nikolay vasilyeviç gogol
başlık "kitap var dediler geldik" tarafından 07.11.2020 14:00 tarihinde açılmıştır.
41.
42.
sadece 42 yıl yaşamış ukrayna asıllı rus roman ve oyun yazarı olarak tanınır.
en önemli eserleri ise ölü canlar
palto ve bir delinin hatıra defteri'dir. kendi yazdığı kitabı kendi elleriyle yakmışlığı vardır.
dotoyevski onun için hepimiz gogol’ün palto’sundan çıktık demiştir.

en önemli eserleri ise ölü canlar
palto ve bir delinin hatıra defteri'dir. kendi yazdığı kitabı kendi elleriyle yakmışlığı vardır.
dotoyevski onun için hepimiz gogol’ün palto’sundan çıktık demiştir.

devamını gör...
43.

rus insanının aynası, rus edebiyatına yön veren ve büyük rus yazarlarına ilham kaynağı olan yazar: nikolay gogol
yazmak öyle sıradan ve basit bir eylem değildir, bir bedel gerektirir ve o bedel yaşamak denen şeyi baltalar. gogol da pek parlak bir hayat sürmedi, dar geliri, acıları onu bir anlam arayışına itti ve o da anlamı edebiyatta aramaya başladı. ilk girişimine karşı yapılan sert eleştiriler yazma sürecine ara vermek zorunda bıraktı, öyle ki ilk yazdıklarını toplayıp yakmak zorunda kalmıştı. büyük bir yazar olmak için daha iyi bir giriş yapamazdı bunun dışında. ara verdiği süreç içinde yazmak eylemine karşı daha tutkulu bir arzunun filizlenmesini sağladı. akşam toplantıları ile geri dönerken dönemin en büyük eleştirmeni belinski'nin (yıllardır benim de aramış olduğum tarzda bir eleştirmen, her ne kadar bulamamış olsam da her ne kadar can çekişir halde olsa da edebiyat popüler kültürün pençesinde aramaktan vazgeçmeyecek aramaya devam edeceğim) olumlu yönde dikkatini çekmeyi başarmıştı. öyle ki dönemin en büyük şairlerinden ve yazarlarından biri olan puşkin ona övgüler yazdırmıştı.
"hepimiz gogol'un paltosundan çıktık" diyerek ona ne denli hayran olduğunu dile getirmişti dostoyevski. akaki akakiyeviç belki de edebiyat tarihinin en büyük anti kahramanlarından biridir ve benim de kitaplarımda değinmeden geçmedigim bir karakter. akaki o buhranlı dönemin bir meyvesidir, ödenmesi gereken bedelin ödendikten sonra erişilen bir ödül... yazmak öyle sıradan ve basit bir eylem değildir, bedel gerektirir; o bedelin en büyüğünü ödeyenlerdendir gogol.
en iyi kitapları:
ölü canlar
palto
taras bulba
burun
müfettiş
akşam toplantıları
devamını gör...
44.
ölü canlar'ı kendi elleriyle yakarak imha etse de yazdıkları rus edebiyatının klasikleri arasında yer alır.
1809/ 1852 yılları arasında yaşamış; palto
bir delinin hatıra defteri ve ölü canlar'ı rus edebiyatına kazandırmıştır.
palto bir burun hikayesi'nde rusya ile dalga geçtiği açıkça görülmektedir.
bataklıklardan kalkan bir güz sisine benzer, gelecek denen bilinmezlik.
1809/ 1852 yılları arasında yaşamış; palto
bir delinin hatıra defteri ve ölü canlar'ı rus edebiyatına kazandırmıştır.
palto bir burun hikayesi'nde rusya ile dalga geçtiği açıkça görülmektedir.
bataklıklardan kalkan bir güz sisine benzer, gelecek denen bilinmezlik.
devamını gör...
45.
bu zamana kadar okuduğum yazarlar içerisinde kendimi en yakın hissettiğim büyük rus yazar. hikayelerindeki sahicilik, hiciv kabiliyeti, her anı-sekansı gözünüzde canlandırabilme yeteneği, olgun ve ahenkli üslubu ile on üzerinden on bir yazar.
hikaye yazmaya hevesli, birkaç denemesi de olan biri olarak yazdıklarımı da en çok ondan etkilenerek yazmışım meğer.
hikayeleri başucu eser niteliğindedir benim için.
hikaye yazmaya hevesli, birkaç denemesi de olan biri olarak yazdıklarımı da en çok ondan etkilenerek yazmışım meğer.
hikayeleri başucu eser niteliğindedir benim için.
devamını gör...
46.
gogol’u severek ve beğenerek okuyan bir hayranı olarak şunu söyleyebilirim ki onun kitapları sadece bir olay anlatmıyor, insanın içini hem güldüren hem de hafif huzursuz eden bir ayna gibi.. özellikle ölü canlar ve palto gibi eserlerinde sıradan insanların hayatını alıp çok daha derin ve çarpıcı bir şekilde anlatıyor.
ayrıca bence onun en güzel tarafı, günlük hayatın içindeki basit şeyleri alıp onları biraz abartarak hem komik hem de düşündürücü hale getirmesi.. küçük bir memurun yaşadığı olay bile onun kaleminde hem trajik hem de gülünç bir şeye dönüşebiliyor. mizahı ilk bakışta hafif gibi görünse de aslında altında ciddi bir toplumsal eleştiri var bence. bürokrasi, yalnızlık, insanların birbirine yabancılaşması vs. konuları çok sade ama etkili bir şekilde işlemiş.
ayrıca bence onun en güzel tarafı, günlük hayatın içindeki basit şeyleri alıp onları biraz abartarak hem komik hem de düşündürücü hale getirmesi.. küçük bir memurun yaşadığı olay bile onun kaleminde hem trajik hem de gülünç bir şeye dönüşebiliyor. mizahı ilk bakışta hafif gibi görünse de aslında altında ciddi bir toplumsal eleştiri var bence. bürokrasi, yalnızlık, insanların birbirine yabancılaşması vs. konuları çok sade ama etkili bir şekilde işlemiş.
devamını gör...
