261.
kitaba tav oldum.
devamını gör...
262.
kimse bir şey vaat etmedi. sözlük var dediler geldik.
kendi kendimize deli gibi dolanıyoruz.
kendi kendimize deli gibi dolanıyoruz.
devamını gör...
263.
uludağ sözlükte başlığını görür görmez gelip kaydolmuştum. sözlük açıldıktan 1-2 gün sonra olması lazım pek emin değilim. bu kaydı alır almaz da uludaki hesabımı silmiştim.
ancak yazmaya pek devam etmedim, bazıları okudum falan. burada da devam etmedim uludağda da. sonra buranın şifresini unutmuştum tıpkı kayıt aldığım diğer sözlüklerdeki gibi.
kesin dönüşüm kanlı oldu biraz *
evet çoğunuz yumurtadan çıkar gibi geldiğimi sandınız ancak yumurtadan çıkmamıştım. buralarda bir yerlerdeydim. hatta sizler doğukanı yeni tespit ettiğinizde gelip buraya sizi uyarmıştım da başlık altında. başka nicklerle geliyor diye, görmediniz efenim ehe..
ancak yazmaya pek devam etmedim, bazıları okudum falan. burada da devam etmedim uludağda da. sonra buranın şifresini unutmuştum tıpkı kayıt aldığım diğer sözlüklerdeki gibi.
kesin dönüşüm kanlı oldu biraz *
evet çoğunuz yumurtadan çıkar gibi geldiğimi sandınız ancak yumurtadan çıkmamıştım. buralarda bir yerlerdeydim. hatta sizler doğukanı yeni tespit ettiğinizde gelip buraya sizi uyarmıştım da başlık altında. başka nicklerle geliyor diye, görmediniz efenim ehe..
devamını gör...
264.
ınstagram'da gezinirken reklamı düştü anasayfa'ya zaten sıkılmıştım, denemekten zarar gelmez dedim ve girdim. giriş o giriş o zamandan bu zamana buralarda kendi halimde takılıyorum.
devamını gör...
265.
kitap var dediler geldim yalan yok*. sonra burası ilk göz ağrım oldu ve gözüm başka yere de kaymadı.
devamını gör...
266.
sevgili çözülemeyen sudoku sayesinde bulaştım buraya, ilk zamanlar güzeldi, her şey iyi gidiyordu ama ister istemez büyü bir zamanda sonra bozuldu işte, bazen keşke çözülemeyen sudoku'yu dinlemeseydim hiç diyorum, hesap silme özelliği falan gelse bir dakika durmam burada.
devamını gör...
267.
ekşi sözlük yazarı mesaj atmıştı. çaylaklara yazmak güzel taktikmiş. *o zaman adı kafa sözlüktü.
ha iyi ki de mesaj atmış, iyi oldu arada giriyorum.
ha iyi ki de mesaj atmış, iyi oldu arada giriyorum.
devamını gör...
268.
futbol yazıları yazdığım ekşisözlükten allah yok mealinde bir entryim yüzünden kovuldum ve soluğu burada aldım.
devamını gör...
269.
bedava kitap var diyince gelmiştim ben ama ortada kitap yok moderatörler istifa
devamını gör...
270.
bana mail ile davet attılar. gelen maili spama attım. seri spamlamaya başladılar kabul etmedim.
araya adamalar falan soktular gelmedim. nüfuzlu insanların hatırlarına istinaden gel bizde yaz dediler yine gelmedim.
sonra bir sohbet esnasında arkadaşın biri bahsetti;
kafa sözlük açılmış, yazılım dünya sözlüğün eski yazılımı. ismini de normal sözlük yapmışlar.
sözlükte kızlar teklif ediyormuş dediler.
üye oldum ve sabırla kızlar teklif edecek diye bekliyorum.
araya adamalar falan soktular gelmedim. nüfuzlu insanların hatırlarına istinaden gel bizde yaz dediler yine gelmedim.
sonra bir sohbet esnasında arkadaşın biri bahsetti;
kafa sözlük açılmış, yazılım dünya sözlüğün eski yazılımı. ismini de normal sözlük yapmışlar.
sözlükte kızlar teklif ediyormuş dediler.
üye oldum ve sabırla kızlar teklif edecek diye bekliyorum.
devamını gör...
271.
ne serüveni * üye oldum lan alt tarafı klavyenin tuşlarına bastım, mouse ile clickledim .
devamını gör...
272.
kullanıcı adımı ve şifreyi yazarak giriş yaptım benim serüvenim böyle oldu.
devamını gör...
273.
çoğunluk için normal sözlük'ten çıkış serüveni kadar ilgi çekici olmayan eylem.
gelirken genelde hepimiz "şurdan duydum geldim" türü bir hikâye ile geliyoruz da giderken başımıza ne geleceği belirsiz.
gelirken genelde hepimiz "şurdan duydum geldim" türü bir hikâye ile geliyoruz da giderken başımıza ne geleceği belirsiz.
devamını gör...
274.
instagramda kitap reklamını gördüm. bir bakayım dedim içeri girip. yazmayı okumayı çok severim zaten. hatta hayallerimden 2 tanesi yine yazmakla ve okumakla alakalı. bir gün bir kitap yazabilmeyi ve bir kitapçı açmayı çok istiyorum . burada da neredeyse her konu hakkında açılmış başlıklar var. fikirlerimi yazıyorum ve farklı fikirler okuyorum. daha ne olsun.
devamını gör...
