21.
birileri ellerinde bulundurdukları güç ve imkanlarla zamanında toplumun zevklerini fazlasıyla aşağı çekmişti zaten...
yani bunu başlatan şahan değildi. şahan o yolu kullanarak karlı bir iş yaptı sadece... yoksa o da neyin ne olduğunun gayet farkındadır.
şimdi de toplumun kalitesini anlamak, ölçmek için o toplumun neye, nelere rağbet gösterdiğine bakıp konuşmak kaldı bize... ne yapacağız? nereden başlayacağız? nasıl değişeceğiz?
kültür her şeydir. milletleri millet yapan ana unsur kültürdür. kültür erozyonu yaşayan milletler her sahada gerilemeye mahkumdur... cumhuriyetin kurucuları milletin 100 sonra geleceği noktanın burası olmasını düşlemiş değillerdi...
evet, bizler hala daha batı toplumlarına göre çocuğuz. toplum olarak ergenleşemedik dahi...
ve bunu da hayatımızın her anında, her alanda, sokakta, iş ev hayatında, her türlü münasebetlerimizde, zevklerimizde vb. gösteriyoruz...
yani bunu başlatan şahan değildi. şahan o yolu kullanarak karlı bir iş yaptı sadece... yoksa o da neyin ne olduğunun gayet farkındadır.
şimdi de toplumun kalitesini anlamak, ölçmek için o toplumun neye, nelere rağbet gösterdiğine bakıp konuşmak kaldı bize... ne yapacağız? nereden başlayacağız? nasıl değişeceğiz?
kültür her şeydir. milletleri millet yapan ana unsur kültürdür. kültür erozyonu yaşayan milletler her sahada gerilemeye mahkumdur... cumhuriyetin kurucuları milletin 100 sonra geleceği noktanın burası olmasını düşlemiş değillerdi...
evet, bizler hala daha batı toplumlarına göre çocuğuz. toplum olarak ergenleşemedik dahi...
ve bunu da hayatımızın her anında, her alanda, sokakta, iş ev hayatında, her türlü münasebetlerimizde, zevklerimizde vb. gösteriyoruz...
devamını gör...
22.
okumamış kültürlü rolünü canlandıran müthiş karakter. ilkokul mezunu ama otobüs src ehliyeti falan var. bi uçak kullanmadığı kaldı. gemi de kullandı mı tamamdır.
devamını gör...
23.
aslında türkiyedeki insanları anlatıyor. çık anadoluda sokağa bi dakikada görürsün böle birini
devamını gör...
24.
her zorlukla baş edebilen karakter.
devamını gör...
25.
3. filminden sonra uzatılmayıp tadında bırakılması gereken film serisi.
istediğiniz kadar linç edebilirsiniz* ama ben ilk üç filmi, özellikle de 2.'yi başarılı buluyorum. çünkü bu hanzo karakterin toplumda cidden bir karşılığı var ve bir noktaya kadar tüm iğrençlikler bir sebebe dayandırılabiliyor. ama 4 ve devamı tamamen facia, sadece tuttuğu için yapılmış işler.
istediğiniz kadar linç edebilirsiniz* ama ben ilk üç filmi, özellikle de 2.'yi başarılı buluyorum. çünkü bu hanzo karakterin toplumda cidden bir karşılığı var ve bir noktaya kadar tüm iğrençlikler bir sebebe dayandırılabiliyor. ama 4 ve devamı tamamen facia, sadece tuttuğu için yapılmış işler.
devamını gör...
26.
1 ve 2 seriden sonrası maalesef çöptür
devamını gör...
27.
bunu izleyen bi de kritiğini yapsn kimseyle işim olmazzzzzzzz
t; çöp
t; çöp
devamını gör...
28.
3. ve 4. filmlerini gayet beğendiğim film serisidir. hatta 3. filmini çok sevmiştim. 5'e sinemada gittiğim(iz)e pişman oldum/olduk. en son 6. filmi çıkmıştı galiba. onu henüz izlemedim.
1. filmi de güzeldi ama film olarak güzeldi, pek komik gelmemişti bana.
2. filmi fazla cıvık ve dağınık gelmişti. gene de bazı sahnelerinde gülmüştüm.
konu dışı: şahan gökbakar'ın tv işlerini daha fazla seviyorum, herhalde sayısız insan gibi ama çok önce bir yerlerde okuduğumdan hatırladığım kadarıyla kendisi tv işleri yapmayı pek sevmiyormuş/sevmemiş. bu arada bence ntv'deki programı da dahil tüm tv işleri çok iyiydi şahan'ın.
1. filmi de güzeldi ama film olarak güzeldi, pek komik gelmemişti bana.
