ölüm gibi bir şey olup ölünmeyen durumlar
başlık "hendrix" tarafından 08.04.2021 19:36 tarihinde açılmıştır.
61.
türkiye'de yaşamak.
devamını gör...
62.
63.
'seni arkadas olarak goruyorum.' denilen o an.
devamını gör...
64.
diş ağrısı çok net.
devamını gör...
65.
merdivenden inerken son basamağı atlamak ve sonrasında gelen küçük kalp krizleri.
devamını gör...
66.
ölüme yakın deneyimler.
ayrıca bkz. ölüm'sözlük, prof. dr. sultan tarlacı.
ayrıca bkz. ölüm'sözlük, prof. dr. sultan tarlacı.
devamını gör...
67.
ölüm gibi bir şey oldu ama ama ama kimse ölmedi şarkı sözünden esinlenilip açılan bir başlık olabilir.
devamını gör...
68.
bekle deyip gitmesi...
devamını gör...
69.
mide bulantısı.
kim nazar etti beni?
güzelim, mutluyum diye yazıyorum, niye nazar ediyorsunuz.
çalışın sizin de olsun.
hadi buyur, 2 gün bir şey yiyemem.
sonra sen nasıl fitsin?
midem sağolsun, avrupa birliği gibi standartları var.
ani ısı değişimine bile tahammülü yok.
kademeli düşüş tercih ediyor, o da ankara'da yok.
ben ılıman iklim insanıyım.
kim nazar etti beni?
güzelim, mutluyum diye yazıyorum, niye nazar ediyorsunuz.
çalışın sizin de olsun.
hadi buyur, 2 gün bir şey yiyemem.
sonra sen nasıl fitsin?
midem sağolsun, avrupa birliği gibi standartları var.
ani ısı değişimine bile tahammülü yok.
kademeli düşüş tercih ediyor, o da ankara'da yok.
ben ılıman iklim insanıyım.
devamını gör...
70.
haksizlik. haksizliga ugramak kadar yurek sikistiran birsey yok herhalde. bu haksizligi da sevdigin biri yapinca, canim cigerim dedigin. ne bileyim sozluk. bazen telefonlarin hicbirini acmayayim iste hep kotu haberler gelecek diyorum. yine aciyorum o caktigimin telefonunu ve alakasiz bir haksizlik gelip canimi yakabiliyor.
devamını gör...
71.
1. tekil şahısın beklemeyip 3. tekil şahısın gelmediği durumlar.
devamını gör...
72.
bu sabah mr cihazı içinde geçirdiğim dakikalar hala etkisinden çıkamadım. belki bir çok kişi için ne var bunda diyebilirsiniz ama kapalı alan fobisi olan biri için ölümün kıyısında hissettiriyor.
devamını gör...
73.
çok özel gördüğüm kişinin hayatında reklam arası olmam.
devamını gör...
74.
çok güvenip sevdiğiniz bir insanın arkanızdan konuştuğu şeylerin kulağınıza gelmesi. "yapmaz o" dediğiniz şeylerin gerçek çıkması.
devamını gör...
75.
panik atak.
devamını gör...
76.
iftira atılıp suçlanmak.
devamını gör...
77.
yıl 2008.
ısparta'da öğrencilik yaparken o sene bir yerlerden haberim olmuş ve ısparta belediyesinin mehter takımına davulcu olarak katılmıştım. daha önceden mehteran tecrübem bulunduğundan sorun yaşamamış ve onlara da ayak uydurabilmiştim.
gel zaman git zaman derken davul, bazen de ortada kurulu olan kösü çalıyordum. o yıllarda aramızda o şehirde olan varsa bilir. bilmiyorum belki de halen devam ediyordur.
ısparta belediyesi her cuma namazından sonra şehrin en işlek yeri olan kaymakkapı meydanında mehteran konseri verir ve de halkın ilgisi olurdu. bizde mehter takımı olarak belediyeden meydana kadar yürür orada da yaklaşık 1 saat kadar konserimizi verir geri belediyeye dönüp oradan ayrılırdık.
normalde ben davulcu olarak gelmiş ve sonra da kös işini de kapmıştım. ara ara konserlere de köste çıkıyordum. bilen bilir. kös aslında emstrümantal olarak mehterana çok fazla katkıda bulunan vurmalı bir enstrüman değildir fakat ortada dev gibi dikkat çekmesi ve köszenin o kocaman tokmaklarla yaptığı hareketlerin gösterişi daha da dikkat çeker.