275.
yemin ediyorum hatırlamıyorum. spesifik bir sebebi ya da hikayesi yok ondan galiba.
(bkz: sarhoştum hatırlamıyorum)
(bkz: sarhoştum hatırlamıyorum)
devamını gör...
276.
girlwithsixpacktattooo sayesinde normal sözlükle tanıştım. çok nezih, kaliteli ve elit bir ortamı olduğu, burada daha çok değer göreceğimi söyledi.
devamını gör...
277.
an itibariyle teşrif etmiş bulunmaktayım. sorularınız varsa sırayla alabilirim. ne de olsa nickim yok benim .
devamını gör...
278.
279.
280.
gülmeyin sakın haa, çok tuhaf başlıyorum:
buruk bir sonbahar akşamıydı. herhangi bir meyve olma potasiyeline olabildiğince uzak, kendi iç dünyamda epey karmaşık bir haldeydim. yazma yeteğinin kendimi ifade edebilecek kadar bile yerinde olmadığı daha çok okuma ile haşır neşir olduğum gözlemleme dönemindeydim. kasım ayının soğuk, kasvetli ve çeşitli buhranlara vesile olan atmosferini nasıl yük olarak sırtımdan atabilirimin telaşındaydım. doğduğum ayın hayati ruhiyesini içimde taşıyarak izlediğim bir video da bu sözlüğün ismini duydum.* izlediğim kız benim yaşlarımda, reklamın adını çok ağzına almayan, sade hayatının tatlı melankoliğini yaşayanlardan. avusturya'daki yeni hayatının zorluklarını anlatırken arada hafif yüzü kızarır, samimiyeti ekrandan bana geçer. o bıcır bıcır konuşmasının ve kitaplarının arasında o zamanlar normal olmayan sözlüğün adı geçince, bu ince düşünceli kız öneriyorsa bir şey vardır diye gelmiş bulundum giriş ekranına. o vakte kadar ne bir yer belirttim, ne bir meyve.. kullanıcı adını girdiğimde ise bir haller oldu. sonbahar yapraklarını ayağıma doladığım, hava bozmadan bir boğaz havası alayım dedim yer ve o yerlerde yaşamış bir şairin ekşili, tatlılı sözünün bir kısmı ile adım müsamma oldu. yönüm boğaz suları olurken yazdıklarım bana da vişne tadı vermeye başladı. böyle girdik efenim küfürsüz diye geldik ama iki hafta sonra çıkarız dedik. zaten ben bir ortamı öyle hemen sahiplenemem. bir yere ilk gittiğimde, ilk gördüğüm insanlarla çok kaynaşamam ilk fırsatta ortamı terk etmek isterim. kalıyorsam da öyle otururum baş köşe de, abartırım. öyle uçlarda yaşadığım bir giriş serüveni oldu. sonrası malum oradan, buradan ve şuradan yazıyorum.
ne yazdık ama..
(bkz: buralar hep dutluktu) hikayesindeki diğer meyve.
buruk bir sonbahar akşamıydı. herhangi bir meyve olma potasiyeline olabildiğince uzak, kendi iç dünyamda epey karmaşık bir haldeydim. yazma yeteğinin kendimi ifade edebilecek kadar bile yerinde olmadığı daha çok okuma ile haşır neşir olduğum gözlemleme dönemindeydim. kasım ayının soğuk, kasvetli ve çeşitli buhranlara vesile olan atmosferini nasıl yük olarak sırtımdan atabilirimin telaşındaydım. doğduğum ayın hayati ruhiyesini içimde taşıyarak izlediğim bir video da bu sözlüğün ismini duydum.* izlediğim kız benim yaşlarımda, reklamın adını çok ağzına almayan, sade hayatının tatlı melankoliğini yaşayanlardan. avusturya'daki yeni hayatının zorluklarını anlatırken arada hafif yüzü kızarır, samimiyeti ekrandan bana geçer. o bıcır bıcır konuşmasının ve kitaplarının arasında o zamanlar normal olmayan sözlüğün adı geçince, bu ince düşünceli kız öneriyorsa bir şey vardır diye gelmiş bulundum giriş ekranına. o vakte kadar ne bir yer belirttim, ne bir meyve.. kullanıcı adını girdiğimde ise bir haller oldu. sonbahar yapraklarını ayağıma doladığım, hava bozmadan bir boğaz havası alayım dedim yer ve o yerlerde yaşamış bir şairin ekşili, tatlılı sözünün bir kısmı ile adım müsamma oldu. yönüm boğaz suları olurken yazdıklarım bana da vişne tadı vermeye başladı. böyle girdik efenim küfürsüz diye geldik ama iki hafta sonra çıkarız dedik. zaten ben bir ortamı öyle hemen sahiplenemem. bir yere ilk gittiğimde, ilk gördüğüm insanlarla çok kaynaşamam ilk fırsatta ortamı terk etmek isterim. kalıyorsam da öyle otururum baş köşe de, abartırım. öyle uçlarda yaşadığım bir giriş serüveni oldu. sonrası malum oradan, buradan ve şuradan yazıyorum.
ne yazdık ama..
(bkz: buralar hep dutluktu) hikayesindeki diğer meyve.
devamını gör...
