musa'nın kızıldeniz'i ikiye ayırması
başlık "dünyanıneniyibeşbininciyazarı" tarafından 11.12.2020 22:28 tarihinde açılmıştır.
41.
(bkz: yav he)
devamını gör...
42.
kur'an'da bulunmayan olay.
kur'an'da musa'nın bahr'ı infilak ettirmesi anlatılır.
kur'an'da musa'nın bahr'ı infilak ettirmesi anlatılır.
devamını gör...
43.
ikiye ayırma ile yarma arasında fark var.
bence ayırmadı; yardı.
bence ayırmadı; yardı.
devamını gör...
44.
yalan inanmayin böyle masallara.
devamını gör...
45.
mucizeler hep vardır var olacaktır. burda mesele şu, hz. musa'ya allah bu gücü lütfetti, bahşetti. hz. musa da bizim gibi bir insan. ama allâh inancı bizden kat be kat fazla. allah dilerse bana da güneşi ayırma kudreti verebilir, bu tamamen allah'a kalmış bir iştir. allah eğer o denizi ayırma kudreti verdiyse bir hikmeti vardır. bazı şeyleri kimse açıklayamaz, bu noktada allah'a teslimiyet şarttır.
devamını gör...
46.
gerçekliğini sorgulamadığım anlatıdır.
bunun için biraz teolojiye( din bilimine) gireceğim.
kutsal metinlerde (kur'an, tevrat ve incil) tasvir edilen hz. musa dönemindeki firavun, tiranlığın, kibrin, acımasızlığın ve mutlak adaletsizliğin evrensel sembolüdür. hem bir üvey baba (musa'yı sarayda büyüten) hem de azılı bir düşman olarak karşımıza çıkar. diğer firavunlardan en ayırıcı özelliği( mısır'da firavun tek kişi değildi. genel mutlak gücü elinde tutan ve mısırı yönetenlere firavunlar denirdi), kendisini sadece tanrıların yeryüzündeki bir gölgesi değil, doğrudan en büyük ilah ilan etmesidir.
bununla ilgili kur'an-ı kerim'den şöyle referanslar verebilirim:
kur'an-ı kerim'de onun halkına "ben, sizin en yüce rabbinizim!" (naziat suresi, 24) ve "sizin için benden başka bir ilah tanımıyorum" (kasas suresi, 38) diyerek kibirde sınır tanımadığı anlatılır.
zalimlikte sınır tanıyan bir yapısı yoktur. limitlerin ötesine geçerek,
iktidarını kaybetme korkusuyla akılalmaz bir gaddarlık sergilemiştir. kahinlerin kendisine "israiloğullarından doğacak bir erkek çocuk senin saltanatını yıkacak" demesi üzerine, ülkede doğan tüm ibrani erkek bebeklerin öldürülmesini, kız çocuklarının ise sağ bırakılmasını emretmiştir.
daha da ötesi, mısır toplumunu sınıflara bölmüş ve yerli halk olan kıptileri üstün tutarken, göçmen olan israiloğullarını (yakup peygamber'in soyu) en ağır işlerde, piramit ve şehir inşaatlarında boğaz tokluğuna çalışan köleler haline getirmiştir. onların nüfusunun artmasını bir ulusal güvenlik tehdidi olarak görmüştür.
hem tevrad'da hem kur'an-ı kerim'de hz. musa'nın asasının yılana dönüşmesi anlatılır. hz. musa'nın asasının dönüşümünü ve "yed-i beyza" (beyaz el) gibi büyük mucizeler göstermesini sadece basit birer "sihirbazlık oyunu" olarak nitelendirmiştir. ülkesine gönderilen kurbağa istilası, kan yağması ve çekirge felaketleri gibi büyük musibetler (on bela) sırasında her sıkıştığında hz. musa'ya "tanrına dua et bunu kaldırsın, söz halkını serbest bırakacağım" demiş, ancak tehlike geçince sözünden dönerek inadına devam etmiştir.
olayların en finalinde de:
hz. musa ve israiloğullarının mısır'dan kaçış (exodus) gecesinde, ordusuyla birlikte onların peşine düşmüştür. kızıldeniz'in hz. musa'nın asasıyla ikiye ayrılmasının ardından kibirle denizin ortasına dalmış, ancak sular üzerlerine kapanırken boğazına kadar gelen suyun içinde son anda "musa'nın ve harun'un ilahına inandım" demiştir. ancak ölüm anındaki bu pişmanlık (ye's imanı) kabul edilmemiş ve ordusuyla birlikte boğularak can vermiştir. yunus suresi 92. ayette, onun cesedinin arkasından gelenlere bir ibret olması için korunacağı belirtilir.
kısaca kutsal kitaplarda ibareler çok nettir. çok sevilesi bir kral değildir. firavun, bence mısır'ın tarihindeki en büyük insani kıyamettir. sonu da, bu yüzden kendi gaddarlığına doğru orantıda korkunç olmuştur.
bunun için biraz teolojiye( din bilimine) gireceğim.
