sevgilinin doğru kişi olduğunun anlaşıldığı an
başlık "jack the ripper" tarafından 26.12.2020 18:41 tarihinde açılmıştır.
21.
22.
işte an geldiiii işte o annn vazgeçer akrep durur yelkovann
devamını gör...
23.
zor zamanlarda yanınızda olması durumunda bu zor an o andır.
devamını gör...
24.
hicbir zaman anlasilamayacak olan seydir.
(bkz: meyveyi soymadan içinden ne çıkacak bilemem)
not : soymak, mecazen.
(bkz: meyveyi soymadan içinden ne çıkacak bilemem)
not : soymak, mecazen.
devamını gör...
25.
ilk an mıydı bilmiyorum ama benim için güzel bir andı.
benim yönlendirmemle piknik alanı gibi bir yere gideceğiz sanarken yanlışlıkla organize sanayi bölgesine gitmiştik. piknik alanı sanayiden geçince ilerdeymiş..
moovite güvenip yola çıkmıştık 2 vesait gösteriyordu ilk otobüsten şak diye sanayide indik. sonraki otobüs için görünen otobüs durağı yol çalışması sebebiyle iptal edilmiş, diğer durak 30 dk yürüme mesafesinde ve güneş alnımızda salsa yapıyor..
ben alışmışım tabi benim yüzümden olmamasına rağmen olayların suçlusu gibi görülmekten, gözünün içine içine bakıyorum ki biraz kızsın ve kendimi savunayım.
bacaklarımız ağrıdı yürümekten. yürüyorken de ara ara bakıyorum ki bezmiş bir ifade göreyim de "ben bilmiyordum ki böyle olacağını, yeterince araştırmamışım" diyeyim, tetikteyim.
adamda tık yok pamuk gibi bakıyor yine.
diyorum işte "benim yüzümden de yürüyoruz bir sürü, yeşillik görelim derken fabrika görüyoruz"
"termosta soğuk suyumuz var sıkıntı yok" diyor.
tatlı almıştık oturup yiyeceğiz diye "tatlı da eridi hep, trileçe eski süt formuna dönücek şimdi" diyorum
"kaseden çorba içer gibi dikeriz kafaya" diyor.
canla başla gittik yine biz oraya. o kadar yürümüşken bari görelim dedik. gittiğimiz yer de o kadar meşakkate değecek bir yer değildi paşa paşa da aynı yolu geri yürüdük bindik otobüse döndük. hatta dönerken köpekler kovaladı bizi biraz.*
gün sonunda ben içten içe suçluluk hissediyorum kendi kendime tabi. bütün günü mahvettim diye düşünüyorum.
ama benim balım; "bugün için teşekkür ederim, maceralı ve güzel bir gündü. ilerde bebelerimize anneniz beni organize sanayilere kaçırdı diye anlatcam sen de inkar edemiceksin" dedi, muzip bir şekilde.
bunu söylerken de gözünün içindeki samimiyeti oldukça hissettim.
o günden sonra da kendimi hiç kötü ve suçlu hissetmedim, herhangi bir şeyden dolayı. buna hiç müsaade etmedi.
belki ufak ve önemsiz bir şey gibi görünebilir ama biraz da böyle ufak şeyler önemlidir bana göre..
benim yönlendirmemle piknik alanı gibi bir yere gideceğiz sanarken yanlışlıkla organize sanayi bölgesine gitmiştik. piknik alanı sanayiden geçince ilerdeymiş..
moovite güvenip yola çıkmıştık 2 vesait gösteriyordu ilk otobüsten şak diye sanayide indik. sonraki otobüs için görünen otobüs durağı yol çalışması sebebiyle iptal edilmiş, diğer durak 30 dk yürüme mesafesinde ve güneş alnımızda salsa yapıyor..
ben alışmışım tabi benim yüzümden olmamasına rağmen olayların suçlusu gibi görülmekten, gözünün içine içine bakıyorum ki biraz kızsın ve kendimi savunayım.