yukarıda belirttiğim gibi ara ara köse çıkıyorum. hatta işi de iyice kaptığım için asıl köszenimiz artık ara ara kaytarmalara başladığından konserlere bol bol çıktığım bir zaman ve o cuma günü de yine köszen abi gelmeyince dediler hacı abi sen bu hafta köse çık. dedim hayhay. tabii o gösterişi ve heybetini de ayrı seviyorum kösün o da başka hikaye. o tokmaklar falan zaten ebatı ve malzemesinden mütevellit direkt olarak cinayet silahı hükmünde hüküm bulabilir kendisine.
neyse kıyafetler giyildi, belediyeden yüründü ve başladı konser. tabii olacak ya, her hafta üç aşağı beş yukarı benzer bir ilgi varken o hafta baharında gelmesiyle ayrı bir kalabalık var. hatta maksar goygoy olsun diye okuldan arkadaşlarım bile gelmişler kalabalığa.
konser vur patlasın allah allah! ilerliyor. yamulmuyorsam 4.marştı. "gafil ne bilir" marşını çalıyoruz ki en sevdiğim mehter marşlarından birisidir. halen de telefonumdadır ara ara dinlerim.
neyse efendim bu laerrof hacı abiniz allah allah! bir gaza gelmeler bir süslemeler bir gösterişler falan. izleyenler içinden "konstantinapolisi işgale gidecek yiğidim." demişlerdir.
marşın ortasında bir yerde kombine olarak geliştirdiğim neredeyse başka hiç bir mehteran köszeninde denk gelmediğim bir hareket yapıyorum ki hemen hemen her provada zaten yaptığım rutinleşmiş bir hareket. neyse efendim tam oraya geldim.
önce köslere 2 tokmakla üçer seri vurup sonra sağ elimdeki tokmağı havada bileğimde çevirdiğim bir hareket bu. tabii aynı anda sağa ya da sola dönüp vücudu esneterek yapıyorum hareketi.
işte olan o anda oldu. kösleri dövmüşüm tam sağ elde bilek destekli vücudu kırarak tokmağı sallarken konser ortasında o tokmak elimden fırladı ve bu hacı abiniz sağ eline bakakaldı kafa geride.
hayır şimdi millet izliyor yamulduk eyvallah ki gülen gülene. bir de o elden fırlama anında elimi de sıyırdı tokmak cayır cayır yanıyor elim ona da eyvallah ama yukarıda yazdığım üzere o tokmaklar direkt olarak cinayet silahı. birisinin kafasına gelse adam ölmediyse de ya o tokmağı bana uzuv olarak eklerler ya da dürülmüş yufkayla ekmek mushaf çarpana kadar döverler.
ben bu şekilde düşüncelere sevk olmuşken bizim mehteran ekibinin ses işlerini yapan arkadaşlardan birisi kaptığı gibi geldi tokmağı verdi bana. ben hiç bir şey yok gibi devam ediyorum ama el yaralı çaktırmıyorum da millete.
neyse efendim biz kalan marşları çaldık. alkışlar, ıslıklar, tekbirler ne istersen var. demiştik bu sefer başka bir kalabalık. sonra tekrardan toparladık aletleri falan yürüyüşe geçeceğiz belediyeye.
arada kısa bir zaman var. konser bitince gelen bir kaç kişinin sıkma canını olur öyle şeyler çok iyiydin dediklerini unutmam. tabii bir kaç arkadaşta gelmiş okuldan onlar da geldiler peşisıra. müptezeller tanıdık tanımadık kim varsa anlatmışlar. fakülte girişindeki tanımadığım güvenlikçiden bölümdeki bazı hocalarıma kadar tanıdık tanımadık olaydan haberi olan kim varsa bir kaç ay sağlam taştaş geçtiler. sınıftakileri söylemiyorum zaten o başlıbaşına bir konu.
bu da böyle bir anımdır hacı abiler.
ısparta'da öğrencilik yaparken o sene bir yerlerden haberim olmuş ve ısparta belediyesinin mehter takımına davulcu olarak katılmıştım. daha önceden mehteran tecrübem bulunduğundan sorun yaşamamış ve onlara da ayak uydurabilmiştim.
gel zaman git zaman derken davul, bazen de ortada kurulu olan kösü çalıyordum. o yıllarda aramızda o şehirde olan varsa bilir. bilmiyorum belki de halen devam ediyordur.