kutsal metinlerde (kur'an, tevrat ve incil) tasvir edilen hz. musa dönemindeki firavun, tiranlığın, kibrin, acımasızlığın ve mutlak adaletsizliğin evrensel sembolüdür. hem bir üvey baba (musa'yı sarayda büyüten) hem de azılı bir düşman olarak karşımıza çıkar. diğer firavunlardan en ayırıcı özelliği( mısır'da firavun tek kişi değildi. genel mutlak gücü elinde tutan ve mısırı yönetenlere firavunlar denirdi), kendisini sadece tanrıların yeryüzündeki bir gölgesi değil, doğrudan en büyük ilah ilan etmesidir.
bununla ilgili kur'an-ı kerim'den şöyle referanslar verebilirim:
kur'an-ı kerim'de onun halkına "ben, sizin en yüce rabbinizim!" (naziat suresi, 24) ve "sizin için benden başka bir ilah tanımıyorum" (kasas suresi, 38) diyerek kibirde sınır tanımadığı anlatılır.
zalimlikte sınır tanıyan bir yapısı yoktur. limitlerin ötesine geçerek,
iktidarını kaybetme korkusuyla akılalmaz bir gaddarlık sergilemiştir. kahinlerin kendisine "israiloğullarından doğacak bir erkek çocuk senin saltanatını yıkacak" demesi üzerine, ülkede doğan tüm ibrani erkek bebeklerin öldürülmesini, kız çocuklarının ise sağ bırakılmasını emretmiştir.
daha da ötesi, mısır toplumunu sınıflara bölmüş ve yerli halk olan kıptileri üstün tutarken, göçmen olan israiloğullarını (yakup peygamber'in soyu) en ağır işlerde, piramit ve şehir inşaatlarında boğaz tokluğuna çalışan köleler haline getirmiştir. onların nüfusunun artmasını bir ulusal güvenlik tehdidi olarak görmüştür.
hem tevrad'da hem kur'an-ı kerim'de hz. musa'nın asasının yılana dönüşmesi anlatılır. hz. musa'nın asasının dönüşümünü ve "yed-i beyza" (beyaz el) gibi büyük mucizeler göstermesini sadece basit birer "sihirbazlık oyunu" olarak nitelendirmiştir. ülkesine gönderilen kurbağa istilası, kan yağması ve çekirge felaketleri gibi büyük musibetler (on bela) sırasında her sıkıştığında hz. musa'ya "tanrına dua et bunu kaldırsın, söz halkını serbest bırakacağım" demiş, ancak tehlike geçince sözünden dönerek inadına devam etmiştir.
olayların en finalinde de:
hz. musa ve israiloğullarının mısır'dan kaçış (exodus) gecesinde, ordusuyla birlikte onların peşine düşmüştür. kızıldeniz'in hz. musa'nın asasıyla ikiye ayrılmasının ardından kibirle denizin ortasına dalmış, ancak sular üzerlerine kapanırken boğazına kadar gelen suyun içinde son anda "musa'nın ve harun'un ilahına inandım" demiştir. ancak ölüm anındaki bu pişmanlık (ye's imanı) kabul edilmemiş ve ordusuyla birlikte boğularak can vermiştir. yunus suresi 92. ayette, onun cesedinin arkasından gelenlere bir ibret olması için korunacağı belirtilir.
kısaca kutsal kitaplarda ibareler çok nettir. çok sevilesi bir kral değildir. firavun, bence mısır'ın tarihindeki en büyük insani kıyamettir. sonu da, bu yüzden kendi gaddarlığına doğru orantıda korkunç olmuştur.
devamını gör...
47.
ibretlik olaymış yemin ederim.
devamını gör...
48.
mucizelerden biridir.
mucize demişken hatırlatalım:
www.mucizeler.com/
emre1974tr.blogspot.com/201...
www.miracles-of-quran.com/
mucize demişken hatırlatalım:
www.mucizeler.com/
emre1974tr.blogspot.com/201...
www.miracles-of-quran.com/
devamını gör...
49.
gerçekten denizi ayırmasına gerek yok, şahit olanlar öyle görse yeter. illüzyon önemli. ayı ikiye yarmak da öyle, aydakilerin haberi olmasına gerek yok, ikna olması gerekenler öyle görüyorsa yeter.
ha bu afyonla da yapılıyor olabilir, önemli olan netice.
ha bu afyonla da yapılıyor olabilir, önemli olan netice.
devamını gör...
50.
o da bir şey mi ya david blaine uçuyor*
devamını gör...
51.
bu konunun olup olmadığı, nasıl olduğu bi yana, bi alman stand up ' çının ---> dieter nuhr <--- konuyla ilgili yaptığı ünlü bir espride, musa denizi yarar, yanındaki kişi musa ' ya döner ve der ki "ey musa, madem böyle bir yeteneğin vardı, biz neden firavun ordusundan kaçıyoruz ki?!" , der...
insanlar güler ve alkışlar !!..
insanlar güler ve alkışlar !!..
devamını gör...
52.
devamını gör...
53.
enine mi boyuna mı? bence bu soru ayırdı mı ayırmadı mı sorusundan daha mühim.
devamını gör...
"musa'nın kızıldeniz'i ikiye ayırması" ile benzer başlıklar
kızıldeniz
10