bacaklarımız ağrıdı yürümekten. yürüyorken de ara ara bakıyorum ki bezmiş bir ifade göreyim de "ben bilmiyordum ki böyle olacağını, yeterince araştırmamışım" diyeyim, tetikteyim.
adamda tık yok pamuk gibi bakıyor yine.
diyorum işte "benim yüzümden de yürüyoruz bir sürü, yeşillik görelim derken fabrika görüyoruz"
"termosta soğuk suyumuz var sıkıntı yok" diyor.
tatlı almıştık oturup yiyeceğiz diye "tatlı da eridi hep, trileçe eski süt formuna dönücek şimdi" diyorum
"kaseden çorba içer gibi dikeriz kafaya" diyor.
canla başla gittik yine biz oraya. o kadar yürümüşken bari görelim dedik. gittiğimiz yer de o kadar meşakkate değecek bir yer değildi paşa paşa da aynı yolu geri yürüdük bindik otobüse döndük. hatta dönerken köpekler kovaladı bizi biraz.*
gün sonunda ben içten içe suçluluk hissediyorum kendi kendime tabi. bütün günü mahvettim diye düşünüyorum.
ama benim balım; "bugün için teşekkür ederim, maceralı ve güzel bir gündü. ilerde bebelerimize anneniz beni organize sanayilere kaçırdı diye anlatcam sen de inkar edemiceksin" dedi, muzip bir şekilde.
bunu söylerken de gözünün içindeki samimiyeti oldukça hissettim.
o günden sonra da kendimi hiç kötü ve suçlu hissetmedim, herhangi bir şeyden dolayı. buna hiç müsaade etmedi.
belki ufak ve önemsiz bir şey gibi görünebilir ama biraz da böyle ufak şeyler önemlidir bana göre..
devamını gör...
26.
ilk çocuğumu kucağıma almak için ameliyathaneye doğru giderken, o anı asla unutamayacağımı fark ettim. eşim, benimle gelmek istedi. yüzü sessiz, durgundu.. sevinçten çok başka bir şey vardı gözlerinde.. ameliyathane kapısına geldiğimizde, ayrılma vakti geldiğinde gözlerini gördüm… dolmuştu. dokunsam, ağlayacak gibiydi.
o anda anladım ki, bu sadece bebeğimizin doğumunun heyecanı değildi. beni kaybetme korkusu vardı gözlerinde. o derin korku, beni ne kadar sevdiğini, ne kadar değer verdiğini gösteriyordu. sanki annem bana olan sevgisini ve koruma içgüdüsünü yaşıyor gibi… ve ben birden derin bir bağ hissettim aramızda. o an, doğru insanın yanımda olduğunu, kelimelere ihtiyaç duymadan anladım. çünkü bir tek annem bu kadar derinden endişelenirdi benim için. şimdi bir başkası da öyle hissediyordu.
ve işte o an, insanın kalbinde sessiz ama güçlü bir güven, bir sıcaklık doğuyor. bu kişi benim yanımda olmalı dedim kendi kendime, kelimeler olmadan, gözlerimizle konuşarak..
o anda anladım ki, bu sadece bebeğimizin doğumunun heyecanı değildi. beni kaybetme korkusu vardı gözlerinde. o derin korku, beni ne kadar sevdiğini, ne kadar değer verdiğini gösteriyordu. sanki annem bana olan sevgisini ve koruma içgüdüsünü yaşıyor gibi… ve ben birden derin bir bağ hissettim aramızda. o an, doğru insanın yanımda olduğunu, kelimelere ihtiyaç duymadan anladım. çünkü bir tek annem bu kadar derinden endişelenirdi benim için. şimdi bir başkası da öyle hissediyordu.
ve işte o an, insanın kalbinde sessiz ama güçlü bir güven, bir sıcaklık doğuyor. bu kişi benim yanımda olmalı dedim kendi kendime, kelimeler olmadan, gözlerimizle konuşarak..
devamını gör...
