalıklar içindeki yalnızlığını görmek mümkündür.
yayım yılı: 1909
jack london tarafından 1909'da yazılan ve otobiyografik özellik taşıyan eser, denizcilikle uğraşan martin'in, arkadaşı arthur'u kurtarması sonucu davet edildiği evde ruth adlı bir kadınla karşılaşmasını ve onun için kendisini değiştirmek ve geliştirmek istemesini konu alır. zinya çiçeği'ne benzettiği ruth kendisine bu gelişme yolculuğunda yardım edecektir. eserde sınıf farklılıklarını, insanların sınıflara göre şekil almasını ve bireyin kalabalıklar içindeki yalnızlığını görmek mümkündür.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "arolium" tarafından 07.01.2021 15:37 tarihinde açılmıştır.
41.
jack landonun şaheseri diyebileceğimiz bir kitap diğer romanları da çok iyi ama martin eden başka bir şey ve arıca otobiyografik diyebileceğimiz türden bir eser normalde otobiyografi dediğin zaman güzel bişey çıkmaz gibi düşünülüyor ama bu aşırı sürükleyici bir kitaptı
devamını gör...
42.
"martin eden", amerikalı yazar jack london'ın en ünlü eserlerinden biridir. roman, ilk olarak 1909 yılında yayınlandı ve birçok dilde çevirisi yapıldı. london, romanında martin eden adında bir genç adamın hikayesini anlatır. martin eden, yoksul bir aileden gelen ve kendisini edebiyata adayan bir gençtir. roman, onun kariyerindeki yükselişini ve aşk hayatındaki zorlukları anlatır.
roman, zamanının sosyal ve siyasal koşullarını yansıtır. london, romanında sınıf farklılıklarını ele alır ve işçi sınıfının yaşadığı zorlukları gösterir. martin eden, yoksul bir aileden gelmesine rağmen, kendini eğitir ve okur yazar olur. roman boyunca, martin'in okuduğu kitapların etkisiyle, toplumsal konular hakkında düşünceleri değişir ve radikal bir düşünceye sahip olur.
martin, bir gazetede çalışmaya başlar ve yazılarıyla dikkat çeker. ancak, yüksek sınıftan insanlarla tanıştıkça, onların hayat tarzına hayran kalır ve onların arasına girmek ister. bu nedenle, yazılarını daha az politik hale getirir ve popüler konulara yönelir. ancak, bu onun gerçek kimliğinden uzaklaşmasına neden olur.
martin ayrıca, ruth morse adında zengin bir kıza aşık olur. ancak, ruth, onunla sadece dostça ilişki kurmak istemektedir. martin, onun kalbini kazanmak için kendini eğitir ve zengin bir insan olmak için çalışmaya başlar. ancak, ruth onun değiştiğini görünce ondan uzaklaşır.
romanın sonunda, martin, başarılı bir yazar olur ve zengin bir insan haline gelir. ancak, bu başarı onun mutluluğunu getirmez. kendisini ve kimliğini kaybeden martin, yaşamına son verir.
"martin eden", jack london'ın yaşamından da izler taşır. london, kendisi de yoksul bir aileden geliyordu ve okuyarak kendisini geliştirmişti. roman, aynı zamanda, sanatçıların toplum içindeki rolü hakkında da fikirler içerir. martin eden, başarılı bir yazar olmasına rağmen, toplumsal konuları göz ardı eder ve zenginlerin arasına karışarak gerçek kimliğini kaybeder.
sonuç olarak, "martin eden" insanın kendisini ve kimliğini kaybetmesinin sonuçlarını gösteren bir eserdir. roman, sınıf farklılıklarını ele alır ve işçi sınıfının yaşadığı zorlukları gösterir.
roman, zamanının sosyal ve siyasal koşullarını yansıtır. london, romanında sınıf farklılıklarını ele alır ve işçi sınıfının yaşadığı zorlukları gösterir. martin eden, yoksul bir aileden gelmesine rağmen, kendini eğitir ve okur yazar olur. roman boyunca, martin'in okuduğu kitapların etkisiyle, toplumsal konular hakkında düşünceleri değişir ve radikal bir düşünceye sahip olur.
martin, bir gazetede çalışmaya başlar ve yazılarıyla dikkat çeker. ancak, yüksek sınıftan insanlarla tanıştıkça, onların hayat tarzına hayran kalır ve onların arasına girmek ister. bu nedenle, yazılarını daha az politik hale getirir ve popüler konulara yönelir. ancak, bu onun gerçek kimliğinden uzaklaşmasına neden olur.
martin ayrıca, ruth morse adında zengin bir kıza aşık olur. ancak, ruth, onunla sadece dostça ilişki kurmak istemektedir. martin, onun kalbini kazanmak için kendini eğitir ve zengin bir insan olmak için çalışmaya başlar. ancak, ruth onun değiştiğini görünce ondan uzaklaşır.
romanın sonunda, martin, başarılı bir yazar olur ve zengin bir insan haline gelir. ancak, bu başarı onun mutluluğunu getirmez. kendisini ve kimliğini kaybeden martin, yaşamına son verir.