2. filmi fazla cıvık ve dağınık gelmişti. gene de bazı sahnelerinde gülmüştüm.
konu dışı: şahan gökbakar'ın tv işlerini daha fazla seviyorum, herhalde sayısız insan gibi ama çok önce bir yerlerde okuduğumdan hatırladığım kadarıyla kendisi tv işleri yapmayı pek sevmiyormuş/sevmemiş. bu arada bence ntv'deki programı da dahil tüm tv işleri çok iyiydi şahan'ın.
devamını gör...
29.
ekranlarda kendisini ilk gördüğümüzde edirneli, pencere kuşu, tombul efes bağımlısı bir abimizdi.
devamını gör...
30.
31.
son filmi siyasal konjonktüre uygun çekilmiş seri. göndermeleri ile tarafgirliğini gösterdiğini düşünüyorum.
bugüne kadar yaptığı işlere kıyasla daha az güldürmeye yönelik olsa da ( en çok izlenen türk filmleri listesine ortalama 8 milyon sinemada izlenme ile bu serinin 3 filminin girdiğini düşünürsek ) risk alarak eleştirel bir film çekmesi de takdire şayan bence.
bugüne kadar yaptığı işlere kıyasla daha az güldürmeye yönelik olsa da ( en çok izlenen türk filmleri listesine ortalama 8 milyon sinemada izlenme ile bu serinin 3 filminin girdiğini düşünürsek ) risk alarak eleştirel bir film çekmesi de takdire şayan bence.
devamını gör...
32.
şahan gökbakar'a üzülüyorum . hayatı boyunca bu tiplemeyle anılacak. gerçi bunu kendi istedi bir yerde.
devamını gör...
33.
ilk 3 filminin izlenebilecek seviyede hoş bir havası olup geri kalanlarının vasatın altında olduğu film serisi.
devamını gör...
34.
liste
-iş bulunacak
-saygınlık
-evlenilecek
-iş bulunacak
-saygınlık
-evlenilecek
devamını gör...
35.
oramakomaburamako, çoksoktunçek, koyyumdaturat, bulaflarboyboysenibiiprecepkovboy gibi zekice ve usta işi esprilerin sahibi.
bu karakterin en sevdiğim özelliği sıradan şeyleri bile en absürd ve en özgün tiplemelerle komik hale getirebilmesi.
bu karakterin en sevdiğim özelliği sıradan şeyleri bile en absürd ve en özgün tiplemelerle komik hale getirebilmesi.
devamını gör...
36.
agresiftir ve komplekslitir ama perdelerini kaldığında kedi gibi bir insandır
devamını gör...
37.
ilk 3 filmi kim ne derse desin komik oğlu komik ulan.
devamını gör...
38.
''şahan gökbakar'ın türk halkına ayna tutarak layığını verdiği karakterdir. ''
aşağıdaki yazıyı okumaya üşenecekler için biraz sonra yazacaklarımın ana fikri budur. evet bu uzun bir yazı olacak. bende recep ivedik karakteriyle şahan gökbakar'ın kastettiği şeyin aslında ne olduğu gerçeğine uyandıran bambaşka bir film oldu. bu belgesel, abd yapımı ve üç bölümden oluşan (bkz: after porn ends) idi. 70, 80, 90'lı yıllarda ve 2000'lerin başlarında amerikan porno film sektöründe çalışan çoğu kadın, bazısı erkek yetişkin film performansçılarının hatıraları, o günlere ve yaptıkları işe dair düşüncelerini anlatan bir çalışmaydı. belgeselin bir yerinde 70'li yıllardan bir kadın oyuncu şöyle demişti. ''ben bugünlerde sektördeki bazı kadınların escortluk yaptığını duyuyorum. bizim zamanımızda bu imkansızdı. seyirci bizle sevişemez, bizi ancak hayal edebilirdi. ''
bu cümle beni hayli düşündürmüştü. zira eski dönemlerde çok bedel ödediklerini söyleyen sanatçılar, aslında yenilere göre bazı açılardan avantajlıydı. örneğin bir kemal sunal yahut şener şen, istanbul'da kendi korunaklı dünyalarında yaşarken, halk onları sinema perdesinde görebilirdi. onlar ideolojik olarak muhafazakar halka ters gelecek söylemler içeren filmlerde oynasalar da vatandaşın direkt tepkisine maruz kalmıyorlardı. ancak anadolu turnesine çıkanlar, anadolu irfanının gerçek yüzüyle karşılaşıyorlardı. bugünkü zihniyetin arkaik örnekleri, devrimci sanat yapan tiyatro kumpanyalarını taşlayan anadolulu ülkücü ve dinci kitlerinin saldırılarında görülüyordu. rahmetli gazanfer özcan'ın veya nejat uygur'un sürekli silah taşıdıkları, perran kutman ve diğer birkaç kadının bir anadolu turnesinde gündüz gözüyle dağa kaldırılıp tecavüz edilmek istendiği, onları korumaya çalışan merhum aykut oray'ın kafasının taşla yarıldığı, ajda pekkan'a alaturka okuyamıyorsan bari göbek at denildiği anadolu, çeperin merkeze gelemediği. şehre gelince kendi gecekondu mahallesinde yaşadığı bir dünya idi. bir sanatçıya şehirde rastlamak imkansıza yakın olduğu gibi kanun ve nizamın olduğu devirlerdi. yani ayak takımı ayak takımlığını bilir, ancak kendi çöplüğünde öterdi.
