281.
ne serüveni * üye oldum lan alt tarafı klavyenin tuşlarına bastım, mouse ile clickledim .
devamını gör...
282.
kullanıcı adımı ve şifreyi yazarak giriş yaptım benim serüvenim böyle oldu.
devamını gör...
283.
çoğunluk için normal sözlük'ten çıkış serüveni kadar ilgi çekici olmayan eylem.
gelirken genelde hepimiz "şurdan duydum geldim" türü bir hikâye ile geliyoruz da giderken başımıza ne geleceği belirsiz.
gelirken genelde hepimiz "şurdan duydum geldim" türü bir hikâye ile geliyoruz da giderken başımıza ne geleceği belirsiz.
devamını gör...
284.
instagramda kitap reklamını gördüm. bir bakayım dedim içeri girip. yazmayı okumayı çok severim zaten. hatta hayallerimden 2 tanesi yine yazmakla ve okumakla alakalı. bir gün bir kitap yazabilmeyi ve bir kitapçı açmayı çok istiyorum . burada da neredeyse her konu hakkında açılmış başlıklar var. fikirlerimi yazıyorum ve farklı fikirler okuyorum. daha ne olsun.
devamını gör...
285.
yemin ediyorum hatırlamıyorum. spesifik bir sebebi ya da hikayesi yok ondan galiba.
(bkz: sarhoştum hatırlamıyorum)
(bkz: sarhoştum hatırlamıyorum)
devamını gör...
286.
girlwithsixpacktattooo sayesinde normal sözlükle tanıştım. çok nezih, kaliteli ve elit bir ortamı olduğu, burada daha çok değer göreceğimi söyledi.
devamını gör...
287.
an itibariyle teşrif etmiş bulunmaktayım. sorularınız varsa sırayla alabilirim. ne de olsa nickim yok benim .
devamını gör...
288.
289.
290.
gülmeyin sakın haa, çok tuhaf başlıyorum:
buruk bir sonbahar akşamıydı. herhangi bir meyve olma potasiyeline olabildiğince uzak, kendi iç dünyamda epey karmaşık bir haldeydim. yazma yeteğinin kendimi ifade edebilecek kadar bile yerinde olmadığı daha çok okuma ile haşır neşir olduğum gözlemleme dönemindeydim. kasım ayının soğuk, kasvetli ve çeşitli buhranlara vesile olan atmosferini nasıl yük olarak sırtımdan atabilirimin telaşındaydım. doğduğum ayın hayati ruhiyesini içimde taşıyarak izlediğim bir video da bu sözlüğün ismini duydum.* izlediğim kız benim yaşlarımda, reklamın adını çok ağzına almayan, sade hayatının tatlı melankoliğini yaşayanlardan. avusturya'daki yeni hayatının zorluklarını anlatırken arada hafif yüzü kızarır, samimiyeti ekrandan bana geçer. o bıcır bıcır konuşmasının ve kitaplarının arasında o zamanlar normal olmayan sözlüğün adı geçince, bu ince düşünceli kız öneriyorsa bir şey vardır diye gelmiş bulundum giriş ekranına. o vakte kadar ne bir yer belirttim, ne bir meyve.. kullanıcı adını girdiğimde ise bir haller oldu. sonbahar yapraklarını ayağıma doladığım, hava bozmadan bir boğaz havası alayım dedim yer ve o yerlerde yaşamış bir şairin ekşili, tatlılı sözünün bir kısmı ile adım müsamma oldu. yönüm boğaz suları olurken yazdıklarım bana da vişne tadı vermeye başladı. böyle girdik efenim küfürsüz diye geldik ama iki hafta sonra çıkarız dedik. zaten ben bir ortamı öyle hemen sahiplenemem. bir yere ilk gittiğimde, ilk gördüğüm insanlarla çok kaynaşamam ilk fırsatta ortamı terk etmek isterim. kalıyorsam da öyle otururum baş köşe de, abartırım. öyle uçlarda yaşadığım bir giriş serüveni oldu. sonrası malum oradan, buradan ve şuradan yazıyorum.
ne yazdık ama..