"martin eden", jack london'ın yaşamından da izler taşır. london, kendisi de yoksul bir aileden geliyordu ve okuyarak kendisini geliştirmişti. roman, aynı zamanda, sanatçıların toplum içindeki rolü hakkında da fikirler içerir. martin eden, başarılı bir yazar olmasına rağmen, toplumsal konuları göz ardı eder ve zenginlerin arasına karışarak gerçek kimliğini kaybeder.
sonuç olarak, "martin eden" insanın kendisini ve kimliğini kaybetmesinin sonuçlarını gösteren bir eserdir. roman, sınıf farklılıklarını ele alır ve işçi sınıfının yaşadığı zorlukları gösterir.
devamını gör...
43.
--spoiler--içerebilir.
martin eden işçi sınıfına mensup genç bir denizciyken üst sınıftan bir kıza aşık olur, onun standartlarına yükselebilmek için kendini öğrenmeye adar, ne bulursa okur, yazmaya başlar ve yazar olarak para kazanıp hayatını sürdürebileceğine inanır. ilk zamanlar işler istediği gibi gitmez çok hızlı aşama kaydetmesine rağmen yazdığı hiç bir şey yayınlanmaz ta ki arkadaşı brissenden'in müthiş şiiri yayınlanıncaya kadar.. bu talihsiz dönemde aşık olduğu kız ruth onu terkeder, sonra martin eden'in şansı döner büyük bir yazar olur, ancak neden büyük bir yazar olduğunu anlayamaz zira yazdıkları yıllar önce yazdıkları ve editörler tarafından beğenilmeyen yazılardır. martin eden bunu kaldıramaz zaten dünyayla derdi olan biridir ve hazin sona erişir. bu arada zamanın ruhuna uygun biçimde (1909) kitapta bol bol herbert spencer'dan bahsedilir aynı dönem osmanlıda yazılanlara bakarsanız bu isimle yine karşılaşırsınız. martin eden aslında bir sosyal darwinisttir ve sosyalistlerle yaptığı tartışma kitabın enteresan bölümlerinden biridir. kitabın sonu oldukça etkileyici martin eden olup onunla birlikte o varoluşsal boşluğa düşüyorsunuz adeta.
martin eden işçi sınıfına mensup genç bir denizciyken üst sınıftan bir kıza aşık olur, onun standartlarına yükselebilmek için kendini öğrenmeye adar, ne bulursa okur, yazmaya başlar ve yazar olarak para kazanıp hayatını sürdürebileceğine inanır. ilk zamanlar işler istediği gibi gitmez çok hızlı aşama kaydetmesine rağmen yazdığı hiç bir şey yayınlanmaz ta ki arkadaşı brissenden'in müthiş şiiri yayınlanıncaya kadar.. bu talihsiz dönemde aşık olduğu kız ruth onu terkeder, sonra martin eden'in şansı döner büyük bir yazar olur, ancak neden büyük bir yazar olduğunu anlayamaz zira yazdıkları yıllar önce yazdıkları ve editörler tarafından beğenilmeyen yazılardır. martin eden bunu kaldıramaz zaten dünyayla derdi olan biridir ve hazin sona erişir. bu arada zamanın ruhuna uygun biçimde (1909) kitapta bol bol herbert spencer'dan bahsedilir aynı dönem osmanlıda yazılanlara bakarsanız bu isimle yine karşılaşırsınız. martin eden aslında bir sosyal darwinisttir ve sosyalistlerle yaptığı tartışma kitabın enteresan bölümlerinden biridir. kitabın sonu oldukça etkileyici martin eden olup onunla birlikte o varoluşsal boşluğa düşüyorsunuz adeta.
devamını gör...
44.
aşk olayında, sözde üstlerin gerçekliğinin yaşattığı hayal kırıklığıyla, hayattan zevk almaması, artık heves duymaması vs. o kadar aynı ki.
uyuşmayan tek kısım sonunu hazırladığı son. okuduğumda "çoğu şey aynı acaba sonumda böyle mi olacak?" demiştim. ve ben kitabı okumadan önce aynı sonu, sonunu getiremeden birkaç kez yaşamıştım. başarmak kısmet olmadı. bakalım...
kürk mantolu madonna' dan sonra favori aşk kitabım olmuştu. aşk ve önyargı'yı izlemek yerine okusaydım belki kendisi zirvede olurdu...
uyuşmayan tek kısım sonunu hazırladığı son. okuduğumda "çoğu şey aynı acaba sonumda böyle mi olacak?" demiştim. ve ben kitabı okumadan önce aynı sonu, sonunu getiremeden birkaç kez yaşamıştım. başarmak kısmet olmadı. bakalım...
kürk mantolu madonna' dan sonra favori aşk kitabım olmuştu. aşk ve önyargı'yı izlemek yerine okusaydım belki kendisi zirvede olurdu...
devamını gör...