fakat 2000'lerin başında bir şey oldu. o ayak takımı iktidara geldi. internet ve sosyal medya uygulamalarının halka inmesiyle, herkes herkese ulaşabilir, herkes dokunulabilir hale geldi. artık tarih profesörüne tarih dersi veriliyor, beyin cerrahı dövülebiliyor, kardiyolog bıçaklanabiliyordu. idiocracy kelle sayısının çokluğuna göre yönetenin tayin edildiği bir düzenin gayrı resmi ideolojiydi. 2007'lerde cem yılmaz'ın orman yangınlarıyla ilgili attığı bir tweetten ötürü yeni doğmuş çocuğuna küfür edildiğini hatırlıyorum. netice itibariyle y kuşağı son ikazını gezi kalkışmasıyla yaptı ama bu ikaz kitlelerde yankı bulmadı. sonrasında da türkiye'nin baş aşağı gidişine şahit olduk. peki recep ivedik bunlardan azade mi ?
şahan gökbakar, aslında komedisinin doğal sınırlarını tv 8'de dikkat şahan çıkabilir programında bize göstermişti. ancak yaşananları kendince değerlendirmiş ve konformizme zorunlu olarak sürüklenmiştir. ya sosyal mesaj kaygısı güden bir komedi yaparak yahut yaptığı sanatın verdiği itibar üzerinden sosyal ve politik mesaj verip, kitlenin bir kısmınca düşmanlaştırılıp, iktidara bağlı gönüllü veya kayıt dışı trollere maruz kalacaktı. ya da 20 senedir yapmaya çalıştığı gibi nispeten güvenli bir yol seçecekti. bu yol seçiminde ona temsili bir meşruiyet kazandıracak ''şaban'' gibi fenomen bir tiplemeye ihtiyaç vardı. ayak takımının sevebileceği, apolitik, cahil, cehaletiyle ters orantılı olarak görgüsüz ve ukala bir tipleme. halkın bir kısmı bu karakteri görünce ona kendisini yakın hissetmedi. zira kimse kendisinin recep ivedik olduğunu düşünmüyordu. ancak etrafta benzer çok karakter vardı. şahan gökbakar ise izleyicisine ve türk halkının büyük kesimine bu karakter üzerinde tükürdü. hal diliyle ''işte siz busunuz. güldüğünüz adam aslında sizsiniz ve eşek gibi anırarak güldüğünüz karakterin yaptığı kaba saba espriler gibi şeylere layıksınız. mustehakınız recep ivedik'tir '' dedi. recep ivedik, şahan gökbakar'ın halktan intikamıdır. bu karakter üzerinde halkı sömürerek dolar milyoneri oldu. bence yığınlar bunu haketti mi ? tezer özlü'nün dediği gibi ''burası bizim değil, bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi. ''
aşağıdaki yazıyı okumaya üşenecekler için biraz sonra yazacaklarımın ana fikri budur. evet bu uzun bir yazı olacak. bende recep ivedik karakteriyle şahan gökbakar'ın kastettiği şeyin aslında ne olduğu gerçeğine uyandıran bambaşka bir film oldu. bu belgesel, abd yapımı ve üç bölümden oluşan (bkz: after porn ends) idi. 70, 80, 90'lı yıllarda ve 2000'lerin başlarında amerikan porno film sektöründe çalışan çoğu kadın, bazısı erkek yetişkin film performansçılarının hatıraları, o günlere ve yaptıkları işe dair düşüncelerini anlatan bir çalışmaydı. belgeselin bir yerinde 70'li yıllardan bir kadın oyuncu şöyle demişti. ''ben bugünlerde sektördeki bazı kadınların escortluk yaptığını duyuyorum. bizim zamanımızda bu imkansızdı. seyirci bizle sevişemez, bizi ancak hayal edebilirdi. ''