ısparta belediyesi her cuma namazından sonra şehrin en işlek yeri olan kaymakkapı meydanında mehteran konseri verir ve de halkın ilgisi olurdu. bizde mehter takımı olarak belediyeden meydana kadar yürür orada da yaklaşık 1 saat kadar konserimizi verir geri belediyeye dönüp oradan ayrılırdık.
normalde ben davulcu olarak gelmiş ve sonra da kös işini de kapmıştım. ara ara konserlere de köste çıkıyordum. bilen bilir. kös aslında emstrümantal olarak mehterana çok fazla katkıda bulunan vurmalı bir enstrüman değildir fakat ortada dev gibi dikkat çekmesi ve köszenin o kocaman tokmaklarla yaptığı hareketlerin gösterişi daha da dikkat çeker.
yukarıda belirttiğim gibi ara ara köse çıkıyorum. hatta işi de iyice kaptığım için asıl köszenimiz artık ara ara kaytarmalara başladığından konserlere bol bol çıktığım bir zaman ve o cuma günü de yine köszen abi gelmeyince dediler hacı abi sen bu hafta köse çık. dedim hayhay. tabii o gösterişi ve heybetini de ayrı seviyorum kösün o da başka hikaye. o tokmaklar falan zaten ebatı ve malzemesinden mütevellit direkt olarak cinayet silahı hükmünde hüküm bulabilir kendisine.
neyse kıyafetler giyildi, belediyeden yüründü ve başladı konser. tabii olacak ya, her hafta üç aşağı beş yukarı benzer bir ilgi varken o hafta baharında gelmesiyle ayrı bir kalabalık var. hatta maksar goygoy olsun diye okuldan arkadaşlarım bile gelmişler kalabalığa.
konser vur patlasın allah allah! ilerliyor. yamulmuyorsam 4.marştı. "gafil ne bilir" marşını çalıyoruz ki en sevdiğim mehter marşlarından birisidir. halen de telefonumdadır ara ara dinlerim.
neyse efendim bu laerrof hacı abiniz allah allah! bir gaza gelmeler bir süslemeler bir gösterişler falan. izleyenler içinden "konstantinapolisi işgale gidecek yiğidim." demişlerdir.
marşın ortasında bir yerde kombine olarak geliştirdiğim neredeyse başka hiç bir mehteran köszeninde denk gelmediğim bir hareket yapıyorum ki hemen hemen her provada zaten yaptığım rutinleşmiş bir hareket. neyse efendim tam oraya geldim.
önce köslere 2 tokmakla üçer seri vurup sonra sağ elimdeki tokmağı havada bileğimde çevirdiğim bir hareket bu. tabii aynı anda sağa ya da sola dönüp vücudu esneterek yapıyorum hareketi.
işte olan o anda oldu. kösleri dövmüşüm tam sağ elde bilek destekli vücudu kırarak tokmağı sallarken konser ortasında o tokmak elimden fırladı ve bu hacı abiniz sağ eline bakakaldı kafa geride.
hayır şimdi millet izliyor yamulduk eyvallah ki gülen gülene. bir de o elden fırlama anında elimi de sıyırdı tokmak cayır cayır yanıyor elim ona da eyvallah ama yukarıda yazdığım üzere o tokmaklar direkt olarak cinayet silahı. birisinin kafasına gelse adam ölmediyse de ya o tokmağı bana uzuv olarak eklerler ya da dürülmüş yufkayla ekmek mushaf çarpana kadar döverler.
ben bu şekilde düşüncelere sevk olmuşken bizim mehteran ekibinin ses işlerini yapan arkadaşlardan birisi kaptığı gibi geldi tokmağı verdi bana. ben hiç bir şey yok gibi devam ediyorum ama el yaralı çaktırmıyorum da millete.
neyse efendim biz kalan marşları çaldık. alkışlar, ıslıklar, tekbirler ne istersen var. demiştik bu sefer başka bir kalabalık. sonra tekrardan toparladık aletleri falan yürüyüşe geçeceğiz belediyeye.
arada kısa bir zaman var. konser bitince gelen bir kaç kişinin sıkma canını olur öyle şeyler çok iyiydin dediklerini unutmam. tabii bir kaç arkadaşta gelmiş okuldan onlar da geldiler peşisıra. müptezeller tanıdık tanımadık kim varsa anlatmışlar. fakülte girişindeki tanımadığım güvenlikçiden bölümdeki bazı hocalarıma kadar tanıdık tanımadık olaydan haberi olan kim varsa bir kaç ay sağlam taştaş geçtiler. sınıftakileri söylemiyorum zaten o başlıbaşına bir konu.
bu da böyle bir anımdır hacı abiler.
devamını gör...
78.
bir kişinin bekle deyip gitmesi, bekle denilenin beklememesi, bekle diyenin de gelmemesi durumu.
devamını gör...
79.
kesinlikle dibe vurmak, yalnız olduğunu hayatın devam edip kendi hayatına yön vermen gerektiğini öğrendiğin,tecrübe ettiğin ' o an '
devamını gör...
80.
biriciğim zannederken stepne olmak.
devamını gör...