45.
jack london'ın bir romanıdır. bir gemi işçisinin yazar olma yolundaki yasadıklarını anlatır.
bir sıfat (güzellik) peşinde koşan bir insanın, bireyselcilik ve egoizmden sonra hayatını sonlandırmasıyla son bulur.
martin eden : tutkulu, kalıplaşmış olgulara karşı, sorgulayan bir kişi genellikle insanların isteyip de olamadıkları kişi.
bir sıfat (güzellik) peşinde koşan bir insanın, bireyselcilik ve egoizmden sonra hayatını sonlandırmasıyla son bulur.
martin eden : tutkulu, kalıplaşmış olgulara karşı, sorgulayan bir kişi genellikle insanların isteyip de olamadıkları kişi.
devamını gör...
46.
lise 1 ve 2'de okuyan ergen erkek kardeşlerimize ücretsiz dağıtılmasını talep ettiğim kitaptır. bu kitabı eğer ilerideki yaşlarda okursanız buruk hatıralar aklınızda canlanır ancak bu kitabı ilk gençlik yıllarınızda okursanız * 20-0 önde başlarsınız hayatınıza.
devamını gör...
47.
benimmmm enn sevdiğim kitaplar içinde yer alır kendisi. inanılmaz keyifle okumuştum.
nasıl başladım nasıl bitirdim anlatamam.
yarı otobiyografik kitap diyebilirim. aslında üstüne yazılacak çok şey var ama ben alıntıları bırakmak istiyorum sadece.
.
.
"seni kitap okuyan insanlarla tanıştıracağım. hayat ancak böyle insanlarla bir araya geliyorsan yaşanmaya değer."
.
içimde söylemek istediğim çok şey var sanki. çok büyük şeyler. bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum. bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat, her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryat ediyor. hissediyorum… ama anlatamıyorum…
.
“kitaplarla, resimlerle, güzel şeylerle dolu olan, insanların alçak sesle konuştukları, kendilerinin ve düşüncelerinin temiz olduğu bir havayı solumak istiyorum.”
.
"dünyada hep üzücü şeyler var. halbuki mutlu şeyler hakkında düşünmek beni mutlu ediyor!"
nasıl başladım nasıl bitirdim anlatamam.
yarı otobiyografik kitap diyebilirim. aslında üstüne yazılacak çok şey var ama ben alıntıları bırakmak istiyorum sadece.
.
.
"seni kitap okuyan insanlarla tanıştıracağım. hayat ancak böyle insanlarla bir araya geliyorsan yaşanmaya değer."
.
içimde söylemek istediğim çok şey var sanki. çok büyük şeyler. bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum. bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat, her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryat ediyor. hissediyorum… ama anlatamıyorum…
.
“kitaplarla, resimlerle, güzel şeylerle dolu olan, insanların alçak sesle konuştukları, kendilerinin ve düşüncelerinin temiz olduğu bir havayı solumak istiyorum.”
.
"dünyada hep üzücü şeyler var. halbuki mutlu şeyler hakkında düşünmek beni mutlu ediyor!"
devamını gör...
48.
sıradan bir denizci iken, zamanla ünlü bir yazar haline gelen bu roman kahramanı, kaslı kolları ve güçlü yaradılışı ile kendini yetiştirmiş işçi felsefecisi, jack london'un bu yapıtında da karşımıza çıkıyor.
martineden bireycidir oysa jack london sosyalisttir.
otobiyografik romandır. jack london'un yaşamıyla bir çok benzerlikler gösterir. bu romanın sihri kaçmasın diye bir daha okumadım. ama okumayanlar için şiddetle tavsiye ederim.
martineden bireycidir oysa jack london sosyalisttir.
otobiyografik romandır. jack london'un yaşamıyla bir çok benzerlikler gösterir. bu romanın sihri kaçmasın diye bir daha okumadım. ama okumayanlar için şiddetle tavsiye ederim.
devamını gör...
49.
dünya, bu romanda bahsedilen, ve kritize edilen insanlar gibi şahıslarla doludur. roman; görünüşte, hayal ürünü dür, ancak çok da hayallerde yaşayan bir roman değildir.
mutlaka okuyunuz.
mutlaka okuyunuz.
devamını gör...
50.
en sevdiğim kitaplar listemde ilk 5te. yazar olarak da çok severim. yazmaya da beni teşvik etmiştir.
devamını gör...