bu cümle beni hayli düşündürmüştü. zira eski dönemlerde çok bedel ödediklerini söyleyen sanatçılar, aslında yenilere göre bazı açılardan avantajlıydı. örneğin bir kemal sunal yahut şener şen, istanbul'da kendi korunaklı dünyalarında yaşarken, halk onları sinema perdesinde görebilirdi. onlar ideolojik olarak muhafazakar halka ters gelecek söylemler içeren filmlerde oynasalar da vatandaşın direkt tepkisine maruz kalmıyorlardı. ancak anadolu turnesine çıkanlar, anadolu irfanının gerçek yüzüyle karşılaşıyorlardı. bugünkü zihniyetin arkaik örnekleri, devrimci sanat yapan tiyatro kumpanyalarını taşlayan anadolulu ülkücü ve dinci kitlerinin saldırılarında görülüyordu. rahmetli gazanfer özcan'ın veya nejat uygur'un sürekli silah taşıdıkları, perran kutman ve diğer birkaç kadının bir anadolu turnesinde gündüz gözüyle dağa kaldırılıp tecavüz edilmek istendiği, onları korumaya çalışan merhum aykut oray'ın kafasının taşla yarıldığı, ajda pekkan'a alaturka okuyamıyorsan bari göbek at denildiği anadolu, çeperin merkeze gelemediği. şehre gelince kendi gecekondu mahallesinde yaşadığı bir dünya idi. bir sanatçıya şehirde rastlamak imkansıza yakın olduğu gibi kanun ve nizamın olduğu devirlerdi. yani ayak takımı ayak takımlığını bilir, ancak kendi çöplüğünde öterdi.
fakat 2000'lerin başında bir şey oldu. o ayak takımı iktidara geldi. internet ve sosyal medya uygulamalarının halka inmesiyle, herkes herkese ulaşabilir, herkes dokunulabilir hale geldi. artık tarih profesörüne tarih dersi veriliyor, beyin cerrahı dövülebiliyor, kardiyolog bıçaklanabiliyordu. idiocracy kelle sayısının çokluğuna göre yönetenin tayin edildiği bir düzenin gayrı resmi ideolojiydi. 2007'lerde cem yılmaz'ın orman yangınlarıyla ilgili attığı bir tweetten ötürü yeni doğmuş çocuğuna küfür edildiğini hatırlıyorum. netice itibariyle y kuşağı son ikazını gezi kalkışmasıyla yaptı ama bu ikaz kitlelerde yankı bulmadı. sonrasında da türkiye'nin baş aşağı gidişine şahit olduk. peki recep ivedik bunlardan azade mi ?
şahan gökbakar, aslında komedisinin doğal sınırlarını tv 8'de dikkat şahan çıkabilir programında bize göstermişti. ancak yaşananları kendince değerlendirmiş ve konformizme zorunlu olarak sürüklenmiştir. ya sosyal mesaj kaygısı güden bir komedi yaparak yahut yaptığı sanatın verdiği itibar üzerinden sosyal ve politik mesaj verip, kitlenin bir kısmınca düşmanlaştırılıp, iktidara bağlı gönüllü veya kayıt dışı trollere maruz kalacaktı. ya da 20 senedir yapmaya çalıştığı gibi nispeten güvenli bir yol seçecekti. bu yol seçiminde ona temsili bir meşruiyet kazandıracak ''şaban'' gibi fenomen bir tiplemeye ihtiyaç vardı. ayak takımının sevebileceği, apolitik, cahil, cehaletiyle ters orantılı olarak görgüsüz ve ukala bir tipleme. halkın bir kısmı bu karakteri görünce ona kendisini yakın hissetmedi. zira kimse kendisinin recep ivedik olduğunu düşünmüyordu. ancak etrafta benzer çok karakter vardı. şahan gökbakar ise izleyicisine ve türk halkının büyük kesimine bu karakter üzerinde tükürdü. hal diliyle ''işte siz busunuz. güldüğünüz adam aslında sizsiniz ve eşek gibi anırarak güldüğünüz karakterin yaptığı kaba saba espriler gibi şeylere layıksınız. mustehakınız recep ivedik'tir '' dedi. recep ivedik, şahan gökbakar'ın halktan intikamıdır. bu karakter üzerinde halkı sömürerek dolar milyoneri oldu. bence yığınlar bunu haketti mi ? tezer özlü'nün dediği gibi ''burası bizim değil, bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi. ''
devamını gör...
39.
bu akşam now tv'de beşincisi yayınlanan film serisi.. sevmiyorum ama nedense evdekiler tv'de onu açmış. bir gözümle takip ediyorum. komik olmanın ötesinde sinir bozucu geliyor bana. belki sinirlerimi bozmasının nedeni hayali olmasının ötesinde toplumumuzda bu tarz karakterlerin olması.. fazlasıyla hayatın içinden yani. ve sinir bozucu.. bohohohohoyt..!
devamını gör...