(bkz: buralar hep dutluktu) hikayesindeki diğer meyve.
buruk bir sonbahar akşamıydı. herhangi bir meyve olma potasiyeline olabildiğince uzak, kendi iç dünyamda epey karmaşık bir haldeydim. yazma yeteğinin kendimi ifade edebilecek kadar bile yerinde olmadığı daha çok okuma ile haşır neşir olduğum gözlemleme dönemindeydim. kasım ayının soğuk, kasvetli ve çeşitli buhranlara vesile olan atmosferini nasıl yük olarak sırtımdan atabilirimin telaşındaydım. doğduğum ayın hayati ruhiyesini içimde taşıyarak izlediğim bir video da bu sözlüğün ismini duydum.* izlediğim kız benim yaşlarımda, reklamın adını çok ağzına almayan, sade hayatının tatlı melankoliğini yaşayanlardan. avusturya'daki yeni hayatının zorluklarını anlatırken arada hafif yüzü kızarır, samimiyeti ekrandan bana geçer. o bıcır bıcır konuşmasının ve kitaplarının arasında o zamanlar normal olmayan sözlüğün adı geçince, bu ince düşünceli kız öneriyorsa bir şey vardır diye gelmiş bulundum giriş ekranına. o vakte kadar ne bir yer belirttim, ne bir meyve.. kullanıcı adını girdiğimde ise bir haller oldu. sonbahar yapraklarını ayağıma doladığım, hava bozmadan bir boğaz havası alayım dedim yer ve o yerlerde yaşamış bir şairin ekşili, tatlılı sözünün bir kısmı ile adım müsamma oldu. yönüm boğaz suları olurken yazdıklarım bana da vişne tadı vermeye başladı. böyle girdik efenim küfürsüz diye geldik ama iki hafta sonra çıkarız dedik. zaten ben bir ortamı öyle hemen sahiplenemem. bir yere ilk gittiğimde, ilk gördüğüm insanlarla çok kaynaşamam ilk fırsatta ortamı terk etmek isterim. kalıyorsam da öyle otururum baş köşe de, abartırım. öyle uçlarda yaşadığım bir giriş serüveni oldu. sonrası malum oradan, buradan ve şuradan yazıyorum.
ne yazdık ama..
(bkz: buralar hep dutluktu) hikayesindeki diğer meyve.
devamını gör...
291.
292.
293.
kendileri instagramda karşıma çıkıp kitap kelimesiyle de teşvik eden bir sözlük. fakat ona çok yolumuz varmış ya.
devamını gör...
294.
dün instagram sayesinde karşıma çıkıp beni buraya getiren oluşum. “kitap” sihirli kelime.
ulen maden içimden gelen geçeni yazamıyorum bari buradaki başlıklar altında yazıp içimi dökeyim dediğim yer olmak üzere. kitap yazmak isteyip yazamayanlardanım. şimdilik burası yetecek gibi görünüyor, hayırlısı ...
ulen maden içimden gelen geçeni yazamıyorum bari buradaki başlıklar altında yazıp içimi dökeyim dediğim yer olmak üzere. kitap yazmak isteyip yazamayanlardanım. şimdilik burası yetecek gibi görünüyor, hayırlısı ...
devamını gör...
295.
rüyamda yaşlı bi dede gel de kitap kazan dedi şaka gibi.
devamını gör...
296.
ekşi sözlük'te bir yazar tavsiye etmişti iyi ki de etmiş. oradaki hesabımı kapattım artık burada aktif olacağım.
devamını gör...
297.
işten dönmüş ve her zamankinin aksine yemek bile yemeden yatmıştım.
gece üç gibi aniden uyandım ve karanlığın ortasından pencereden yüzüme vuran turuncu bir ışık gördüm.
nasıl uyandığımı bile anlamamıştım. biri sanki dürtmüştü.
yatağımda doğrulup oturdum. telefonu elime aldım. hep bildiğim bir sayfaymış gibi sözlüğe girdim.
ve aniden bir ses duydum.
orası sana ait bir yer diyordu...
gece üç gibi aniden uyandım ve karanlığın ortasından pencereden yüzüme vuran turuncu bir ışık gördüm.
nasıl uyandığımı bile anlamamıştım. biri sanki dürtmüştü.
yatağımda doğrulup oturdum. telefonu elime aldım. hep bildiğim bir sayfaymış gibi sözlüğe girdim.
ve aniden bir ses duydum.
orası sana ait bir yer diyordu...
devamını gör...
298.
kazıklı maria'nın önerisiyle geldim.
devamını gör...
299.
uludaki ampute modlara kuruldum. hesabı sildim geldim.
devamını gör...
300.
instada reklamını gördüm. sonra aklıma 2000'lerdeki forum sayfaları geldi. chat sayfaları geldi. iyi dedim bir şeyler yazılır çizilir burada.
hatta üye oldum aradan 9 ay sonra falan yazmaya başladım. bu süreçte gebeliğim ve bebeğimle uğraşıyordum.
hatta üye oldum aradan 9 ay sonra falan yazmaya başladım. bu süreçte gebeliğim ve bebeğimle uğraşıyordum.
devamını gör...